FAH

فخ
FAH
Müellif: ETHEM RUHİ FIĞLALI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/fah
ETHEM RUHİ FIĞLALI, "FAH", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/fah (21.10.2019).
Kopyalama metni

Hz. Hasan’ın torunlarından Ebû Abdullah Hüseyin b. Ali b. Hasan, Abbâsîler’in Medine âmili ve Abdullah b. Ömer’in torunu olan Ömer b. Abdülazîz b. Abdullah ile kendi akrabalarından birkaç kişi ve bazı Medineliler arasında başgösteren anlaşmazlıkta sorumluluğun Halife Hâdî-İlelhak tarafından kendisine yüklenmesi üzerine Medine’de isyan etti (169/786). Akrabaları ve bir kısım Medineli kendisine Mescid-i Nebevî’de biat ettiler. Ebû Abdullah Hüseyin, hac mevsimi dolayısıyla hacca gelecek topluluklardan da faydalanmayı düşünerek taraftarlarıyla birlikte Mekke’ye hareket etti. Hüseyin’in isyanını haber alan ve o yıl hac için Mekke’de bulunan Halife Hâdî bunların üzerine bir ordu sevketti. Halifenin ordusu bugün Şühedâ adıyla anılan ve Mekke’ye yaklaşık 6 mil mesafede bulunan Fah vadisinde meydana gelen savaşta Ebû Abdullah Hüseyin ve taraftarlarını mağlûp etti ve pek çoğunu öldürdü (8 Zilhicce 169 / 11 Haziran 786). Tarihe “Yevmü Fah” adıyla geçen bu olaydan sonra “Sâhibüfah” lakabıyla meşhur olan Hüseyin’in kesik başı Halife Hâdî’ye götürüldü. Diğerlerinin cesetleri açıkta bırakıldığı için vahşi hayvanlar tarafından parçalandı. Bu sebeple Şiîler Fah hadisesini Kerbelâ Vak‘ası’ndan sonra en dehşetli ve elîm olay olarak görür ve bu günü matem günü kabul ederler. Ayrıca bu vak‘a ile ilgili olarak Hz. Peygamber’in Fah mevkiinde, Ehl-i beyt’inden burada öldürülecekler için cenaze namazı kıldığını ve hatta Cebrâil’in burada şehid olanların ecrinin iki şehid ecri kadar olacağını söylediğini bildirdiği iddiasında bulunurlar (İsfahânî, s. 436). Bu katliamdan kurtulabilen az sayıdaki insandan biri olan Ebû Abdullah Hüseyin’in dayısı İdrîs b. Abdullah b. Hasan b. Ali Mısır’a kaçmış ve daha sonra Mağrib’e geçerek burada İdrîsîler hânedanını kurmuştur.

Fah mevkii bu vak‘adan çok önce de bilinen ve tanınan bir vadi idi. Nitekim Bedir Gazvesi sırasında Mekkeliler’ce konaklama yeri olarak seçilmişti. Hz. Peygamber bu vadideki bir suyu Uzeym b. Hâris el-Muhâribî’ye iktâ olarak vermiştir. Ayrıca Abdullah b. Ömer ile diğer bazı sahâbîler de Fah vadisinde defnedilmişlerdir.


BİBLİYOGRAFYA

, I, 34-35.

, s. 37.

, s. 186, 380-381.

Müberred, el-Kâmil, Beyrut 1986, II, 770 vd.

, II, 405.

, III, 145, 554-562.

Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, Maḳātilü’ṭ-Ṭâlibiyyîn (nşr. Seyyid Ahmed Sakr), Beyrut 1946, s. 431-460.

, IV, 237-238.

, IV, 363-364; VI, 90-93.

, s. 190-191.

, X, 157-159.

“Fahh”, , IV, 445.

René Basset, “İdrîs I.”, a.e., V/2, s. 935.

L. Veccia Vaglieri, “Fak̲h̲k̲h̲”, , II, 744-745.

D. Eustache, “Idrīs I.”, a.e., III, 103.

Bu madde ilk olarak 1995 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 12. cildinde, 73-74 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.