Kullanıcılarımızın Dikkatine: 16.01.2019 tarihli bilgilendirme

EMÎRÜ’l-MÜ’MİNÎN fi’l-HADÎS

أمير المؤمنين في الحديث
EMÎRÜ’l-MÜ’MİNÎN fi’l-HADÎS
Müellif: M. YAŞAR KANDEMİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.01.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/emirul-muminin-fil-hadis
M. YAŞAR KANDEMİR, "EMÎRÜ’l-MÜ’MİNÎN fi’l-HADÎS", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/emirul-muminin-fil-hadis (22.01.2019).
Kopyalama metni
“Müminlerin lideri ve yöneticisi” anlamında daha çok halifelere verilen emîrü’l-mü’minîn unvanı, derin hadis bilgisi ve güçlü hâfızasıyla devrindeki âlimler arasında en üstün seviyeye ulaşan, râviler ve rivayetleri konusunda önemli görüşleri olan bazı hadis hâfızları hakkında kullanılmıştır. Hadis ilminde bu seviyeye gelebilmek için hadis hâfızı olmanın yanında bazı hadislerdeki çok hassas rivayet kusurlarını (ilel) iyi bilmek ve çeşitli hadis ilimlerinde eser kaleme almış olmak gerekir. Kûfe’de âlimler arasında “emîrü’l-mü’minîn” denince sadece Ebû Nuaym Fazl b. Dükeyn’in hatıra gelmesi (İbn Hacer, VIII, 276), yanlış anlaşılması ihtimali bulunmadığı zaman unvanın bu şekliyle de kullanıldığını göstermektedir.

Yaşadıkları dönemde emîrü’l-mü’minîn unvanıyla anılan muhaddisler şunlardır: Ebü’z-Zinâd, İbn İshak, Hişâm ed-Destüvâî, Şu‘be b. Haccâc, Süfyân es-Sevrî, Mâlik b. Enes, Abdullah b. Mübârek, Yahyâ b. Saîd el-Kattân, Ebû Nuaym Fazl b. Dükeyn, Ebü’l-Velîd et-Tayâlisî, Ali b. Medînî, İshak b. Râhûye, Ahmed b. Hanbel, Buhârî, Zühlî, Ebû Hatim er-Râzî ve Dârekutnî. Daha sonraki devirlerde Cemmâîlî, Sıbt İbnü’l-Acemî ve nihayet İbn Hacer el-Askalânî’ye de bu unvan verilmiştir. Hadis ilminde otorite olan kimselerin beğendikleri bazı muhaddisleri bu unvanla anmaları ise kabul görmemiştir. Hadis rivayet ilminin kurucusu sayılan Zührî ile Evzâî ve Leys b. Sa‘d gibi büyük hadis âlimleri hakkında emîrü’l-mü’minîn fi’l-hadîs denmemesi onların daha az öneme sahip olduklarını göstermez.

Bu unvanın en ünlü muhaddisler için kullanılmasından hareketle Arap dil âlimi Yahyâ b. Ziyâd el-Ferrâ ile Ebû Hayyân el-Endelüsî hakkında “emîrü’l-mü’minîn fi’n-nahv”, Şâfiî fakihi Ebû İshak eş-Şîrâzî için de “emîrü’l-mü’minîn fi’l-fukahâ” denmiştir (Abdülfettâh Ebû Gudde, s. 122).

Emîrü’l-mü’minîn fi’l-hadîs unvanının, Asr-ı saâdet’ten sonraki devirlerde hadis ve sünneti yaşatmaya çalışacak kimseleri hayırla yâdeden bir hadisten çıkarılmış olabileceği söylenmekteyse de (Kāsımî, s. 19) bu rivayetin güvenilir olmadığı anlaşılmaktadır (Abdülfettâh Ebû Gudde, s. 123-125).

Muhammed Habîbullah eş-Şinkītî, Hediyyetü’l-muġīs̱ fî ümerâʾi’l-müʾminîn fi’l-ḥadîs̱ adlı manzum risâlesinde (nşr. Remzî Sa‘deddin Dımaşkıyye, Beyrut 1410/1989) kendilerine emîrü’l-mü’minîn fi’l-hadîs denilen bazı muhaddislerin adlarını zikretmekte, Abdülfettâh Ebû Gudde ise Cevâbü’l-ḥafıẓ Ebî Muḥammed ʿAbdilʿaẓîm el-Münẕirî el-Mıṣrî adlı eserinde “Ümerâü’l-mü’minîn fi’l-hadîs” başlığı altında (s. 103-125) bu konu üzerinde durmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
Hatîb el-Bağdâdî, Şerefü ashâbi’l-hadîs (nşr. M. Said Hatiboğlu), Ankara 1991, s. 31; İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, VIII, 276; Süyûtî, Tedrîbü’r-râvî, II, 126-127; Kâsımî, Kavâʿidü’t-tahdîs (nşr. Muhammed Behcet el-Baytâr), Dımaşk 1352/1925, s. 19; Ahmed Muhammed Şâkir, el-Bâʿisu’l-hasîs, Kahire 1377/1958, s. 154; Ahmed b. Muhammed el-Gumârî, ʿAlî b. Ebî Tâlib, Kahire 1389/1969, s. 68; Muhammed Acâc el-Hatîb, Uṣûlü’l-ḥadîs̱, Beyrut 1401/1981, s. 449; Abdülhâdî Ahmed el-Hüseysin, Mezâhirü’n-nehdati’l-hadîsiyye fî ʿahdi Yaʿkûbe’l-Mansuri’l-Muvahhidî, Tıtvân 1402/1982, I, 226; Muhammed Edîb Sâlih, Lemehât fî usûli’l-hadîs, Beyrut 1409/1988, s. 104-105; Muhammed Habîbullah eş-Şinkītî, Hediyyetü’l-muġīs fî ümerâʾi’l-müʾminîn fi’l-ḥadîs̱ (nşr. Remzî Sa‘deddin Dımaşkıyye), Beyrut 1410/1989; Münzirî, Cevâbü’l-ḥâfıẓ Ebî Muḥammed ʿAbdilʿaẓîm el-Münẕirî el-Mıṣrî (nşr. Abdülfettâh Ebû Gudde), Halep 1411, s. 103-125; Mücteba Uğur, Hadis Terimleri Sözlüğü, Ankara 1992, s. 75.
Bu madde ilk olarak 1995 senesinde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 11. cildinde, 157 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
Kullanıcılarımızın Dikkatine
Önceki web sitemizin yayımlanmasına son verdiğimiz 1 Ocak 2019 tarihinden bu yana bazı kullanıcılarımızın yeni sitemizdeki İletişim Formu aracılığıyla ilettikleri talep, şikâyet ve öneriler hakkında bilgilendirme mesajıdır.
Duyuruyu okumak için tıklayınız.