GAYLÂN ed-DIMAŞKĪ - TDV İslâm Ansiklopedisi

GAYLÂN ed-DIMAŞKĪ

غيلان الدمشقي
Müellif:
GAYLÂN ed-DIMAŞKĪ
Müellif: CİHAT TUNÇ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1996
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.11.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/gaylan-ed-dimaski
CİHAT TUNÇ, "GAYLÂN ed-DIMAŞKĪ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/gaylan-ed-dimaski (24.11.2020).
Kopyalama metni

Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Kelb kabilesine mensup olan babası Müslim (Mervân veya Yûnus) Hz. Osman’ın âzatlı kölelerindendi. Muhtemelen Medine’de doğdu ve uzun müddet orada yaşadı. Hz. Ali’nin torunu olan ve kaynaklarda “ircâ hakkında ilk konuşan Medineli âlim” olarak tanıtılan Hasan b. Muhammed b. Hanefiyye’nin derslerine devam etti. Daha sonra baba yurdu olan Dımaşk’a gitti ve burada Emevî idaresinde bir süre kâtip olarak görev yaptı. Brockelmann, Gaylân’ın bu sıralarda Arap risâle (resmî yazışma, mektup) üslûbunun kurucusu olduğu bilinen Abdülhamîd el-Kâtib ile (ö. 132/750) münasebetinden söz etmektedir (GAL Suppl., I, 152). Bir süre Emevî Halifesi Abdülmelik b. Mervân tarafından oğlu Saîd’in mürebbiliğine tayin edilen Gaylân, Emevî hânedanının Mervânî koluna mensup altı halifenin hilâfet döneminde yaşadı. Onun, Ömer b. Abdülazîz ile hilâfetinin (717-720) ilk döneminde yakın ilişki içinde bulunduğu, fakat çok geçmeden düşüncelerinden dolayı aralarının bozulduğu, bu halifeye insanın ihtiyarî fiilleri ve irade hürriyeti konusuna ağırlık veren, ancak daha çok Emevîler’e karşı siyasî muhalefet mesajları taşıyan bazı mektuplar yazdığı kaydedilir (Watt, s. 104). Halife Hişâm b. Abdülmelik ile de (724-743) yakın dostluk kuran Gaylân’ın kaderi inkâr düşüncesine ağırlık vermesi, halka bu fikrini aşılayıp onları yönetime karşı kışkırtması, Emevîler’in hilâfet görüşünü reddetmesi ve maliye politikasına karşı çıkması gibi iddialar onun ölüm sebebini teşkil etmiştir. Nitekim Hişâm b. Abdülmelik döneminde İmam Evzâî ile yaptığı bir münazara sonunda (İbn Abdürabbih, II, 379-380) hakkında idam fetvası verilen Gaylân’ın, arkadaşı Sâlih ed-Dımaşkī ile birlikte Dımaşk’ı terketmek zorunda kaldığından söz edilir. Ancak Gaylân ve arkadaşı Salih’in Hişâm’ın saltanatının son yıllarında yakalandıkları ve Dımaşk’a getirilerek burada idam edildikleri nakledilir. Tarihi kesin olarak bilinmeyen bu olaya İbn Şihâb ez-Zührî’nin de (ö. 124/742) şahit olduğu şeklindeki rivayet doğru kabul edilmemiştir (Watt, s. 105).

Mezhepler tarihi müelliflerinin bir ekole nisbet etmekte güçlük çektikleri Gaylân bazı kaynaklarda Kaderiyye’ye, bazılarında Mürcie’ye, bir kısmında Kaderî Mürcie’ye, bir kısmında ise Mu‘tezile’ye mensup bir âlim olarak gösterilir. Mürcie’den sayılmasına, onun imanı “kalbin tasdiki ve dilin ikrarı” şeklinde tanımlaması ve mürtekib-i kebîrenin kâfir olmadığı şeklindeki görüşleri sebebiyet vermiş olmalıdır. Gaylân’ın görüşleri, Kaderiyye ve Mu‘tezile’nin benimsediği prensipleri daha önce ortaya koyması bakımından önem taşır. Çünkü Mu‘tezile’nin “usûl-i hamse” diye anılan düşüncelerine temel teşkil eden ilkeler öncelikle Kaderiyye tarafından açıklığa kavuşturulmuştur. Onun, ilâhî sıfatların zâtın aynı olduğunu ve Kur’an’ın yaratılmışlığını (halku’l-Kur’ân) benimseyen görüşleri Mu‘tezile’nin tevhid, irade hürriyeti konusundaki fikirleri de adl prensibinin temelini teşkil etmiştir. Bu sebeple Gaylân, ilk Kaderiyye’nin Ma‘bed el-Cühenî’den sonra ikinci önemli ismi olarak anılmaktadır. Gaylân’a göre kader, ister hayır ister şer olsun, kulun bizzat hür olarak icra ettiği fiillerden oluşur. Geleneksel anlayışın aksine kaderi kula nisbet ederek insanda tam anlamıyla fiil seçme ve yapma gücünün bulunduğunu savunan bu hürriyetçi anlayış, daha sonra Gaylâniyye (Şam Kaderiyyesi) adıyla sürdürülerek Mu‘tezile’ye kadar ulaşmış ve bu ekol tarafından bir sistem haline getirilmiştir. İmâmet konusunda liyakat ve vasıf ilkelerine ağırlık vererek âdeta Emevîler’e karşı bir siyasî muhalefet sergileyen Gaylân Kitap ve Sünnet’i iyi bilmesi, ümmetin üzerinde ittifak etmesi şartıyla Kureyş’e mensup olmayan birinin de bu göreve getirilebileceğini belirtmiş ve bu şekilde hilâfette nesebin şart olmadığını ileri süren Haricîler’le aynı görüşü paylaşmıştır.

İbnü’n-Nedîm, Gaylân’ın 2000 varakı aşan bir risâleler koleksiyonu bıraktığını kaydeder (el-Fihrist, s. 131). Louis Massignon, “Gaylâniyyât” olarak adlandırılan bu koleksiyonun Hasan-ı Basrî’ye atfedilen risâlelerle karışmış olabileceğini düşünmektedir (Watt, s. 104). Öte yandan çeşitli eserlerde Gaylân ed-Dımaşkī’nin bazı mektuplarıyla (, IV, 287) İmam Evzâî, Dâvûd b. Ebû Hind ve Rebîa b. Ebû Abdurrahman gibi âlimlerle yaptığı münazaralardan bazı örnekler günümüze kadar gelmiştir (İbn Abdürabbih, II, 379; Ebû Nuaym, III, 92-93, 259-260).


BİBLİYOGRAFYA

, II, 75; VI, 160.

a.mlf., el-Beyân ve’t-tebyîn, I, 295; II, 164; III, 29, 281.

, II, 345-346.

a.mlf., el-Maʿârif (Ukkâşe), s. 484, 625.

, s. 6-7, 9.

Eş‘arî, el-Lümaʿ (nşr. R. J. McCarthy), Beyrut 1952-53, s. 53.

a.mlf., Maḳālât (Ritter), s. 136, 137, 150, 229, 513.

Kâ‘bî, Bâbü ẕikri’l-Muʿtezile min Maḳālâti’l-İslâmiyyîn (Kādî Abdülcebbâr, Fażlü’l-iʿtizâl ve ṭabaḳātü’l-Muʿtezile içinde, nşr. Fuâd Seyyid), Tunus 1393/1974, s. 76, 84, 103.

Kādî Abdülcebbâr, Fażlü’l-iʿtizâl ve ṭabaḳātü’l-Muʿtezile (nşr. Fuâd Seyyid), Tunus 1393/1974, s. 162, 229-233, 253, 334, 339, 340.

İbn Abdürabbih, el-ʿİḳdü’l-ferîd, Kahire 1389/1969, II, 379-380.

, s. 141.

, s. 131.

, s. 19, 205-206.

a.mlf., a.e.: Mezhepler Arasındaki Farklar (trc. Ethem Ruhi Fığlalı), Ankara 1991, s. 18, 151.

, III, 92-93, 259-260.

, II, 543, 767, 776.

, I, 47, 227.

, IV, 287.

a.mlf., Tebyînü keẕibi’l-müfterî, nâşirin mukaddimesi, s. 11.

İbn Nübâte, Serḥu’l-ʿuyûn (Safedî, el-Ġays̱ü’l-müseccem içinde), Kahire 1305, II, 51-55.

İbnü’l-Murtazâ, el-Münye ve’l-emel (nşr. M. Cevâd Meşkûr), Beyrut 1399/1979, s. 114.

a.mlf., el-Muḫtaṣar li’l-Milel ve’n-niḥal (a.e. içinde, nşr. M. Cevâd Meşkûr), s. 24, 27, 35.

a.mlf., Ṭabaḳātü’l-Muʿtezile, s. 17, 23, 25-27, 121.

, IV, 424.

, I, 152.

, I, 595.

Ali Sâmî en-Neşşâr, Neşʾetü’l-fikri’l-felsefî fi’l-İslâm, Kahire 1977, I, 230, 321-327.

Hüseyin Atvân, Sîretü’l-Velîd b. Yezîd, Kahire 1980, s. 316, 318.

a.mlf., el-Fıraḳu’l-İslâmiyye fî bilâdi’ş-Şâm, Amman 1986, s. 34-40.

W. M. Watt, İslâm Düşüncesinin Teşekkül Devri (trc. Ethem Ruhi Fığlalı), Ankara 1981, s. 104-107.

M. Ali Ebû Reyyân, Târîḫu’l-fikri’l-felsefî fi’l-İslâm, İskenderiye 1986, s. 262.

Ali Mustafa el-Gurâbî, “Evâʾilü’l-mütekellimîn mine’l-müslimîn: Ġaylân ed-Dımaşḳī”, , XVIII (1336), s. 699-702, 799-803.

J. van Ess, “Les qadarites et la Gailānīya de Yazīd III”, , XXXI (1970), s. 269-286.

a.mlf., “Ḳadariyya”, , IV, 370.

Ch. Pellat, “G̲h̲aylān b. Muslim”, a.e., II, 1026.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1996 yılında İstanbul'da basılan 13. cildinde, 414-415 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER