İDİLLİ, Muhammed Ayaz İshakî

İDİLLİ, Muhammed Ayaz İshakî
Müellif: MUSTAFA S. KAÇALİN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2000
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 08.04.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/idilli-muhammed-ayaz-ishaki
MUSTAFA S. KAÇALİN, "İDİLLİ, Muhammed Ayaz İshakî", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/idilli-muhammed-ayaz-ishaki (08.04.2020).
Kopyalama metni
Kazan Tatarları’ndandır. 23 Şubat 1878’de Çistay bucağına bağlı Yavşirma köyünde doğdu. Babası köyün imamı İlâceddin İshakoğlu, annesi Kameriye Hanım’dır. Hem anne hem baba tarafından nesiller boyunca imamlık yapmış ailelere mensuptur. Köyünde başladığı öğrenimine Çistay (1890) ve Kazan (1893) medreselerinde devam etti. Ardından Emîrhanovlar Medresesi’nde “usûl-i cedîd” sistemine uygun olarak ders verdi ve bu vesileyle daha 1898 yılında Tatar basınında ismi geçmeye başladı. Kazan Rus Öğretmen Okulu’nu bitirdikten sonra (1902) üniversiteye girmek için hazırlanırken babasının ısrarı üzerine köyünde imamlığa başladıysa da (1903) bu görevinde fazla kalmayarak daha talebeliğinde iken katıldığı şâkirtlik teşkilâtı ile Terakkî ve Hürriyet gazetelerinin gizli siyasî faaliyetlerine tekrar döndü (1904).

1905’te Tatar halkının iktisadî ve siyasî haklarını savunmak, sosyal eşitliğini sağlamak amacıyla Tangçılar adında ihtilâlci sosyalist karakterli bir teşkilât kurdu. 15-28 Ağustos 1905’te Nijni Novgorod’da (bugünkü Gorki) Oka nehri üzerinde bir gemide gerçekleştirilen I. Bütün Rusya Müslümanları Kurultayı’na katıldı. Ruslar’ın Japonya yenilgisinin ardından millî basına izin vermeleri üzerine önce Tang (18 Mayıs 1906), daha sonra Tang Yıldızı adını verdiği bir gazete çıkardı. Bu dönemde sosyalist çizgide olan Ayaz İshakî, gazetelerinde dönemin milliyetçi aydınlarından Fâtih Kerîmî, Abdürreşid İbrahim, Gaspıralı İsmâil gibi şahıslara hakaret ediyordu ve Rusya’da yaşayan Türk-müslüman aydınların öncülüğünde kurulan İttifâk-ı Müslimîn’in aleyhinde yazılar yazıyordu. Duma’da, mecliste teşkil edilen Müslüman Hizmet Tayfası adlı grubun idarecilerinden oldu. Çalışmalarından duyulan rahatsızlık sonucu Rus hükümetince tutuklanıp hapse atıldı, gazetesi de kapatıldı. Bir ara serbest kalıp Tavuş adında bir gazete daha kurduysa da (23 Nisan 1907) hapis ve sürgün hayatı 1913 yılına kadar devam etti. Arhangelsk’te sürgünde iken 1908-1911 yılları arasında birkaç defa sahte pasaportla İstanbul’a gidip geldi. İstanbul’da bulunduğu dönemlerde yazdığı ve Rusya’dan gönderdiği bazı makaleleri Sırât-ı Müstakîm (Kazanlı Ayaz adıyla) ve Türk Derneği Dergisi’nde yayımlandı. “Yeni lisan” tartışmaları sırasında Süleyman Nazif ve Ali Nusret’in dilde halka dönüş hareketine karşı çıkmaları üzerine Sırât-ı Müstakîm’de neşredilen yazılarıyla (nr. 46, 50) sadeleşmeyi destekledi. 1908’de kurulan Türk Derneği’nin ilk kırk üyesi arasında yer aldı.

Bir aftan yararlanıp (4 Nisan 1913) sürgünden dönünce, Kazan’da oturma izni verilmediği için Petersburg’da İl gazetesini çıkardı (22 Ekim 1913). Bu gazetenin 1915 Martında kapanmasından sonra Söz (1915), Biznin İl (1916) ve yeniden İl (1917-1918) gazetelerini yayımladı. Başlangıçtaki sosyalist düşüncelerinden vazgeçip gazetesini millî bir organ haline getirdi. 1-11 Mayıs 1917’de Moskova’da V. Bütün Rusya Müslümanları Kurultayı’nın toplanmasında ve faaliyetlerinde aktif görev aldı. Rusya müslümanlarının bir millî şûra etrafında toplanması teklifi kongre tarafından kabul edildi. Aynı yıl 4 Ağustos’ta toplanan Kazan kongresinde, Sadri Maksudi’nin (Arsal) başkanlığında İç Rusya ve Sibirya müslüman Türk Tatarları’nın millî-medenî muhtariyetinin ilân edilmesinde rolü oldu. Her iki toplantıda bütün Asya Türkleri’ni içine alacak muhtar bir cumhuriyet kurma fikriyle Rusya’ya bağlı federasyon teşkili tartışma konusu oldu. Başkırt temsilcisi Zeki Velidi (Togan), Türk kavimlerinin münferit muhtariyetine ve federasyona, Sadri Maksudi ve Ayaz İshakî ise Kazan Türkleri idaresinde Rusya müslümanları birliğine taraftar idiler. Bu ihtilâf Tatar-Başkırt, ünitarist-federalist tartışmaları halinde daha sonraki yıllarda da devam etmiştir. Ayaz İshakî, 1917 Kasımında Ufa’da kurulan muhtar İdil-Ural hükümetinin dış işlerini idare etmek üzere barış komitesi başkanı oldu. “Millî idare”de hâricî-siyasî komisyonun başına getirildi. İdil-Ural bölgesi Bolşevik kuvvetleri tarafından işgal edilince gazetesi kapatıldı (11 Nisan 1918), basımevine el konuldu. Kendisi kaçarak Sibirya’nın Kızılyar şehrinde Abdullah Battal ile (Taymas) birlikte otuz sayı çıkabilen Mayak adlı bir gazete yayımladı (7 Aralık 1918). Bolşevikler İdil-Ural bölgesine kesin olarak yerleşince Kızılyar’a gelmiş olan Millî Meclis tarafından Paris Konferansı’na katılmak üzere görevlendirildi. Mançurya, Kore ve Japonya’dan Paris’e (Mart 1920), oradan Berlin’e geçti. 1925’te, Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin (Tanrıöver) gayretiyle Avrupa’da yaşayan bazı dış Türk aydınlarıyla beraber Türkiye’ye getirildi. Burada kaldığı iki yıl içinde Türk Yurdu’nda yazılar yazdı. Türkiye’de dil ve alfabe tartışmalarının başladığı bu yıllarda kaleme aldığı bir makalesinde (“Arap ve Latin Elifbalarını Mukayese”, Türk Yurdu, III/16 [1926], s. 421-432) dilde tam bir tasfiye yapılmasını, alfabe sisteminin değiştirilmesini, bu gerçekleşmediği takdirde Arap alfabesinin ıslah edilmesi gerektiğini ileri sürdü. 1927’den sonra Berlin ve Varşova’da ikamet etti. Varşova Üniversitesi Şarkiyat Bölümü’ndeki Türk dili hocalığı sırasında dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış olan İdil-Ural Türkleri’nin birliğini sağlamaya çalıştı. 1928’de Berlin’de Millî Yul (daha sonra Yaña Millî Yul) dergisini çıkarmaya başladı. İdil-Ural Hürriyet Komitesi’ni kurdu. 1932’de Kuzey Türkleri’nin temsilcisi olarak Kudüs’teki müslüman kongresine katıldı. 1933-1938 yılları arasında Çin, Mançurya, Kore, Japonya, Arabistan ve Finlandiya’ya seyahat etti; buralarda yaşayan Kazan Tatarları’nın teşkilâtlanması için çalıştı. 9-12 Mayıs 1934’te Kobe’de İdil-Ural Muhacirleri Kongresi’ni topladı. Uzakdoğu Tatarları’nı ziyaret ederek İdil-Ural Türk-Tatarlarının Millî Kültür Merkezi’ni ve Mukden’de Millî Bayrak adıyla haftalık bir gazete kurdu (1935); 1939’a kadar bu gazeteyi yazılarıyla destekledi. 1936’da tekrar Varşova’ya dönen İshakî, Rus olmayan milletlerin bağımsız devletler kurmaları için 1930-1939 yıllarında faaliyette bulunan Promete teşkilâtına üye oldu. 1939’da Rus-Alman anlaşması gerçekleşince komünizm aleyhtarı olan bu teşkilâtın diğer üyeleriyle beraber Varşova’dan çıkarıldı, bu arada Millî Yul dergisi de kapatıldı. Türkiye’ye yerleşen (1940) ve 1945-1952 yılları arasında İstanbul’dan ayrılmayan Ayaz İshakî edebî faaliyetlerle yetindi. 1953’te Almanya’ya giderek Münih’te Millî Bayrak adıyla üç aylık bir dergi çıkarmaya başladıysa da hastalandı. 22 Temmuz 1954’te Ankara’da kızı Saadet Çağatay’ın evinde vefat etti. Vasiyeti gereği İstanbul’daki Edirnekapı Şehitliği’nde Yusuf Akçura’nın mezarının yakınına defnedildi.

XIX. yüzyılın ortalarında İdil-Ural Türkleri arasında başlayan Batılılaşma ve yenileşme hareketlerine ilgisiz kalmayan Ayaz İshakî daha medreseye devam ettiği yıllarda bu hareketin öncüleri olan Şehâbeddin Mercânî, Abdülkayyum Nâsırî ve Hüseyin Feyizhânî gibi ilim ve fikir adamlarını kendine örnek alarak eğitimde metot konusunda devam etmekte olan usûl-i kadîm, usûl-i cedîd tartışmalarında Cedîdciler’in fikirlerini benimsemiştir. 1899’da yayımlanan Taallümde Saadet adlı ilk eserinde eski eğitim tarzına karşı Batılılaşma yolunda olan mektep ve fikirleri savunuyor, Türk topluluğunu medeniyet ve terakkiye ulaşmaya davet ediyordu.

Medresede iken tanıştığı Sadri Maksudi ile öğretmen okulunda edebiyata merak saran İshakî Kelepüşçü Kız (Kazan 1900) adlı küçük romanıyla Kazan Türkçesi’nin edebî bir dil olarak gelişmesine hizmet etmiş ve “Tatar edibi” unvanıyla anılmıştır. Hareketli siyasî mücadelelerinin yanı sıra yazarlığı da ihmal etmeyen İshakî hayatı boyunca ondan fazla gazete ve dergi çıkarmış, bazıları yayımlanamamış elli kadar eser kaleme almıştır (eserlerinin dökümü için bk. Muhammed Ayaz İshakî: Hayatı ve Faaliyeti, s. XXII-XXIV). Roman, hikâye ve tiyatro gibi edebî eserlerle tarih ve hâtıralardan oluşan bu çalışmalarına göre onun yazarlığı üç döneme ayrılabilir. 1905 devrim hareketleri öncesine rastlayan, hepsi 1900-1904 yılları arasında kaleme alınmış Tilenci Kız (1907), İki Yüz Yıldan Sonra İnkıraz (1908), Bay Oglu (1911) romanlarıyla İki Aşk (1903), Üç Hatun Bilen Turmuş (1908) adlı tiyatroları sosyal, ahlâkî ve didaktik eserleri olup yazarlığının ilk dönemini teşkil eder. 1905 devrimi yıllarında devrimci bir tavır gösteren İshakî’nin Zindan (1907), Soldat (1908) ve Cıyıntık (1909) adlı eserleri sanat endişesi taşımamaktadır. Sürgün yıllarını ve sonrasını içine alan üçüncü dönemde ise dil, üslûp ve teknik bakımından daha olgun, konu olarak da sosyal meseleleri realist ve yorumcu bir tarzda ele alan eserler yazmıştır. Turmış mı Bu (1911), Şakirt Abiy (1911), Sünnetçi Babay (1911), Mulla Babay (1913), Üstad Bike (1915), Ul Eli Öylenmegen idi (1918), Züleyha (1918), Dulkin İçinde (1937), Üyge Taba (1938), Köz (1938), Jan Bayeviç (1939) gibi roman, hikâye ve tiyatro eserleri bu döneme aittir.

