FRAŞİRİ, Naîm - TDV İslâm Ansiklopedisi

FRAŞİRİ, Naîm

Müellif:
FRAŞİRİ, Naîm
Müellif: MUHAMMED ARUÇİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1996
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 28.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/frasiri-naim
MUHAMMED ARUÇİ, "FRAŞİRİ, Naîm", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/frasiri-naim (28.09.2020).
Kopyalama metni

25 Mayıs 1846’da Yanya (Janinë) vilâyetinin Ergiri (Gjirokastra) sancağına bağlı Pırmeti (Përmeti) kazasının Fraşiri (Frashëri) köyünde doğdu. Şemseddin Sâmi’nin ağabeyi olan Naîm Bey halk arasında daha çok Arnavut milliyetçiliği fikrinin önderi olarak tanınmıştır. Babası, Berat’tan Fraşiri’ye gelip yerleşmiş bir akıncı ailesinden olan Hâlid Bey, annesi Emine Hanım’dır. Fraşiri ailesi, çocuklarının birer Osmanlı aydını olarak yetişmeleri için özel hocalardan dinî bilgiler almalarını, Türkçe, Farsça ve Arapça öğrenmelerini sağladı. Naîm ilk öğrenimini Türkçe öğretim yapan bir okulda doğduğu köyde tamamladı. Aynı köyde faaliyetini sürdüren Bektaşî Tekkesi’nde Farsça’sını da ilerletti. 1859’da babasının, iki yıl sonra da annesinin vefatı üzerine ağabeyi Abdül Bey Yanya’ya giderek ticaret hayatına atılınca Fraşiri ailesi de 1865’te Yanya’ya yerleşti. Naîm Bey, kardeşi Şemseddin Sâmi ile birlikte Zosimea Rum Lisesi’ne kaydoldu. Buradaki öğrenimi sırasında Yunanca, Fransızca ve İtalyanca öğrendi. Ayrıca Yanya medreselerindeki tanınmış hocalardan ders alarak Arapça ve Farsça’sını geliştirdi.

1871’de liseyi bitirmesinin ardından İstanbul’a gitti. Sekiz ay kadar sonra verem hastalığına yakalanınca Arnavutluk yaylalarının sağlığına iyi geleceği düşüncesiyle Yanya’ya döndü. Bir süre Berat’ta idare memuru, 1874-1877 yılları arasında Saranda gümrük müdürü olarak görev yaptı. Yazdığı Arnavutça alfabenin tanıtımı için Saranda’ya gelen Dârülfünûn-ı Osmânî eski müdürü Hoca Tahsin Efendi ile görüştü (1874). 1876’da siyatik rahatsızlığının tedavisi için Almanya’nın Baden-Baden eyaletindeki kaplıcalara gitti. Bu yolculuk sırasında Batı Avrupa’nın bir kısmını tanıma imkânı buldu. Viyana’yı ziyaretinde Arnavut Beyi İskender Bey’in (ö. 873/1468) müzede sergilenen silâhlarını görünce millî duyguları uyandı ve bu duygularını aksettiren bir şiir kaleme aldı. 1879-1882 yıllarında Yanya’da ikamet eden Naîm Bey’in bu dönemde, ağabeyi Abdül Bey tarafından kurulan Prizren Arnavut Cemiyeti’nin faaliyetlerine katılıp katılmadığı belli değildir. 1881’de Abdül Bey’in tutuklanması ve Naîm Bey’in takip edilmesi gerektiğini bildiren bir telgrafın Yanya’ya gönderilmesi üzerine 1882 yılının başında ailesiyle beraber İstanbul’a giderek oraya yerleşti. Matbuat Kalemi’ne müdür olarak tayin edildiği bu dönemde Cem‘iyyet-i İlmiyye-i Arnavudiyye’nin kültür kolunda gösterdiği faaliyetler onun yurt dışında yaşayan Arnavut gruplarıyla ilişkisini sağladı. 1884’te Drita adlı Arnavutça aylık bir dergi çıkarma iznini aldı ve aynı yılın ağustos ayında derginin ilk sayısını yayımladı. Bu dergi daha sonra Dituria adıyla on iki sayı çıktı; ardından da yazarları arasında çıkan anlaşmazlık yüzünden kapandı.

1896’dan itibaren hastalığının artmasına rağmen Arnavut milliyetçiliği yolundaki faaliyetlerini aksatmadan sürdüren Naîm Bey, 1897’de Görice’deki (Korça) Arnavut okulunun açılmasına yardımcı oldu. Aynı yıl Güney Arnavutluk’un Çamıriya (Çamëri) bölgesine giren Yunan ordusuna karşı mücadele vermek için tanınmış Arnavut aydınlarıyla evinde bir toplantı yaptı. 19 Kasım 1900’de Erenköy’deki evinde öldü ve Merdivenköy Şahkulu Bektaşî Dergâhı’nın kabristanına defnedildi. Naîm Bey’in naaşı 1978’de, millî şair unvanı ile Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti Devleti tarafından Tiran’a nakledildi ve Fraşiri Kardeşler Anıtparkı’nda ağabeyinin yanına defnedildi.

Naîm Bey öncelikle çocuk edebiyatına yönelerek çocuklara ana dillerini öğretmeyi hedef almış ve Arnavutça’nın yabancı dillerin hâkimiyetinden kurtulup millî hüviyetini kazanması için büyük gayret göstermiştir. Bu sebeple kardeşi Şemseddin Sâmi’nin hazırladığı Arnavutça alfabeyi hararetle desteklemiştir (, XI, 412).

Türkçe, Arapça, Farsça, Yunanca, Fransızca ve İtalyanca’ya vâkıf olan Naîm Bey, Türkçe ve Farsça bazı çeviriler yapmıştır. Homer’in İlyada’sını Arnavutça ve Türkçe’ye ilk defa Naîm Bey tercüme etmiştir. Bazı hıristiyan araştırmacılarının, Naîm Bey’in Prizren Arnavut Cemiyeti’nin faaliyetlerini durdurduğu 1881’den sonra Türkçe veya Farsça eser yazmadığını iddia etmeleri doğru değildir (Kaleshi, Biographisches Lexikon, I, 541). Bu araştırmacıların çalışmaları Naîm Bey’in Osmanlı Devleti ile ilişkilerini doğru olarak yansıtmaktan uzaktır. İslâmiyet’i ve Osmanlı kültürünü genellikle benimseyen Arnavut halkının yetiştirdiği Naîm Bey gibi aydınların fikir ve edebiyat alanında ortaya koydukları eserleri İslâm dışı çevrelere bağlama gayreti onların Osmanlı karşıtı düşüncelerinden kaynaklanmaktadır. Naîm Bey yazılarında ilâhî konulara din felsefesi açısından temas etmiş ve dini özellikle toplumdaki ahlâk kurallarının esas kaynağı olarak görmüştür. Vasa Paşa (Pashko Vasa) tarafından söylenen, “Arnavut’un dini Arnavutçuluktur” sözünün Naîm Bey’e mal edilmesi de bu bakımdan yanlıştır.

Doğduğu köydeki Bektaşî Tekkesi’yle ilişkileri sayesinde Türk ve Fars edebiyatını tanıyan, özellikle hemşerisi Nesîbî’nin şiirlerini, Dalip Fraşiri’nin el-Hadîka ve Şâhin Fraşiri’nin Muhtarnâme’sini okuyarak Fars edebiyatı tesirinde kalan Naîm Bey küçük yaşlarda bu eserlerden etkilenip Arnavutça şiirler yazmıştır. Zosimea Lisesi’ne girdikten sonra Homer ve Virgil’in eserlerinin yanı sıra Lamartine, Voltaire ve Hugo gibi Fransız yazarlarına ilgi duymaya başlamıştır. Naîm Bey yazdığı lirik, satirik ve didaktik şiirlerle XIX. yüzyıl Arnavut edebiyatında yeni çığır açmış bir şair olarak kabul edilmektedir. Yazdığı 30.000’i aşkın mısra ile ve bilhassa lirik ve vatanî şiirleriyle çağdaşlarının takdirini kazanmıştır. Nesirlerinde halkın Toska (Toskë) denilen kesiminin konuştuğu dili edebî bir tarzda kullanmaya çalışan Naîm Bey, Arnavut edebiyatında kısa cümleli anlatım tarzının hâkim olmasını sağlamıştır.

Eserleri. Naîm Bey Arnavutça, Türkçe, Yunanca ve Farsça olmak üzere çeşitli eserler kaleme almıştır. Hemen hepsi Bükreş’teki Drita Arnavut Cemiyeti tarafından yayımlanan Arnavutça eserleri şunlardır:

1. E Këndimit të Çunavet Këndonjëtoreja (I-II, Bükreş 1886). La Fontaine’in masalları tarzında hazırlanmış bir okul kitabıdır.

