KĀBÂDÛ - TDV İslâm Ansiklopedisi

KĀBÂDÛ

قابادو
Müellif:
KĀBÂDÛ
Müellif: ALİ BULUT
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.11.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kabadu
ALİ BULUT, "KĀBÂDÛ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kabadu (24.11.2020).
Kopyalama metni
Tunus’ta doğdu. Osmanlı fethinin (1574) ardından 1607’de Endülüs’ten Tunus’a gelip Sefâkus’a (Sfaks) yerleşen bir aileye mensuptur. Silâh tamiriyle uğraşan babası, Kābâdû’nun doğumundan önce Sefâkus’tan Tunus şehrine göç etmişti. İlk öğrenimi sırasında Kur’an’ı ezberleyen Kābâdû, sarf ve nahiv ilminin temel esaslarını da öğrendi. Güçlü bir hâfızaya sahip olduğundan kendisine en-Nâbigatü’l-İfrîkī (Afrikalı dâhi) lakabı verildi. Daha sonra tasavvufa yönelerek bir arayış içine girdi. Neticede yaz kış sokaklarda baş açık, yalın ayak dolaşmaya, insanlara öğüt vermeye, onları Allah’ı zikre davet etmeye başladı. Doğuya doğru rastgele seyahate çıktı ve bu seyahati Libya’nın Mısrâte şehrinde sona erdi. Burada Şâzeliyye’nin kollarından Medeniyye tarikatının şeyhi Muhammed Hasan Zâfir el-Medenî’ye intisap etti. Medenî’nin tekkesinde kaldığı üç yıl zarfında ilim ve ibadetle meşgul oldu. Ardından şeyhinden icâzet alıp memleketine döndü ve Zeytûne Medresesi’nde öğrenimine devam etti. Medresede Muhammed Bayram es-Sâlis, Ahmed b. Tâhir el-Lutayyif ve Muhammed b. Sâlih b. Melûke gibi âlimlerden ders aldı. Bir taraftan da Vezir Süleyman Kâhya’nın oğluna ders verdi. Yine ilim öğrenmek amacıyla yirmi dört yaşında İstanbul’a gitti. Burada bazı âlim ve ediplerden ders okurken bazı camilerde tefsir okuttu. Medrese ve tekke kütüphanelerindeki birçok yazma eseri istinsah etme imkânı buldu. Bu arada Muhyiddin İbnü’l-Arabî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî gibi tasavvuf büyüklerinin eserlerini okudu. İstanbul’da dört yıl kaldıktan sonra Tunus’a dönmek isteyen Kābâdû’ya o sırada resmî bir görev için İstanbul’da bulunan tarihçi İbn Ebü’d-Dıyâf yardımcı oldu ve kitaplarını da beraberinde getirtti (1842).

Kābâdû Tunus’a ulaşınca Vali Ahmed Paşa onu, düzenli bir ordu kurmak amacıyla 1840’ta açtığı Bardo (Bardia/Berdiya) Harp Okulu’na Arap dili ve edebiyatı müderrisi tayin etti. Bu okuldaki ilk Tunuslu müderris olan Kābâdû öğrencilerini Fransızca’dan Arapça’ya kitap çevirmeye teşvik etti, kendisi de bazı tercüme çalışmalarını yönetti. Aynı okulda yetişen en önemli öğrencileri, II. Abdülhamid’in sadrazamlığa getirdiği Bahriye Nâzırı Tunuslu Hayreddin Paşa, Maarif Nâzırı General Hüseyin, Dâhiliye Nâzırı General Rüstem ve Bardo Harp Okulu müdürlüğü yapan Muhammed b. Hâc Ömer gibi şahsiyetlerdir. Mehmed Paşa Tunus valisi olunca Kābâdû’yu Zeytûne Medresesi’ne birinci derece müderris olarak tayin etti (1855). Kābâdû’nun bu medresede yetişen talebeleri arasında Şeyhülislâm Sâlim Bûhâcib, Muhammed Bayram el-Hâmis, Muhammed b. Osman es-Senûsî ve kız kardeşinin oğlu Muhammed en-Neccâr özellikle anılmalıdır. 1861’de Bardo kadısı, 1868’de Bardo’da Mâlikî müftüsü olan Kābâdû, Zeytûne Medresesi’nde ders vermeye devam etti. Müftülük görevinde üç yıl kaldı ve 3 Receb 1288’de (18 Eylül 1871) vefat etti.

Modern Tunus şiirinin öncüsü kabul edilen Kābâdû, aynı zamanda XIX. yüzyıl Tunus aydınlanma ve ıslahat hareketinin başta gelen şahsiyetlerinden biridir. İstanbul’da kaldığı sırada Tanzimat taraftarı olan Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey’den etkilenerek İslâm dünyasının geri kalış sebepleri üzerinde düşünmüştür. Ona göre müslümanların geri kalmasının en önemli sebebi İslâm’ın özünden uzaklaşmalarıdır. Kābâdû idarecileri toplumun ilerlemesi yolunda gerekli adımları atmaya, ilim ve fennin gelişmesi için çaba göstermeye davet ediyordu, bunlar da adalet olmadan gerçekleştirilemezdi. Adaletin sağlanması için şûra esasına dayanan anayasal bir yönetim sisteminin kurulması şarttır. Müslüman bir toplumun kalkınması ve ilerlemesi ancak tarihin parlak dönemlerindeki yüce ruhu yeniden canlandırmakla mümkündür. Kābâdû, bunları dile getirirken Avrupa’nın ilerlemesinin kaynağının müslümanlara dayandığını ifade ediyordu. Onun yenilikçi fikirleri özellikle Hayreddin Paşa üzerinde etkili olmuş ve yapılan reformları desteklemiştir. Aruz vezniyle yazdığı şiirlerinde geleneksel temaların yanında toplumun yaşadığı problemlere de temas etmiştir. Kābâdû 1864’te İbn Gızâhum önderliğinde çıkan halk isyanına destek vermemiş, Vali Mehmed Sâdık Paşa ile Vezîriâzam Hazinedar Mustafa Paşa’yı tutmuş ve onları öven şiirler yazmıştır.

Kābâdû’nun divanı öğrencilerinden Muhammed b. Osman es-Senûsî tarafından derlenip iki cilt halinde yayımlanmıştır (Tunus 1294-1295/1877-1878). Senûsî, şairin Sultan Abdülmecid için yazdığı bir kasidesini yine onun açıklamalarıyla birlikte Müsâmerâtü’ẓ-ẓarîf’te (II, 284-302) zikretmiştir. Divan 1972’de de aynen neşredilmiştir. Öte yandan Ömer b. Sâlim yine iki cilt olarak hazırladığı divanın I. cildini Kābâdû’nun şiirlerine, II. cildini er-Râʾid dergisinde yayımlanan yazılarıyla diğer makalelerine ayırmıştır (Tunus 1984). Ömer b. Sâlim, birçok kaynakta (krş. Îżâḥu’l-meknûn, II, 114; Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 419) Kābâdû’ya ait müstakil bir eser olarak gösterilen ʿUḳūdü’l-leʾâl fi’t-tevessül li’n-nebiyyi bi’l-âl (“Ḳaṣîdetü ḥarîdeti ʿiḳdi’l-leʾâl fi’t-tevessüli li’n-nebiyyi bi’l-âl”) adlı kasidenin ayrı bir eser olmadığını belirtmiş, bu kasideyi de divana almıştır. Kābâdû’nun Şerḥu Dîvâni’l-Mütenebbî adlı eseri günümüze ulaşmamıştır.

BİBLİYOGRAFYA :

İbn Ebü’d-Dıyâf, İtḥâfü ehli’z-zamân, Tunus 1963-66, IV, 36-37, 61; V, 46-50, 56; Muhammed b. Osman es-Senûsî, Müsâmerâtü’ẓ-ẓarîf bi-ḥüsni’t-taʿrîf (nşr. Muhammed eş-Şâzelî en-Neyfer), Beyrut 1994, I, 402-405; II, 283-310; Serkîs, Muʿcem, V, 1492-1493; Îżâḥu’l-meknûn, I, 524; II, 114; Hediyyetü’l-ʿârifîn, II, 419; Muhammed Mahlûf, Şeceretü’n-nûr (nşr. Ali Ömer), Kahire 2006, II, 411-412; Ziriklî, el-Aʿlâm, VII, 185; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, XII, 191; Muhammed b. Âşûr, Erkânü’n-nehḍati’t-Tûnisiyye, Tunus 1381/1961, s. 5-10; a.mlf., Aʿlâmü’l-fikr ve erkânü’n-nehḍa bi’l-Maġrib, Tunus 2000, s. 155-160; Ömer b. Sâlim, Ḳābâdû: Ḥayâtühû ve âs̱âruhû ve tefkîruhu’l-ıṣlâḥî, Tunus 1975; a.mlf., “Maḥmûd Ḳābâdû”, Dâʾiretü’l-meʿârifi’t-Tûnisiyye, Tunus 1995, I, 47-52; Mahfûz, Terâcimü’l-müʾellifîn, IV, 41-44; Hannâ el-Fâhûrî, Târîḫu’l-edebi’l-ʿArabî fi’l-Maġrib, Beyrut 1982, s. 492-500; Muhammed Bûzîne, Meşâhîrü’t-Tûnisiyyîn, Tunus 1992, s. 618-619; Bekir Karlığa, Islahatçı Bir Düşünür Tunus’lu Hayrettin Paşa ve Tanzimat, İstanbul 1995, s. 74-79; C. Zeydân, Âdâb, Beyrut 1996, IV, 226; Muhammed en-Neyfer – Ali en-Neyfer, ʿUnvânü’l-erîb ʿammâ neşeʾe bi’l-bilâdi’t-Tûnisiyye min ʿâlimin edîb, Beyrut 1996, II, 906; Atilla Çetin, Tunuslu Hayreddin Paşa, Ankara 1999, s. 30-31; Mevsûʿatü ṭabaḳāti’l-fuḳahâʾ (nşr. Ca‘fer es-Sübhânî v.dğr.), Kum 1422, XIII, 651-652; M. Ch. Ferjani, “Ḳābādū”, EI2 Suppl. (İng.), s. 481-482.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-1. cildinde, 698 numaralı sayfada yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER