GEREDELİ HALİL EFENDİ

Müellif:
GEREDELİ HALİL EFENDİ
Müellif: HÜR MAHMUT YÜCER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 15.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/geredeli-halil-efendi
HÜR MAHMUT YÜCER, "GEREDELİ HALİL EFENDİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/geredeli-halil-efendi (15.11.2019).
Kopyalama metni
Bolu’nun Gerede ilçesinde Ali Fakih (Balcılar) köyünde doğdu. Halk arasında Geredeli Aziz olarak bilinir. Gençlik yıllarında bir arkadaşıyla birlikte çıktığı seyahat esnasında gördüğü bir rüyanın etkisiyle Ankara’nın Çubuk ilçesinde arkadaşından ayrılarak Çerkeş’e gitti ve Şâbâniyye tarikatının Çerkeşiyye kolunun pîri Çerkeşî Mustafa Efendi’ye intisap etti. 1811’de seyrüsülûkünü tamamlayıp hilâfet aldı. Kaynaklarda şöhretinin İstanbul’a kadar ulaştığı, Sultan II. Mahmud’un davetine uyarak geldiği sarayda ümmî olduğu halde vüzerâ ve ulemâ huzurunda “Ameller niyetlere göredir” hadisine yaptığı yorumlarla herkesi şaşırttığı rivayet edilmektedir. Gerede’de açtığı tekkede otuz altı yıl irşad faaliyetinde bulunan Halil Efendi Gerede’de vefat etti ve tekkenin hazîresine defnedildi. Küçük oğlu Mustafa Rûmî bir mersiyesinde babasını “kutb-ı a‘zam, gavs-ı ekber, merd-i kâmil, kavl-i sâdık” diye öven beyitlerinin ardından onun on iki tarikatın pîri olduğunu ve faziletiyle Halvetiyye tarikatını Gerede’den yaydığına işaret eder, ancak babası veya babasının soyu hakkında başka bilgi vermez. Maliye Nâzırı Gazi Ahmed Muhtar Paşa, Halil Efendi için bir türbe yaptırmış, tekkeye iki ocaklı bir su değirmeni vakfetmiştir. Onun vefatına Mehmed Rifat bugün türbe kitâbesinde yer alan, “Cinâna döndü makām-ı Halîl Efendi” mısraını tarih düşürmüştür. Halil Efendi’nin, Murad Molla Tekkesi şeyhi Nakşibendiyye’den Beyzâde Mustafa Efendi’nin (ö. 1199/1785) halifesi olduğuna dair rivayet doğru değildir (Mehmed Murad, s. 5).

Halil Efendi’nin vefatından sonra oğulları Şeyh Mesud Efendi, Hacı Osman Efendi, en küçük oğlu divan sahibi şair Şeyh Mustafa Rûmî Efendi ve Şeyh Yâkub Sıdkı Efendi dergâhın meşihatında bulunmuşlardır. Hüseyin Vassâf onun tesis ettiği şubeye Halîliyye-i Şa‘bâniyye adı verildiğini, Sâdık Vicdânî de onunla devam eden silsileye Şâbânîler’ce “orta kol” denildiğini ve kendisi bir kolun kurucusu olarak kabul edildiğini nakletmektedir. Halil Efendi’nin en büyük halifesi Yazıköylü Mehmed Emin Şükrü Efendi’dir. İrşad faaliyetini Nevrekop’ta sürdüren Emin Şükrü Efendi’nin Mir’âtü’l-âşıkīn ve mîzânü’l-âşıkīn adlı matbu bir eseri vardır (baskı yeri ve tarihi yok). Bazı halifeleri İstanbul’a gidip irşad faaliyetlerinde bulunmuşlardır. Bunlardan en tanınmışı olan Ömer Fuâdî (ö. 1857), Aksaray Sofular’daki Ekmel Tekkesi’ni Şâbânî Tekkesi’ne dönüştürmüştür. Ömer Fuâdî-i Sânî olarak da bilinen şeyhin müridleri arasında Şeyhülislâm Ârif Hikmet ve Mehmed Sâdeddin efendiler de vardır (Yücer, s. 160 vd.).

