HÜSEYİN ŞAH CAMİİ ve TÜRBESİ

Müellif:
HÜSEYİN ŞAH CAMİİ ve TÜRBESİ
Müellif: SEMAVİ EYİCE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 16.01.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/huseyin-sah-camii-ve-turbesi
SEMAVİ EYİCE, "HÜSEYİN ŞAH CAMİİ ve TÜRBESİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/huseyin-sah-camii-ve-turbesi (16.01.2019).
Kopyalama metni
Makedonya’da Üsküp şehrinin 10 km. kadar dışında, Kalkandelen’e giden eski anayolun kenarındaki Saray köyünde bulunan cami, kapısı üstündeki dört beyitlik Arapça kitâbeye göre 961 (1554) yılında Hüseyin Şah tarafından yaptırılmıştır. Ancak kitâbede bâni için kullanılan “merhum” ibaresi kabir taşındaki 974 (1566-67) tarihiyle tezat teşkil etmekte, bazı araştırmacılar, buradan hareketle ilk tarihin inşaata başlama yılı olabileceğini ve mâbedin muhtemelen 974’ten sonra bitirilmiş bulunduğunu ileri sürmektedir (Lidija Kumbaradži-Bogoević, s. 76-77).

Caminin bânisi Hüseyin Şah Rumeli’de vakıfları bulunan Karlıili beyleri soyundandır. Bulgaristan’da Karlova kasabasında da vakıfları vardır (bk. ALİ BEY CAMİİ). Yine aynı ailenin Üsküp’te 1925’te yıktırılan bir camisiyle bir türbesi vardı. Elezović, bu aileye dair inanılması güç bazı söylentilere dayanarak Toko adında Mağribli bir Fransız soyundan geldiğini bildirir ve caminin Avusturyalılar’ın istilâsı sırasında XVII. yüzyıl sonlarında harap olarak o tarihten beri öylece kaldığına işaret eder. Ayrıca 1915’te Üsküp’ün Bulgar istilâsına uğraması sırasında caminin mihrap ve mahfeli yıkıldığı gibi türbe de tahrip edilmiştir. 1963 Üsküp depreminde zarar gören mâbed, ancak 1977’de Tarihî Eserler Koruma Kurumu’nun hazırlattığı proje uyarınca restore edilmiştir. Cami ile kurucusunun türbesinin Saray adını taşıyan bir köyde olması Karlıili beylerinin saraylarının burada bulunduğunu gösterir. Nitekim buranın eskiden Hüseyin Şah adıyla anıldığını Bogoević de belirtmektedir (a.g.e., s. 76).

Hüseyin Şah Camii 8,25 × 8,25 m. ölçülerinde kare planlı bir yapı olup harimi basık sekizgen, sağır bir kasnağa oturan bir kubbe örter. Duvarların kubbe kasnağı eteğinde dört köşesi aşağıya doğru meyillidir. Bu pahlar ve kubbe 1160 (1747) yılına ait bir bilgiye göre kurşunla kaplı iken şimdi alaturka kiremitle örtülmüştür. Moloz taşlardan inşa edilen binanın dış cepheleri sıvanmıştır. Mâbed oldukça gösterişli bir eser olmasına rağmen kâgir bir son cemaat yerine sahip değildir. Fakat giriş cephesinde görülen kiriş deliklerinden ahşaptan bir son cemaat yerinin varlığı anlaşılmaktadır. Harimde kareden kubbeye geçiş köşelerde tromplarla sağlanmıştır. Bunların altında köşeyi trompun alt kenarına yediren birkaç dizi mukarnas görülür. Mekân üç cephede açılmış pencerelerle aydınlanmıştır. Bunlar altta iki, ortada iki ve en üstte tek olmak üzere beşer adettir. Alt sıra pencerelerin sivri biçimli boşaltma kemerleri beyaz ve kırmızı renkli taşlardan yapılmıştır. Mukarnaslı mihrap kavsarasının dışında içeride sanat değerine sahip başka bir mimari unsur yoktur. Minber ise alelâde tahtalardan yapılmış çok basit ve perişan görünüşlüdür. Caminin belki bir yangın geçirdiği ve bu yüzden mimarisiyle bağdaşmayan bu duruma girmiş olduğu düşünülebilir.

Çok köşeli bir kürsü üstünde yükselen minare 22,5 m. olup Rumeli’deki birçok benzeri gibi yanındaki camiye nisbetle çok uzundur. Çok köşeli gövdesi yassı taşlardan yapılmış, şerefe altı çıkmaları ise mukarnaslı olarak işlenmiştir. 1929’da yayımlanan eski fotoğrafında şerefe korkulukları yokken sonraları bu eksiklik giderilmiştir.

Caminin yanında yer alan türbenin kapısı üstünde vakfın kurucusu olan Hüseyin Şah’ın adını veren 974 (1566-67) tarihli, dört kartuş içine istiflenmiş sekiz satırlık bir kitâbe yer almıştır. Sekizgen biçiminde ve üstü kiremit kaplı bir kubbe ile örtülü olan türbe, yanındaki cami ile yarışırcasına hemen hemen onunla aynı yüksekliktedir. Bunun da her cephesinde altlı üstlü iki pencere vardır ve altta olanların kemerleri camidekiler gibi çift renkli taşlardandır. Kubbe sekizgen bir kasnağa oturur. Yanındaki hazîrede Hüseyin Şah’ın 1032’de (1622-23) vefat eden oğlu Ali Bey’in üstüvâne biçiminde, kavuksuz ve çok sade mezar şâhidesi bulunmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
Sicill-i Osmânî, II, 183; Glisa Elezović, “Turski Spomnenici u Skoplju”, Glasnik Srpskog Naucnog Drustva, Skopje 1929, s. 254-267, rs. 5-7; Ayverdi, Avrupa’da Osmanlı Mimârî Eserleri III, s. 308, nr. 6382-6383, rs. 1473-1478; Z. Palov, Evidencija na Nedvizno Kulturno Nasledstvo na Teritorja na Republika Makadonija Islamski Sakralni Spomenici, Skopje 1994, III/1, s. 18; Lidija Kumbaradzi-Bogoević, Osmanliski Spomenici vo Skopje, Skopje 1998, s. 76-78; Mehmed İbrahimi, “Burmali Džamija vo Skopje”, el-Hilâl, III/13, Skopje 1989, s. 12; Olga Čolančevska, “Islamskite Spomenici na Arhtekturata vo Skopje”, a.e., III/14 (1989), s. 12; Dragica Zivkova, “Nekolku Natpisi na Turbinjata vo Skopje”, Mlada Mesecina, X/80, Skopje 1996, s. 6.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 19. cildinde, 12-13 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.