Arama yenilendi: Arama kılavuzunu okumak için tıklayınız.

GAZAVATNÂME

غزواتنامه
Müellif:
GAZAVATNÂME
Müellif: MUSTAFA ERKAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1996
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.04.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/gazavatname
MUSTAFA ERKAN, "GAZAVATNÂME", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/gazavatname (22.04.2019).
Kopyalama metni
Gazavât kelimesinin tekili olan gazâ “cenge gitmek, cenk etmek” mânasında olmakla beraber daha sonra din düşmanlarıyla yapılan savaşları ifade eden “cihad’la aynı anlamda kullanılmış ve bu anlam yaygınlaşmıştır (gazâ kelimesinin değişik anlamları için bk. Tekin, sy. 109 [1993], s. 9-18; sy. 110 [1993], s. 9-16). Bundan dolayı düşmanla yapılan savaşları anlatan eserlere “gazânâme” veya “gazavatnâme” adı verilmiştir. Genellikle gazânâmelerde tek, gazavatnâmelerde ise birden fazla savaş veya akın anlatılmaktadır. İlk örneklerine Arap edebiyatında rastlanan bu tür eserlere “megāzî” denilmiştir. Vâkıdî’nin (ö. 207/822-23) Kitâbü’l-Meġāzî’si bu türün en meşhur örneklerindendir. Türk edebiyatında daha çok manzum olarak ve mesnevi şeklinde düzenlenen gazavatnâmeler konu itibariyle zafernâme veya fetihnâmelerden pek farklı değildir. Bu tür eserlerdeki adlandırmalar müelliflerin tercihinin bir sonucudur.

Türk edebiyatında gazânâme, gazavatnâme, fetihnâme ve zafernâme gibi adlarla anılan edebî metinleri Selçuklular devrine kadar götürenler ve destanî yönlerinin ağır basmasına rağmen Dânişmendnâme ve Battalnâme gibi eserleri de bu türe dahil edenler olmuştur. Ancak bunlar daha çok destanî unsurlar taşıdıklarından gazavatnâmelerden ayrı bir tür oluşturur. Belirli bir savaş veya seferi tasvir eden gazavatnâmeler oldukça ayrıntılı bilgiler verirler ve bu yönleriyle genel Osmanlı kroniklerinin boşluklarını doldururlar. Ayrıca bu eserlerde genellikle bir gazâyı gerçekleştiren şahıs ön plana çıkarılır ve eser bu şahıs etrafında gelişir. Fetihnâmelerden en önemli farklarını da bu yönleri teşkil eder. Konuları bakımından gazavatnâmeler üç grupta ele alınabilir. 1. Bir padişahın gazâlarını tasvir edenler. Ancak bunlar daha ziyade “Selimnâme”, “Süleymannâme” gibi adlarla anılır ve ayrı bir tür oluştururlar. 2. Vezirlerden veya ünlü kumandanlardan birinin gazâlarını anlatanlar. Barbaros Hayreddin Paşa, Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa, Özdemiroğlu Osman Paşa, Mihaloğlu Ali Bey gazavatnâmeleri gibi. 3. Belli bir yerin veya kalenin alınmasını hikâye edenler (Levend, Gazavatnâmeler, s. 4).

Dânişmendnâme’de, Sarı Saltuk ve Battal Gazi gibi destanî mahiyetteki şahsiyetler çevresinde oluşan Ebülhayr Rûmî’nin Saltuknâme’sinde ve Battalnâme’de yer alan olaylar istisna edilirse ilk örneklerine XV. yüzyılda rastlanan gazavatnâmeler, XVI. yüzyılda artarak I. Selim ve Kanûnî Sultan Süleyman’ın seferleri etrafında yoğunlaşır. Osmanlı Devleti’nin gerileme devrine girmesiyle de azalmaya başlar; son örneklerini ise 1853 Kırım ve 1897 Yunan seferleriyle ilgili olanlar oluşturur.

