İSFAHÂNÎ, Ebû Müslim

أبو مسلم الإصفهاني
Müellif:
İSFAHÂNÎ, Ebû Müslim
Müellif: LÜTFULLAH CEBECİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2000
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 16.07.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/isfahani-ebu-muslim
LÜTFULLAH CEBECİ, "İSFAHÂNÎ, Ebû Müslim", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/isfahani-ebu-muslim (16.07.2019).
Kopyalama metni
254’te (868) doğdu. İbnü’n-Nedîm babasını Müslim b. Bahr diye kaydederken İbn Hacer el-Askalânî künyesini Ebû Seleme olarak zikretmiştir. Özellikle tefsir ve Mu‘tezile kelâmı sahalarında derinleşti, cedelci kişiliğiyle tanındı, Arap dili ve edebiyatı ile hadis, fıkıh gibi diğer İslâmî ilimlerde de kendini yetiştirdi. Bazı kaynaklarda şiirlerinden örnekler nakledilir. Devlet idaresinde kâtiplik görevinin yanı sıra 300 (912) yılında Dîvânü’l-harâc ve’d-dıyâ’ın başına getirildi, 321 yılı Şevval ayında (Ekim 933) İsfahan valisi oldu. Aynı yılın zilkade ayının ortalarında İsfahan’ı ele geçiren Ali b. Büveyh tarafından bu görevden azledildi. Bazı Şîa kaynaklarında Şîa’ya meyli olduğu söylenen Ebû Müslim el-İsfahânî 322 (934) yılının sonlarına doğru vefat etti. İbn Hacer’in bu tarihi 372 (982) olarak kaydetmesi bir zühul eseri olmalıdır.

Kur’an’da neshin olmadığı yönündeki görüşüyle tanınan Ebû Müslim el-İsfahânî’nin bu görüşüne nesih konusunun ele alındığı kitaplarda atıfta bulunulur. Eserleri günümüze ulaşmadığından onun nesih konusundaki görüşleri kesin olarak belli olmamakla birlikte Fahreddin er-Râzî gibi bazı müfessirlerin verdiği bilgilerden anlaşıldığına göre İsfahânî, Kur’an âyetleri arasında neshin söz konusu olmadığını öne sürmüş, bu görüşünü desteklemek üzere Fussılet sûresinin 42. âyetini delil getirmiştir. Bakara sûresinin 106. âyetiyle Nahl sûresinin 101. âyetinde sözü edilen neshi ise değişik şekillerde te’vil etmiştir. Neshin gerçekleştiği ileri sürülen âyetleri uzlaştırmaya çalışmış, genellikle bunları “tahsis” ile açıklamıştır (bk. NESİH). Onun bu görüşü, uzun bir süre İslâm âlimlerinin sert tepkilerine yol açmışsa da özellikle son dönemlerde bu görüş paralelinde fikir beyan edenler bulunmaktadır. Ayrıca Ebû Müslim el-İsfahânî’nin aslında Kur’an’da neshi reddetmediğini, başkalarının nesih dediğini onun tahsisle ifade ettiğini, dolayısıyla adlandırmadan başka bir farklılığın olmadığını öne sürenler de vardır.

Ebû Müslim el-İsfahânî, İbn Mihrebzüd olarak da tanınan Ebû Müslim Muhammed b. Ali el-İsfahânî ile (ö. 459/1067) zaman zaman karıştırılmıştır. İsim benzerliğinin yanı sıra Mu‘tezile mezhebine mensubiyet ve tefsire dair eser yazmış olma gibi yönlerden de bu iki âlim arasında benzerlik vardır.

Eserleri. 1. Câmiʿu’t-teʾvîl li-muḥkemi’t-tenzîl (Şerḥu’t-teʾvîl). On dört ciltlik bir tefsir olan eserde, ilgili âyetlerin Mu‘tezile ekolünün esasları doğrultusunda yorumlandığı zikredilmiş olup Ebû Ca‘fer et-Tûsî tefsirinde bu kitaptan övgüyle söz etmiş, ancak konuları fazla uzattığını, gereksiz bilgilere yer verdiğini belirtmiştir. Eserden en fazla iktibas yapanların başında Fahreddin er-Râzî gelir. Saîd el-Ensârî, Fahreddin er-Râzî’nin tefsirinde Ebû Müslim’den naklettiği görüşleri toplayarak Mülteḳaṭü Câmiʿi’t-teʾvîl li-muḥkemi’t-tenzîl adıyla bir eser meydana getirmiştir (Kalküta 1340/1921). Ayrıca Seyyid Nasîr Şah ve Refîullah da ortak bir çalışmayla Fahreddin er-Râzî’nin tefsirinde yer alan İsfahânî’ye ait görüş ve nakilleri derleyip Urduca’ya tercüme etmiş, bunlara bazı açıklamalar da ekleyerek Mecmûʿa-i Tefâsîr-i Ebû Müslim-i İṣfahânî adıyla yayımlamışlardır (Lahor 1964). Kâtib Çelebi, Câmiʿu’t-teʾvîl’in müellifinin yukarıda sözü edilen Ebû Müslim Muhammed b. Ali el-İsfahânî olabileceğini kaydeder (Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 538). 2. en-Nâsiḫ ve’l-mensûḫ. Kâtib Çelebi bu eseri, hadiste nâsih-mensuh konusunda yazılan kitapları kaydettiği bölümde zikretmiştir. Kaynaklarda Ebû Müslim’in ayrıca nahve dair bir kitabının ve risâlelerini toplayan bir eserinin bulunduğu belirtilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, s. 196; Kādî Abdülcebbâr, Fażlü’l-iʿtizâl ve ṭabaḳātü’l-Muʿtezile, Tunus 1393/1974, s. 299; Fahreddin er-Râzî, et-Tefsîrü’l-kebîr, Beyrut 1411/1990, III, 207; XX, 93; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, XVIII, 35-38; Safedî, el-Vâfî, II, 244; İbnü’l-Murtazâ, Ṭabaḳātü’l-Muʿtezile, s. 91; İbn Hacer, Lisânü’l-Mîzân, V, 89; Süyûtî, Buġyetü’l-vuʿât, I, 59; Dâvûdî, Ṭabaḳātü’l-müfessirîn, II, 106; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 442, 538; II, 1920; Brockelmann, GAL Suppl., I, 334; Sezgin, GAS, I, 42-43; Âgā Büzürg-i Tahrânî, eẕ-Ẕerîʿa ilâ teṣânîfi’ş-Şîʿa, Beyrut 1403/1983, V, 44-45; Kays Âl-i Kays, el-Îrâniyyûn, I, 134-139; Mustafa Zeyd, en-Nesḫ fi’l-Ḳurʾâni’l-Kerîm, Kahire 1987, I, 50-51, 235, 236, 255-256, 267-273; II, 655-656; DMT, IV, 495.

Lutfullah Cebeci
Bu madde ilk olarak 2000 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 22. cildinde, 509 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.