el-MAKĀSID

المقاصد
el-MAKĀSID
Müellif: MUSTAFA SİNANOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2003
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/el-makasid
MUSTAFA SİNANOĞLU, "el-MAKĀSID", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/el-makasid (19.10.2019).
Kopyalama metni
Müellif mukaddimede kitabın adını el-Maḳāṣıd, şerhinin adını da Şerḥu’l-Maḳāṣıd olarak belirlediği halde (I, 155) Keşfü’ẓ-ẓunûn’da (II, 1780) el-Maḳāṣıd fî ʿilmi’l-kelâm ismi kaydedilmiş, Yûsuf Elyân Serkîs Maḳāṣıdü’ṭ-ṭâlibîn fî uṣûli’d-dîn adını kullanmıştır (Muʿcem, I, 637-638). Eser kısa bir mukaddime ve altı bölümden meydana gelmiş olup “maksad” başlığını taşıyan bölümler “fasıl, mebhas, kısım, mesele” adı verilen bir iç sisteme sahiptir. el-Maḳāṣıd’ın temel bilgiler niteliğindeki birinci bölümü üç fasıldan oluşur. Birinci fasılda kelâm ilminin tanımı, konusu ve amacı, ikinci ve üçüncü fasıllarda ilmin ve istidlâlin tanımları, tasdik ve tasavvura ayrılışları ve diğer bazı özellikleriyle Allah’ı bilmekte istidlâlin gerekliliği gibi konular üzerinde durulmuştur. Varlık bahsinin ele alındığı ikinci bölüm de üç fasıldır. Vücûd ve adem konularının ele alındığı birinci fasılda vücûd-mâhiyet ilişkisi, vücûd mertebeleri ve ma‘dûmun “şey” olup olmadığı hususları tartışılmıştır. İkinci fasılda mâhiyetin tanımı, basit ve mürekkep oluşu gibi konular işlenmiş, üçüncüsünde ise vücûb-imtinâ-imkân, kıdem-hudûs, vahdet-kesret ve illiyyet-ma‘lûliyyet açısından vücûd ve mâhiyet ilişkisi ele alınmış ve bu alanda felsefecilerin görüşleri de belirtilmiştir. Kitabın arazlara ayrılan üçüncü bölümü beş fasıldan oluşmaktadır. Genel hacmin dörtte birine yaklaşan ve şerhiyle birlikte 400 sayfadan meydana gelen bu bölümün birinci faslında kadîm-hâdis, cevher-araz şeklindeki varlık tasnifinden sonra arazların kendi başına mevcut olamayacakları, kendiliklerinden mahal değiştiremeyecekleri, cevhersiz varlık kazanamayacakları ve süreklilik niteliği taşımadıkları gibi konular ele alınmış, diğer fasıllarda arazlar nicelik (kem), nitelik (keyf), mekân (eyn) ve izâfet (nisbiyye) kategorileriyle (makūlât) bağlantılı olarak işlenmiştir. Cevherler hakkındaki dördüncü bölüm iki ana kısımdan (makāle) oluşur. İki fasıldan ibaret olan birinci kısımda cisim cevher-i ferd, mürekkeb, basit, ay üstü ve ay altı âlemine ait olmak üzere cismin çeşitleri, iki fasıl halindeki ikinci kısımda mücerred varlıklar olarak takdim edilen nefis, akıl, melek, cin ve şeytan gibi konular üzerinde durulmuştur.

el-Maḳāṣıd’ın son iki bölümünü teşkil eden metin klasik kelâm kitaplarının akaid meselelerini içermekte ve eserin üçte birinden biraz fazlasını oluşturmaktadır. İlâhiyyât konularına ayrılan beşinci bölüm yedi fasıl halinde düzenlenmiş olup bu fasıllarda sırasıyla Allah’ın varlığı, tenzîhî ve sübûtî sıfatları, rü’yetullah, kulların fiilleri, irade ve hüsün-kubuh meseleleri, hidâyet, dalâlet, lutuf, tevfîk, ecel ve rızık, ayrıca Allah’ın isimleri konu edinilmiştir. Eserin dört fasıldan oluşan son bölümünde nübüvvet ve âhiret bahislerine, iman, islâm, küfür ve fısk kavramlarıyla imâmet konularına yer verilmiştir.

Ehl-i sünnet’in kelâm görüşlerini Eş‘ariyye mezhebine göre ortaya koyan el-Maḳāṣıd ile bizzat müellifi tarafından yapılan şerhi kelâm ilmi tarihinde VIII. (XIV.) yüzyıldan itibaren başlayan, mütekaddimîn ve müteahhirînin görüşlerini bir araya getiren hacimli şerhler döneminin bir ürünüdür. Eserde Eş‘ariyye’ye ait klasik kelâm kitaplarının istidlâl şekillerinin yanı sıra Gazzâlî’nin dolaylı olarak ve tepki niteliğinde de olsa kelâm muhtevasına çektiği felsefî konuların tesiri fazlaca görülmektedir. el-Maḳāṣıd ve şerhiyle Fahreddin er-Râzî, Seyfeddin el-Âmidî, Beyzâvî ve Adudüddin el-Îcî’ye ait eserler arasındaki muhteva benzerliği Teftâzânî’nin bu müelliflerin eserlerinden faydalandığını göstermektedir.

el-Maḳāṣıd’ın çeşitli ülkelerdeki kütüphanelerde birçok yazma nüshası bulunmaktadır (Brockelmann, II, 301-304; ayrıca bk. Şerḥu’l-Maḳāṣıd, neşredenin girişi, I, 110). Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi Kütüphanesi bilgisayar kayıtlarına göre çoğu Süleymaniye’de olmak üzere yirmi civarında yazması tesbit edilmiştir. Müellifin zengin birikiminin bir özeti olarak hayatının son dönemlerinde kaleme aldığı ve Şerḥu’l-Maḳāṣıd adıyla 784 (1382) yılında Semerkant’ta tamamladığı eser kelâm ilminin önemli kaynaklarından biri haline gelmiş, özellikle Osmanlı medreselerinde Şerḥu’l-Mevâḳıf’tan sonra rağbet gören kitaplar arasında yer almıştır. el-Maḳāṣıd’ın müstakil baskısı yapılmamış, Şerḥu’l-Maḳāṣıd ile birlikte İstanbul (1277, 1305) ve Lahor’da (1981) basılmıştır. Abdurrahman Umeyre, matbu metnin yanı sıra (İstanbul 1277) Mısır’daki nüshalara dayanarak eserin ilmî neşrini gerçekleştirmiştir (Beyrut 1981, 1989).

Şerḥu’l-Maḳāṣıd üzerinde muhtelif çalışmalar yapılmıştır. Hüsamzâde Mustafa Efendi ile (Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 2225/1) İlyâs b. İbrâhim es-Sinobî (Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 2985, Hâlet Efendi, nr. 429, Şehid Ali Paşa, nr. 1612; Râgıb Paşa Ktp., nr. 757, 813) esere dair birer hâşiye kaleme almışlardır. Hayâlî tarafından Şerḥu’l-Maḳāṣıd’ın beşinci “maksad”ına bir hâşiye yazılmış (Ḥâşiye ʿala Şerḥi’l-Maḳāṣıd, Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2829, vr. 9-29; Fâtih, nr. 2984/1; Râgıb Paşa Ktp., nr. 796), onun bu çalışması için Kul Ahmed b. Muhammed Hızır tekrar bir hâşiye kaleme almıştır (Râgıb Paşa Ktp., nr. 1456; Antalya Elmalı İlçe Halk Ktp., nr. 91/2; Edirne Selimiye Ktp., nr. 975, 976; Diyanet İşleri Başkanlığı Ktp., nr. 4263; Şarkîkaraağaç Ktp., nr. 12). Hatibzâde Muhyiddin Efendi’nin Şerḥu’l-Maḳāṣıd’ın hüsün ve kubuh bahsine yaptığı hâşiye -Teftâzânî’nin çok zor olan bu konuyu “Maġlaṭatü ceẕri’l-eṣam” diye isimlendirdiğini beyan etmesi sebebiyle (IV, 287) olsa gerektir- Süleymaniye Kütüphanesi’nde el-Ceẕrü’l-eṣam (Lâleli, nr. 2200), Murad Molla Kütüphanesi’nde (nr. 706) Ḥâşiye ʿale’l-ḥüsn ve’l-ḳubḥ adıyla kayıtlıdır. Öte yandan Muhammed b. Muhammed ed-Delcî el-Maḳāṣıd’ın metnini Maḳāṣıdü’l-Maḳāṣıd adıyla özetlemiştir (Beyazıt Devlet Ktp., nr. 3116). Kâtib Çelebi, Ali el-Kārî ve Hızır Şah el-Menteşevî’nin de esere birer hâşiye yazdıklarını ve eserin bazı kimseler tarafından manzum hale getirildiğini belirtmektedir (Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1780-1781).

BİBLİYOGRAFYA
Teftâzânî, Şerḥu’l-Maḳāṣıd (nşr. Abdurrahman Umeyre), Beyrut 1409/1989; ayrıca bk. neşredenin girişi, I, 110, 155; IV, 287; Taşköprizâde, Mevzûâtü’l-ulûm, I, 632; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1780-1781; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât (Arnaût), VIII, 547-548; Serkîs, Muʿcem, I, 637-638; Brockelmann, GAL Suppl., II, 301-304; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, XII, 228-229; W. Madelung, “al-Taftāzānī”, EI2 (İng.), X, 88-89; İlyas Üzüm, “Hatibzâde Muhyiddin Efendi”, DİA, XVI, 464; Adil Bebek, “Hayâlî”, a.e., XVII, 5; İlyas Çelebi, “Hüsamzâde Mustafa Efendi”, a.e., XVIII, 517.
Bu madde ilk olarak 2003 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 27. cildinde, 420-421 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.