EMÎR-i DÂD - TDV İslâm Ansiklopedisi

EMÎR-i DÂD

أمير داد
Müellif:
EMÎR-i DÂD
Müellif: AYDIN TANERİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1995
Erişim Tarihi: 07.02.2023
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/emir-i-dad
AYDIN TANERİ, "EMÎR-i DÂD", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/emir-i-dad (07.02.2023).
Kopyalama metni

Emîr-i dâd Arapça emîr ile Farsça dâd (adalet) kelimelerinden oluşmuştur. Geleneksel Türk-İslâm hukukunun bir tezahürü olan Dîvân-ı Mezâlim’e bizzat sultanlar başkanlık ederlerdi. Ancak işlerin çoğalmasıyla bu divanda görülen davalara hükümdar adına emîr-i dâd (emîr-i adl, dâdbeg) bakmaya başladı. Emîr-i dâd kararlarını yanında oturan ulemâya danışarak verirdi. Onların hem örfî hem de şer‘î hukuka dayanarak verdikleri bu kararların adlî hayatta çok önemli bir yeri vardı. Emîr-i dâd, çok güçlü ve nüfuzlu emirlerle vezirleri dahi tevkif ettirebilirdi. Nitekim I. Alâeddin Keykubad devrinde (1220-1237) Emîr-i Dâd Kemâleddin Kâmyâr, Zahîrüddin Mansûr ve Şemseddin adlı emîrlerin mallarını müsadere ederek kendilerini de sürgüne göndermişti (İbn Bîbî, s. 116). Yine Vezir Sâhib Tuğrâî ile Vezir Fahreddin Ali emîr-i dâd tarafından tevkif edilmişlerdi (a.g.e., s. 307).

Sultan Berkyaruk ile Muhammed Tapar arasında meydana gelen taht kavgaları sırasında önemli rol oynayan Horasan Emîri Habeşî b. Altuntak’ın kaynaklarda emîr-i dâd unvanıyla zikredilmesi (İbnü’l-Esîr, X, 296-297), büyük Selçuklular’da bu müessesenin mevcut olduğunu göstermektedir. Kirman Selçuklu Hükümdarı Tuğrul Şah b. Muhammed zamanında da bu müessesenin mevcudiyetini koruduğu, Alâeddin Bozkuş adlı emîrin onun dâd-begi olduğu ve daha sonra atabeg olarak hizmet ettiği, ölümü üzerine de oğlu Kutbüddin Muhammed’in Berdesîr dâdbegi ve şahnesi tayin edildiği bilinmektedir (Muhammed b. İbrâhim, s. 39-42). Bunların her ikisi de nüfuzlu birer emîr olup devletin siyasî hayatında ve taht kavgalarında önemli rol oynamışlardır.

Dîvân-ı Mezâlim dolayısıyla dâdbeglik müessesesinin sadece merkezde ve büyük şehirlerde değil aynı zamanda küçük iktâlarda da mevcut olduğu anlaşılmaktadır (Müntecebüddin Bedî‘, s. 20, 79). Emîr-i dâdların nâibleri, kurulan mahallî mezâlim mahkemelerine başkanlık ederek şikâyetleri dinler, adaleti, emniyet ve huzuru sağlardı.

Emîr-i dâdlığın Anadolu Selçukluları’nda daha fazla önem kazandığı ve emîr-i dâdın protokolde atabegden sonra geldiği görülmektedir. I. Alâeddin Keykubad, hükümdarlığının ilk yıllarında Dîvân-ı Mezâlim’e bizzat başkanlık edip şikâyetleri dinlediği halde daha sonra işlerin yoğunluğu sebebiyle bu görevi bıraktı (İbn Bîbî, s. 93-95). Fahreddin Ali emîr-i dâdlıktan vezirliğe yükseldiği gibi emîr-i dâd Emînüddin Düleycânî aynı zamanda üstâdüddârlık, evkaf hâkimliği ve mütevellilik gibi önemli görevleri de uhdesinde tutuyordu. Anadolu Selçukluları’nda emîr-i dâd, hem Dîvân-ı Mezâlim’de alınan kararları hem de kadıların verdiği hükümleri uygulamakla görevliydi. Kaynaklarda, Anadolu Selçukluları’nda bu görevi üstlenen kişiler arasında ayrıca Nusret, Yâkūt ve Nizâmeddin adlı emîr-i dâdlardan söz edilmektedir.

Hârizmşahlar’da bu müessesenin yuluk (yuluğ), İlhanlılar’da ise yargu adıyla faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır. Hârizmşahlar’da Türk boylarına mensup kumandanların işlediği suçlara bakan mezâlim divanına “han” rütbesi verilen bir emîr başkanlık ederdi.

Memlükler’de örfî davalara hâcibler bakardı (Makrîzî, II, 219).


BİBLİYOGRAFYA

, X, 296-297.

, s. 93-95, 116, 307, 655.

, s. 41, 88, 102.

, II, 219.

Muhammed b. İbrâhim, Târîḫ-i Selcûḳıyân-ı Kirmân (nşr. M. Th. Houtsma), Leiden 1886, s. 39-42.

Müntecebüddin Bedî‘, ʿAtebetü’l-ketebe (nşr. Muhammed Kazvînî – Abbas İkbâl), Tahran 1329 hş., s. 20, 79.

, s. 34, 44, 90, 98.

M. C. Şehabeddin Tekindağ, Berkuk Devrinde Memlûk Sultanlığı, İstanbul 1961, s. 147.

Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye Tarihi, İstanbul 1971, s. 460, 466-467.

a.mlf., Türkiye Selçukluları Hakkında Resmî Vesikalar, Ankara 1988, s. 22, 45, 132, 174.

a.mlf., “İktâ”, , V/2, s. 956.

Hasan-ı Enverî, Iṣṭılâḥât-ı Dîvânî: Devre-yi Ġaznevî ve Selcûḳī, Tahran 2535 şş., s. 203-204, 227.

Aydın Taneri, Celâlü’d-dîn Hârizmşâh ve Zamanı, Ankara 1977, s. 135.

Şemîs Şerîk-i Emîn, Ferheng-i Iṣṭılâḥât-ı Dîvânî-yi Devrân-ı Moġūl, Tahran 1357 hş., s. 270-271.

Cl. Cahen, Osmanlılardan Önce Anadoluda Türkler (trc. Yıldız Moran), İstanbul 1979, s. 226, 228, 267, 334.

Erdoğan Merçil, Kirmân Selçukluları, İstanbul 1980, s. 113-114.

Mehmet Altay Köymen, Alp Arslan ve Zamanı, Ankara 1983, II, 210.

Gordlevski, Anadolu Selçuklu Devleti (trc. Azer Yaran), Ankara 1988, s. 265-267.

Abdülkerim Özaydın, Sultan Muhammed Tapar Devri Selçuklu Tarihi (498-511/1105-1118), Ankara 1990, s. 20-21.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1995 yılında İstanbul’da basılan 11. cildinde, 130 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER