HUŞENÎ, Muhammed b. Hâris

محمد بن حارث الخشني
Müellif:
HUŞENÎ, Muhammed b. Hâris
Müellif: AHMET ÖZEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1998
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 17.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/huseni-muhammed-b-haris
AHMET ÖZEL, "HUŞENÎ, Muhammed b. Hâris", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/huseni-muhammed-b-haris (17.11.2019).
Kopyalama metni
III. (IX.) yüzyılın sonlarında Kayrevan’da doğdu. İbn Hâris diye de anılır. Huşenî nisbesini, sahâbî Ebû Sa‘lebe el-Huşenî’nin de mensup olduğu Kudâa kabilesinin Huşeyn b. Nemr kolundan gelmesi sebebiyle almıştır (İbn Mâkûlâ, III, 261; Sem‘ânî, V, 130). İbn Hazm da bu kabileden bazı grupların Endülüs’te çeşitli şehirlere yerleştiğini haber vermektedir (Cemhere, s. 455). Charles Pellat’ın Kayrevan yakınlarındaki Huşen’den olduğuna dair verdiği bilgi (EI2 [İng.], V, 71) klasik kaynaklarda geçmemektedir. İlk tahsilini Kayrevan’da yapan Huşenî burada Ahmed b. Nasr el-Hevvârî, Ahmed b. Ziyâd ve İbnü’l-Lebbâd gibi hocalardan ders aldı. Çok genç yaşta gittiği (311/923 veya 312/924) Kurtuba’da Kāsım b. Asbağ, İbn Ubâde er-Ruaynî ve İbn Lübâbe’nin derslerine katıldı. Ardından Endülüs’ün çeşitli şehirlerini dolaştı ve bir süre Sebte’de (Ceuta) kaldıktan sonra Kurtuba’ya (Cordoba) yerleşti. Burada Endülüs Emevî Halifesi II. Hakem’den daha veliahtlığı sırasında yakın ilgi gördü ve ona ithaf ettiği çeşitli eserler kaleme aldı. Hakem tarafından Beccâne’de (Pechina) mirasla ilgili kadılık görevine ve Kurtuba’da şûra üyeliğine getirildi. Huşenî 13 Safer 361 (5 Aralık 971) tarihinde Kurtuba’da vefat etti. İbnü’l-Faradî ve ondan naklen Kādî İyâz bu tarihi verirken Zehebî Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ’da (III, 1002) Huşenî’nin Hakem’in ölümünden (366/976) sonra dükkânında tıbbî yağlar satarak geçinmek zorunda kaldığını kaydeder ve bu sebeple söz konusu tarihin yanlış olduğunu belirterek bunun 371 (981) olabileceği ihtimalini ileri sürer. Daha sonra telif ettiği Aʿlâmü’n-nübelâʾda ise (XVI, 166) yine halifenin ölümünden sonra dükkânında çalıştığını yazmakla birlikte 361 yılını esas almakta, 371 tarihini de zayıf bir rivayet olarak kaydetmektedir. İbn Ferhûn da Huşenî’nin hem halifenin ölümünden sonra dükkânında yağ sattığını hem de 361 yılında vefat ettiğini söyleyerek aynı çelişkiyi tekrarlamaktadır. Ayrıca Dabbî, Humeydî ve İbn Mâkûlâ, Huşenî’nin 330 (942) yıllarında yaşadığını belirtmekle yetinirken Yâkūt el-Hamevî anlaşılmaz bir şekilde 330 yılı başlarında vefat ettiğini kaydetmektedir.

