el-VASÎT

الوسيط
Müellif:
el-VASÎT
Müellif: BİLAL AYBAKAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2012
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/el-vasit
BİLAL AYBAKAN, "el-VASÎT", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/el-vasit (22.10.2019).
Kopyalama metni
Şâfiî mezhebinin klasik dönem literatürü içinde en çok tutunan beş eserden biridir. el-Vasîṭ fi’l-fıḳh, el-Vasîṭ fi’l-meẕheb, el-Vasîṭü’l-muḥîṭ bi-aḳṭâri’l-Basîṭ gibi adlarla da anılır. el-Vasîṭ kaynakları, telif yöntemi, sistematiği ve etkileri bakımından, ayrıca müellifinin ilmî otoritesinden dolayı haklı bir şöhret kazanmıştır. Şâfiî’nin vefatından sonra altmış yıl daha yaşayan öğrencisi Müzenî’nin bu uzun süre boyunca hocasının büyük eseri el-Ümm’ü işleyerek meydana getirdiği el-Muḫtaṣar’ı sözü edilen beş eserin ilk halkasını teşkil eder. Diğerleri Ebû İshak eş-Şîrâzî’nin et-Tenbîh’i ile el-Müheẕẕeb’i ve Gazzâlî’nin el-Vasîṭ ile el-Vecîz’idir. Öğrencilerin ezberledikleri ve hocaların derslerinde esas aldıkları bu metinler, Nevevî’ye (ö. 676/1277) kadar gelen klasik dönemde Şâfiî fıkıh eğitimi verilen yerlerde ve telif faaliyetlerinde tartışmasız bir otorite kabul edilmiştir. Müzenî el-Muḫtaṣar’ı el-Üm’den süzerek telif etmiş, sonraki süreçte kaleme alınan konuyla ilgili eserler bu metin etrafında şekillenmiştir. Müteakip iki asır içinde muazzam bir mezhep birikimi oluşmuş, bu ilmî mirasın ayıklanarak tasnif edilmesi ihtiyacı bir zaruret haline gelmiştir. V. (XI.) asırda Mâverdî, Irak bölgesi birikimi ışığında el-Muḫtaṣar’a el-Ḥâvi’l-kebîr adıyla büyük bir şerh yazmış, İmâmü’l-Haremeyn el-Cüveynî ise Horasan çevresinin fıkıh birikimi çerçevesinde el-Muḫtaṣar’ı şerhetmiş ve sonraki süreci belirlemede etkili olmuştur. Gazzâlî, hocası Cüveynî’nin görünürde Müzenî’nin bir şerhi, gerçekte ise yetiştiği mezhep çizgisinin kendi zamanına kadar gelen birikimini derleyen Nihâyetü’l-maṭlab fî dirâyeti’l-meẕheb’ini el-Basîṭ, el-Vasîṭ ve el-Vecîz adıyla kademeli bir ihtisar işlemine tâbi tutmuştur. Gazzâlî, bu isimleri dil âlimi ve müfessir Ali b. Ahmed el-Vâhidî’nin tefsire dair aynı adları taşıyan geniş, orta ve küçük hacimli üç kitabından almıştır (İbn Kādî Şühbe, I, 238-239).

Gazzâlî Nihâyetü’l-maṭlab’ın ilk ihtisarına, el-Vasîṭ’in çeşitli yerlerinde ilgili konuyu veya meseleyi daha önce ayrıntılı biçimde işlediğini, dolayısıyla burada fazla uzatmaya gerek görmediğini ifade ederken el-Meẕhebü’l-Basîṭ, Kitâbü’l-Basîṭ fi’l-meẕheb veya kısaca el-Basîṭ şeklinde atıfta bulunur (I, 450, 471; III, 140; IV, 135, 476; VI, 148, 362; VII, 223). İlme karşı talepte gördüğü ilgisizlikten dolayı Gazzâlî anlaşılması daha çok gayret isteyen el-Basîṭ’i öğrencilerin düzeyine indirmeye karar vermiş, zayıf bulduğu görüş ve rivayetleri ayıklayarak eseri yarı hacmine kadar indirmiş, meseleleri üçte bir oranında azaltmış, sistemini geliştirerek el-Vasîṭ’i telif etmiştir (el-Vasîṭ, I, 103-104). Bu süreçte Fûrânî’nin el-İbâne’sinden, Kādî Hüseyin diye tanınan Ebû Ali el-Merverrûzî’nin et-Taʿlîḳa’sından ve daha çok Ebû İshak eş-Şîrâzî’nin el-Müheẕẕeb’inden yararlanmış, sistem bakımından Fûrânî’nin etkisi daha ağır basmıştır. el-Basîṭ’te Nihâyetü’l-maṭlab’ın dayandığı mezhebin Horasan çizgisine (tarik) ait ilmî mirasla yetinen Gazzâlî, daha sonra bunu el-Vasîṭ’te mezhebin Irak tarikinin ilmî birikimiyle zenginleştirme yoluna gitmiştir. Ayrıca mezhebin Irak çizgisinin reisi olan Ebû Hâmid el-İsferâyînî’nin Ebü’t-Tayyib et-Taberî üzerinden Ebû İshak eş-Şîrâzî’ye intikal eden mirasını en üst düzeyde temsil eden el-Müheẕẕeb’inden yararlanmış, böylece el-Vasîṭ ile mezhebin iki çizgisini birleştirme girişimine önemli bir katkı sağlamıştır. Dolayısıyla el-Vasîṭ’i Bağdat Nizâmiye Medresesi’ne müderris olduktan (484/1091) ve burada Ebû İshak eş-Şîrâzî’nin el-Müheẕẕeb’ini tanıdıktan sonra yazmış olmalıdır.

İḥyâʾü ʿulûmi’d-dîn ve el-Müstaṣfâ gibi eserlerinde görülen dörtlü taksimi Gazzâlî burada da uygulamıştır. Her ana bölümden birine el-Müstaṣfâ’da “kutub” adı verilirken İḥyâʾda ve el-Vasîṭ’te “rub‘” başlığı tercih edilmiştir. Eserin ana çatısını meydana getiren bu dört bölüm ibâdât, muâmelât, münâkehât ve cinâyât şeklinde adlandırılmıştır. Ayrıca her bölüm kendi içinde kitâb, bab, fasıl gibi alt başlıklara ayrılıp eserin iç bütünlüğü pekiştirilmiştir. Gazzâlî, bir taraftan konuları mezhep taassubuna düşmeden deliller ışığında ele alıp fıkhî melekenin gelişmesine, dolayısıyla ictihad ruhunun yeşermesine katkı sağlarken diğer taraftan Ebû Hanîfe, İmam Mâlik, Dâvûd b. Ali, Ahmed b. Hanbel ve bazan da Şîa’nın görüş ve delillerine ön yargısız biçimde yer vermiştir. Nevevî’nin bu eser üzerine kaleme aldığı et-Tenḳīḥ’te yer alan (I, 79-80) Gazzâlî’ye yönelik eleştiri ve tesbitlerinde Gazzâlî’nin bu tavrının benimsenmeyişinin belli bir payı olmalıdır. Mezhep literatüründe ikinci aşamayı temsil eden eserler arasında temsil kabiliyeti yüksek olan el-Vasîṭ, müellifin entelektüel düzeyini yansıtması yanında sağlam mantık örgüsü ve seçkin metin yapısıyla da sonraki birçok âlimin ilgisini çekmiştir. Öyle ki müteakip devirlerde el-Vasîṭ’ten doğrudan veya dolaylı biçimde faydalanmadan telif edilmiş neredeyse hiçbir eser yoktur. Gazzâlî’nin kendisi bile eseri daha rafine hale getirmeye karar verip el-Vecîz’i hazırlamıştır. Onun el-Basîṭ, el-Vasîṭ, el-Vecîz ve el-Ḫulâṣa’dan oluşan fıkıh serisi, engin mezhep literatürünü daha duru ve özlü hale getirip üzerinde daha kolay çalışılabilir bir kıvama kavuşturmuştur.

el-Vasîṭ pek çok şerh, ihtisar ve ta‘lik çalışmasına konu olmuştur. Eseri ilk defa Gazzâlî’nin talebesi Muhyiddin Muhammed b. Yahyâ en-Nîsâbûrî’nin el-Muḥîṭ fî şerḥi’l-Vasîṭ adıyla sekiz ciltte şerhettiği belirtilmektedir (İbn Kādî Şühbe, I, 313-314; krş. Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 2008). Onun öğrencisi Ebü’l-Berekât Necmeddin Muhammed b. Muvaffak el-Habûşânî, Taḥḳīḳu’l-Muḥîṭ fî şerḥi’l-Vasîṭ adlı eserini bu şerh üzerine kaleme almıştır (İbn Hallikân gördüğü bu eserin on altı cilt olduğunu belirtir: Vefeyât, IV, 239). İbn Ebü’d-Dem’in Şerḥu’l-Vasîṭ’i (Şerḥu müşkili’l-Vasîṭ, Îżâḥu’l-eġālîṭi’l-mevcûde fi’l-Vasîṭ) eserin güç anlaşılan yerlerinin açıklaması niteliğindedir. İbnü’s-Salâh eş-Şehrezûrî’nin İşkâlât ʿale’l-Vasîṭ (Şerḥu müşkili’l-Vasîṭ) adlı eseri Gazzâlî’ye yönelttiği eleştirileri ve bazı tashihleri içermektedir. Nevevî, el-Vasîṭ’te gördüğü hata ve eksiklikleri tashih edip tamamlamak üzere et-Tenḳīḥ fî şerḥi’l-Vasîṭ’i yazmış (el-Vasîṭ’le birlikte basılmıştır; mukaddimesi için bk. el-Vasîṭ, I, 75-98), ayrıca, el-Vasîṭ’in fürû meseleleriyle yetinip başka eserlerdeki meselelere değinmeden en-Nüket ʿale’l-Vasîṭ adlı iki ciltlik bir çalışma yapmıştır. Necmeddin İbnü’r-Rif‘a’nın yaklaşık kırk cilt olduğu belirtilen el-Maṭlab fî şerḥi’l-Vasîṭ (el-Maṭlabü’l-ʿâlî fî şerḥi Vasîṭi’l-İmâm el-Ġazzâlî) adlı şerhinin cemaatle namaz ile bey‘ kitabı arasındaki konularını Necmeddin Ahmed b. Muhammed el-Kamûlî tamamlamıştır. Eser Medine İslâm Üniversitesi’nde yüksek lisans tezi olarak neşre hazırlanmaya başlanmış, bir grup öğrenci eserin küçük bir kısmına ilişkin tezlerini tamamlamıştır (meselâ bk. Ömer İdrîs Şâmây, 1416/1995; Abdülbâsıt Hâc Abdurrahman, 1419-1420; Ammâr b. İbrâhim Îsâ, 1430; Ömer b. Abdülazîz es-Selûmî, 1429-1430; Nâyif b. Muhammed el-Yahyâ, 1432). İbn Abdülber es-Sübkî de bu eseri Muḫtaṣarü’l-Maṭlab adıyla ihtisar etmiştir. Necmeddin Ahmed b. Muhammed el-Kamûlî, el-Baḥrü’l-muḥîṭ fî şerḥi’l-Vasîṭ adıyla kaleme aldığı şerhi daha sonra Cevâhirü’l-Baḥr ismiyle kısaltmış, Ömer b. Muhammed el-Fetâ (Cevâhirü’l-Cevâhir) ve Muhammed b. Ömer el-Fârikī ez-Zebîdî (Muḫtaṣarü’l-Cevâhir) bu eseri tekrar ihtisar etmiştir.

el-Vasîṭ üzerine şerh ve hâşiye yazan diğer âlimler de şunlardır: Ebü’l-Fütûh Es‘ad b. Mahmûd el-İclî (et-Taʿlîḳ ʿale’l-Vasîṭ ve’l-Vecîz, Şerḥu müşkilâti’l-Vecîz ve’l-Vasîṭ), Ebü’l-Kāsım İmâdüddin Abdurrahman b. Abdülalî İbnü’s-Sükkerî (Ḥavâşî ʿale’l-Vasîṭ), Ebü’l-Abbas Kemâleddin İbnü’l-Üstâz Ahmed b. Abdullah (Şerḥu’l-Vasîṭ), Muvaffakuddin Hamza b. Yûsuf el-Hamevî (Şerḥu müşkilâti’l-Vasîṭ / Müntehe’l-ġāyât fi’l-cevâb ʿani’l-işkâlât fî şerḥi’l-Vasîṭ), Zahîrüddin Ca‘fer b. Yahyâ et-Tizmentî (Şerḥu’l-Vasîṭ), Tâceddin el-Firkâh (Şerḥu’l-Vasîṭ), Ebû Hafs İzzüddin Ömer b. Ahmed el-Müdlicî en-Neşşâî (İşkâlât ʿale’l-Vasîṭ, Müşkilâtü’l-Vasîṭ), Cemâleddin İbnü’l-Âmirî Ahmed b. Ali (Şerḥu’l-Vasîṭ), Muhammed