EBÜ’ş-ŞEYH

أبو الشيخ
Müellif:
EBÜ’ş-ŞEYH
Müellif: ALİ YARDIM
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 20.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebus-seyh
ALİ YARDIM, "EBÜ’ş-ŞEYH", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebus-seyh (20.11.2019).
Kopyalama metni

274’te (887) İsfahan’da doğdu. “Yaşlı kimse” anlamındaki Ebü’ş-Şeyh lakabı ona muhtemelen doksan yılı aşan ömrü sebebiyle verilmiştir. İslâmî kaynaklarda daha çok Ebü’ş-Şeyh b. Hayyân diye zikredilir ve dedesine nisbetle Hayyânî nisbesiyle de anılır.

Babası, dayısı ve anne tarafından dedesi muhaddis olan Ebü’ş-Şeyh bir ilim muhitinde yetişti. Babası onu küçük yaşta ilim meclislerine götürdü ve on yaşlarında hadis dinlemeye başladı. İlk hocası, İsfahan’ın âlim ve zâhidlerinden olan dedesi Mahmûd b. Ferec’dir. Ayrıca İbn Ebû Âsım, Ebû Bekir el-Bezzâr, Taberânî gibi âlimlerden ve o devrin en önemli ilim merkezlerinden biri olan İsfahan’a gelen âlim ve muhaddislerden dersler aldıktan sonra yirmi beş yaşlarında iken ilim yolculuğuna çıktı. Bağdat, Basra, Kûfe, Musul, Cezîre ve Hicaz bölgelerinde Ca‘fer b. Muhammed el-Firyâbî, Ebû Halîfe el-Cumahî, Ebû Ya‘lâ el-Mevsılî, Ebû Arûbe el-Harrânî ve Ebü’l-Kāsım el-Begavî gibi ünlü âlimlerden hadis dinledi ve yazdı. Ebû Hâmid Ahmed b. Muhammed el-Huzâî’den öğrendiği kıraat ilmini muhaddis Ebû Tâhir Muhammed b. Ahmed b. Muhammed el-İsfahânî’ye öğretti. Bu arada Ebû Abdullah İbn Mende, Ahmed b. Abdurrahman eş-Şîrâzî, İbn Merdûye, Ebû Sa‘d el-Mâlînî ve Ebû Nuaym el-İsfahânî gibi pek çok âlime de hocalık etti.

İbn Merdûye, Ebü’ş-Şeyh’ten çok eser vermiş güvenilir bir âlim, Ebû Nuaym el-İsfahânî, Hatîb el-Bağdâdî ve Abdülkerîm es-Sem‘ânî sağlam ve güvenilir bir hadis hâfızı diye söz etmektedirler. Rivayetlerin senedlerine ve râvilerin durumlarına dair verdiği bazı bilgiler onun hadis konusundaki geniş kültürünü ortaya koymaktadır. Erken yaşta hadis rivayetine başlayıp uzun yıllar yaşaması ona âlî* isnad sahibi olma özelliğini kazandırmış, bu sebeple hadis talebeleri rivayetlerini duyabilmek için uzak yerlerden gelip kendisinden faydalanmışlardır. ʿAvâlî hadîsi Ebi’ş-Şeyḫ adlı eseri Ebü’ş-Şeyh’in bu yönünü ortaya koymaktadır. Nitekim Ṭabaḳātü’l-muḥaddis̱în adlı eserinde onun dört râvi ile Hz. Peygamber’e ulaşan rivayetleri bulunmaktadır.

İcâzet yoluyla rivayete taraftar olmayan ve uzun ömrünü devamlı olarak okumak, okutmak ve yazmakla geçiren Ebü’ş-Şeyh, 369 yılı Muharrem ayı sonlarında (Ağustos 979) İsfahan’da vefat etti.

Ebü’ş-Şeyh tefsir, hadis, ahkâm ve tarih ilimlerinde irili ufaklı elli kadar eser kaleme almıştır. Bir kısmı günümüze kadar ulaşan eserlerinden daha sonraki müellifler istifade etmişler ve bunlara atıflarda bulunmuşlardır. Zehebî, onun ilmiyle âmil ve sünnete son derece bağlı bir âlim olduğunu, eserlerinin çoğunu gördüğünü, fakat bu eserlerde birçok zayıf hadisin bulunduğunu söylemektedir. Geniş hadis kültürüne rağmen kitaplarına aldığı rivayetleri titizlikle seçmemesi eserlerine olan güveni azaltmıştır.

Eserleri. 1. Ṭabaḳātü’l-muḥaddis̱în bi-İṣfahân ve’l-vâridîne ʿaleyhâ. Târîhu İsbahân diye de bilinen eser, İsfahan’a gelen on beş sahâbî ve tâbiî ile İsfahan’ın fethinden müellifin yaşadığı zamana kadar burada yetişen, bu şehre uğrayan ve burada vefat eden muhaddis, âlim, kadı ve valileri on bir tabaka halinde tanıtmakta, ayrıca İsfahan’ın özellikleri, tarihi ve fethi hakkında bilgi vermektedir. Daha önce yazılmış bazı İsfahan tarihlerinin günümüze kadar gelmemesi ve Ebü’ş-Şeyh’in talebesi Ebû Nuaym el-İsfahânî’nin Zikrü ahbâri İsbahân’ı yazarken ondan büyük ölçüde faydalanması eserin önemini arttırmaktadır. Bilgilerin senedleriyle birlikte verildiği eser, Abdülgafûr Abdülhak Hüseyin el-Belûşî’nin tahkikiyle dört cilt halinde neşredilmiş (Beyrut 1407-1412/1987-1992), ayrıca Abdülgaffâr Süleyman el-Bündârî ve Seyyid Kisrevî Hasan tarafından da yayımlanmıştır (Beyrut 1409/1989). Bu sonuncu neşrin dayandığı nüshanın, Belûşî’nin esas aldığı nüshalarda bulunmayan bazı isimleri de ihtiva ettiği görülmektedir. 2. Kitâbü’l-Emsâl fi’l-hadîsi’n-nebevî. 373 rivayeti ihtiva eden eseri Abdülalî Abdülhamîd Hâmid rivayetlerini değerlendirmek suretiyle yayımlamıştır (Bombay 1408/1987, 2. bs.). 3. Ahlâku’n-nebî* ve âdâbüh. Ebü’l-Fazl Abdullah Muhammed Sıddîk el-Gumârî (Kahire 1378/1958), Ahmed Muhammed Mürsî (Kahire 1392/1972) ve Seyyid el-Cümeylî (Beyrut 1406/1986) tarafından neşredilmiştir. 4. Kitâbü’l-ʿAzame. Allah’ın azameti ve melekût âleminin akılları durduran hallerine dair hadis ve haberleri ihtiva eden eseri Rızâullah b. Muhammed İdrîs el-Mübârekfûrî yayımlamıştır (Riyad 1408/1988). 5. et-Tevbîh ve’t-tenbîh. Ahlâkî konularla ilgili hadislerin bulunduğu eseri Ebü’l-Eşbâl Hasan b. Emîn b. Mendûh (Kahire 1408) ve Mecdî Seyyid İbrâhim neşretmişlerdir (Bulak 1409/1988). 6. Kitâbü’n-Nevâdir ve’n-nütef. Ashap ve tâbiînin sözlerini ihtiva eden eserin Almanya’da bir nüshası bulunmaktadır (Sezgin, I, 201). 7. Zikrü’l-akrân ve rivâyâtühüm ʿan baʿzıhim baʿzan. Birbirinin yaşıtı râvilerle yaşça büyüklerin küçüklerden yaptıkları rivayetlere dair olan eserin nüshaları Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de (Mustalah, nr. 221, 27 varak) ve Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de (Mecmua, nr. 53, 6 varak) bulunmaktadır. 8. ʿAvâlî hadîsi Ebi’ş-Şeyh. Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de bir nüshası kayıtlı olan eserin (Hadis, nr. 1559, vr. 10-14) birinci ve ikinci cüzleri Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’dedir (Mecmua, nr. 93, vr. 21-37). 9. Cüzʾ fîhi ehâdîsi Ebî Muhammed ʿAbdillâh b. Muhammed b. Caʿfer b. Hayyân. İbn Merdûye’nin Ebü’ş-Şeyh’ten derlediği rivayetlerden 140’ını ihtiva eden eser Bedr b. Abdullah el-Bedr tarafından yayımlanmıştır (Riyad 1414/1993). Ebü’ş-Şeyh’e ait diğer hadis mecmualarının bazı bölümleri Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de bulunmaktadır (Mecmua, nr. 8, vr. 61-68, nr. 33, vr. 65-72, nr. 53/3, vr. 9-26, nr. 93, vr. 21-37). 10. el-Fevâʾid. Fevâʾidü’l-İsbahâniyyîn diye de anılan eserin bir bölümü Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de mevcuttur (nr. 547, Mecmua, nr. 38, Hadis, nr. 357, vr. 57-65). 11. Tefsîr (Tefsîru Ebi’ş-Şeyḫ). Müellifin büyük dedesinin adı olan Hayyân, imlâ benzerliğinden dolayı bazan Hibbân şeklinde kaydedildiğinden, hem kendisi hem de bu eseri kaynakların bir kısmında çağdaşı İbn Hibbân (ö. 354/965) ve Tefsîr adlı eseriyle karıştırılmıştır (bk. Keşfü’z-zunûn, I, 437, 441 ve ondan naklen Bilmen, II, 211-212). 12. Sevâbü’l-aʿmâl. Zehebî, es-Sevâb li-aʿmâli’z-zekiyye adıyla da anılan bu eserin beş cilt olduğunu söylemektedir. Son iki eserin günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmemektedir.

Ebü’ş-Şeyh’in kaynaklarda adları zikredilen diğer eserleri de şunlardır: es-Sünne, es-Sünen (Zehebî’nin belirttiğine göre bu eser birkaç ciltten ibarettir; aşağıda zikredilen kitaplardan bazılarının bu hacimli eserin bölümleri olduğu hatıra gelmektedir), Kitâbü’t-Tahâre, Kitâbü’l-Ezân, Kitâbü’d-Dahâyâ ve’l-ʿakīka, en-Nikâh, Kitâbü’l-Emvâl, Kitâbü’l-Katʿ ve’s-sirka, Şürûtü’z-zimme, el-ʿItk ve’l-müdebber ve’l-mükâteb, Kitâbü’l-ʿÎdeyn, el-Ferâʾiz ve’l-vesâyâ, el-Mevâkıt, el-Müsnedü’l-müntehab ʿale’l-ebvâb el-müstahrec min kitâbi Müslim b. Haccâc, Hutabü’n-nebî, el-Edeb, el-İcâze, el-Emsâr (Kitâbü’l-Büldân), el-Birr ve’s-sıla, Birrü’l-vâlideyn, et-Târîh ʿale’s-sinîn, Delâʾilü’n-nübüvve, el-Müskir, es-Sivâk, Kitâbü’s-Sîre, el-Fiten, Feżâʾilü’l-Ḳurʾân, Fevâʾidü’l-ʿIrâḳıyyîn, el-Muʿcem (hocalarına dair), en-Nâsih ve’l-mensûh mine’l-hadîs.


BİBLİYOGRAFYA

Ebü’ş-Şeyh, Ṭabaḳātü’l-muḥaddis̱în bi-İṣbahân (nşr. Abdülgafûr el-Belûşî), Beyrut 1408/1988, I-II, ayrıca bk. neşredenin girişi, I, 63-124.

Ebû Nuaym el-İsfahânî, Ẕikru aḫbâri İṣbahân (nşr. Dedering), Leiden 1934, II, 90.

, III, 945-947.

a.mlf., Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XVI, 276-280.

, I, 447.

Sehâvî, el-İʿlân bi’t-tevbîḫ, Beyrut 1399/1979, s. 122.

, I, 321.

, I, 437, 441; II, 1406, 1407, 1439.

, III, 69.

, I, 209-210; Suppl., I, 347.

, I, 447.

, VI, 114.

, s. 38, 46, 47, 48, 49, 51, 53, 57, 76, 80, 140.

, I, 200-201.

, II, 211-212.

, IV, 120.

Nasrullah Pürcevâdî, “Ḳadîmterîn-i Târîḫ-i İṣfahân”, Neşr-i Dâniş, IX/6, Tahran 1989, s. 36-39.

a.mlf., “Çâp-i Dîger-i Kitâb-ı Ebi’ş-Şeyḫ”, a.e., X/1 (1990), s. 48-49.

Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 10. cildinde, 343-344 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.