KOÇU, Reşat Ekrem

Müellif:
KOÇU, Reşat Ekrem
Müellif: SEMAVİ EYİCE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 15.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kocu-resat-ekrem
SEMAVİ EYİCE, "KOÇU, Reşat Ekrem", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kocu-resat-ekrem (15.09.2019).
Kopyalama metni
İstanbul’da doğdu. Babası Ekrem Reşat Bey, annesi Hacı Fatma Hanım’dır. Ekrem Reşat Bey, İstanbul’da Maarif Nezâreti tercüme kaleminde çalışmış, Tarîk, Ma‘lûmat ve Cerîde-i Havâdis gazetelerinde yazı yazmış, daha sonra Konya’da Sanayi Mektebi müdürlüğüne tayin edilmiş ve burada Babalık gazetesinde de başyazarlık yapmıştır. 1925’te İstanbul’a döndüğünde 1933’te ölümüne kadar Cumhuriyet gazetesinin memleket haberleri servisinin başında bulunmuştur.

İlkokulu Konya’da okuyan Reşat Ekrem, savaş sebebiyle ortaokul ve lise kapandığından annesiyle birlikte İstanbul’a döndü. Liseyi yatılı olarak Bursa Erkek Lisesi’nde okudu. 1931’de İstanbul Dârülfünunu Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun olunca kürsü başkanı Ahmed Refik’in (Altınay) asistanı oldu. Burada Osmanlı Muâhedeleri ve Kapitülasyonlar 1300-1920 ve Lozan Muâhedesi adlı çalışmasını hazırladı (İstanbul 1934). Çok takdir ettiği hocası Ahmed Refik 1933’te yapılan üniversite reformunda görevinden uzaklaştırılınca Reşat Ekrem de yeni kurulan üniversiteden istifa etti. Kuleli Askerî Lisesi, Vefa Lisesi ve Pertevniyal Lisesi tarih öğretmenliği yanında Cumhuriyet, Yeni Sabah, Milliyet, Hergün, Yeni Tanin ve Tercüman gibi gazetelerle Hayat Tarih Mecmuası, Resimli Tarih Mecmuası, Tarih Dünyası, Hayat, Yeşilay, Büyük Doğu, Hafta, Türk Folklor Araştırmaları, İstanbul Enstitüsü Mecmuası vb. dergilerde makaleler yazmak suretiyle geçimini sağladı. Reşat Ekrem, Kadıköy Göztepe Kayışdağı caddesinde aileden kalma köşk satıldıktan sonra hayatının son yıllarını Ankara caddesi ve Sirkeci’deki bürolarında bulunan arşivini de naklettiği civardaki bir apartman dairesinde geçirdi. 6 Temmuz 1975 tarihinde burada vefat etti ve Sahrayıcedid Mezarlığı’na defnedildi. Hiç evlenmeyen Reşat Ekrem’in evlât edinmiş olduğu Mehmet adındaki genç ölümünden sonra bütün arşiv malzemesini satarak dağıttı.

Eserleri. Yazdıklarında tarihî gerçekleri değiştirmeyen Reşat Ekrem kaynaklardaki bilgi ve tasvirlerin bir araya getirilmesi, bunların bir hikâye örgüsü içinde ustalıkla toplanması suretiyle meydana getirilmiş Esircibaşı, Forsa Halil (1962) gibi tarihî romanlar ve belirli bir tarihî şahsiyeti anlatan romanlaştırılmış tarih (Patrona Halil [1967], Kabakçı Mustafa [1968], Kösem Sultan [1972]) monografyalarını yazdı. Reşat Ekrem’in bir özelliği de Osmanlı tarihinin basılı kaynaklarını ve yakın geçmişteki gazeteleri büyük bir dikkatle tarayıp bunların içinden meraklı olayları, hikâyeleri, pek akla gelmeyecek ayrıntı ve yaşantıları çıkarmış olmasıdır. Bu malzemeyi yazarlık hayatı boyunca geniş ölçüde kullandı, bazılarını da kitap halinde yayımladı. Hatice Sultan ve Ressam Melling (1934), Eski İstanbul’da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri (1947), Erkek Kızlar (1962), Dağ Padişahları (1962) gibi kitapları yanında bu tür birçok yazı dizisi de gazete sayfalarında kaldı.

Reşat Ekrem, bazı Osmanlı dönemi kaynaklarını bugünkü dile aktarıp herkesin okuyup zevk alabileceği bir hale getirdi. Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinin ilk beş cildini hayli kısaltılmış olarak bu surette yayımladığı gibi (1944-1949) İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’ndeki Seyyid Vehbî’nin Surnâme’sini (1939), Haşmet’in Vilâdetnâme’sini (1940) ve Aşçı İbrâhim Dede Mecmuası’nı da (1960) sade bir dille kısaltarak neşretti. Edmondo de Amicis, Jean de Thevenot, Theophile Deyrolle, J. E. Dauzats, Mary Montagu ve Elizabeth Craven gibi Batılı yazarların İstanbul ve Türkiye’den bahseden seyahatnâmelerini de yine kısaltıp resimli kitapçıklar halinde dizi olarak bastırdı.

Reşat Ekrem halkın zevkle okuyabileceği, ağır bilgiler ve notlarla yüklenmemiş, fakat ciddi ve içinde ilgi çekici yeni görüşler bulunan tarih araştırmaları da sundu. Osmanlı Padişahları (1960), Yeniçeriler (1964), Osmanlı Tarihinin Panoraması (I-II, 1964) ve Fatih Sultan Mehmed (1965) gibi eserleri bu hususta başlıca örneklerdir. Osmanlı Padişahları, Osmanlı Devleti tahtına oturan bütün hükümdarları objektif bir bakışla inceleyerek karakterlerini, meziyetlerini ve eksik taraflarını okuyucuya takdim eden başarılı bir çalışmadır. Bunların dışında Cumhuriyet gazetesi ilâvesi olarak basılan Türk İstanbul (1953), Osmanlı Tarihinin Panoraması (1954), Türk Giyim, Kuşam ve Süslenme Sözlüğü (1967) gibi, eski dönemin merak edilen ilginç konuları hakkında okuyucuları aydınlatan ansiklopedik eserler de ortaya koymuştur. Topkapı Sarayı’nın bölümlerini, içlerinde geçen yaşantılarıyla anlatan Topkapı Sarayı (1960 [?]) adlı eseri de zevkle okunacak bir tarihçedir.

Tarihçi olarak yetişmesinde Ahmed Refik’in, İstanbul’un bütün özelliklerini tanımasında ise Ahmed Râsim’in büyük payı olmuştur. Reşat Ekrem, Ahmed Râsim’in İstanbul’a olan sevgisini aynen almış, bunu Ahmed Refik’ten kendisine geçen edebî tarihçilikle zenginleştirerek İstanbul’un “nevi şahsına mahsus” bir tarihçisi olmuştur. Bu şehre olan hayranlığını ve onu ölümsüzlüğe kavuşturmak isteğini 1944’te İstanbul Ansiklopedisi’ni fasiküller halinde yayımlamak suretiyle göstermiştir. Dünya yayın hayatında ilk olarak denenen bu teşebbüsüyle bir şehri her şeyi ile ansiklopedi sayfalarına sığdırmayı tasarlamış, ancak bu önemli proje tamamlanmadan yarım kalmıştır (bk. İSTANBUL ANSİKLOPEDİSİ). Ağır ilmî yayınlara pek heves etmeyen Reşat Ekrem, İslâm Ansiklopedisi’nin Türkçe baskısında “Ali Paşa Hekimoğlu” ve “Ali Paşa Sürmeli” maddelerini yazmıştır.

Reşat Ekrem aynı zamanda iyi resim yapan, fakat genellikle nahif üslûbu tercih eden bir ressam ve Acı Su: Şiirler (1965) adlı şiir kitabında da görüldüğü gibi serbest nazmı başarıyla kullanan bir şairdi. Çocuklar (1938) başlıklı romantik küçük kitabının ise belki bazı kısımları gerçek hikâyelerden oluşmuştur.

Reşat Ekrem Koçu’nun diğer belli başlı çalışmaları da şunlardır: Sümer Türkleri (1933), Selçuk İmparatorluğu (1933), Bizans Tarihi (1934), Tarihten Evvelki Zamanlar (1934), Ahmed Râsim: Hayatı, Seçme Şiir ve Yazıları (1938), Taçlı Fahişeler (1944), Tarihimizde Garip Vakalar (1952), Tarihimizde Kahramanlar (1960), Haşmetli Yosmalar (1963), Dârülaceze (1974), İstanbul Tulumbacıları (1981), İstanbul Camileri (ts.)

BİBLİYOGRAFYA
Semavi Eyice, “Aramızdan Ayrılan Bir İstanbul Tarihçisi: Reşat Ekrem Koçu”, Pirelli, XIII/134, İstanbul 1975, s. 8-9; a.mlf., “Tarihçi ve Folklorist Reşat Ekrem Koçu”, TFA, XVI/322 (1976), s. 7641-7643 (önceki yazının tekrarıdır); a.mlf., “Reşat Ekrem Koçu’nun Ömrünü Adadığı ‘Kent Kütüğü’, İstanbul Ansiklopedisi Anıları”, Albüm Dergisi, sy. 2, İstanbul 1998, s. 62-67; a.mlf., “Reşat Ekrem Koçu”, DBİst.A, V, 41-43; Erdem Yücel, “Kaybettiğimiz Tarihçi ve Yazar Reşad Ekrem Koçu”, Hayat Tarih Mecmuası, XI/10, İstanbul 1975, s. 30-34; Mahmut Şakiroğlu, “Reşad Ekrem Koçu (1905-1975)”, Türk Folkloru Belleten, I/2, İstanbul 1986, s. 443-449.

Semavi Eyice
Bu madde ilk olarak 2002 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 26. cildinde, 149-150 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.