İBN AKĪL, Bahâeddin

بهاء الدين ابن عقيل
İBN AKĪL, Bahâeddin
Müellif: MEHMET SAMİ BENLİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 08.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-akil-bahaeddin
MEHMET SAMİ BENLİ, "İBN AKĪL, Bahâeddin", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-akil-bahaeddin (08.12.2019).
Kopyalama metni
698’de (1299) Halep yakınındaki Bâlis kasabasında dünyaya geldi. Kahire’de doğduğu da rivayet edilir. 694 (1294) veya 700 (1301) yıllarında doğduğunu kaydeden kaynaklar da vardır. Soyu Hz. Peygamber’in amcazadesi Akīl b. Ebû Tâlib’e dayandığından İbn Akīl künyesiyle tanınır. Mısrî, Bâlisî ve Halebî nisbelerinin yanı sıra ataları arasında Hemedan ve Âmid’de (Diyarbekir) oturanlar bulunduğundan Hemedânî ve Âmidî nisbeleriyle de anılır.

İlk tahsilini tamamladıktan sonra öğrenimini ilerletmek amacıyla Kahire’ye giden İbn Akīl burada on iki yıl süreyle Ebû Hayyân el-Endelüsî’nin derslerine devam etti. Ondan İbn Mâlik’in et-Teshîl’i ile Sîbeveyhi’nin el-Kitâb’ını okudu. Daha sonra Alâeddin Konevî’den Arap dili ve edebiyatı, tefsir, kelâm, mantık, fıkıh, hilâf ve usul, Hatîb el-Kazvînî’den belâgat, Takıyyüddin İbnü’s-Sâiğ’den kıraat dersleri aldı. Vezîre lakabıyla tanınan Sittülvüzerâ, Bedreddin İbn Cemâa, Şerefeddin İbnü’s-Sâbûnî, Zeynüddin el-Kettânî, Hasan b. Ömer el-Kürdî gibi âlimler de hocaları arasında yer almaktadır.

İbn Akīl, 727’de (1327) Mısır kadısı olan hocası Hatîb el-Kazvînî ve İzzeddin İbn Cemâa’ya kadı nâibliği yaptı. 759 (1358) yılında İbn Cemâa’nın Emîr Sargatmış tarafından azliyle boşalan Mısır kadılığına getirildi. Ancak bu görevde emîrin tutuklanması sebebiyle seksen gün kalabildi. İdarî görevlerinin yanında Kahire’de Kutbiyyetü’l-kübrâ (el-Atîka) Medresesi, İmam Şâfiî Zâviyesi, Haşşâbiyye Zâviyesi ve Nâsırî Camii’inde başta tefsir ve fıkıh olmak üzere İslâmî ilimlerin hemen her dalında dersler veren İbn Akīl, hocası Ebû Hayyân’dan sonra Kahire İbn Tolun Camii müderrisliğine getirildi. Burada verdiği dersler çok rağbet gördü. Tedris faaliyetini vefatına kadar devam ettiren İbn Akīl’in öğrencileri arasında damadı Şeyhülislâm Sirâceddin Ömer b. Reslân el-Bulkīnî, torunları Kādılkudât Celâleddin Abdurrahman b. Ömer el-Bulkīnî ve Bedreddin Muhammed b. Ömer el-Bulkīnî ile Veliyyüddin el-Irâkī ve Cemâleddin b. Zahîre gibi birçok âlim bulunmaktadır.

768 (1367) yılı hac mevsiminde Mekke ve Medine’de İbn Akīl ile görüşen İbnü’l-Cezerî, onun hac dönüşü 23 Rebîülevvel 769 (17 Kasım 1367) tarihinde Kahire’de vefat ettiğini ve İmam Şâfiî’nin kabri yanına defnedildiğini söyler (Ġāyetü’n-Nihâye, I, 428).

Dilinde hafif pelteklik bulunmasına rağmen zekâsı, çalışkanlığı, ciddiyet ve vakarı ile temayüz eden İbn Akīl giyim kuşamına ve meskenine büyük özen gösterir, israf derecesinde harcamalar yapardı. Çok kısa süren Mısır kadılığı sırasında fakirlere ve öğrencilere 150.000 dirhemlik büyük bir yardım dağıtmıştı. Yakın çevresinde her zaman oldukça kalabalık bir grup insan bulunurdu. İbn Akīl, bu hesapsız ve tutumsuz harcamaları yüzünden külliyetli miktarda borç bırakarak vefat etmiştir.

Eserleri. 1. Şerḥu Elfiyyeti İbn Mâlik (Şerḥu İbn ʿAḳīl ʿalâ Elfiyyeti İbn Mâlik). İbn Mâlik et-Tâî’nin el-Ḫulâṣa veya el-Elfiyye adlarıyla tanınan nahve dair manzum eserinin şerhi olup birçok baskısı yapılmıştır (Bulak 1251/1835; nşr. Fr. Dieterici, Leipzig 1851; İstanbul 1293; nşr. Muhammed Muhyiddin Abdülhamîd, I-IV, Kahire 1370/1951; nşr. Tâhâ Muhammed ez-Zeynî, I-IV, Kahire 1966-1967; nşr. Muhammed el-Kınâvî – Muhammed Muhammed Halîfe, I-II, Kahire 1393/1973; nşr. Muhammed Abdülmün‘im Hafâcî, Kahire 1979; nşr. Hannâ el-Fâhûrî, Beyrut, ts.). Fr. Dieterici eseri Almanca’ya çevirip asıl metniyle birlikte yayımlamıştır (Leipzig 1852). M. Muhyiddin Abdülhamîd tarafından yapılan ilmî neşrine, hâşiye ve ta‘likleri müstakil bir eser olacak derecede hacimli olduğundan Minḥatü’l-Celîl bi-taḥkīḳi Şerḥi İbn ʿAḳīl adı verilmiştir. Nâşir şerhin sonuna da “Tekmile fî taṣrîfi’l-efʿâl” başlıklı bir zeyil eklemiştir. Eser üzerine Ahmed es-Sücâî (Fetḥu’l-celîl ʿalâ Şerḥi İbn ʿAḳīl, Kahire 1302, 1303, 1306, 1307), Muhammed el-Hudarî ed-Dimyâtî (Kahire 1282, 1287, 1291; İstanbul 1885), Âsım Behcet el-Baytâr (Advâʾ ʿalâ Şerḥi İbn ʿAḳīl, Riyad 1399/1979, 4. bs.), Muhammed Abdülazîz en-Neccâr (et-Tavżîḥ ve’t-tekmîl li-Şerḥi İbn ʿAḳīl, I-II, Kahire 1386/1967) tarafından hâşiyeler yazılmıştır. Mahmûd Ahmed el-Mekkâvî – Abdülhamîd Şübâne İvaz şerhin tehzibini (Kahire 1964, 1974), Âdil Nüveyhiz de ihtisarını (Muḫtaṣaru Şerḥi İbn ʿAḳīl, Beyrut 1985) yapmıştır. Eserin şiir örnekleri (şevâhid) Abdülmün‘im İvaz el-Cürcâvî (Kahire 1308, 1309, 1311; İstanbul 1319) ve Muhammed Kıtta el-Adevî (Fetḥu’l-celîl bi-şerḥi şevâhidi İbn ʿAḳīl, Kahire 1293, 1306, 1308; İstanbul 1319) tarafından şerhedilmiştir. 2. el-Müsâʿid ʿalâ Teshîli’l-fevâʾid. 758 (1357) yılında tamamlanan eser İbn Mâlik’in Arap gramerine dair Teshîlü’l-fevâʾid ve tekmîlü’l-maḳāṣıd adlı eserinin şerhidir. Kısa olmakla beraber ihtiva ettiği bol örnekler ve ihtilâflı konularda ortaya koyduğu çeşitli fikir ve görüşler bakımından benzerleri arasında özel bir yeri olan eser Muhammed Kâmil Berekât tarafından yayımlanmıştır (I-II, Dımaşk 1400-1402/1980-1982). 3. el-Câmiʿu’n-nefîs ʿalâ (fî) meẕhebi’l-İmâm Muḥammed b. İdrîs. Şâfiî fıkhına dair çok geniş bir çalışma olup altı ciltte sadece istincâ (istitâbe) bahsine kadar gelinmiş, fakat tamamlanamamıştır. Safedî bunun bir nüshasının kendinde olduğunu söyler (el-Vâfî, XVII, 254-255). 4. Teysîrü’l-istiʿdâd li-rütbeti’l-ictihâd (et-Teʾsîs li-meẕhebi İbn İdrîs). Bir önceki eserin dört ciltlik bir özeti olup müellif nüshası Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de bulunmaktadır (DMBİ, IV, 321).

İbn Akīl’in kaynaklarda adı geçen diğer eserleri şunlardır: eẕ-Ẕeyl ʿale’l-Câmiʿi’n-nefîs (el-Vâfî, XVII, 255); el-Evhâmü’l-vâḳıʿatü li’n-Nevevî ve İbni’r-Rifʿa ve ġayrihimâ (Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 203); Fetâvâ İbn ʿAḳīl (a.g.e., II, 1219; Îżâḥu’l-meknûn, II, 155); Muḫtaṣarü’ş-Şerḥi’l-kebîr li’r-Râfiʿî (Gazzâlî’nin Şâfiî fıkhına dair el-Vecîz adlı eserine Abdülkerîm b. Muhammed er-Râfiî tarafından yapılan şerhin [Fetḥu’l-ʿAzîz ʿalâ Kitâbi’l-Vecîz] özetidir; bk. Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 2003); eẕ-Ẕaḫîre fî tefsîri’l-Ḳurʾân (müellifin tefsir sahasındaki ilmî gücünü gösteren bu iki ciltlik eser, Âl-i İmrân sûresinin sonuna veya Nisâ sûresinin ortalarına kadar gelmiştir; bk. a.g.e., I, 439); el-İmlâʾü’l-vecîz ʿale’l-Kitâbi’l-ʿAzîz (önceki eserin özetidir; bk. İbn Râfi‘, II, 328).

BİBLİYOGRAFYA
Safedî, el-Vâfî, XVII, 252-256; İsnevî, Ṭabaḳātü’ş-Şâfiʿiyye, II, 239-240; İbn Râfi‘, el-Vefeyât (nşr. Sâlih Mehdî Abbas – Beşşâr Avvâd Ma‘rûf), Beyrut 1402/1982, II, 326-328; İbnü’l-Cezerî, Ġāyetü’n-Nihâye, I, 428; İbn Hacer, ed-Dürerü’l-kâmine, II, 266-269; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, XI, 100-101; Süyûtî, Ḥüsnü’l-muḥâḍara, I, 537; a.mlf., Buġyetü’l-vuʿât, II, 47-48; Dâvûdî, Ṭabaḳātü’l-müfessirîn, I, 233-235; Taşköprizâde, Miftâḥu’s-saʿâde, II, 109; İbnü’l-Kādî, Dürretü’l-ḥicâl, III, 65-66; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 152, 203, 406, 439, 575; II, 1219, 2003; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, VI, 214-215; Şevkânî, el-Bedrü’ṭ-ṭâliʿ, I, 386-387; Hânsârî, Ravżâtü’l-cennât, III, 458; Serkîs, Muʿcem, I, 187-188; Brockelmann, GAL, II, 88; Suppl., II, 104; Îżâḥu’l-meknûn, I, 342; II, 155; C. Zeydân, Âdâb (Dayf), III, 151; Ömer Ferruh, Târîḫu’l-edeb, III, 803-806; Maʿa’l-Mektebe, s. 289-290; Abdülhâdî el-Fazlî, Fihristü’l-kütübi’n-naḥviyyeti’l-maṭbûʿa, Zerkā 1407/1986, s. 113-114; Abdülvehhâb es-Sâbûnî, ʿUyûnü’l-müʾellefât (nşr. Mahmûd Fâhûrî), Halep 1992, I, 278-279; Ebü’l-Fütûh Şeref, “Ḥavle taḥḳīḳi Şerḥi’t-Teshîl li’bn ʿAḳīl”, ed-Dâre, VII/2, Riyad 1981, s. 150-169; Muhammed Emîre Ali, “el-Müsâʿid ʿalâ Teshîli’l-fevâʾid”, ME, LV/4 (1982), s. 370-373; Nebhân Yâsîn, “Rüʾye naḳdiyye fî Şerḥi İbn ʿAḳīl ʿalâ Elfiyyeti İbn Mâlik”, Mecelletü Âdâbi’l-Müstanṣıriyye, sy. 26, Bağdad 1995, s. 98-143; J. Schacht, “Ibn ʿAḳīl”, EI2 (İng.), III, 698-699; Rıza Enzâbî Nejâd – Muhammed Mehdî Müezzin Câmî, “İbn ʿAḳīl”, DMBİ, IV, 320-322.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 19. cildinde, 300-301 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.