FÂTİH KÜTÜPHANESİ

FÂTİH KÜTÜPHANESİ
Müellif: İSMAİL E. ERÜNSAL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 23.05.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/fatih-kutuphanesi
İSMAİL E. ERÜNSAL, "FÂTİH KÜTÜPHANESİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/fatih-kutuphanesi (23.05.2019).
Kopyalama metni
Fâtih Külliyesi Receb 875’te (Aralık 1470) tamamlandığında Fâtih Sultan Mehmed bu külliyenin bünyesinde yer alan sekiz medresenin dördünde (Sinobiyye, Şeyhiyye, Muslihuddin ve Kāsımiyye) birer kütüphane kurmuştur. Külliyeye ait ilk vakfiyede, dört medreseye vakfedilen kitapları muhafaza için günlük 5 akçe ücretle dört hâfız-ı kütübün tayin edildiği belirtilmektedir. Bu dört medreseye vakfedilen kitapların listesi, aynı vakfiyenin Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan diğer bir nüshasının arka yüzünde kayıtlı olup bu listede yer alan kitap sayısı 300 civarındadır. Daha sonraki bir tarihte ve büyük ihtimalle II. Bayezid’in saltanatının ilk yıllarında bu dört kütüphane bir araya getirilmiş, ayrıca Ayasofya ve Zeyrek medreselerinde bulunan kitaplar da getirtilerek hepsi caminin içindeki dolaplara konulmuştur. II. Bayezid tarafından 887 (1482) yılında hazırlatılan bu külliyenin Arapça vakfiyesinde, mescidin batısında medreselerdeki müderris ve talebeler için bir yer yapıldığından, buraya konulan kitapları korumak için günlük 6 akçe ücret alacak bir hâfız-ı kütüble günlük 4 akçe ücret alacak bir kâtib-i kütübden söz edilmekte ve her ikisinde aranılacak vasıflarla yapacakları görevler belirtilmektedir. Fâtih Kütüphanesi’nin bu iki dönemi bazı araştırmacılar tarafından yanlış değerlendirilerek Fâtih Külliyesi içinde Fâtih Sultan Mehmed tarafından külliyedeki medreselerde ve camide ayrı ayrı kütüphanelerin kurulduğu ileri sürülmüştür (Ünver, s. 51; Şehsuvaroğlu, s. 29; Baltacı, s. 351; Cunbur, VI/4, s. 7-9; Emsen, IX/1-2, s. 16-17). Fâtih Külliyesi’nin 894-895 (1489-1490) yıllarına ait muhasebe bilançolarında sadece camideki kütüphane görevlilerinden söz edilmiş, medreselerde ise kütüphaneyle ilgili hiçbir personele yer verilmemiştir. Hoca Sâdeddin, Fâtih Camii Kütüphanesi’nden bahsederken okuyucuların nöbetleşe okuma zahmetinden kurtulmaları için vakfedilen kitaplardan çoğunun birden fazla nüshası bulunduğunu belirtir (Tacü’t-tevârîh, I, 580). Kütüphane katalogu incelendiğinde de bazı eserlerin birkaç nüshası olduğu görülmektedir. Bu durum, dört medreseden gelen kitapların bir yerde toplanması sonucunda ortaya çıkmış olmalıdır (konunun geniş bir tartışması için bk. Erünsal, Türk Kütüphaneleri Tarihi II, s. 23-27).

Çeşitli kayıtlardan, camiye naklinden sonra bu kütüphaneye birçok kişinin kitap bağışında bulunduğu, bu arada vüzerâdan Hasan Paşa’nın, Kâbilîzâde’nin, Hatibzâde’nin, Musannifek’in, Alâiyeli Muhyiddin’in ve Mîşeved Acem’in çok sayıda kitap vakfettiği anlaşılmaktadır. Fâtih Camii Kütüphanesi’nin II. Bayezid döneminde hazırlanmış bir katalogunda kütüphanede mevcut kitap sayısı 1241 olarak verilmektedir (Erünsal, Erdem, Aydın Sayılı Armağanı [baskıda]). Kanûnî Sultan Süleyman devrinde, 21 Rebîülâhir 968 (9 Ocak 1561) tarihinde Semâniye müderrislerinden Hacıhasanzâde Muhammed b. Hızır tarafından hazırlanan başka bir katalogda ise kütüphanedeki kitap sayısının 1770’e ulaştığı görülmektedir. Bu dönemde kütüphaneye Şeyhzâde ve Halebîzâde çok sayıda kitap vakfetmiştir. Kütüphane iki asır boyunca cami içinde hizmet vermiş ve bazı belgelerden anlaşıldığına göre de oldukça iyi korunmuştur. Receb 1155 (Eylül 1742) tarihinde yapılan bir sayımda bu dönemde kütüphaneden sadece 110 kitabın kaybolduğu anlaşılmıştır (Fâtih Camii Kütüphanesinin 1155 Tarihli Sayım Defteri, Süleymaniye Ktp., Yazma Bağışlar, nr. 244).

I. Mahmud, Fâtih Camii’nin kıble duvarı bitişiğinde yaptırdığı müstakil kütüphane binasına cami içindeki kitapları naklettiği gibi kütüphaneyi de yeniden teşkilâtlandırmış ve yeni bir çalışma düzeni getirilmiştir. Yeni düzenleme ile kütüphanedeki hâfız-ı kütüb sayısı altıya çıkarılmış ve ayrıca bir kâtib-i kütüb tayin edilmiştir. Kütüphanenin korunması ve temizliği için iki bevvâb ile iki ferrâş görevlendirilmiştir. Tarihçi İzzî, 26 Rebîülevvel 1155 (31 Mayıs 1742) tarihinde büyük bir merasimle açılan yeni kütüphanenin “ol semtin talebe-i ulûmunu dahi mesrûr u ihyâ buyurduğunu” nakleder (Târih, vr. 219b). Padişahın, devlet adamlarının ve önde gelen ulemânın katıldığı açılış merasimi, öğle namazının kılınmasının ardından Ṣaḥîḥ-i Buḫârî hatmiyle başlamış ve dualar, hadis dersi ve vaazla sona ermiştir. Merasimin ardından kütüphane görevlilerine, ulemâya samur kürkler giydirilmiş ve fakirlere ihsanlarda bulunulmuştur. Kuruluş tarihinde kütüphaneye I. Mahmud az sayıda kitap vakfetmişse de sonradan yaptığı bağışlarla burada zengin bir koleksiyon meydana getirmiştir. Başlangıçta 2000 kitaplık bir koleksiyona sahip olan kütüphane daha sonraki tarihlerde yapılan bağışlar, Şehzade Mehmed Camii’nden ve Galatasaray Kütüphanesi’nden getirilen kitapların ilâvesiyle oldukça zenginleşmiştir. 1248’de (1832) yapılan bir sayımda kütüphanedeki kitap mevcudu 5500 cilt olarak tesbit edilmiştir (Mahmud’un Fâtih Kütüphanesi Kataloğu, Süleymaniye Ktp., Yazma Bağışlar, nr. 252; TSMA, nr. D 3310).

Fâtih Kütüphanesi Cumhuriyet döneminde de uzunca bir süre I. Mahmud’un yaptırdığı binada varlığını sürdürmüş, ancak 1956 yılında kütüphane binasında meydana gelen bazı çatlaklar dolayısıyla Süleymaniye Kütüphanesi’ne nakledilmiştir. Burada korunan Fâtih Kütüphanesi’nde 5219 yazma ve 319 basma eser bulunmaktadır. Yazma eserlerden 4399’u Arapça, 437’si Türkçe ve 383’ü Farsça, basma eserlerin ise 166’sı Arapça, 143’ü Türkçe, 10’u Farsça’dır.

BİBLİYOGRAFYA
Fâtih Külliyesi Vakfiyesi, Türk-İslâm Eserleri Müzesi Ktp., nr. 2182, 2202, BA, Ali Emîrî, Fâtih Devri, nr. 70, Süleymaniye Ktp., Nuri Arlases Koleksiyonu, nr. 242; Fâtih Camii Kütüphanesi’nin 968 Tarihli Kataloğu, TSMA, nr. D 9559; Fâtih Camii Kütüphanesi’nin 1155 Tarihli Sayım Defteri, Süleymaniye Ktp., Yazma Bağışlar, nr. 244; I. Mahmud’un Fâtih Kütüphanesi Kataloğu, Süleymaniye Ktp., Yazma Bağışlar, nr. 242, 243, 252, Türk-İslâm Eserleri Müzesi Ktp., nr. 2216, TSMA, D 3310; Hoca Sâdeddin, Tâcü’t-tevârîh, I, 580; İzzî, Târih, İstanbul 1199, vr. 219b; Hammer, HEO, III, 296; Tahsin Öz, Zwei Stiftungsurkunden des Suttan Mehmed II. Fâtih, İstanbul 1935, s. 14-15, 119-120; Fâtih Mehmet II Vakfiyeleri (nşr. Vakıflar Umum Müdürlüğü), Ankara 1938; Osman Ergin, Fâtih İmareti Vakfiyesi, İstanbul 1945, s. 13-37; A. Süheyl Ünver, İstanbul Üniversitesi Tarihine Başlangıç: Fâtih, Külliyesi ve Zamanı İlim Hayatı, İstanbul 1946, s. 51; Bedii N. Şehsuvaroğlu, İstanbul’da 500 Yıllık Sağlık Hayatımız, İstanbul 1953, s. 29; Halit Dener, Süleymaniye Umumî Kütüphanesi, İstanbul 1957, s. 69-70; Baltacı, Osmanlı Medreseleri, s. 351; Erünsal, Türk Kütüphaneleri Tarihi II, s. 23-27, 93-95, 198, 219-225; a.mlf., “Fâtih Camii Kütüphanesine Ait En Eski Müstakil Katalog”, Erdem, Aydın Sayılı Özel Sayısı-II, IX/26, Ankara 1996, s. 659-663; Müjgân Cunbur, “Fâtih Devri Kütüphaneleri ve Kütüphaneciliği”, TKDB, VI/4 (1957), s. 7-9; Şemim Emsen, “Osmanlı İmparatorluğu Devrinde Türkiye Kütüphanelerinin Tarihçesi”, a.e., IX/1-2 (1960), s. 16-17; Ömer Lütfî Barkan, “Fâtih Camii ve İmareti Tesislerinin 1489-1490 Yıllarına Âit Muhasebe Bilançoları”, İFM, XXIII/1-2 (1962-63), s. 312.
Bu madde ilk olarak 1995 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 12. cildinde, 250 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.