EŞHEB el-KAYSÎ

أشهب القيسي
Müellif:
EŞHEB el-KAYSÎ
Müellif: CENGİZ KALLEK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 17.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/esheb-el-kaysi
CENGİZ KALLEK, "EŞHEB el-KAYSÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/esheb-el-kaysi (17.11.2019).
Kopyalama metni

140 (757) yılında Kahire’de doğdu. Doğum tarihi olarak 145 (762) ve 150 (767) yıllarının verilmesi yanında adının Miskîn, lakabının Eşheb olduğu da söylenmektedir. Arap kabilelerinden Benî Âmir b. Sa‘saa’nın Benî Ca‘de koluna mensup olduğu için Ca‘dî ve Âmirî nisbeleriyle anılmaktadır. Mâlik b. Enes, Leys b. Sa‘d, İbn Lehîa, İbn Vehb, Süfyân b. Uyeyne, Fudayl b. İyâz, Süleyman b. Bilâl gibi âlimlerden rivayette bulundu. Dinlediği hadis eserleri yirmi civarındadır. Kendisinden de aralarında Sahnûn, Hâris b. Miskîn, İbn Habîb es-Sülemî, İbnü’l-Mevvâz, Ebü’l-Kāsım İbn Abdülhakem, Ebû Abdullah İbn Abdülhakem ve Yûnus b. Abdüla‘lâ es-Sadefî’nin bulunduğu birçok kişi hadis ve fıkıh dersleri aldı. Ehl-i hadîs mektebine mensup olmakla beraber re’y hususunda da kendi mezhep âlimlerine kıyasla oldukça başarılıydı. Zaman zaman İmam Mâlik’in ictihadlarının aksini benimsemesi sebebiyle mutlak ya da mukayyed müctehid olarak değerlendirilen Eşheb, İbnü’l-Kāsım’dan sonra Mısır’da Mâlikîler’in otoritesi haline geldi. Bu ikisinin İmam Mâlik’e nisbetle konumu Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’in Ebû Hanîfe katındaki yeri gibidir. Ebû Abdullah İbn Abdülhakem onun fıkıhta İbnü’l-Kāsım’dan 100 kat üstün olduğunu ileri sürerken İbn Lübâbe, Eşheb ile İbn Abdülhakem arasındaki hoca-talebe ilişkisine işaret ederek bu değerlendirmeyi reddetmiştir. İbn Abdülber en-Nemerî ise İbn Abdülhakem’in İbnü’l-Kāsım’dan da ders aldığını belirterek her iki âlimi birbiriyle kıyaslayabilecek kadar yakından tanıdığını söylemiştir. Bu arada Kādî İyâz ve Zehebî de bu tartışmaya katılarak İbn Abdülhakem’in İbnü’l-Kāsım’dan hadis dinlediğine dair bilgiyi reddetmişlerdir. Şâfiî’nin Eşheb hakkında, “Mısır onun gibisini çıkarmamıştır, keşke bazı aşırılıkları da olmasaydı” dediği rivayet edilir. Görüşleri hayatında ve ölümünden sonra kaleme alınan bütün Mâlikî fıkıh eserlerinde iktibas edilmiştir.

Eşheb özellikle İmam Mâlik’ten yaptığı rivayetler bakımından sika* bir râvi olarak değerlendirilmektedir. Sahnûn onun rivayet ettiği hadislere bir harf dahi katmadığını söylemektedir. Nâfi‘ b. Abdurrahman’dan kıraat dersleri aldığı kaydedilen Eşheb’in Kur’an ilimleriyle de ilgilendiği anlaşılmaktadır.

Bir müddet Mısır Dîvânü’l-harâcı’nda kâtiplik yapan Eşheb zengin ve cömert bir kişiydi. Allah yolunda infakı sever, bir günde 1000 dinar tasadduk ettiği olurdu. 22 Şâban 204 (11 Şubat 820) tarihinde Kahire’de vefat etti ve el-Karâfetüssuğrâ Kabristanı’nda İbnü’l-Kāsım’ın kabri yanına defnedildi.

Eserleri. Kaynaklarda Eşheb’in Halife Ömer b. Abdülazîz’in faziletleri ve kasâme* ile ilgili olmak üzere iki eseri bulunduğu kaydedilmektedir. Ayrıca Esed b. Furât’ın el-Esediyye’sini esas alarak el-Müdevvene adıyla bir eser hazırladığı ve bundan dolayı İbnü’l-Kāsım tarafından hazırcılıkla suçlandığı da rivayet edilmektedir. Bunlardan başka Sezgin, Sahnûn tarafından rivayet edilen Kitâbü’l-Ḥac adlı bir eserinin IV-V. ciltlerine ait yazma bir nüshaya da işaret etmektedir (GAS, I, 466).


BİBLİYOGRAFYA

, II, 57.

, Medine 1410/1990, I, 195.

Berdîcî, Ṭabaḳātü’l-esmâʾi’l-müfrede (nşr. Sükeyne eş-Şihâbî), Dımaşk 1987, s. 106.

, II, 342.

, VIII, 136.

, s. 252.

İbn Abdülber, el-İntiḳāʾ, Kahire 1350, s. 51-52.

, s. 99, 150, 151, 154, 156.

, I, 447-453.

, VIII, 319.

, I, 238-239.

, III, 296-299.

, IX, 500-503.

a.mlf., Târîḫu’l-İslâm: sene 201-210, s. 64-66.

, IX, 278-279.

, s. 98-99.

İbn Kunfüz, el-Vefeyât (nşr. Âdil Nüveyhiz), Beyrut 1971, s. 157.

, I, 359-360.

, I, 305.

İbnü’l-Gazzî, Dîvânü’l-İslâm (nşr. Seyyid Kesrevî Hasan), Beyrut 1411/1990, I, 36-37.

, I, 59.

, I, 466, 468.

Muhammed b. Hasan el-Hacvî, el-Fikrü’s-sâmî fî târîḫi’l-fıḳhi’l-İslâmî, Medine 1396-97/1976-77, I, 446-447.

Bu madde ilk olarak 1995 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 11. cildinde, 462 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.