Türk edebiyatında bugüne kadar tesbit edilebilen gazavatnâmelerin sayısı 250’nin üzerindedir. Bunlardan kırk kadarı manzum olup mesnevi tarzında kaleme alınmıştır. “Gazânâme”, “gazavât”, “gazavatnâme” vb. adlarla anılan bu eserlerin başlıcaları şunlardır: 1. Gazânâme. Gelibolulu Mehmed Zaîfî Efendi tarafından kaleme alınan eser II. Murad’ın gazâlarından bahseder (Afyon Gedik Ahmed Paşa Ktp., nr. 183.349). 2. Gazavatnâme. Prizrenli Sûzî Çelebi’nin, Fâtih Sultan Mehmed ve II. Bayezid devri akıncılarından Mihaloğlu Ali Bey’in gazâlarını anlatan 1795 beyitlik bir mesnevisidir (Millet Ktp., Manzum, nr. 1339). 3. Gazavât-ı Sultan Murad*. Müellifi belli olmayan eser, II. Murad’ın İzlâdi ve Varna savaşları ile başlayan gazâlarını anlatır. 4. Enîsü’l-guzât. Fütûhî Hüseyin Çelebi’nin 932 (1526) yılındaki Macaristan seferine dair eseridir (Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3785). 5. Gazavât-ı Hayreddin Paşa*. Seyyid Murâdî tarafından kaleme alınan eserde Barbaros ve Oruç Reis’in 1541 yılına kadarki gazâları anlatılmaktadır (TSMK, Revan Köşkü, nr. 1291). M. Ertuğrul Düzdağ tarafından sadeleştirilerek Barbaros Hayreddin Paşa’nın Hatıraları adıyla yayımlanmıştır (İstanbul 1973). Âşık Çelebi, Yetim Ali Çelebi’nin Barbaros ve Oruç Reis’in gazâlarına dair Lüccetü’l-ahyâr adlı 2000 beyitlik yarım kalmış bir mesnevisinin bulunduğunu belirtir (Meşâirü’ş-şuarâ, vr. 94b). 6. Sinan Paşa’nın Gazavâtı. Galatalı Nakkaş Nigârî Haydar Çelebi’nin, Sinan Paşa’nın Trablusgarp Savaşı’nı ve İspanyol donanmasına karşı mücadelesini anlatan 999 beyitlik mesnevidir (Rieu, s. 177-178). 7. Şecâatnâme. Âsafî Defterdar Koca Mehmed Paşa’nın kaleme aldığı bu eser Özdemiroğlu Osman Paşa’nın Kırım, Tiflis ve Tebriz seferlerini anlatır (TSMK, Revan Köşkü, nr. 1301; İÜ Ktp., nr. 6043). 8. Gazavât-ı Sultan Süleymân-ı Kanunî. Müellifi belli olmayan mensur bir eserdir (Nuruosmaniye Ktp., nr. 3170). 9. Cihadnâme. Mustafa Sâfî’nin kaleme aldığı bu eser Barbaros’un gazâlarına dairdir (a.g.e., s. 61). 10. ez-Zühretü’n-neyyire. Müellifi belli olmayan eserde, Barbaros ve Oruç Reis’in Cezayir’i zaptından sonra hıristiyanların yaptığı sekiz hücum anlatılmaktadır (a.g.e., s. 65). 11. Dürer-i Derya. Galatalı Nakkaş Nigârî Haydar Çelebi tarafından yazılan eser deniz gazâlarından bahseder (Ahdî, vr. 191a). 12. Gazavât-ı Mustafa Paşa. Lala Mustafa Paşa’nın gazâlarını anlatan eseri Lârendeli Vücûdî Mehmed b. Abdülazîz kaleme almıştır (Osmanlı Müellifleri, III, 158). 13. Gazavât-ı Özdemiroğlu Osman Paşa. Bu eser de Lârendeli Vücûdî’ye aittir (a.g.e., a.y.). 14. Muradnâme. Şehnâmeci Tâlikîzâde Mehmed Subhi’nin yazdığı eser Ferhad ve Osman paşaların doğu seferine dairdir (TSMK, Revan Köşkü, nr. 1299). 15. Târîh-i Gazavât-ı Sultan Murâd-ı Sâlis. Rûznâmeci Şeyh Mehmed Vefâî tarafından kaleme alınan eserde 993-994 (1585-1586) yıllarında geçen olaylar anlatılmaktadır (Flügel, II, 247). 16. Gazavatnâme. Osman Paşa’nın Şirvan, Kars ve Tiflis seferlerinden, III. Mehmed’in son zamanlarıyla I. Ahmed’in ilk zamanlarına rastlayan 1010-1015 (1601-1606) yıllarında Kani-je çevresindeki savaşlardan bahseden bir eserdir (a.g.e., II, 251). 17. Cihâdnâme-i Hasan Paşa. Câfer İyânî’nin 1014’te (1605-1606) yazdığı eser Tiryâkî Hasan Paşa’nın gazâlarını anlatır (Millet Ktp., Ali Emîrî, nr. 190). 18. Gazavatnâme-i Halil Paşa. Kaptanıderyâ Kayserili Halil Paşa’nın (ö. 1038/1629) savaşlarını konu edinir (TSMK, Revan Köşkü, nr. 1482; Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2139). 19. Gazânâme-i Cehrin. Semendire Alaybeyi Öziçeli Vuslatî’nin Cehrin zaferini anlatan manzum eseridir (Blochet, II, nr. 1124). 20. Gazavât-ı Tiryâkî Hasan Paşa. Kanije savunmasını anlatır (Millet Ktp., Ali Emîrî, nr. 187, 188; Arkeoloji Ktp., nr. 347). 21. Gazavât-ı Cüyûş-ı Osmâniyye. Serasker Topal Osman Paşa’nın kaleme aldığı bu mensur eser 1146’daki (1733) İran seferine dairdir (Flügel, II, 290). 22. Gazavât-ı Gazi Hasan Paşa. Çâker-i İsmail’in bu mensur eserinde 1184’te (1770), Limni adasının Ruslar’dan geri alınması mücadelesinde Cezayirli Hasan Paşa’nın gösterdiği yararlıklar anlatılmaktadır (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2419). 23. Gazavât-ı Yûsuf Paşa. Cizyedarzâde Bursalı Ahmed Bahâeddin’in bu mensur eseri, I. Abdülhamid zamanında yapılan Nemçe Savaşı’nda (1202/1787) Gürcü Yûsuf Paşa’nın gösterdiği yararlıklardan bahseder (Millet Ktp., Ali Emîrî, nr. 205). 24. Gazânâme-i Cezzâr Gazi Ahmed Paşa. Müellifi bilinmeyen bu mensur eserde, Cezzâr Ahmed Paşa’nın 1789’da Mısır’da Napolyon Bonapart’la yaptığı savaşı ve kazandığı zaferi anlatır (Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 4910). 25. Gazavât-ı Hüseyin Paşa. Kaptanıderyâ Küçük Hüseyin Paşa’nın Fransızlar’a karşı 1801’de verdiği mücadelenin anlatıldığı bu eser mensurdur (Ali Hilmi Dağıstânî, s. 212). 26. Manzûme-i Sivastopol. Rızâî’nin 1853 Kırım Harbi’ni anlatan manzum bir eseridir (Millet Ktp., Ali Emîrî, nr. 1335).

Gazavatnâmeler üzerinde en geniş çalışmayı, Gazavâtnâmeler ve Mihaloğlu Ali Bey’in Gazavat-nâmesi (Ankara 1956) adlı eseriyle Agâh Sırrı Levend yapmıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Firdevsî Uzun, Kutb-nâme (nşr. İbrahim Olgun - İsmet Parmaksizoğlu), Ankara 1980; Gazavât-ı Sultân Murâd b. Mehemmed Hân (nşr. Halil İnalcık – Mevlûd Oğuz), Ankara 1978, tür.yer.; Âşık Çelebi, Meşâirü’ş-şuarâ, vr. 94b; Ahdî, Gülşen-i Şuarâ, Millet Ktp., Ali Emîrî, Tarih, nr. 774, vr. 191a; Kınalızâde, Tezkire, tür.yer.; Ali Hilmi Dağıstânî, Fihristü’l-kütübi’t-Türkiyyeti’l-mevcûde fi’l-kütübhâneti’l-Hidîviyye, Kahire 1306, s. 212; Flügel, “Handschriften, II, 247, 251, 290; Rieu, Catalogue, s. 61, 65, 177-178; Blochet, Catalogue. Suppl., nr. 1124, II, 125; Sicili-i Osmânî, IV, 634; Osmanlı Müellifleri, III, 158; TCYK, s. 140; Levend, Gazavâtnâmeler, tür.yer.; a.mlf., Türk Edebiyatı Tarihi, s. 158; Mahmut Yavru, Gazavât-ı Hayrüddin Paşa (mezuniyet tezi, 1974), İÜ Ktp., nr. T. 11401; Âmil Çelebioğlu, Sultan II. Murad Devri Mesnevileri (doçentlik tezi, 1976), Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi, s. 63, 75, 77, 96, 185, 409-423; Cem Dilçin, Örneklerle Türk Şiir Bilgisi, Ankara 1983, s. 191-193; Halûk İpekten v.dğr., Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü, Ankara 1988, tür.yer.; İskender Pala, Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü, Ankara 1989, I, 349-351; Halil İnalcık – Mevlûd Oğuz, “Yeni Bulunmuş Bir Gazavât-ı Sultan Murad”, DTCFD, VII/2 (1949), s. 481-495; Hüseyin G. Yurdaydın, “Kitâb-ı Bahriye’nin Telifi Meselesi”, a.e., X/1-2 (1952), s. 143-146; a.mlf., “Gazavatnâmelere Ek III”, AÜlFD, X (1963), s. 167-174; a.mlf., “Murâdî ve Eserleri”, TTK Belleten, XXVII/107 (1963), s. 453-466; Şinasi Tekin, “Türk Dünyasında Gazâ ve Cihâd Kavramları Üzerine Düşünceler (1-2)”, TT, sy. 109 (1993), s. 9-18; sy. 110 (1993), s. 9-16; Hasibe Mazıoğlu, “Türk Edebiyatı, Eski”, TA, XXXII, 89, 109, 120; “Gazavâtnâme”, TDEA, III, 296-297; T. M. Johnstone, “Ghazw”, EI2 (İng.), II, 1055-1056.
Bu madde ilk olarak 1996 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 13. cildinde, 439-440 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.