Öğrencilik yıllarında Rusça’dan Puşkin ve Gogol’ün birer eserini tercüme eden Ayaz İshakî’nin 1922’de Berlin’de yazdığı Üyge Taba adlı romanı Türkiye Türkçesi’ne çevrilmiştir (Üyge Taba: Eve Doğru, İstanbul 1941, 1967 [3. bs.]). Kaynaklarda hâtıralarını Utız Yıllığım adıyla yazdığı (1927) belirtilmektedir. Şimal Türkleri’nin Edebiyat Tarihi ile Rus müverrihi Hudyakov’un Kazan Tarihi adlı tercümesi de yayımlanmamış çalışmalarındandır. Tarihî notlardan oluşan İdil-Ural Fransızca olarak basılmış (1933), Rusça, Tatarca ve Lehçe’ye de çevrilmiştir. 1925 yılından sonra ülkesinde (Tataristan MSSC) “burjuva-milliyetçi” ilân edilerek kitapları yasaklanmış, ancak 1990’larda meydana gelen rejim değişiklikleri sonucunda aklanmıştır.

Rusya İlimler Akademisi’ne bağlı Kazan İlimler Akademisi Alimcan İbrahimov Dil, Edebiyat ve Sanat Enstitüsü, yazarın bütün eserlerini on beş ciltte yeniden yayımlamayı planlamaktadır. Bu projenin ilk adımı 1988 yılında atılmış ve Lena Gaynanoua adlı araştırmacı I. cildi hazırlamıştır. Bu ciltte yazarın Taallümde Saadet, Bay Oglu, Abdulla, Zindan, Soldat, Oçraşu yaki Gölgıyzar, Kelepüşçü Kız ve İki Yüz Yıldan Son İnkıraz adlı eserleri Kiril harfleriyle Tatarca olarak yeniden basılmıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Necib Asrî, Şimâlî Türk Ediplerinden Ayaz İshakî, İstanbul 1328; A. Zeki Velidî Togan, On Yedi Kumaltı Şehri ve Sadri Maksudî Bey, İstanbul 1934, s. 7-34; Agâh Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, Ankara 1960, s. 307-309; Abdullah Battal Taymas, Kazan Türkleri, Ankara 1966, s. 137-138, 189; a.mlf., “Ayaz İshakî (1878-1954)”, TDl., IV/37 (1954), s. 17-26; Muhammed Ayaz İshakî: Hayatı ve Faaliyeti, 100. Doğum Yılı Dolayısıyla (haz. Tâhir Çağatay v.dğr.), Ankara 1979 (tenkidi için bk. Fevziye Abdullah Tansel, “Muhammed Ayaz İshakî, Hayatı ve Faaliyeti”, TTK Belleten, XLVI/181 [1982], s. 155-165); Tamurbek Devletşin, Sovyet Tataristan’ı (trc. Mehmet Emircan), Ankara 1981, s. 78, 90, 92, 94, 146-147, 427-428; C. Validov, Orçeki Istorii Obrazovannosti Literaturi Tatar, Oxford 1986, s. 89-92; Adile Ayda, Sadri Maksudi Arsal, Ankara 1991, s. 98-99, 125, 137, 235; Şule Güngör, Yanga Millî Yul Dergisi ve Tatar Aydınlarından M. Ayaz İshaki (İdilli)’nin Siyasî Görüşleri (yüksek lisans tezi, 1994), MÜ Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü; Yusuf Ziya Öksüz, Türkçe’nin Sadeleşme Tarihi: Genç Kalemler ve Yeni Lisan Hareketi, Ankara 1995, s. 60; Baymirza Hayit, Türkistan Devletlerinin Millî Mücadeleleri Tarihi, Ankara 1995, s. 220, 221, 223, 225; Hülya Argunşah, “Ayaz İshaki’nin Edebî Kişiliği ve ‘Üyge Taba’ Romanı”, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kuruluş ve Gelişmesine Hizmeti Geçen Türk Dünyası Aydınları Sempozyumu Bildirileri (haz. Abdulkadir Yuvalı v.dğr.), Kayseri 1996, s. 53-65; Ahmet Sahapov, İshakıy İcatı, Kazan 1997 (bu eserde, Ayaz İshakî ile ilgili 1899-1998 yılları arasında matbuatta çıkmış 1500 makale, kitap, tenkit ve yazarın eserlerine dair bibliyografya verilmiş olup Ayaz İshakî bibliyografyası için en muhtevalı eserdir); Lena Gaynanova, Gayaz İshakıy, Kazan 1998, I, tür.yer.; Flün Musin, Gayaz İshakıy, Kazan 1998; Cafer Seydahmet, “Ayaz İshâkî”, Emel, sy. 4, Pazarcık 1934, s. 1-5; a.mlf., “Kazan Edebiyatı ve Ayaz İshâkî”, a.e., sy. 113, Köstence 1937, s. 1-5, 37-42; Medine Sali Ahmet, “Ayaz İshaki’nin Eserlerinde Türk-Tatar Kadın”, Millî Bayrak Gazetesi, Mukden 26 Şubat 1937; Hüseyin Namık Orkun, “Kayıplarımız: Ayaz İshaki”, TY, sy. 234 (1954), s. 150-156; Mehmed Emin Resulzade, “Ayaz İshakî Merhum İçin”, Azerbaycan, XIII/4-6, Ankara 1954, s. 6-9; Saadet Çağatay, “Babam Ayaz İshakî’nin Son Günleri”, a.e., XIII/4-6 (1954), s. 19-23; a.mlf., “Ayaz İshakî’den Hâtıralar”, Kazan, IV/12, Ankara 1974, s. 24-28; Ali Akış, “İdil-Ural Kurtuluş Hareketlerinin Ölmez Önderi Ayaz İshakî”, Azerbaycan, XIII/4-6, Ankara 1954, s. 24-32; Arif Sultan (S. Urfalı), “Ayaz İshakî İdilli (1878-1954)”, Dergi, I/3, München 1955, s. 107-120; Naile Binark, “Ölümünün 20. Yıldönümü Dolayısıyla Ayaz İshakî-İdilli (1878-1954)”, Kazan, IV/12, Ankara 1974, s. 8-17; Şeref Kalaycıoğlu, “Doğumunun 100. Yılında Ayaz İshakî’nin Unutulmuş Bir Yazısı”, TK, XVI/186 (1978), s. 349-353; Emrullah Agi, “Yüzüncü Doğum Yılı Münasebetiyle Muhammed Ayaz İshakî’yi Anma Töreni (23 Şubat 1878-22 Temmuz 1954)”, a.e., XVI/187 (1978), s. 440; Hasan Agay, “Ayaz İshakî’nin Kısa Hayat Hikâyesi”, a.e., XVI/188 (1978), s. 468-470; Nadir Devlet, “Tataristan Ayaz İshaki’ye Yeniden Kavuştu”, a.e., XXXIV/394 (1996), s. 105-109; a.mlf., “Bizi Kendi Bolşeviklerimiz Yok Etti!”, a.e., sy. 52 (1998), s. 54-58; Ramile Yarullina, “Reformcu Tukay ve İshakî’nin Eserlerinde Millet Kaderi Meselesinin Yansımaları”, TK, XXXV/409 (1997), s. 53-56; Ömer Özcan, “Muhaceretteki İdil-Ural ve Kuzey Kafkasya Önderlerinin Mücadelelerinden Bir Kesit”, Toplumsal Tarih, sy. 42, İstanbul 1997, s. 52-59; Fethi Tevetoğlu, “İdilli, Ayaz İshakî”, TA, XX, 36-37; “İdilli, Ayaz İshakî”, TDEA, IV, 342-343.
Bu madde ilk olarak 2000 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 21. cildinde, 474-476 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.