HALÎLÎ, Ebû Ya‘lâ

أبو يعلى الخليلي
Müellif:
HALÎLÎ, Ebû Ya‘lâ
Müellif: KEMAL SANDIKÇI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1997
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 18.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/halili-ebu-yala
KEMAL SANDIKÇI, "HALÎLÎ, Ebû Ya‘lâ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/halili-ebu-yala (18.09.2019).
Kopyalama metni
İran’ın Kazvin şehrinde 366 (976) yılı civarında doğduğu tahmin edilmektedir (Halîlî, el-İrşâd, nâşirin mukaddimesi, I, 17-18). İlme düşkün bir aile içinde yetişen Halîlî ilk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Bağdat, Nîşâbûr, Kûfe, Cürcân ve İsfahan gibi önemli ilim merkezlerinde öğrenimini sürdürdü. Ebü’l-Kāsım Abdülazîz b. Ahmed el-Müzekkî, kıraat âlimi Ebü’l-Hasan Ali b. Ahmed el-Kazvînî, Dârekutnî, kıraat âlimi ve muhaddis Ebû Hafs el-Kettânî, Ebü’l-Hüseyin Ali b. Muhammed el-Mervezî, Ebû Tâhir el-Muhallis ve Hâkim en-Nîsâbûrî’nin ders halkalarına katıldı; hadis hâfızı İbnü’l-Mukrî el-İsfahânî, İbn Şâhin ve Gıtrîfî gibi âlimlerden icâzet aldı. Tahsilini tamamladıktan sonra Kazvin’e dönen ve ilmî faaliyetini orada devam ettiren Halîlî’den hocası Ebû Bekir b. Lâl, İsmâil b. Mâkî el-Kazvînî ve hadis âlimi olan oğlu Ebû Zeyd Vâkıd b. Halîl rivayette bulundular. Kazvin kadılığı yapan ve özellikle hadis ricâliyle ilelü’l-hadîs konusunda geniş bilgiye sahip sika bir hadis hâfızı olan Halîlî 446 (1055) yılının sonlarına doğru vefat etti.

Eserleri. 1. el-İrşâd fî maʿrifeti ʿulemâʾi’l-ḥadîs̱. Çeşitli kaynaklarda el-İrşâd fî maʿrifeti’r-ricâl (muḥaddis̱în, aḥvâli’r-ruvât, ʿulemâʾi’l-bilâd) gibi farklı adlarla da zikredilir. Halîlî’den sonra yazılan ricâle dair kitaplara kaynaklık eden eser şehir adlarına göre düzenlenmiş olup Yemen, Bahreyn, Yemâme, Kuzey Afrika ve Endülüs bölgelerinde bulunan şehirler zikredilmemiştir. Eserde, tâbiîn neslinden itibaren 446 (1055) yılına kadar olan dönemde önceki ricâl kitaplarında bulunmayan bazı âlimlere de yer verilmiş, durumları cerh ve ta‘dîl yönünden incelenmiş, âlimler şehirlere göre ve kronolojik sıra ile ele alınırken bazan bu sıra bozulmuştur. el-İrşâd’ın bir özelliği de aynı aileden birkaç nesil boyunca yetişen muhaddisleri tanıtması ve bunların birbirleriyle olan yakınlık derecesini göstermesidir. Zehebî, müellifinden gelen bir senedle dinlediğini söylediği eseri beğenmekle beraber hakkında, “Sanki ezbere yazılmış, çeşitli kusurlarla dolu” ifadesini kullanmıştır (Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, III, 1124). Kitapta yer alan 257’si merfû pek çok rivayetin ve hadis terimleri hakkındaki bilgilerin ancak güvenilir kaynaklarla teyit edildikten sonra kullanılabileceği kanaati yaygındır. Bununla birlikte özellikle muhaddislerin cerh ve ta‘dîline dair verilen mâlûmatın değerli olduğu kabul edilmiştir. Ebû Tâhir es-Silefî’nin (ö. 576/1180) aynı adla ihtisar ettiği eserde, Endülüs’ten Mâverâünnehir’e kadar otuz bir şehirden mükerrerleriyle birlikte 933 (veya 914) muhaddis tanıtılmaktadır. Kāsım b. Kutluboğa tarafından alfabetik olarak yeniden düzenlendiği belirtilmekle birlikte bunun günümüze gelip gelmediği bilinmemektedir. el-İrşâd’ın Mısır ve Suriye muhaddisleriyle ilgili bölümü Asiyâ Gülibân Ali’nin tahkikiyle yayımlanmıştır (Bağdat 1404/1984). Eser ayrıca, Câmiatü’l-İmâm Muhammed b. Suûd’da el-Muḥaddis̱ el-Ḫalîlî ve Kitâbühû fî ʿulemâʾi’l-bilâd adıyla bir doktora tezi hazırlamış olan Muhammed Saîd b. Ömer İdrîs tarafından, Silefî’nin Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki (Ayasofya, nr. 2951) İntiḫâbu Kitâbi’l-İrşâd fî maʿrifeti ʿulemâʾi’l-ḥadîs̱ adlı müntehabı esas alınarak el-İrşâd fî maʿrifeti ʿulemâʾi’l-ḥadîs̱ adıyla üç cilt halinde neşredilmiştir (Riyad 1409/1989). 2. el-Fevâʾidü’ş-şettâ. Bir nüshası Râmpûr’da bulunmaktadır (Brockelmann, GAL Suppl., I, 618).

Halîlî’nin bunlardan başka Târîḫu Ḳazvîn, Feżâʾilü Ḳazvîn, Meşyeḫa, Meşâyiḫu İbn Seleme el-Kettân ve Cüzʾ (fî ṭuruḳi ḥadîs̱i’l-aʿmâ elleẕî seḳaṭa fi’l-biʾr) adlı eserlerinin bulunduğu kaydedilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
Ebû Ya‘lâ el-Halîlî, el-İrşâd fî maʿrifeti ʿulemâʾi’l-ḥadîs̱ (nşr. M. Saîd b. Ömer İdrîs), I-III, Riyad 1409/1989, ayrıca bk. nâşirin mukaddimesi, I, t -149; İbn Mâkûlâ, el-İkmâl, III, 174; Abdülkerîm b. Muhammed er-Râfiî, et-Tedvîn fî aḫbâri Ḳazvîn (nşr. Azîzullah el-Utâridî), Beyrut 1408/1987, I, 3-5; II, 501-504; İbn Nukta, et-Taḳyîd li-maʿrifeti ruvâti’s-sünen ve’l-mesânîd (nşr. Kemâl Yûsuf el-Hût), Beyrut 1988, s. 262; İbnü’l-Esîr, el-Lübâb, I, 458; İbn Hallikân, Vefeyât, VI, 142; Zehebî, Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, III, 1123-1125; a.mlf., Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XIII, 190; XVII, 666-668; a.mlf., Düvelü’l-İslâm, Beyrut 1405/1985, s. 229; a.mlf., el-ʿİber, II, 289; Yâfiî, Mirʾâtü’l-cenân, III, 63; İbn Hacer, Lisânü’l-Mîzân, V, 261; a.mlf., Taġlîḳu’t-taʿlîḳ (nşr. Saîd Abdurrahman Mûsâ el-Kazekī), Amman 1405/1985, V, 385; Sehâvî, el-İʿlân bi’t-tevbîḫ, s. 221, 270, 384; Süyûtî, Ṭabaḳātü’l-ḥuffâẓ (Ömer), s. 431; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 70; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, III, 274; Rûdânî, Ṣılatü’l-ḫalef bi-mevṣûli’s-selef (nşr. Muhammed Hacî), Beyrut 1408/1988, s. 105; Dihlevî, Bustânü’l-muhaddisîn, s. 130; Brockelmann, GAL, I, 446; Suppl., I, 618; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 350-351; Ziriklî, el-Aʿlâm, II, 368; Kettânî, er-Risâletü’l-müsteṭrafe, s. 130-131; Kays Âl-i Kays, el-Îrâniyyûn, II/2, s. 507-509; ʿÂlemü’l-kütüb, VI/1, Riyad 1985, s. 141.
Bu madde ilk olarak 1997 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 15. cildinde, 330-331 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.