KĀSIM-ı ENVÂR

قاسم أنوار
KĀSIM-ı ENVÂR
Müellif: ADNAN KARAİSMAİLOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2001
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 20.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kasim-i-envar
ADNAN KARAİSMAİLOĞLU, "KĀSIM-ı ENVÂR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kasim-i-envar (20.11.2019).
Kopyalama metni
756’da (1355) Tebriz civarında Serâb’da doğdu. Tebrizli bir seyyid ailesine mensuptur. Genç yaşta Tebriz’de, Safeviyye tarikatının pîri Safiyyüddîn-i Erdebîlî’nin oğlu Şeyh Sadreddîn-i Erdebîlî’nin müridi oldu. Şeyh Sadreddin’in bir gece rüyasında onun elindeki ışığı başkaları ile bölüştüğünü gördüğü ve kendisine bundan dolayı “Kāsım-ı Envâr” (ışıkları bölüşen) adını verdiği rivayet edilmektedir. Şeyh Sadreddîn-i Erdebîlî’nin yanında seyrüsülûkünü tamamlayan Kāsım-ı Envâr şeyhinin isteği üzerine Gîlân’a gitti. Burada Evhadüddîn-i Kirmânî’nin halifelerinden Şeyh Sadreddîn-i Yemenî’ye intisap ettiği kaydedilmekteyse de bu konuda kesin bilgi yoktur. Gîlân’dan ayrıldıktan sonra 779 (1377) yılında Herat’a giden Kāsım-ı Envâr, şehirde Timur ve oğlu Şâhruh dönemlerinde irşad faaliyetlerinde bulundu. 830’da (1427) hurûfî bir suikastçının Şâhruh’u yaralamasında rolü olduğu, suikastçının olaydan önce onun hankahına gidip geldiği ileri sürülerek Herat’tan uzaklaştırıldı. Belh üzerinden Semerkant’a, büyük ilgi gördüğü Şâhruh’un oğlu Uluğ Bey’in yanına geçen Kāsım-ı Envâr, bir süre burada kaldıktan sonra Horasan’da Câm iline bağlı Harcird köyüne yerleşti. Ölünceye kadar bu köyde yaptırdığı dergâhta yaşadı. Muhtemelen 837 (1433) yılında vefat etti ve dergâhının civarına defnedildi. Türbesi Ali Şîr Nevâî tarafından yaptırılmış, Abdurrahman-ı Câmî ve Ali Şîr Nevâî ondan övgüyle söz etmişlerdir.

Eserleri. Duygularını ve tasavvufî hallerini sade bir ifade ile anlatan Kāsım-ı Envâr’ın gazellerinde büyük ölçüde Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin etkisi görülür. İnançlarını temsil ve hikâyelerle anlatan mesnevileri de sade bir dille yazılmıştır. Mesnevilerinde on iki imamın ve büyük sûfîlerin adlarına sıkça yer vermiş, âyet ve hadislerden iktibaslar yapmıştır. Birçok nüshası bulunan Külliyyât’ı Saîd-i Nefîsî tarafından yayımlanmıştır (Tahran 1337 hş./1958). Külliyyât’ı oluşturan eserler şunlardır: 1. Dîvân. Gazel, mersiye ve terciibend, mukātaat ve rubâîlerden oluşur. Şairin Gîlân lehçesi ve Türkçe ile yazılmış şiirleri de bulunmaktadır. 2. Enîsü’l-ʿâşıḳīn (Ṣad Maḳām der Iṣṭılâḥ-ı Ṣûfiyye, Risâle-i ʿAded-i Maḳāmât). Sâliklerin aşmaları gereken 100 makamı anlatan elli dört beyitlik bir mesnevidir. 3. Beyân-ı Vâḳıʿa-i Emîr Tîmûr. Bu mesnevi de elli civarında beyitten oluşmaktadır. 4. Enîsü’l-ʿârifîn. Tasavvufî içerikli bir mesnevidir. 5. Risâle der Beyân-ı ʿİlm. Nazım ve nesir karışık olarak yazılan tasavvufî bir risâle olup Risâle-i Ḥavrâʾiyye veya Risâletü’l-emâne adlarıyla da bilinir. 6. Risâle-i Suʾâl ü Cevâb. Tasavvufa dairdir.

XIV. yüzyıldan XVI. yüzyıla kadar birçok Türk şairinin şiirinin yer aldığı, derleyeni belli olmayan Câmiu’l-meânî (Nuruosmaniye Ktp., nr. 4904) adlı bir mecmuadaki Kāsım-ı Envâr’ın Türkçe şiirleri Muharrem Ergin tarafından neşredilmiştir (bk. bibl.).

BİBLİYOGRAFYA
Devletşah, Teẕkire, s. 346-352; Lâmiî, Nefehât Tercümesi, s. 663-666; Hândmîr, Ḥabîbü’s-siyer, III, 617; IV, 10-11; Hasan-ı Rûmlû, Aḥsenü’t-tevârîḫ (nşr. Abdülhüseyn-i Nevâî), Tahran 1349 hş., s. 207-209, 680-681; Lutf Ali Beg, Âteşkede (nşr. Hasan Sâdât Nâsırî), Tahran 1337-41 hş., s. 109-110; Browne, LHP, III, 473-487; M. Ali Terbiyet, Dânişmendân-ı Âẕerbâycân, Tahran 1314 hş., s. 304; Safâ, Edebiyyât, IV, 252-264; Ma‘sûm Ali Şah, Ṭarâʾiḳ, II, 144; Ahmet Ateş, Farsça Manzum Eserler, İstanbul 1968, s. 327-336; Fahrî Rastkâr, Fihrist-i Kitâbḫâne-i Meclis-i Şûrâ-yi Millî, Tahran 1347 hş., VIII, 349-355; Abdülhüseyin Zerrînkûb, Dünbâle-i Cüstücû der Taṣavvuf-i Îrân, Tahran 1369 hş., s. 202-206; Azerbaycan Türk Edebiyatı, Ankara 1993, s. 56-57; Muharrem Ergin, “Câmi-ül-Meâni’deki Türkçe Şiirler”, TDED, III/3 (1949), s. 565-569; G. M. Meredith-Owens, “The Turkish Verses of Qāsim al-Anvār”, BSOAS, XXV/1 (1962), s. 155-161; Ekmel Eyyûbî, “Ḳāsım-ı Envâr ke Türkî Eşʿâr”, Mecelle-i ʿUlûm-i İslâmiyye, IV/1, Aligarh 1963, s. 168-178; V. F. Büchner, “Ḳāsim-i Envâr”, İA, VI, 390-391; R. M. Savory, “Ḳāsim-i Anwār”, EI2 (İng.), IV, 721-722.
Bu madde ilk olarak 2001 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 24. cildinde, 542-543 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.