K‘B b. MA‘DÂN - TDV İslâm Ansiklopedisi

K‘B b. MA‘DÂN

كعب بن معدان
Müellif:
K‘B b. MA‘DÂN
Müellif: KENAN DEMİRAYAK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2001
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.11.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kab-b-madan
KENAN DEMİRAYAK, "K‘B b. MA‘DÂN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kab-b-madan (24.11.2020).
Kopyalama metni
Muhtemelen Basra’da doğup büyüdü. Ezd (Yemen) kabilesinin Eşkar kolundandır. Gençlik yıllarında Ezd kabilesine mensup Arap fatihlerinden Mühelleb b. Ebû Sufre ile dost oldu. Mühelleb 79’da (698) Horasan’a vali tayin edilince kendisiyle birlikte Horasan’a gitti ve onun Mâverâünnehir’deki fetihlerine, özellikle Hâricîler’in ilk büyük kolu olan Ezârika’ya karşı yaptığı savaşlara katıldı. Mühelleb’e övgü şiirleri yazdı.

Mühelleb ailesinden sonra 85 (704) yılında Horasan’a vali tayin edilen Kuteybe b. Müslim ile birlikte Hârizm ve Semerkant’taki savaşlara katılan Kâ‘b b. Ma‘dân, Kuteybe b. Müslim’in Hârizm’i fethetmesi üzerine nazmettiği bir şiirinde daha önce buraya saldırmasına rağmen başarısız olan Yezîd b. Mühelleb’i hicvetti. Bu durum Mühelleb ailesiyle bağlarının kopmasına sebep oldu. Yezîd 97’de (715) Horasan’a ikinci defa vali tayin edilince Kâ‘b’ı hapsettirdi ve ardından kendi yeğenine öldürttü. Bir rivayete göre, Yezîd vali olunca onun hakkındaki hiciv şiirleri sebebiyle hayatından endişe duyan Kâ‘b, Uman’a kaçıp bir müddet orada yaşamış, ancak daha sonra Yezîd’e bir kaside yazarak kendisinden özür dileyip affını istemişse de Yezîd kabul etmemiş ve onu Uman’da iken yeğenine öldürtmüştür. Bazı kaynaklarda şairin Yezîd’in valiliği sırasında Horasan’da kaldığı, Yezîd’in onu önce hapsedip ardından serbest bıraktığı kaydedilmektedir. Aynı kaynaklarda Kâ‘b’ın, Halife Ömer b. Abdülazîz’e Horasan’daki vergi memurlarından şikâyet ettiği bir kasidesini göndermiş olması delil gösterilerek Yezîd’in Halife Ömer tarafından Horasan’daki valilik görevinden alınmasından sonra da şairin Horasan’da ikametine devam ettiği belirtilmektedir. Kâ‘b’ın, Ömer b. Abdülazîz döneminde (717-720) Mühelleb ailesinin kendisini öldüreceği haberini alınca Uman’a kaçtığı, oradaki ikameti sırasında Yezîd b. Mühelleb’in tahrik ettiği yeğeni tarafından 102 (720) yılında öldürüldüğü de rivayet edilmektedir (Hüseyin Atvân, s. 263).

Emevîler dönemi nekāiz şairlerinden Ferezdak kendisini, Cerîr, Ahtal ve Kâ‘b’ı İslâmî dönem şairleri olarak tanıtır ve Kâ‘b’ın şiirin yaratıcısı olduğunu söyler (Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, XIV, 266). Emevî halifelerinden Abdülmelik b. Mervân ile Ömer b. Abdülazîz ve Abbâsî Halifesi Mansûr, Kâ‘b’ın Mühellebîler için yazdığı övgüleri takdir ve gıptayla karşılamışlardır.

Kâ‘b’ b. Ma‘dân’ın günümüze ulaşan şiirlerinin çoğu Mühelleb b. Ebû Sufre ve ailesi için kaleme aldığı methiyelerdir. Şair, bu şiirlerinde Mühelleb ailesinin Ezârika’ya karşı yaptığı savaşlarda gösterdiği kahramanlıklardan, savaşlarda Mühelleb’e yardım eden kabilesi Ezd’den, Yemen halkının şeref ve faziletlerinden fahr ve hamâse ile karışık bir şekilde söz eder. Bu konudaki seksen üç beyitlik bir şiiri (a.g.e., XIV, 267-268) Arap edebiyatında epik şiir türünün en güzel örnekleri arasında sayılır. Kabile taassubuna dayalı siyasî şiir niteliği taşıyan hicviyelerinin çoğu Ezd’in düşmanı olan Abdülkays kabilesi, onların şairi Ziyâd el-A‘cem’le ve Bekir b. Vâil kabilesiyle ilgilidir. Şairin diğer şiirleri aşk, hikmet, itâb, felekten şikâyet, gurbet gibi konulara dairdir. Kâ‘b’ın bazı şiirleri Ebü’l-Ferec’in el-Eġānî’si (XIV, 267-268, 270, 278-280), Taberî’nin Târîḫu’r-rusül ve’l-mülûk’ü (VI, 386-387), İbnü’l-Esîr’in el-Kâmil’i (IV, 498-499) gibi kaynaklarda yer almaktadır (şiirlerinin kaynakları için bk. Sezgin, II, 377-378).

BİBLİYOGRAFYA
Câhiz, el-Beyân ve’t-tebyîn, III, 358; Müberred, el-Kâmil (nşr. M. Ahmed ed-Dâlî), Beyrut 1406/1986, III, 1347-1349; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), VI, 304-308, 386-387; Ebû Ali el-Kālî, el-Emâlî, Beyrut, ts. (Dârü’l-kütübi’l-ilmiyye), I, 265; Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, el-Eġānî, XIV, 266-284; Merzübânî, Muʿcemü’ş-şuʿarâʾ (nşr. Abdüssettâr Ahmed Ferrâc), Kahire 1379/1960, s. 236-237; Ebû İshak el-Husrî, Zehrü’l-âdâb (nşr. Ali Muhammed el-Bicâvî), Kahire 1389/1969, II, 786-787; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, IV, 498-499; Sezgin, GAS, II, 377-378; Hüseyin Atvân, eş-Şiʿrü’l-ʿArabî bi-Ḫorâsân fi’l-ʿaṣri’l-Ümevî, Beyrut 1974, s. 261-279.

Kenan Demirayak
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2001 yılında İstanbul'da basılan 24. cildinde, 4 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER