KALESÂDÎ

القلصادي
Müellif:
KALESÂDÎ
Müellif: MUHAMMED SÜVEYSÎ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2001
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 01.06.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kalesadi
MUHAMMED SÜVEYSÎ, "KALESÂDÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kalesadi (01.06.2020).
Kopyalama metni
IX. (XV.) yüzyılın başlarında Endülüs’teki Besta (Baza) şehrinde dünyaya geldi. Doğum tarihi olarak Ziriklî 815 (1412), Serkîs ise 803 (1401) yılını kaynak vermeden zikretmekte, hayatının sonunda yaptığı meşakkatli yolculuk göz önüne alınınca ilk tarihin doğru olması daha muhtemel görünmektedir. Tutîle (Tudela) yakınlarındaki Kalesâde şehrinden dolayı Kalesâdî (Kalsâdî) nisbesiyle anılır. Şekîb Arslan bu yerin Santa Dominigo de la Calzada olabileceğini söyler. İlk öğrenimini Besta’da Ebü’l-Hasan Ali b. Mûsâ el-Lahmî ve diğer bazı âlimlerden gördükten sonra Gırnata’ya (Granada) giderek Ebû İshak İbn Fütûh ile Ebû Abdullah Muhammed b. Muhammed es-Sarakustî’nin öğrencisi oldu. Daha sonra hac yolculuğuna çıktı ve güzergâhındaki Kuzey Afrika ile Doğu İslâm şehirlerinin önde gelen ulemâsı ile tanışıp onlardan ders aldı. 840-851 (1436-1447) yılları arasında gerçekleşen bu yolculuğuyla ilgili olarak kaleme aldığı ve faydalandığı âlimler hakkında bilgi verdiği bir seyahatnâme (Riḥletü’l-Ḳaleṣâdî) kaleme aldı. Kalesâdî sekiz yıl kadar kaldığı Tilimsân’da Ebü’l-Abbas İbn Zâgû, İbn Merzûk el-Hafîd ile Kāsım b. Saîd el-Ukbânî’den tefsir, hadis, fıkıh, hesap, cebir, hendese ve ferâiz okudu; iki buçuk yıl ikamet ettiği Tunus’ta Ahmed Hulûlû, Muhammed b. Ukāb el-Cüzâmî, Muhammed b. Ahmed el-Bisâtî’nin derslerine devam etti. Hac dönüşünde bir süre Kahire’de kalarak Takıyyüddin eş-Şümünnî, İbn Hacer el-Askalânî, Celâleddin el-Mahallî gibi âlimlerin derslerine katıldı ve burada 852 (1448) yılında Keşfü’l-esrâr (estâr) ʿan ʿilmi (ḥurûfi)’l-ġubâr adlı eserini yazdı. 853’te (1449) Tunus’a, ertesi yıl Tilimsân’a vardı. 855’te (1451) Endülüs’e döndü ve Gırnata’da bir yandan eğitim ve öğretimle meşgul olurken bir yandan da diğer eserlerini kaleme aldı. Önde gelen talebeleri Ebû Abdullah Muhammed el-Mellâlî, Ebû Abdullah Muhammed b. Yûsuf es-Senûsî ve Ebû Ca‘fer Ahmed b. Ali el-Belevî’dir. Endülüs’teki son İslâm devleti Benî Ahmer hıristiyan istilâcıların tehdidi altına düştüğünde Kalesâdî’nin halkı cihada teşvik ettiği ve diğer İslâm ülkelerinde tanıştığı şahsiyetleri yardıma çağıran mektuplar yazdığı anlaşılmaktadır. Nihayet halkın kitleler halinde göçü sırasında o da önce Mağrib’e, sonra Tunus’a gitti ve Gırnata’nın düşüşünden altı yıl önce 15 Zilhicce 891 (12 Aralık 1486) tarihinde Bâce’de vefat etti.