Eserleri. 1. Ḳuḍâtü Ḳurṭuba. Târîḫu Ḳuḍâti’l-Endelüs, Aḫbârü’l-ḳudât bi’l-Endelüs gibi adlarla da anılan eser, fetihten 358 (969) yılına kadar Kurtuba’da görev yapan kadıların biyografilerini ihtiva etmektedir. Huşenî’nin çeşitli kaynaklar yanında resmî yazışmalar, özel belgeler ve şifahî bilgilere dayanarak kaleme aldığı eser, akıcı ve güzel bir üslûba sahip olmamakla birlikte Endülüs Emevî Devleti’nin en parlak dönemindeki içtimaî hayatı yansıtması, ayrıca müellifin olayları tarafsız bir şekilde yorumlayıp olduğu gibi kaydetmesi bakımından önem arzetmektedir. İlk defa İspanyolca tercümesiyle birlikte Julián Ribera y Tarrago tarafından neşredilen eseri (Madrid 1914) daha sonra bu neşre dayanarak İzzet el-Attâr (Kahire 1372/1952, 1373/1954, 1966, müellifin Ṭabaḳātü ʿulemâʾi İfrîḳıyye adlı eseriyle birlikte) ve İbrâhim el-Ebyârî (Kahire 1410/1989) yayımlamışlardır. Son neşirde eserin diğer baskılarındaki hatalar tashih edilmiş ve yer yer açıklamalarda bulunulmuştur. 2. Ṭabaḳātü ʿulemâʾi İfrîḳıyye. Hadis, fıkıh ve kelâm âlimleriyle Kayrevan’da kadılık yapan kişilerin biyografilerine dair olup Mâlikîler dışındaki mezhep âlimlerine de yer vermesi bakımından dikkat çeker. Ayrıca Kayrevan kadılarına dair ilk eser olması ve müellifin çağdaşı birçok âlim hakkında temel kaynak niteliği taşıması bakımından önem arzetmektedir. Ancak ilmî ve meslekî tabakalara göre düzenlenmesi sebebiyle bazan çeşitli yönleri bulunan bir âlime ait biyografinin birkaç yerde tekrarlandığı görülür. Bilhassa ilk iki bölümüyle Ebü’l-Arab’ın aynı adlı kitabının zeyli durumunda olan eser, önce Muhammed b. Ebû Şeneb tarafından Ebü’l-Arab’ın kitabı ile birlikte (Ṭabaḳātü ʿulemâʾi İfrîḳıyye, Cezayir 1332/1914; Classes des savants de l’Ifrīqiya, Alger 1920, Fransızca tercümesiyle beraber), daha sonra İzzet el-Attâr (yk.bk.) ve Muhammed Zeynühüm Muhammed Azeb (Kahire 1413/1993) tarafından neşredilmiştir. 3. Aḫbârü’l-fuḳahâʾ ve’l-muḥaddis̱în. Endülüs fakih ve muhaddisleri hakkındaki eserde biyografisi verilenlerin hemen tamamı III-IV. (IX-X.) yüzyıllarda yaşayan kimselerdir. Bundan dolayı eserlerinden faydalandığı müelliflerin çoğu kendi çağdaşları olup bunların başında Ricâlü’l-Endelüs müellifi Hâlid b. Sa‘d gelmekte, onu İbnü’l-Kūtıyye, İbn Hazm’ın babası Ahmed b. Saîd b. Hazm gibi diğer akranları ile bir kısım hocaları takip etmektedir. İbnü’l-Faradî ve Kādî İyâz başta olmak üzere daha sonraki Mâlikî müellifleri için önemli bir kaynak olan eser Maria Luisa Ávila ve Luis Molina tarafından yayımlanmıştır (Madrid 1992). 4. Uṣûlü’l-fütyâ. Fıkıh bablarına göre düzenlenen eserde fürû-i fıkha dair meseleler, birtakım küllî kaidelere bağlanarak benzerlikleri (nezâir) veya farklılıkları (fürûk) göz önünde bulundurulmak suretiyle ele alınmış, böylece fıkhî hükümlerin dayandığı delillerle mezhebin esasları ortaya konmuştur. Daha sonraki benzer çalışmalara da örnek teşkil eden eser Muhammed el-Mecdûb, Muhammed Ebü’l-Ecfân ve Osman Bittîh tarafından yayımlanmıştır (Tunus 1985). 5. el-İttifâḳ ve’l-iḫtilâf fî meẕhebi Mâlik. İcâre konusuyla ilgili on altı varaklık bir bölümü Tunus’ta Dârü’l-kütübi’l-vataniyye’de bulunmaktadır (nr. 17778).

Huşenî’nin kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: et-Teḥâṣur ve’l-muġālât, el-Meḥâḍır, et-Taʿrîf, el-Mevlid ve’l-vefât, Menâḳıbü Saḥnûn, en-Neseb, el-İḳtibâs, Kitâbü’r-Ruvât ʿan Mâlik, Reʾyü Mâlik elleẕî ḫâlefehû fîhi aṣḥâbüh.

BİBLİYOGRAFYA
Muhammed b. Hâris el-Huşenî, Ḳuḍâtü Ḳurṭuba (nşr. İbrâhim el-Ebyârî), Kahire 1410/1989, neşredenin mukaddimesi, s. 7-22; a.mlf., Uṣûlü’l-fütyâ fi’l-fıḳh (nşr. Muhammed el-Mecdûb v.dğr.), Tunus 1985, neşredenlerin mukaddimesi, s. 15-27; a.mlf., Aḫbârü’l-fuḳahâʾ ve’l-muḥaddis̱în (nşr. M. L. Ávila – L. Molina), Madrid 1992, neşredenlerin mukaddimesi, s. XVII-XLIII; İbnü’l-Faradî, Târîḫu ʿulemâʾi’l-Endelüs, Kahire 1966, II, 113; İbn Hazm, Cemhere, s. 455; İbn Mâkûlâ, el-İkmâl, III, 261-262; Humeydî, Ceẕvetü’l-muḳtebis, Kahire 1386/1966, s. 53; Kādî İyâz, Tertîbülmedârik, II, 531-532; Sem‘ânî, el-Ensâb, V, 130; Dabbî, Buġyetü’l-mültemis, Kahire 1967, s. 71; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, XVIII, 111; Abdurrahman b. Muhammed ed-Debbağ – İbn Nâcî, Meʿâlimü’l-îmân fî maʿrifeti ehli’l-Ḳayrevân (nşr. Muhammed Mâdûr), Tunus 1978, III, 81-83; Zehebî, Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, III, 1001-1002; a.mlf., Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XVI, 165-166; İbn Ferhûn, ed-Dîbâcü’l-müẕheb, II, 212-213; Brockelmann, GAL, I, 157; Suppl., I, 232; Sezgin, GAS, I, 363; Hüseyin b. Muhammed Şavât, Medresetü’l-ḥadîs̱ fi’l-Ḳayrevân, Riyad 1411, II, 877-885; Abdülvehhâb es-Sâbûnî, ʿUyûnü’l-müʾellefât (nşr. Mahmûd Fâhûrî), Halep 1413/1992, I, 177-178; Sâlihiyye, el-Muʿcemü’ş-şâmil, s. 276-277; Claude Gilliot, “Textes arabes anciens édités en Egypte au cours des années 1992 à 1994”, MIDEO, XXII (1994), s. 383; Ch. Pellat, “al-K̲h̲us̲h̲anī”, EI2 (İng.), V, 71.
Bu madde ilk olarak 1998 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 18. cildinde, 421-422 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.