HERSEKLİ MEHMED KÂMİL BEY

Müellif:
HERSEKLİ MEHMED KÂMİL BEY
Müellif: MUHAMMED ARUÇİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1998
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/hersekli-mehmed-kamil-bey
MUHAMMED ARUÇİ, "HERSEKLİ MEHMED KÂMİL BEY", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hersekli-mehmed-kamil-bey (22.10.2019).
Kopyalama metni
İstanbul’da doğdu. Bugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti’nin Hersek bölgesindeki Trebinye (Trebinje) kazasının tanınmış ailelerinden Cvijetićler’e mensup olan ve daha sonra İstanbul’a göç eden Hacı Abdullah Efendi’nin oğludur. İlk öğreniminin ardından Hacı İbrâhim Efendi’nin yeni bir yöntemle kısa zamanda Arapça öğretmek için kurduğu Dârütta‘lîm’e devam etti. Burada Arapça’sını geliştirdi ve bir müddet sonra aynı mektebe hoca oldu. Bir ara Şehremaneti Tahsilât Kalemi’nde çalıştı, ardından II. Abdülhamid döneminde sarayda şifre kâtipliğine getirildi. Bu memuriyette iken Madrid’de toplanan müsteşrikler kongresine Osmanlı Devleti’ni temsilen katıldı. Bir ara V. Murad’ın mâbeyinciliğinde de bulunduğu bilinen Kâmil Bey, 17 Ramazan 1317’de (19 Ocak 1900) İstanbul’da vefat etti (Nametak, s. 249; Okiç, Bazı Hadis Meseleleri, s. 69) ve Edirnekapı dışındaki aile kabristanına defnedildi. Bazı kaynaklarda 1315 olarak verilen ölüm tarihi hicrî değil rûmî olmalıdır.

Eserleri. Genellikle Arapça’dan yaptığı çevirilerle tanınan Hersekli’nin başlıca eserleri şunlardır: 1. Meṭâliʿu’n-nücûm (I-II, İstanbul 1307). Sahâbîlerin hal tercümesini ihtiva eden bu eserin telif sebebi olarak Türkçe’de bu tür kitapların bulunmayışı gösterilmiştir (Meṭâliʿu’n-nücûm, I, 30). Eser alfabetik olmakla birlikte önce Hz. Hasan ile Hüseyin ve aşere-i mübeşşerenin, ardından diğer ashabın hayat ve faziletlerini konu almaktadır. Kitabın yayımlanan ilk iki cildi, isimleri elif harfiyle başlayan sahâbîlerin biyografilerini içine almaktadır (Šabanović, s. 601). Müellif tarafından beş cilt olarak düşünülen eserin geri kalan üç cildinin tamamlanıp tamamlanmadığı bilinmemektedir. Kitabın hazırlanması esnasında çeşitli Arapça kaynaklara başvurulmuş olmakla birlikte başlıca kaynak İbnü’l-Esîr’in Üsdü’l-ġābe fî maʿrifeti’ṣ-ṣaḥâbe adlı eseridir. 2. Îkāzü’l-ihvân (İstanbul 1302 [Mecmûatü’r-resâil içinde], 1304). Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî’nin Tenbîhü’n-nâʾimi’l-ġumr ʿalâ mevâsimi’l-ʿumr adlı eserinin ilâvelerle yapılmış tercümesidir. 3. Terceme-i Muallakāt-ı Seb‘a (İstanbul 1305). İmruülkays b. Hucr’ün Muʿallaḳa’sının Türkçe çevirisidir. Mehmed Kâmil Bey, henüz Dârütta‘lîm’de talebe iken yaptığı bu çeviride her beytin önce mânasını, ardından “müfredat” başlığı altında açıklanması gereken kelimelerin anlamlarını vermekte, daha sonra da “tahlîl-i beyt” başlığı altında her kelimenin gramer açısından değerlendirmesini yapmaktadır. Giriş kısmında tercüme ve izahlarda Zevzenî şerhini esas aldığını belirten mütercim peyderpey diğer muallakaları yayımlayacağını söylüyorsa da bunu gerçekleştirememiştir. Muʿallaḳāt-ı Sebʿa’yı Türkçe’ye çeviren Şerefettin Yaltkaya bu tercümeyi takdir ettiğini bildirmektedir (Yedi Askı, s. 9).

BİBLİYOGRAFYA
Hersekli Mehmed Kâmil, Meṭâliʿu’n-nücûm, İstanbul 1307, I, 30; Osmanlı Müellifleri, II, 404; Mehmed Handžić, Književni Rad Bosansko-Hercegovačkih Muslimana, Sarajevo 1934, s. 45-46, 76; a.mlf., el-Cevherü’l-esnâ fî terâcimi ʿulemâʾi ve şuʿarâʾi Bosna, Kahire 1413/1992, s. 169; M. Tajjib Okić, Jedan Naš Zaboravljeni Istoričar XVIII v., Sarajevo 1938; a.mlf., Bazı Hadis Meseleleri Üzerinde Tetkikler, İstanbul 1959, s. 69; Şerefettin Yaltkaya, Yedi Askı, İstanbul 1943, s. 9; Özege, Katalog, II, 666; III, 1124; IV, 1820; Hazim Šabanović, Književnost Muslimana BiH na Orijentalnim Jezicima, Sarajevo 1973, s. 601, 602; Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi, İstanbul 1977, III-IV, 967-973; Fehim Nametak, Pregled Književnog Stvaranja Bosansko-Hercegovačkih Muslimana na Turskom Jeziku, Sarajevo 1989, s. 249; Mustafa Ćeman, Bibliografija Bošnjačke Književnosti, Zagreb 1994, s. 78, 309, 447, 507, 564.
Bu madde ilk olarak 1998 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 17. cildinde, 235 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.