b. Saîd Bâ Şükeyl eş-Şaharî (Şerḥu’l-Vasîṭ), Ömer b. Muhammed el-Fetâ (el-İbrîzü’l-ġālî ʿalâ Vasîṭi’l-Ġazzâlî). İbrâhim b. İshak el-Münâvî Şerḥu ferâʾiżi’l-Vasîṭ adıyla eserin yalnız mirasla ilgili bölümüne şerh yazmış, Abdülazîz b. Ahmed ed-Dîrînî bunu manzum hale getirmiş (Naẓmü’l-Vasîṭ), İbnü’l-Mülakkın Teẕkiretü’l-aḫyâr bimâ fi’l-Vasîṭ mine’l-aḫbâr’da hadislerini tahriç etmiştir. Kādî Beyzâvî el-Vasîṭ’i ayrıntılarını çıkararak ihtisar etmek, anlaşılması zor yerlerini ve kaynaklarını açıklamak, gerekli ilâvelerde bulunmak suretiyle el-Ġāyetü’l-ḳuṣvâ fî dirâyeti’l-fetvâ adlı eserini telif etmiş (nşr. Ali Muhyiddin el-Karadâğî, I-II, Kahire 1402/1982), Burhâneddin el-İbrî de buna bir şerh yazmıştır. el-Vasîṭ’i ayrıca Nûreddin İbrâhim b. Hibetullah el-Himyerî el-İsnevî, Muhammed b. Es‘ad et-Tüsterî ve İbrâhim b. Abdurrahman el-Umeyrî ihtisar etmiştir (el-Vasîṭ üzerine yapılan çalışmalar ve bir kısmının yazma nüshaları için bk. Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 2008-2009; Abdurrahman Bedevî, s. 20-21; Abdullah Muhammed el-Habeşî, Câmiʿu’ş-şürûḥ, III, 2136-2141). Ali Muhyiddin Karadâğî’nin eksik yayımladığı (I-II, Kahire 1404/1984, “Kitâbü’z-Zekât”a kadar; I-II, Devha 1993) el-Vasîṭ’in tamamını daha sonra Ahmed Mahmûd İbrâhim ile Muhammed Muhammed Tâmir tahkik edip neşretmiştir (I-VII, Kahire 1417/1997). Bu neşirde Nevevî’nin et-Tenḳīḥ adlı şerhiyle İbnü’s-Salâh’ın Şerḥu müşkili’l-Vasîṭ, Muvaffakuddin el-Hamevî’nin Şerḥu müşkilâti’l-Vasîṭ, İbn Ebü’d-Dem’in Îżâḥu’l-eġālîṭi’l-mevcûde fi’l-Vasîṭ’ine dipnotlarda yer verilmiştir. el-Vasîṭ’in yeni bir neşrini Ebû Amr el-Hüseynî b. Ömer b. Abdürrahîm gerçekleştirmiştir (I-IV, Beyrut 2001).

BİBLİYOGRAFYA
Gazzâlî, el-Vasîṭ (nşr. Ahmed Mahmûd İbrâhim – M. M. Tâmir), Kahire 1417/1997, I, 75-98, 103-104, 450, 471; III, 140; IV, 135, 476; VI, 148, 362; VII, 223; ayrıca bk. neşredenlerin girişi, I, 11-35; Nevevî, et-Tenḳīḥ fî şerḥi’l-Vasîṭ (el-Vasîṭ ile birlikte), I, 75-98; İbn Hallikân, Vefeyât, IV, 239; Safedî, el-Vâfî, XVIII, 58-59; Sübkî, Ṭabaḳāt, VI, 191-389; İbn Hacer, ed-Dürerü’l-kâmine, I, 224, 284-285, 304; İbn Kādî Şühbe, Ṭabaḳātü’l-fuḳahâʾi’ş-Şâfiʿiyye (nşr. Ali M. Ömer), Kahire, ts. (Mektebetü’s-sekāfeti’d-dîniyye), I, 238-239, 278-280, 313-314, 341, 391, 419, 432-435, 439-440, 449-451, 473-477, 491-492, 499-500; II, 8-9, 21, 38-39, 41, 45, 89, 281-284; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 2002-2004, 2008-2009; Brockelmann, GAL, I, 542-543; Suppl., I, 752-753; Abdurrahman Bedevî, Müʾellefâtü’l-Ġazzâlî, Küveyt 1977, s. 17-29; Abdullah Muhammed el-Habeşî, Meṣâdirü’l-fikri’l-İslâmî fi’l-Yemen, Beyrut 1988, s. 205-224; a.mlf., Câmiʿu’ş-şürûḥ ve’l-ḥavâşî, Ebûzabî 1425/2004, III, 2116-2122, 2136-2141.
Bu madde ilk olarak 2012 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 42. cildinde, 551-552 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.