Kalesâdî kaleme aldığı eserlerin çok ve çeşitli olmasıyla dikkat çeken bir âlimdir. Onun gerek kendi çalışmalarında gerekse başka müelliflerin eserlerine yazdığı telhis ve şerhlerde kullandığı sistem ve üslûp son derece başarılıdır. Güç ve karmaşık meseleleri kestirme yolla ortaya koymasında sembol kullanmasının önemli payı vardır. Bu durum özellikle cebir denklemlerinde görülmektedir. Kalesâdî bilinmeyen sayıları ش (veya sadece ؞, şey’), kareyi م (mâl), küpü ك (kâ‘b), eşitliği ل (ya‘dilü) ve kökü ج (cecr) harfleriyle gösterir. İbnü’l-Bennâ el-Merrâküşî’nin usulünü de geliştiren Kalesâdî pay, payda ve diğer elemanlar arasındaki oran ilişkisini bugünkü sistemle ortaya koyan matematikçidir. İbnü’l-Bennâ, Yunanlılar’ın kurduğu kök denklemini m$\sqrt{a^{2}+b}\simeq a+\frac{b}{2a}$ şeklinde açıkladıktan sonra kendi m$\sqrt{a^{2}+b}\simeq a+\frac{b}{2a+1}$ denklemini verir. Kalesâdî bunu ayrıntılı olarak şöyle ifade etmektedir:

Eğer b a’dan küçük veya ona eşit ise m$b\leq a\Rightarrow \sqrt{a^{2}+b}\simeq a+\frac{b}{2a}$, eğer b 1’den büyük ise m$b>1\Rightarrow \sqrt{a^{2}+b}\simeq a+\frac{b+1}{2(a+b)}$ olur. Kalesâdî bu denklemle ortaya çıkacak hatanın en fazla m$\frac{b^{2}}{4a^{2}}$ değerinde olacağını söylemektedir.

Eserleri. A) Matematik. 1. Keşfü’l-cilbâb ʿan ʿilmi’l-ḥisâb. Franz Woepcke tarafından Fransızca’ya çevrilmiştir (Atti dell’ Accademia Pontifica de Nuovi Lincei, XII [1858-1859], s. 230-275). 2. Keşfü’l-esrâr (estâr) ʿan ʿilmi (ḥurûfi)’l-ġubâr. Kahire (1309/1892) ve Fas’ta (1315/1897) basıldıktan sonra Muhammed Süveysî eserin ilmî neşrini gerçekleştirmiş ve Fransızca’ya tercüme etmiştir (Tunus 1409/1988). 3. İbnü’l-Bennâ el-Merrâküşî’nin Telḫîṣu aʿmâli’l-ḥisâb adlı eserine yapılmış biri büyük, diğeri küçük iki şerh. Bu şerhten bazı seçmeler Franz Woepcke tarafından Fransızca’ya çevrilmiştir (JA, VI/1 [1863], s. 58-62; Annali di scienze matematiche e fisiche, V [1863], s. 147-181). Bunların dışında bu alanda yazılmış diğer eserleri de şunlardır: Tebṣıratü’l-mübtedî bi’l-ḳalemi’l-Hindî (et-Tebṣıra fî ḥisâbi’l-ġubâr adıyla da anılmaktadır; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 339), et-Tebṣıratü’l-vâżıḥa fî mesâʾili’l-aʿdâdi’l-lâʾiḥa, Ġunyetü ẕevi’l-elbâb fî şerḥi Keşfi’l-cilbâb, İnkişâfü’l-cilbâb ʿan fünûni’l-ḥisâb, Ḳānûnü’l-ḥisâb ve ġunyetü ẕevi’l-elbâb, Risâle fî meʿâni’l-kesr ve’l-basṭ, Risâle fî maʿrifeti istiḫrâci’l-mürekkeb ve’l-basîṭ, Şerḥu’l-Urcûzeti’l-Yâsemîniyye (Fas 1310), Şerḥu Ẕevâti’l-esmâʾ.

B) Ferâiz. Buġyetü’l-mübtedî ve ġunyetü’l-müntehî (dört mezhebe göre yazılmıştır; Fas 1315, Keşfü’l-esrâr’la birlikte), Lübâbü Taḳrîbi’l-mevârîs̱ ve münteha’l-ʿuḳūli’l-bevâḥis̱, el-Külliyyât fi’l-ferâʾiż, Şerḥu ferâʾiżi Muḫtaṣarı Ḫalîl (İrşâdü’l-müteʿallim ve tenbîhü’l-muʿallim li-ferâʾiżi’ş-Şeyḫ Ḫalîl, Fas 1293), Şerḥu’l-Ferâʾiż l’İbni’ş-Şât (Hizânetü’l-Karaviyyîn, nr. 323), et-Tilimsâniyye üzerine yapılmış iki şerh (küçük şerhin yazma nüshası için bk. Mahfûz, IV, 111; matematik ve ferâize dair eserlerinin nüshaları için bk. EI2 [İng.], IV, 477).

C) Diğer Eserleri. 1. Riḥletü’l-Ḳaleṣâdî (Tenbîhü’ṭ-ṭâlib ve münteha’r-râġıb ilâ aʿle’l-menâzil ve’l-menâḳıb, nşr. M. Ebü’l-Ecfân, Tunus 1398/1978, 1406/1985). 2. Şerḥu’l-Envâri’s-Seniyye (Lübbü’l-ezhâr, Kahire 1347).

Kalesâdî’nin kaynaklarda adı geçen başlıca eserleri de şunlardır: Eşrefü’l-mesâlik ilâ meẕhebi Mâlik, Hidâyetü’l-enâm fî şerḥi Muḫtaṣarı Ḳavâʿidi’l-İslâm, Şerḥu’l-Bürde, Şerḥu’l-Ḥikemi’l-ʿAṭâʾiyye, Şerḥu Recezi İbn Cemâʿa, Şerḥu Recezi’l-Ḳurṭubî, Şerḥu’r-Risâle li’bn Ebû Zeyd el-Ḳayrevânî, Şerḥu Ġunyeti’n-nüḥât, Şerḥu’l-Ecrûmiyye, Şerḥu’l-Elfiyye li’bn Mâlik, Şerḥu’l-Cümel li’z-Zeccâcî, Mülḥatü’l-iʿrâb, Muḫtaṣar fi’l-ʿarûż, Şerḥu’l-Hazreciyye, Şerḥu Îsâġūcî, Şerḥu Urcûzeti İbn Fütûḥ, en-Naṣîḥa fi’s-siyâseti’l-ʿâmme ve’l-ḫâṣṣa, Hidâyetü’n-nüẓẓâr fî tuḥfeti’l-aḥkâm ve’l-esrâr, Tenbîhü’l-insân ilâ ʿilmi’l-mîzân, Taḳrîbü’l-mevârîs̱ ve tenbîhü’l-bevâʿis̱, el-Müstevfî li-mesâʾili’l-Ḥavfî.

BİBLİYOGRAFYA
Kalesâdî, Riḥletü’l-Ḳaleṣâdî (nşr. M. Ebü’l-Ecfân), Tunus 1406/1985, neşredenin girişi, s. 9-76; a.mlf., Keşfü’l-esrâr ʿan ʿilmi’l-ġubâr (nşr. Muhammed Süveysî), Tunus 1409/1988; Sehâvî, eḍ-Ḍavʾü’l-lâmiʿ, VI, 14-15; Bedreddin el-Karâfî, Tevşîḥu’d-Dîbâc (nşr. Ahmed eş-Şüteyvî), Beyrut 1403/1983, s. 132-134; Ahmed Bâbâ et-Tinbüktî, Neylü’l-ibtihâc, Trablus 1408/1989, s. 339-341; Makkarî, Nefḥu’ṭ-ṭîb, II, 692; V, 426, 427; VI, 446; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 339; II, 1488, 1507; Suter, Die Mathematiker, s. 180-182; Serkîs, Muʿcem, II, 1519; Brockelmann, GAL, II, 343-344; Suppl., II, 378-379; A. S. Saidan, “al-Qalasādī”, DSB, XI, 229-230; Mahfûz, Terâcimü’l-müʾellifîn, IV, 107-114; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), V, 10; Emîr Şekîb Arslan, el-Ḥulelü’s-sündüsiyye, Beyrut 1417/1997, I, 123-124; M. A. Cherbonneau, “Notice bibliographique sur Kalaçādī”, JA, XIV (1859), s. 437-448; Muhammed Süveysî, “ʿÂlimün riyâżiyyün Endelüsiyyün Tûnisiyyün: el-Ḳaleṣâdî”, Ḥavliyyâtü’l-Câmiʿati’t-Tûnisiyye, sy. 9, Tunus 1972, s. 33-49; a.mlf., “al-Ḳalaṣādī”, EI2 (İng.), IV, 476-477; Adam Malik Han, “al-Kalasadī: An Eminent Mathematician of Muslim Spain”, IS, XXXII/3 (1993), s. 351-355; Ahmed Djebbar, “al-Kalasādī”, Encyclopaedia of the History of Science, Technology and Medicine in Non-Western Cultures (ed. H. Selin), Dordrecht 1997, s. 830-832.

Muhammed Süveysî
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2001 yılında İstanbul'da basılan 24. cildinde, 257-258 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER