İBN VEKΑ

ابن وكيع
Müellif:
İBN VEKΑ
Müellif: MUSA YILDIZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-veki
MUSA YILDIZ, "İBN VEKΑ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-veki (21.11.2019).
Kopyalama metni
306 (918) yılında Mısır’ın Dimyat yakınındaki Tinnîs (Buhayretülmenzile) şehrinde doğdu. Varlıklı ve kültürlü bir ailenin çocuğudur. Aḫbârü’l-ḳuḍât ve tevârîḫihim adlı eserin müellifi olan ve Vekî‘ diye anılan büyük dedesi Ebû Bekir Muhammed b. Halef fıkıh, Arap dili ve edebiyatı, şiir ve tarih âlimi olup Ahvaz’da ve bazı şehirlerde kadılık yapmıştı. Babası da dil ve ahbâr âlimiydi. Ailesinin, büyük dedesi Vekî‘in Bağdat’ta vefatından sonra Mısır’a göç etmiş olabileceği kaydedilmektedir. İbn Vekî‘in hocaları hakkında bilgi bulunmamaktadır. Kendisi sadece Ebü’l-Hasan Ali b. Ahmed el-Mühellebî’nin adını zikretmektedir (el-Münṣıf li’s-sâriḳ, s. 133, 270). Bilgisini ve kültürünü arttırmak için Şam ve Irak’a gidip buralarda çeşitli âlimlerle görüşen ve onların derslerine devam eden İbn Vekî‘in Hz. Ali hakkında yazdığı şiirlerden mutedil bir Şiî olduğu anlaşılmaktadır. 7 Cemâziyelevvel 393’te (14 Mart 1003) Tinnîs şehrinde vefat etti ve orada defnedildi.

İbn Vekî‘, çiçek ve şarap tasvirlerinin önemli yer tuttuğu şiirlerinde tevazu, hoşgörü, israf, kibir, kıskanç arkadaştan uzaklaşma, sır saklama, kanaat ve yolculuğun faydaları gibi konuları da işlemiştir. Şiirleri güzel teşbihlerle dolu olup teşbih konusunda belâgat kitaplarında şiirlerinden çok sayıda örnek verilmiştir (Dîvan, neşredenin girişi, s. 12-13). Seâlibî onun ilmi, sanatı ve şahsiyetiyle çok etkileyici bir insan olduğunu söyler (Yetîmetü’d-dehr, I, 434).

Eserleri. 1. Kitâbü’l-Münṣıf. İbn Vekî‘ şairliğinden çok Mütenebbî’nin şiirlerinin eleştirisine dair kaleme aldığı bu eseriyle tanınır. Eserin adını el-Münṣıf koyduğu halde eleştirilerinde son derece sübjektif davranmış, en küçük benzerlikleri bile intihal olarak değerlendirmiştir. Eseri Muhammed Rıdvân ed-Dâye el-Münṣıf fî naḳdi’ş-şiʿr ve beyâni seriḳāti’l-Mütenebbî ve müşkili şiʿrihî (Dımaşk 1981), Muhammed Yûsuf Necm Kitâbü’l-Münṣıf li’s-sâriḳ ve’l-mesrûḳ minhü fî iẓhâri seriḳāti Ebi’ṭ-Ṭayyib el-Mütenebbî (Küveyt 1984; I-II, Beyrut 1992), Hammûdî Zeynüddin Abdülmeşhedânî el-Münṣıf fi’d-delâleti ʿalâ seriḳāti’l-Mütenebbî (Beyrut 1993) adıyla yayımlamışlardır. İbn Cinnî, bu kitaba en-Naḳż ʿalâ İbn Vekîʿ fî şiʿri’l-Mütenebbî ve taḫtiʾetihî adıyla bir reddiye yazmıştır. 2. Dîvân. İbn Hallikân İbn Vekî‘in hacimli bir divanı olduğunu söyler (Vefeyât, II, 104). Ancak bu divanın tamamı günümüze intikal etmemiştir. Hüseyin Nassâr, şairin şiirlerinden 630 beyitlik bir kısmı çeşitli kaynaklardan derleyerek İbn Vekîʿ şâʿirü’z-zehri ve’l-ḫamr adıyla neşretmiştir (Kahire 1953). Tunus Dârü’l-kütübi’l-vataniyye’de bulunan (nr. 8243) ve müellifi belli olmayan ʿÖẕrü’l-ḫalîʿ bi-şiʿri İbn Vekîʿ adlı yazma Hüseyin Nassâr’ın yayımladığı şiirlerden 300 beyit daha fazlasını içermektedir. Hilâl Nâcî’nin Dîvânü el-Ḥasan b. ʿAlî eḍ-Ḍabbî eş-Şehîr bi-İbni Vekîʿ et-Tinnîsî adıyla yayımladığı eserde ise (Beyrut 1411/1991) 1200’den fazla beyit bulunmaktadır. 3. Âdâbü’l-muḥibbîn ve nüzhetü’l-ʿâşıḳīn. İbn Vekî‘ ve başka şairlere ait aşk ve gazel şiirlerinden oluşan eserin bir nüshası el-Methafü’l-Irâkī’de bulunmaktadır (Nakşibendî, nr. 16). Eserin Tunus Âşûriyye Kütüphanesi’nde de 463 (1071) istinsah tarihli bir yazmasının bulunduğu kaydedilmektedir. 4. Ḳaṣîde (Brockelmann, GAL, I, 91).

İbn Vekî‘in kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: el-İḫvân (Îżâḥu’l-meknûn, II, 264; İbn Hallikân, Mekkî b. Ebû Tâlib’in bu eserden seçmeler yaparak Münteḫabü Kitâbi’l-İḫvân adıyla bir eser yazdığını kaydeder [Vefeyât, V, 276]); Baḥrü’l-evhâm (Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 224).

BİBLİYOGRAFYA
İbn Vekî‘, Dîvân (nşr. Hilâl Nâcî), Beyrut 1411/1991, neşredenin girişi, s. 7-19; a.mlf., el-Münṣıf fî naḳdi’ş-şiʿr ve beyâni seriḳāti’l-Mütenebbî (nşr. Muhammed Rıdvân ed-Dâye), Dımaşk 1981, neşredenin girişi, s. 5-18; a.mlf., el-Münṣıf li’s-sâriḳ ve’l-mesrûḳ (nşr. Muhammed Yûsuf Necm), Beyrut 1992, s. 133, 270, neşredenin girişi, I, a-ḫ; a.mlf., el-Münṣıf fi’d-delâleti ʿalâ seriḳāti’l-Mütenebbî (nşr. Hâmmûdî Zeynüddin Abdülmeşhedânî), Beyrut 1993, neşredenin girişi, I, 15-54; İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist (Teceddüd), s. 127; Seâlibî, Yetîmetü’d-dehr, I, 434-435; İbn Reşîḳ el-Kayrevânî, el-ʿUmde (nşr. M. Muhyiddin Abdülhamîd), Beyrut 1972, II, 281; Hatîb, Târîḫu Baġdâd, V, 236-237; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, XII, 64; İbn Hallikân, Vefeyât, II, 104-107; V, 276; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XVII, 64; Safedî, el-Vâfî, III, 43-44; Yâfiî, Mirʾâtü’l-cenân, II, 445-446; İbn Kesîr, el-Bidâye, XI, 130; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 224; II, 1862; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, II, 343-344; Brockelmann, GAL, I, 91-92; Suppl., I, 147; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 273; Îżâḥu’l-meknûn, II, 264; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, III, 248-249; Ömer Ferruh, Târîḫu’l-edeb, II, 581-583; Aʿyânü’ş-Şîʿa, V, 160-165; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), II, 201; İhsan Abbas, Târîḫu’n-naḳdi’l-edebî ʿinde’l-ʿArab, Amman 1986, s. 294-312; Ebû Muhammed Vekîlî, “İbn Vekîʿ”, DMBİ, V, 86-87.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 20. cildinde, 444 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.