İBN BERRÎ

ابن برّي
Müellif:
İBN BERRÎ
Müellif: İSMAİL DURMUŞ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 06.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-berri
İSMAİL DURMUŞ, "İBN BERRÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-berri (06.12.2019).
Kopyalama metni
5 Receb 499 (13 Mart 1106) tarihinde Kahire’de doğdu. Aslen Kudüslü olduğu için Makdisî, Mısır’da doğup büyüdüğü için Mısrî, temayüz ettiği ilmî sahalar dolayısıyla da Lugavî ve Nahvî nisbeleriyle anılır. İbn Berrî küçük yaşta Kur’an’ı ezberledi. Ailenin adını yaşatacak büyük bir âlim olmasını isteyen babası gördüğü bir rüya üzerine (Safedî, XVII, 83-84) onu nahiv tahsiline yönlendirdi. Mısır ve Suriye (Dımaşk) ulemâsı ile Endülüs’ten Mısır’a göç eden âlimlerden başta lugat ve nahiv olmak üzere edebiyat, şiir, ahbâr, hadis, tefsir ve fıkıh okuyan İbn Berrî, Dîvân-ı İnşâ’da görev yapabilecek seviyede ilmî ve edebî kültüre sahip oldu. İbnü’l-Kattâ‘ es-Sıkıllî ve Muhammed b. Abdülmelik eş-Şenterînî’den nahiv, lugat ve edebiyat öğrenimi gördü. et-Tenbîh ve’l-îżâḥ adlı eserinde İbnü’l-Kattâ‘ın etkisi açıkça görülür. Nahiv, lugat ve edebiyat âlimi Muhammed b. Berekât es-Saîdî ile nahiv ve edebiyat âlimi Abdülcebbâr b. Muhammed el-Meâfirî de hocaları arasında yer alır. Ebû Sâdık el-Medînî, Ebû Abdullah Muhammed b. Ahmed er-Râzî, Ali b. Abdurrahman el-Hadramî, İbnü’l-Mufaddal el-Makdisî gibi âlimlerden hadis dinleyen İbn Berrî (İbn Hallikân, III, 108; Zehebî, s. 140), ayrıca kitapçı olan babasının dükkânından aldığı kitapları okuyarak kendini yetiştirdi. Hocası Muhammed b. Berekât es-Saîdî’nin ölümü üzerine yirmi bir yaşlarında iken Dîvân-ı İnşâ’ya başkâtip ve “mutasaffıh” olarak tayin edildi. Burada diğer kâtipler tarafından hazırlanan her türlü resmî yazı ve mektuptaki yazım hatalarını düzelten İbn Berrî’nin (İbn Hallikân, III, 108; İbnü’l-Kıftî, II, 110-111) bu görevinin ne kadar sürdüğü konusunda kaynaklarda bilgi yoktur. Bir süre Kahire’de Amr b. Âs Camii’nde lugat, nahiv, kıraat ve hadis dersleri veren, Fustat’taki el-Câmiu’l-atîk’te hadis hocalığı da yapan İbn Berrî 27 Şevval 582 (10 Ocak 1187) tarihinde Kahire’de vefat etti.

İbn Berrî özellikle lugat ve nahiv sahalarında, hataların tesbit ve tashihinde yoğunlaşan eleştiri ağırlıklı hâşiye, ta‘lik ve şerhler kaleme almıştır. Şerh ve hâşiye ile tenkidi birleştirmek onun üslûbunun temel özelliğidir. Nahiv alanında Sîbeveyhi’ye özel sevgisi ve Basra mektebine temayülü bulunmakla birlikte kendine has görüşleri de mevcuttur. Eleştirilerinde gerçek bir âlime yakışır tarzda nazik davranmış, kendisinden önceki âlimlere saygıda kusur etmemiştir. Onun edep, terbiye ve tevazuuna hayran olan Tâcü’l-ʿarûs müellifi Zebîdî, Fîrûzâbâdî’nin Cevherî’nin eṣ-Ṣıḥâḥ’ını eleştirirken kullandığı, “Cevherî hata etti” ifadesindeki kabalığa dikkat çekerek İbn Berrî’nin Cevherî’nin hatalarını açıklarken kullandığı, “Durum zikredildiği gibi değildir” sözündeki nezaketi övmektedir.

İbn Berrî’nin en ünlü öğrencisi nahiv âlimi Îsâ b. Abdülazîz el-Cezûlî’dir. Cezûlî’nin el-Ḳānûn (el-Muḳaddimetü’l-Cezûliyye) adıyla tanınan nahiv muhtasarı İbn Berrî’nin derslerinde tuttuğu notlardan meydana gelmiştir (İbn Hallikân, III, 108). Cezûlî’nin öğrencisi İbn Mu‘tî’de İbn Berrî’nin tesiri görülür. Kıraat ve nahiv âlimi Ebû Tâhir İsmâil b. Zâfir el-Ukaylî, Ebü’l-Hüseyin (Seltü’l-Fîl) en-Nahvî, nahiv, lugat ve edebiyat âlimi Süleyman b. Benîn b. Halef ed-Dakīkī, hadis hâfızı Abdülganî el-Cemâîlî, nahiv âlimi Abdülmün‘im b. Sâlih et-Teymî, nahiv âlimi Mühezzebüddin Mühelleb b. Hasan el-Mühellebî, muhaddis Ebû Ömer Muhammed b. Ahmed b. Kudâme, fıkıh ve hadis âlimi İbn Şâs da İbn Berrî’nin seçkin öğrencileri arasında yer alır. Selâhaddîn-i Eyyûbî, el-Melikü’l-Kâmil ve el-Melikü’l-Azîz İmâdüddin gibi Eyyûbî melik ve emîrlerinin birçoğu ve Mısır’ın ileri gelen devlet ricâli onun ders halkalarına katılmış ve aralarından kendisinden icâzet alanlar da olmuştur (İbnü’l-Kıftî, II, 110; İbn Tağrîberdî, VI, 127, 227-228). İbn Hallikân da Mısır’da İbn Berrî’nin öğrencilerinden okuyup icâzet aldığını kaydeder (Vefeyâtü’l-aʿyân, III, 109).

Eserlerinden keskin bir zekâya sahip titiz bir araştırmacı olduğu anlaşılan İbn Berrî’nin son derece saf ve temiz kalpli olması gafil ve dalgın olduğuna dair bir hikâyenin (Yâkūt, XII, 56-57; İbnü’l-İmâd, VI, 449) uydurulmasına yol açmış olmalıdır. Eserlerinde dalgınlık izi göremeyenler bu hikâyeyi günlük hayatında dalgın olduğu şeklinde yorumlamışlardır. Dîvân-ı İnşâ gibi son derece dikkat isteyen bir görevde bulunması, derslerini melik ve emîrlerin ilgiyle takip etmiş olması ve eserlerinde gaflet ve dalgınlık izi bulunmaması bu fıkranın uydurma olduğunu göstermektedir.

Eserleri. 1. et-Tenbîh ve’l-îżâḥ (ifṣâḥ) ʿammâ vaḳaʿa (mine’l-vehm) fî (Kitâbi)’ṣ-Ṣıḥâḥ. Cevherî’nin eṣ-Ṣıḥâḥ’ı üzerine kaleme alınmış en mükemmel hâşiye ve eleştiridir. İbn Berrî, 576’da (1180) yazmaya başladığı eserde eṣ-Ṣıḥâḥ’taki eksik kelimeleri tamamlamış, nahiv ve sarfla ilgili bilgileri değerlendirmiş, kökü yanlış veya ihtilâflı kelimelerin köklerini tesbit etmiş, anlam ve yorum hatalarını düzeltmiş, örnek eksikliğini gidermiştir. Eser Lisânü’l-ʿArab’ın beş temel kaynağından biri olup özeti Emâlî İbn Berrî adıyla Lisânü’l-ʿArab’da nakledilmiştir. İbnü’l-Kıftî, İbn Berrî’nin eṣ-Ṣıḥâḥ üzerine düştüğü notların başkaları tarafından düzenlenerek buna et-Tenbîh ve’l-îżâḥ adının verildiğini kaydeder (İnbâhü’r-ruvât, II, 110). Safedî ise eserin ilk iki cildini İbn Berrî’nin yazdığını, onun vefatı üzerine Abdullah b. Muhammed el-Endelüsî tarafından tamamlandığını ve toplam sekiz cilt olduğunu söyler (el-Vâfî, XVII, 82). Diğer bir rivayete göre de İbn Berrî, eserini hocası İbnü’l-Kattâ‘ın yazmaya başladığı hâşiye üzerine kurmuştur (Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1072). Ancak eserdeki üslûp birliği bu rivayetin doğru olmadığını göstermektedir. İbnü’l-Kattâ‘ın da eṣ-Ṣıḥâḥ üzerine bir hâşiyesi bulunması böyle bir karışıklığa yol açmış olabilir. Ayrıca Lisânü’l-ʿArab’da eserden yapılan nakillerin son maddelere kadar gelmiş olması eserin tamamının İbn Berrî tarafından yazıldığını ortaya koymaktadır. et-Tenbîh ve’l-îżâḥ’ın Süleymaniye Kütüphanesi’nde (Fâtih, nr. 5234) tam bir nüshasının bulunduğu (Şeşen, I, 40), Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi’nde ise (nr. 214 veya 6813) üçüncü cüzünün mevcut olduğu (Sezgin, I, 29) şeklindeki tesbitler de bu durumu teyit etmektedir. Öte yandan Kâtib Çelebi et-Tenbîh ile el-Îżâḥ’ı iki ayrı eser olarak gösterir (Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 214; II, 1072). el-Îżâḥ’ın İbn Berrî’ye ait olması, et-Tenbîh’in İbnü’l-Kattâ‘, İbn Berrî ve Bestî’nin hâşiyelerinden meydana gelmiş olması da mümkündür. Eserin “vḳṣ” maddesine kadar olan iki cildi yayımlanmıştır (I, nşr. Mustafa Hicâzî, Kahire 1980; II, nşr. Abdülâlim et-Tahâvî, Kahire 1981). 2. Fevâʾid mülteḳaṭa muḫtâre min Kitâbi Ḥavâşi’ṣ-Ṣıḥâḥ. Önceki eserden yapılmış seçmeler olup yirmi üç varaklık bir nüshası Köprülü Kütüphanesi’nde bulunmaktadır (Fâzıl Ahmed Paşa, nr. 1521). 3. Ḥâşiye (Ḥavâsin) ʿalâ Dürreti’l-ġavvâṣ. Harîrî’nin, âlimlerle edip ve yazarların dil hatalarına dair Dürretü’l-ġavvâṣ fî evhâmi’l-ḫavâṣ adlı eserine hâşiye olarak yazılmıştır. Eseri Ahmed Tâhâ Hasânîn Sultân, İbn Zafer’in hâşiyesiyle birlikte Ḥavâşî İbn Berrî ve’bn Ẓafer ʿalâ Dürreti’l-ġavvâṣ fî evhâmi’l-ḫavâṣ li’l-Ḥarîrî (Kahire 1411/1990), Abdülhafîz Fergalî Ali el-Karanî de asıl Dürretü’l-ġavvâṣ’ın metniyle birlikte Dürretü’l-ġavvâṣ ve şerḥuhâ ve ḥavâşîhâ ve tekmiletühâ adıyla neşretmişlerdir (Beyrut 1417/1996). 4. Ḥâşiye ʿale’l-Muʿarreb li’bni’l-Cevâlîḳī. İbnü’l-Cevâlîkī diye de anılan Mevhûb el-Cevâlîkī’nin Arapça’ya başka dillerden girmiş (muarreb) kelimelere dair eserine yapılmış bir hâşiyedir. Eleştiri ağırlıklı olan eserde ilgili kelimeler alfabetik olarak dizilmiş, kök, iştikak ve anlam hataları düzeltilmiş, eksik olan muarreb kelimeler tamamlanmıştır. Eser Arapçalaştırma, yabancı kelimeleri Arapça kalıplara uydurma usulüne dair bir mukaddime ile başladığından Fi’t-Taʿrîb ve’l-muʿarreb adıyla yayımlanmıştır (nşr. İbrâhim es-Sâmerrâî, Beyrut 1405/1985). Hâtim Sâlih ed-Dâmin, Mülâḥaẓât ʿalâ Kitâbi Ḥâşiyeti İbn Berrî ʿalâ Kitâbi’l-Muʿarreb adıyla eseri değerlendiren bir çalışma yapmıştır (Küveyt 1986). 5. Ḥâşiye ʿalâ Tekmileti’l-Cevâlîḳī. Taʿḳībâtü İbn Berrî adıyla da anılan eser (Brockelmann, GAL Suppl., I, 492), Harîrî’nin Dürretü’l-ġavvâṣ’ına Cevâlîkī tarafından yazılan tekmilenin hâşiyesidir. Çeşitli yazmalarda et-Tekmile (fîmâ yelḥamü fîhi’l-ʿâmme), Tekmile ve ẕeyl (ʿalâ Dürreti’l-ġavvâṣ), (Tekmiletü) Iṣlâḥı mâ taġleṭu fîhi’l-ʿâmme, Ḫaṭaʾü’l-ʿavâm adlarıyla anılan eser (Brockelmann, GAL, I, 332; Suppl., I, 488, 492), halkın yaptığı dil yanlışlarına dair olup âlimlerin dil hatalarıyla ilgili Dürretü’l-ġavvâṣ’ın zeylidir. Tekmile’deki hataların tashihi, eksiklerin tamamlanması ile eserin tenkidinde yoğunlaşan İbn Berrî’nin hâşiyesi, İzzeddin et-Tenûhî tarafından Ḥavâşî ʿalâ Tekmileti ıṣlâḥı mâ taġleṭu fîhi’l-ʿâmme adıyla yayımlanmıştır (Dımaşk 1355/1936). 6. el-Lübâb fi’r-red ʿalâ İbni’l-Ḫaşşâb. İbnü’l-Haşşâb’ın Harîrî’nin el-Maḳāmât’ı üzerine yazdığı eleştiriye reddiyedir. Bu eleştiri ve karşı eleştiri yazma nüshalarda değişik adlarla ve birlikte geçmektedir (a.g.e., I, 493-494). İbnü’l-Haşşâb’ın reddiyesi müstakil olarak yayımlanmış (Kahire 1326), daha sonra her iki reddiye birlikte (İstanbul 1328/1910) el-Maḳāmât’ın zeyli olarak (Kahire 1329) ve Şerḥu Maḳāmâti Ḥarîrî içinde (Beyrut 1388/1968) basılmıştır. Ayrıca Hâkim Mâlik, İbn Berrî’nin reddiyesini doktora çalışması olarak tahkik edip neşretmiştir (Bağdad 1981). Eserin, İbnü’l-Haşşâb tarafından yazılan Dürretü’l-ġavvâṣ (li’l-Ḥarîrî) adlı reddiyeye cevap olduğuna dair bilgi ise yanlıştır (krş. Süyûtî, Buġyetü’l-vuʿât, II, 34). Abdüllatîf el-Bağdâdî, İbnü’l-Haşşâb ve İbn Berrî’nin reddiyelerini değerlendiren el-İntiṣâf beyne İbn Berrî ve İbni’l-Ḫaşşâb fî kelâmihimâ ʿale’l-Maḳāmât (el-Ḥâşiyetü’l-Laṭîfe) adıyla bir eser yazmıştır. 7. Ġalaṭü (Aġlâṭü)’ḍ-ḍuʿafâʾ mine’l-fuḳahâʾ (min ehli’l-fıḳh). Fukaha tarafından yanlış olarak kullanılan 100 kadar kelimeyle ilgili olan eser ilk defa Ch. C. Torrey tarafından Orientalische Studien’de (Th. Nöldeke gewidmet I [1906], s. 211-224) yayımlanmış, daha sonra Nâsır b. Sa‘d er-Reşîd (Mecelletü’l-baḥs̱i’l-ilmî ve’t-türâs̱i’l-İslâmî, III [Mekke 1400/1980], s. 353-365), Hâtim Sâlih ed-Dâmin (MMİIr., XXXVI/3 [Bağdad 1965], s. 168-206) ve Îyd Mustafa Dervîş (ʿÂlemü’l-kütüb, XIII/1 [Riyad 1412]) tarafından neşredilmiştir. Eser ayrıca Erbaʿatü kütüb fi’t-taṣḥîḥi’l-luġavî içinde de yayımlanmıştır (Beyrut 1407/1987, s. 96-142). 8. Cevâbü’l-mesâʾili’l-ʿaşr el-mütʿıbe li (ile)’l-ḥaşr. Melikü’n-nühât lakabıyla tanınan Ebû Nizâr Hasan b. Sâfî el-Bağdâdî’nin bazı âyet, hadis, şiir ve sözlerdeki gramer ve i‘rab meselelerinde eski nahiv âlimlerine, özellikle Sîbeveyhi’ye muhalefet ettiği on meseleye İbn Berrî tarafından verilmiş cevaplardan oluşur. Alemüddin es-Sehâvî Sifrü’s-saʿâde’sinde (II, 779-846) on meseleyi ve cevaplarını, cevap verenin adını belirtmeden zikretmiş, Süyûtî ise bu eserden yaptığı nakilde cevap verenin İbn Berrî olduğunu açıklamıştır (el-Eşbâh, III, 381-386). Bu on meseleyi ve cevaplarını Teẕkiretü’n-nüḥât’ında kısmen nakleden (s. 164-171, 596-599) Ebû Hayyân el-Endelüsî cevap sahibinin Ahmed b. Muhammed İbnü’l-Cebbâb el-Celîs (ö. 648/1250) olduğunu söylemiştir. İbn Berrî’nin öğrencisi olan bu zatın muhtemelen eserin râvisi olması Ebû Hayyân’ı yanıltmış olmalıdır. Eser Muhammed Ahmed ed-Dâlî tarafından neşredilmiştir (Dımaşk 1418/1997). 9. Şerḥu şevâhidi’l-Îżâḥ. Konulara göre düzenlenen eser, Ebû Ali el-Fârisî’nin Arap gramerine dair el-Îżâḥ ile et-Tekmile adlı eserlerinde geçen şiir örneklerinin şerhi olup Îyd Mustafa Dervîş tarafından yayımlanmıştır (Kahire 1985). 10. Mesâʾil mens̱ûre fi’t-tefsîr ve’l-ʿArabiyye ve’l-meʿânî. Bazı âyet ve şiirlerdeki anlam ve gramer meselelerinin izahına dair olan eseri Hâtim Sâlih ed-Dâmin neşretmiştir (MMİIr., XLI/1 [Bağdad 1990], s. 1-36). 11. el-Ems̱âlü’l-ʿArabiyye (Dımaşk 1988). 12. en-Naṣîḥa fi’l-edʿiyeti’ṣ-ṣaḥîḥa. Hz. Peygamber’den nakledilen dua niteliğindeki sahih hadisleri toplayan bir kitaptır (Beyrut 1985).

Muhammed Ahmed ed-Dâlî, İbn Berrî’nin Risâle fî “lev” li’l-imtinâʿ, Faṣlun fî şurûṭi’l-ḥâl ve aḥkâmihâ ve aḳsâmihâ, Mesâʾil süʾile ʿanhâ adlı risâlelerini tahkik ettiğini, ancak henüz neşredemediğini söyler (Cevâbü’l-mesâʾili’l-ʿaşr, neşredenin giriş, s. 29-30). Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki bir mecmuada (Şehid Ali Paşa, nr. 2740), İbn Berrî’nin çeşitli gramer meseleleriyle bazı müşkil âyetlerin nahiv ve i‘rab bakımından açıklanmasına dair birkaç risâlesi yer almaktadır. Bu risâlelerin bir kısmı Sehâvî’nin Sifrü’s-saʿâde’siyle (II, 747-752) Süyûtî’nin el-Eşbâh’ında da (IV, 217-227) nakledilmiştir. Müellifin ayrıca Tâcü’l-ʿarûs’ta kendisinden nakillerin yer aldığı el-Furûḳ ile el-İḫtiyâr (el-İḫbâr) fi’ḫtilâfi eʾimmeti’l-emṣâr (Îżâḥu’l-meknûn, I, 49; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 457), Şerḥu Edebi’l-kâtib (li’bn Ḳuteybe) ve Ḥâşiye ʿale’l-Müʾtelif ve’l-muḫtelif (li’l-ʿÂmidî) adlı eserlerinin bulunduğu kaydedilmektedir.

Hartwig Derenbourg ile Carl Brockelmann, Muhammed İbnü’s-Sakkāt’a (VI./XII. yüzyıl) ait İḫtiṣârü’l-ʿarûż (el-Ġumûz min mesâʾili’l-ʿarûż) adlı eser üzerine yazılmış şerhi İbn Berrî’ye nisbet etmişlerse de bu şerh İbn Berrî er-Ribâtî et-Tâzî’ye (ö. 730/1330) aittir (krş. İbnü’d-Demâmînî, s. 231). Yine kendisinden iki beyit dışında (İbn Tağrîberdî, VI, 104) şiir nakledilmediği halde Lisânü’l-ʿArab’da “ḥâl” ve “ḫâl” kelimelerinin çeşitli anlamlarını açıklayan iki didaktik kasidenin İbn Berrî’ye izâfe edilmesi de yanlış olmalıdır. Nitekim Ebû Hilâl el-Askerî “ḫâl” ile ilgili kasideyi Sa‘leb’e nisbet etmiştir (Kitâbü’ṣ-Ṣınâʿateyn, s. 475-476).

BİBLİYOGRAFYA
İbn Berrî, Ġalaṭü’ḍ-ḍuʿafâʾ mine’l-fuḳahâʾ (nşr. Hâtim Sâlih ed-Dâmin, Erbaʿatü kütüb fi’t-taṣḥîḥi’l-luġavî içinde), Beyrut 1407/1987, neşredenin girişi, s. 100-110; a.mlf., Cevâbü’l-mesâʾili’l-ʿaşr (nşr. M. Ahmed ed-Dâlî), Dımaşk 1418/1997, neşredenin girişi, s. 5-7, 24-45; a.mlf., Fi’t-Taʿrîb ve’l-muʿarreb ve hüve’l-maʿrûf bi-Ḥâşiyeti İbn Berrî ʿalâ Kitâbi’l-Muʿarreb li’bni’l-Cevâlîḳī (nşr. İbrâhim es-Sâmerrâî), Beyrut 1405/1985, neşredenin girişi, s. 11-14; Ḥavâşî İbn Berrî ve İbn Ẓafer ʿalâ Dürreti’l-ġavvâṣ fî evhâmi’l-ḫavâṣ li’l-Ḥarîrî (nşr. Ahmed Tâhâ Hasânîn Sultân), Kahire 1411/1990, neşredenin girişi, s. 8-17, 31-64; Lisânü’l-ʿArab, “ḥvl”, “ḫyl” md.leri; Ma‘mer b. Müsennâ, Mecâzü’l-Ḳurʾân (nşr. Fuat Sezgin), Kahire 1374/1955; Ebû Hilâl el-Askerî, Kitâbü’ṣ-Ṣınâʿateyn (nşr. Müfîd Kumeyha), Beyrut 1404/1984, s. 475-476; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, XII, 56-57; İbnü’l-Kıftî, İnbâhü’r-ruvât, II, 110-111; İbn Hallikân, Vefeyât, III, 108-109; Ebû Hayyân el-Endelüsî, Teẕkiretü’n-nüḥât (nşr. Afîf Abdurrahman), Beyrut 1986, s. 164-171, 596-599; Zehebî, Târîḫu’l-İslâm: sene 581-590, s. 138-140; Abdülbâkī b. Abdülmecîd el-Yemânî, İşâretü’t-taʿyîn fî terâcimi’n-nüḥât ve’l-luġaviyyîn (nşr. Abdülmecîd Diyâb), Riyad 1986, s. 161; Safedî, el-Vâfî, XVII, 80-84; İbnü’d-Demâmînî, el-ʿUyûnü’l-ġāmize (nşr. Hassânî Hasan Abdullah), Kahire 1415/1994, s. 231; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, VI, 103-104, 127, 227-228; Sehâvî, Sifrü’s-saʿâde (nşr. M. Ahmed ed-Dâlî), Dımaşk 1403/1983, II, 747-752, 779-846; Süyûtî, el-Eşbâh ve’n-neẓâʾir fi’n-naḥv (nşr. Abdülilâh Nebhân v.dğr.), Dımaşk 1985, III, 381-386; IV, 217-227; a.mlf., Buġyetü’l-vuʿât, II, 34; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 214; II, 1072; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât (Arnâût), VI, 449-450; Îżâḥu’l-meknûn, I, 49; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 457; Brockelmann, GAL, I, 134, 332; Suppl., I, 488, 492-494, 529; Sezgin, GAS, I, 29; Ramazan Şeşen, Nevâdirü’l-maḫṭûṭâti’l-ʿArabiyye fî mektebâti Türkiyâ, Beyrut 1975, I, 40; Hakîm Mâlik, İbn Berrî ve cühûdühü’l-luġaviyye, Bağdad 1981; Ahmed Abdülgafûr Attâr, Muḳaddimetü’ṣ-Ṣıḥâḥ, Beyrut 1404/1984, s. 161-162; Îyd Mustafa Dervîş, İbn Berrî ve cühûdühû fi’n-naḥv ve’l-luġa ve’t-taṣrîf, Kahire 1405/1985; Hâtim Sâlih ed-Dâmin, Mülâḥaẓât ʿalâ Kitâbi Ḥâşiyeti İbn Berrî ʿalâ Kitâbi’l-Muʿarreb, Küveyt 1986; Kannevcî, el-Bülġa fî uṣûli’l-luġa, Beyrut 1408/1988, s. 400; Abdülâl Sâlim Mekrem, el-Medresetü’n-naḥviyye, Küveyt 1410/1990, s. 47-52; a.mlf., “İbn Berrî el-Mıṣrî”, ME, XL/5 (1968), s. 376-381; Ahmed Muhtar Ömer, “Kitâbü’t-Tenbîh ...”, MMMA, XXVI/1 (1982), s. 395-405; M. Ben. Cheneb, “Ibn Barrī”, EI (Fr.), II, 390; H. Fleisch, “Ibn Barrī”, EI2 (Fr.), III, 755-756.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 19. cildinde, 372-374 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.