Halil Efendi’nin diğer halifesi Şalcı Ali Efendi (ö. 1842) Eğrikapı dışındaki Cemâleddin Uşşâkī Tekkesi’ni Şâbâniyye’ye bağlamıştır. Halil Efendi İstanbul’a geldiğinde kendisine intisap edip hilâfet alan Mustafa Hulûsi Efendi, babası Seyyid Hüseyin Efendi’nin yerine Sultanahmet civarındaki Sokullu Mehmed Paşa Tekkesi’ne postnişin olmuş ve çok sayıda halife yetiştirmiştir (Hüseyin Vassâf, IV, 66). Uzun süre münhal kalan Lâleli’deki Müştakzâde Tekkesi (Altunîzâde, Ali Çavuş, Ekşikaradut, Bâlî Efendi) Müştak Mehmed Efendi’nin tekkenin şeyhliğine gelmesiyle Şâbâniyye’ye geçmiştir. Mehmed Necib Efendi, Aksaray’da ve daha çok mimar olarak tanınan Ahmed Tal‘atî Efendi, Beykoz’daki konağında zikir meclisi açarak tarikat âyin ve geleneğini sürdürmüştür. Halil Efendi’nin halifelerinden Kütahyalı Şeyh Sâlih Efendi, Kütahya ve Uşak dolaylarında faaliyet göstermiş, silsilesi günümüze kadar ulaşmıştır. Çerkeşî Mustafa Efendi’ye intisap edip şeyhin vefatı üzerine hilâfetini ancak üç yıl sonra Halil Efendi’den alan Diyarbekirli Hacı Mustafa Safî Efendi, Bolu’da açtığı Aktaş Dergâhı’nda irşad faaliyetinde bulunmuştur. Nevrekoplu Ahmed Rifat Efendi, Nevrekoplu Süleyman Sırrı Efendi, Çerkeşli Elvanzâde Mustafa Hulûsi Efendi, Geredeli Hacı Yûsuf Efendi, Geredeli Halil Efendi’nin yetiştirdiği halifeler arasında zikredilebilir.

BİBLİYOGRAFYA :

Mustafa Rûmî Efendi (Şeyh-Geredeli), Divan (haz. Abdulkerim Abdulkadiroğlu – Mustafa Tatçı), Ankara 1998, hazırlayanların girişi, s. III-IV; Şeyh Halil Efendi Zâviyesi Vakfı, VGMA, nr. 204/519-1562; Mehmed Murad, Terceme-i Ahvâl-i Beyzâde Mustafa Efendi, İstanbul 1264, s. 5; Tomar-Halvetiyye, s. 74-77; İbrahim Hilmi, Menâkıb-ı Şeyh Sâfî-i Âmidî, Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Şer‘iyye, nr. 1111; Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ (haz. Mehmet Akkuş – Ali Yılmaz), İstanbul 2006, IV, 66, 91-98; Ahmet Gökoğlu, Paphlagonia-Gayrimenkul Eski Eserleri ve Arkeolojisi, Kastamonu 1952, I, 323-324; Ali Rıza Ünlü, Tarih Boyunca Gerede, İstanbul 2000, s. 72-73, 130-136; Necdet Yılmaz, Osmanlı Toplumunda Tasavvuf (17. Yüzyıl), İstanbul 2001, s. 198; Hür Mahmut Yücer, Osmanlı Toplumunda Tasavvuf (19. Yüzyıl), İstanbul 2003, s. 157-161; Ahmed Bedii Ertan, “Mimar Şeyh Ahmed Talatî Efendi, Eserleri ve Hayatı”, Yeni Tarih Dünyası, III/21-22, İstanbul 1954, s. 849.
Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-1. cildinde, 474-475 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.