2. Istori e Përgjithëshme per Mësonjëtoret të Para (Bükreş 1886). Bazı milletler ve devletler hakkında temel tarihî bilgiler veren bir okul kitabıdır.

3. Vjersha për Mësonjëtoret të Para (Bükreş 1886). İlkokul öğrencileri için yazılmış şiirleri ihtiva eder.

4. Bagëti e Bujqësia (Bükreş 1886). Hayvancılık ve ziraatla ilgili manzum bir kitaptır.

5. Dituritë për Mësonjëtorët të Para (Bükreş 1888). İlkokul çocuklarına temel bilgiler veren bu eser daha sonra Gjithësia adıyla yayımlanmıştır (Bükreş 1895).

6. Luletë e Verësë (Bükreş 1890). Şair, “Yaz Çiçekleri” adını verdiği bu şiir kitabında Arnavut dilinin özelliklerinden hareketle Arnavut millî kimliğini ortaya koymaya çalışmaktadır.

7. Mësime (Bükreş 1894). Ahlâk kurallarını öğretmek amacıyla manzum ve mensur olarak kaleme aldığı bir ders kitabıdır.

8. Parajsa dhe Fjala Fluturake. “Cennet ve Kanatlı Kelimeler” anlamına gelen bu şiir kitabı önceki eseriyle bir arada yayımlanmıştır.

9. Fletore e Bektashinjët (Bükreş 1896). Bektaşîlik’le ilgili küçük bir araştırmadır.

10. Istori e Skënderbeut (Bükreş 1898). 1890-1895 yılları arasında yazılan bu manzum eser Arnavut millî kahramanı İskender Bey’in tarihî kimliğine dairdir. Müellif adı ve baskı yeri zikredilmeksizin ilk olarak Bükreş’te neşredilen eser daha sonra Tiran ve Priştine’de de yayımlanmıştır.

11. Qerbelaja (Bükreş 1898). Fuzûlî ile Dalip Fraşiri’nin Hadîka’larının etkisi altında kaleme aldığı bir şiir kitabıdır. Müellif bu eserinde XVII. yüzyıla kadar gelen İslâm tarihini nakletmektedir. Kerbelâ Vak‘ası’ndaki trajik sonucu anlatan şair, ideal kişi olarak tanıttığı Abaz Ali vasıtasıyla Arnavut halkına kan dökmekten çekinme mesajını vermektedir.

12. Istori e Shqipërisë (Sofya 1899). İlkokulların üçüncü sınıfları için hazırlanmış Arnavutluk tarihi hakkında temel bilgiler veren bir kitaptır.

13. Shqipëria (Sofya 1902). 1880’de kaleme alınan bir şiir mecmuasıdır. Naîm Bey’in şiirlerinin bir kısmı önce Brüksel’de çıkan Albania dergisinde yayımlanmış (1897), vefatından sonra da bu eserde bir araya getirilmiştir.

14. Iliadhë e Omeritë (Bükreş 1896). Homer’in İlyada’sının Arnavutça’ya yapılan ilk tercümesidir. Naîm Bey’in Arnavutça yazdığı eserlerin hemen hepsi N. H. F. (Naim Halit Frashëri) veya N. F. (Naim Frashëri) rumuzuyla yayımlanmıştır.

Türkçe Eserleri. 1. Kavâid-i Fârisiyye der Tarz-ı Nevîn (İstanbul 1288/1871, 2. bs. 1877). Müellifin ilk eseridir.

2. İhtirâât ve Keşfiyyât (İstanbul 1298, 1300). Müellif bu eseri İstanbul’da Matbuat Kalemi müdürü iken yazmıştır.

3. Fusûl-i Erbaa (İstanbul 1298). Yılın dört mevsimine göre duyguları değişen iki gencin aşkını tasvir eden ve Katër Stinet adıyla Arnavutça’ya çevrilen eser üzerinde Nasho Jorgaqi tarafından bir araştırma yapılmıştır (“Katër Stinet dhe fillimet romantike të Naimit”, Studime Filologjike, nr. 2, Tiranë 1971).

4. İlyada - Eser-i Homer (İstanbul 1303).

Yunanca Eserleri. 1. O Alithis Pothos ton Skypetaron (Bükreş 1886; Sofya 1904, 1912). Arnavutlar’ın Balkanlar’daki bütün milletlerle iyi ilişkiler içerisinde olmasını temenni ederek Arnavut topraklarının Slav milletlerine teslim edilmemesi mesajını veren bir şiir kitabıdır.

2. O Eros (İstanbul 1895). Sekiz şiirden ibaret olan bu kitap klasik edebiyatı taklit etmektedir.

Naîm Bey’in Farsça yazdığı bir eser de Taḫayyülât adlı şiir mecmuasıdır. Eserdeki şiirlerin tarihine bakılarak şairin bunları 1873 yılında yazmaya başladığı söylenebilir. Bu eser V. Buhara tarafından Endërrime adıyla Arnavutça’ya tercüme edilmiş ve Tiran’da Dh. S. Shuteriqi tarafından yayımlanan Vepra të Zgjedhura adlı eserler mecmuasında neşredilmiştir (Tiranë 1980,1, 351-392).


BİBLİYOGRAFYA

Naim Frashëri, Vepra (nşr. P. Janura), Beograd-Prishtinë 1963, tür.yer., ayrıca bk. nâşirin mukaddimesi, s. 5-27.

a.mlf., Vepra të Zgjedhura (nşr. Dh. S. Shuteriqi), Tiranë 1980, I-II, tür.yer., ayrıca bk. nâşirin mukaddimesi.

Midhat Frashëri, “Naim be Frashëri-Studime dhe kujtime”, Kalendari Kombiar, Sofya 1926, s. 43-59.

Ziya Xholi, Naim Frashëri-Jeta dhe Idetë, Tiranë 1962, tür.yer.

a.mlf., “L’ésprit du siècle des lumières et l’humanisme dans les idées de Naim Frashëri (1846-1900), éminent idéologue de la renaissance nationale albanaise”, IIe Congrès International des études du sud-est européen, IV (Linguistique at littérature), Athens 1978, s. 497-503.

Agâh Sırrı Levend, Şemsettin Sami, Ankara 1969, s. 31, 32, 42, 46, 47, 145-148.

Hasan Kaleshi, “Frashëri, Abdyl”, Biographisches Lexikon zur Geschichte Südosteuropas, München 1974, I, 540-542.

a.mlf., “Veprat turqisht dhe persisht të Naim Frashërit”, Gjurmime Albanologjike, sy. 1-2, Prishtinë 1970, s. 143-153.

Dhimitër S. Shuteriqi v.dğr., Historia e Letërsisë Shqipe, Prishtinë 1975, s. 460-501.

Kristo Frashëri, Tre Vëllezër Pishtare, Tiranë 1978, s. 39-59.

Aleks Buda v.dğr., Historia e Popullit Shqiptar, Prishtinë 1979, II, 216-220.

Dhimitër S. Shuteriqi, Naim Frashëri-Jeta dhe Vepra, Tiranë 1982, tür.yer.

a.mlf., “Frashëri Naim (1846-1900)”, Fjalor Enciklopedik Shqiptar, Tiranë 1985, s. 289-290.

Rexhep Qosja, Porosia e Madhemonografi mbi krijimtarinë e Naim Frashërit, Prishtinë 1986, tür.yer.

a.mlf., “Skënderbeu në vizionin e Naim Frashërit”, Rilindja, Prishtinë 13.05.1968.

Harry T. Norris, Islam in the Balkans, London 1993, s. 162-188.

Elez Ismaili, “Naim Frashëri (1846-1900)”, Üsküp 1995, İSAM Dokümantasyon Merkezi.

Necip Asım, “Şemseddin Sami”, , I/2 (1930), s. 24-25.

Petro Janura, “Naim Frashëri”, Flaka e Vllaznimit, Üsküp 28.10.1956.

Xhevat Gega, “Naim Frashëri-Bukurija”, a.e., Üsküp 22.05.1960.

a.mlf., “Mendimtari ynë i madh”, Flaka e Vëllazërimit, Üsküp 18.10.1970.

Mahmud Hysa, “Naim Frashëri-poet dhe mendimtar”, a.e., 23.05.1971.

Ömer Faruk Akün, “Şemseddin Sâmî”, , XI, 412.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1996 yılında İstanbul'da basılan 13. cildinde, 195-197 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER