HÛŞHÂL HAN HATAK - TDV İslâm Ansiklopedisi

HÛŞHÂL HAN HATAK

خوشحال خان خطك
Müellif:
HÛŞHÂL HAN HATAK
Müellif: HANIF FAUQ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1998
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 05.12.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/hushal-han-hatak
HANIF FAUQ, "HÛŞHÂL HAN HATAK", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hushal-han-hatak (05.12.2021).
Kopyalama metni

1613’te, büyük dedesi Melik Akûray tarafından Pencap bölgesinde kurulan Akûre şehrinde doğdu. Bâbürlü Devleti’nin hizmetinde bulunan Melik Akûray Peştu kabilelerinden Hatak’in reisiydi. Ekber Şah (1556-1605) tarafından Attok’tan Peşâver’e giden yolun vergisini toplamakla görevlendirilmişti. Hûşhâl’in babası Şehbâz Han ve dedesi Yahyâ, Cihangir ve Şah Cihan’ın hizmetinde bulundular. Hûşhâl, gençliğinde babasıyla birlikte âsi kabilelere karşı girişilen savaşlara katıldı. Babası bir savaşta öldürülünce “han” unvanı ile onun yerine geçti, 1641’de Hatak kabilesinin reisi oldu. 1645’te subay olarak katıldığı Belh ve Bedahşan savaşlarında gösterdiği yararlılıklardan ötürü Şah Cihan tarafından ödüllendirildi.

Ekber Şah zamanından Evrengzîb dönemine (1658-1707) kadar Bâbürlü hükümdarlarına hizmet eden ve bu hizmetleri karşılığında büyük ödüllere nâil olan Hatak kabilesinin talihi bu son hükümdar döneminde tersine döndü. Hûşhâl Han’ın, Bâbürlü hükümdarları ile araları iyi olmayan kabilelerle uzlaşma yoluna gitmesi, ayrıca sarayda onun hakkında çıkan dedikodular Evrengzîb’i kızdırdı. Evrengzîb, önce ailenin Ekber Şah zamanından beri alageldiği yol vergisinden onu mahrum etti. Ardından Kâbil valisi ve onun Peşâver’deki temsilcisinin düzenlediği bir planla tutuklanarak Delhi’ye gönderildi (1074/1664).

İki yıl sonra Bâbürlü hükümdarlarına sadık kalması şartıyla memleketine dönmesine izin verilen Hûşhâl burada bölge valisi II. Mehâbet Han’la iyi ilişkiler kurdu. Onun başka bir bölgeye tayin edilmesini fırsat bilerek Bâbürlü hâkimiyetine karşı olan kabileleri birleştirmek üzere faaliyet göstermeye başladı. Patanlar’ın en güçlü kabilesi Afridîler’le anlaşarak Evrengzîb’e bağlı kabilelerden Bengeşler’e karşı harekete geçti ve onları yendi. Ancak 1674’te Evrengzîb’in bugün Pakistan sınırları içinde bulunan Hasanabdal kasabasına gelerek başlattığı askerî harekât sonucu muhalif kabilelerin mukavemeti kırıldı. Hûşhâl Han bunun üzerine oğlu Eşref Han lehine kabile reisliğinden çekildi. Evrengzîb’in yanında yer alan diğer oğlu Behram Han onunla savaşa girişince dağlık bölgelere sığınmak zorunda kaldı. Hûşhâl Han son günlerini Afridîler arasında geçirdi. 1100’de (1689) ölünce vasiyeti üzerine Akûre’nin yaklaşık 6 km. batısında ıssız dağlık bir yere defnedildi. Onun bu son isteği Pakistan’ın millî şairi İkbal’in şiirlerine yansımıştır.

Eserleri. Hûşhâl’in şiirleri Evrengzîb’e karşı savaşan Patanlar’ın güç kaynağı olmuştur. Peştuca ve Farsça yazan Hûşhâl’in şiirleri kahramanlık, dindarlık, tasavvuf, vatan severlik, ahlâk ve aşk konusundadır. Rûhî mahlasıyla yazdığı Farsça şiirleri İran edebiyatının sebk-i Hindî üslûbunda yazılmış en iyi örnekleridir. Peştu edebiyatının önde gelen simalarından sayılan Hûşhâl’e atfedilen 100’ü aşkın eserden başlıcaları şunlardır:

1. Dîvân. 16.000 beyitten ibaret olup Peştuca ve Farsça şiirlerini içerir (Peşâver 1869; Hûtî 1928). Bu şiirler Külliyyât adıyla Abdülhay Habîbî-i Kandehârî (Kandehar 1938) ve Dost Muhammed Kâmil tarafından da neşredilmiştir (Peşâver 1952).

2. Fażlnâme. Peştuca dinî bir mesnevidir (Kâbil 1952).

3. Bâznâme. Peştuca yazılan bu eserde doğanla yapılan avcılık anlatılmaktadır (Kâbil 1953).

4. Destârnâme. Şairin içtimaî, siyasî ve ahlâkî konularla ilgili düşüncelerini içerir (Kâbil 1966).

5. Ṭıbnâme. Halk sağlığına dair bir eserdir (Peşâver 1985).

Kaynaklarda Sivâtnâme, Ḥabsnâme (Fırâḳnâme), Ferrûḫnâme adlı manzum; Beyâẓ ve Hidâye (Âyine) adlı mensur eserler de Hûşhâl’e nisbet edilmiştir (, IX, 52).

Hûşhâl Han’ın bazı şiirleri Evelyn Howell ve Olaf Caroe (The Poems of Khushal Khan Khutak with English Version a Selection, Peshāwar 1963) ile D. N. Mac Kenzie (Poems from the Divān of Khūshāl Khān Khattak, London 1965) tarafından İngilizce’ye çevrilmiştir.


BİBLİYOGRAFYA

C. E. Biddulph, Afghan Poetry of Seventeenth Century, London 1890, bk. İndeks.

A. R. Bînvâ, Ḫûşḥâl Ḫaṭak, Kâbil 1950.

Celîl Kıdvâî, Peştû Edeb, Karaçi 1951, s. 7-24.

Rızâ Hemdânî, Edebiyyât-ı Serḥâd, Lahor 1953, bk. İndeks.

Ma‘sûme İsmetî, Ḫûşḥâl Ḫaṭak Kistî, Kâbil 1956.

G. Morgenstierne, “Notes sur la peinture de la vie quotidienne dans la poésie de K̲h̲ash-hal K̲h̲atak”, Akten des Vierundzwanzigsten Internationalen Orientalisten-kongresses München (ed. Herbert Franke), Wiesbaden 1959, s. 493-496.

a.mlf., “Khushhal Khan-The National Poet of the Afghans”, , XLVII/1 (1960), s. 49-57.

Abbas Samed Han, Ḫûşḥâl u İḳbâl, Peşâver 1961, s. 73-83, 90-94.

Peştû Şâʿirî Fâriḳ Buḫârî Rıżâ Hemdânî (nşr. Encümen-i Terakkî-yi Urdu), Karaçi 1966, s. 60-64, 78-79, 135-145.

Muhammed Medenî-yi Abbâsî, Peştû Zebân aôr Edeb ki Târîḫ, Lahor 1969, s. 26-74.

Feyyâz Mahmûd, Târîḫ-i Edebiyyât-ı Müselmânân-ı Pâkistân u Hind, Lahor 1971, XIII, 33-87.

Gulâm Rabbânî Agro, Edebî Rucḥanât, İslâmâbâd 1984, s. 27-33.

O. Caroe, The Pathans, Karaçi 1984, s. 205-248.

S. H. M. Ca‘ferî, Pâkistânî Muʿâşere aôr Edeb, Karaçi 1987, s. 131-146.

R. B. Whitehead, “Hoşhal Han”, , V/1, s. 546.

Ravan Farhadi, “K̲h̲us̲h̲ḥal K̲h̲ān K̲h̲aṭak”, , V, 72.

Abdülhay Habîbî, “Ḫûşḥâl Ḫân Ḫaṭak”, , IX, 49-53.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1998 yılında İstanbul’da basılan 18. cildinde, 422 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER