HALLÂD b. HÂLİD

خلاّد بن خالد
Müellif:
HALLÂD b. HÂLİD
Müellif: TAYYAR ALTIKULAÇ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1997
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 20.11.2018
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/hallad-b-halid
TAYYAR ALTIKULAÇ, "HALLÂD b. HÂLİD", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hallad-b-halid (20.11.2018).
Kopyalama metni
Ebû Abdullah künyesi, Sayrafî ve Kûfî nisbeleriyle de anılmış, ayrıca babasının adının Îsâ veya Huleyd olduğu ileri sürülmüştür.

Hamza b. Habîb’in önde gelen talebesi Süleym b. Îsâ ile Hüseyin b. Ali el-Cu‘fî, Muhammed b. Hasan er-Revvâsî gibi şahsiyetlerden kıraat öğrendi; Hasan b. Sâlih b. Hay, Züheyr b. Muâviye, Muhammed b. Abdülazîz et-Teymî, Kays b. Rebî‘den hadis rivayet etti. Kendisinden Ebü’l-Hasan Ahmed b. Yezîd el-Hulvânî, Muhammed b. Şâzân el-Cevherî, Muhammed b. Heysem, Kāsım b. Yezîd el-Vezzân gibi âlimler kıraat öğrenirken Ebû Zür‘a er-Râzî ve Ebû Hâtim er-Râzî hadis rivayetinde bulundular.

Ebû Hâtim Hallâd’ı sadûk* olarak değerlendirmiş, Ebû Amr ed-Dânî, kıraat ilminde Süleym b. Îsâ’nın en sağlam talebesi olduğunu söylemiştir. Hamza b. Habîb’in kıraatini bizzat kendisinden almamış olmasına rağmen meşhur yedi imamın râvilerini iki ile sınırlayarak telif edilen kıraat kitaplarında onun iki râvisinden biri olarak tercih edilmesinin sebebi Hallâd’ın bu ilimdeki seçkin yeri, özellikle Kur’an tilâvetindeki üstün başarısı olmalıdır. Abbas b. Muhammed ed-Dûrî’nin Hamza b. Habîb’in kıraatinin diğer râvisi Halef b. Hişâm’ı överken, “Hallâd istisna edilecek olursa Halef’ten daha güzel Kur’an okuyan birini görmedim” demesi de (İbn Ebû Hâtim, III, 372) Hallâd’ın Kûfe kurrâsı arasındaki müstesna yerini gösterir.

Hallâd 220’de (835) Kûfe’de vefat etti. Onun biyografisine yer veren diğer müellifler gibi Buhârî de aynı tarihi zikrederken “220 veya bu yıl civarında” ifadesini kullanmıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Buhârî, et-Târîḫu’l-kebîr, III, 189; İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, III, 368, 372; Dânî, et-Teysîr (nşr. O. Pretzl), İstanbul 1930, s. 7; İbnü’l-Bâziş, el-İḳnâʿ, I, 127-128; Zehebî, Maʿrifetü’l-ḳurrâʾ (Altıkulaç), I, 422-423; a.mlf., Târîḫu’l-İslâm: sene 211-220, s. 141-142; Safedî, el-Vâfî, XIII, 375; İbnü’l-Cezerî, Ġāyetü’n-nihâye, I, 274-275; a.mlf., en-Neşr, I, 166.
Bu madde ilk olarak 1997 senesinde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 15. cildinde, 381 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.