KÜMEYT el-ESEDÎ

الكميت الأسدي
Müellif:
KÜMEYT el-ESEDÎ
Müellif: RAHMİ ER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 16.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kumeyt-el-esedi
RAHMİ ER, "KÜMEYT el-ESEDÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kumeyt-el-esedi (16.12.2019).
Kopyalama metni
60 (679-80) yılında Kûfe’de doğdu. Aynı çağda aynı kabileye mensup olan ve aynı adı taşıyan üç şairin sonuncusudur. Çeşitli âlimlerden fıkıh, hadis, ensâb ve eyyâmü’l-Arab konularında ders aldı. Arap dili ve şiiri üzerine iyi bir eğitim gördü. Kûfe’deki yaygın dinî eğilimden etkilenerek bir Şiî-Zeydî olarak yetişti. Zeydîliğin kurucusu İmam Zeynelâbidîn Ali b. Hüseyin’in oğlu Zeyd b. Ali, Vâsıl b. Atâ’nın öğrencisi olduğundan Kümeyt de bütün Zeydîler gibi Mu‘tezile’nin görüşünü benimsedi. Kûfe Camii’nde gençlere Arap dili, ensâb ve eyyâmü’l-Arab’a dair dersler verdi. Daha sonra şiir yazmaya başlayan Kümeyt, Emevîler’e karşı Hz. Peygamber’in mensup olduğu Hâşimoğulları’nı ve özellikle o sıralarda hilâfet mücadelesi veren Hz. Hüseyin’in torunu Zeyd b. Ali’yi destekleyen siyasal içerikli şiirleriyle tanındı. Hz. Hüseyin’in kızı Fâtıma tarafından kendisine “şâiru Ehli’l-beyt” unvanı verilmesinden sonra şöhreti arttı.

Şîa fakihleri ve hadis râvileri arasında adı geçen Kümeyt’in başlangıçta aşırı bir Emevî aleyhtarı olmadığı, hatta Süleyman b. Abdülmelik’in hilâfeti sırasında Yezîd b. Abdülmelik’e methiyeler söylediği kaydedilmektedir. Ancak Yemen asıllı Irak valisi Hâlid el-Kasrî’nin Ehl-i beyt mensup ve taraftarlarına karşı sert bir politika izlemesi ve Zeyd b. Ali’yi sıkı bir şekilde takip ettirmesi onun Emevîler’e ve Yemenliler’e karşı kesin bir tavır almasına yol açtı. Bu dönemde yazmaya başladığı el-Hâşimiyyât’ında Emevîler’i sert bir dille yererken el-Müẕhebe adıyla tanınan, kabile ve mezhep tutuculuğunun (asabiyet) önemli ve en eski örneklerini oluşturan şiirlerinde Yemen ve Yemenliler’i, bu arada Vali Hâlid el-Kasrî’yi ve aşiretini hicvetti. Hâlid, Emevî aleyhtarı bu şiirlerin bir bölümünü Halife Hişâm b. Abdülmelik’e ulaştırınca halife Kümeyt’in yakalanıp öldürülmesini emretti. Tutuklanan Kümeyt karısının yardımıyla hapisten kaçarak Dımaşk’a gitti. Burada Mesleme b. Hişâm’ın aracılığıyla halifenin huzuruna kabul edildi. Orada söylediği, halifeden özür dileyen ve onu metheden şiirleriyle halifenin affına mazhar oldu ve ödüllendirildi. Halife, Vali Hâlid’e bir tâlimat göndererek Kümeyt’e güvence verilmesini ve tutuklu bulunan karısının serbest bırakılıp ödüllendirilmesini emretti.

Kümeyt’in, o sıralarda Emevîler’e yaranmak isteyen Yemenli şair Hakîm b. Ayyâş el-Kelbî’nin Ali b. Ebû Tâlib’i ve Hâşimoğulları’nı hicvetmesine karşılık Mudar’ı övüp Yemenliler’i hicvederek onu kendi kavmini savunmak zorunda bırakmayı ve Hâşimoğulları’nı hicvetmekten vazgeçirmeyi amaçladığı kaydedilmektedir. Kümeyt, Kûfe’ye dönüşünden bir müddet sonra Vali Hâlid’in azledilmesine sevinmiş, ancak Zeyd b. Ali’nin öldürülmesinden sorumlu tutulan yeni vali Yûsuf b. Ömer es-Sekafî’yi övmekten çekinmemiştir. Onu övmek için yanına gittiğinde Yemenli muhafızları tarafından öldürülmüştür.

Kümeyt şiirlerine ve özellikle el-Hâşimiyyât’ında yer alan manzumelerine, geleneksel şiirlerde olduğu gibi terkedilen diyarlara ağlamakla değil Hâşimoğulları’na sevgisini dile getiren gazellerle başlamaktadır. Bu şiirlerinde sadece duygularını dışa vurmakla yetinmeyip düşüncelerine de yer vermiştir. Şiirlerinde fikrî yönün ağır basması sebebiyle bazı eleştirmenler onun şair olmaktan çok hatip olduğunu söylemişlerdir. Şiirleri bazıları tarafından övülmekle birlikte (meselâ bk. Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, XVII, 36; Abdülkādir el-Bağdâdî, I, 138) bir kısım eleştirmenler Arapça’sında kusurlar bulunduğu ve şiirlerinin şâhid olarak kullanılamayacağı görüşündedir (Câhiz, Kitâbü’l-Ḥayevân, V, 55-56; Merzübânî, el-Müveşşaḥ, s. 191-192). Kümeyt’in Kur’an, hadis ve Arap şiirinden yaptığı intihaller (serikat), İbrâhim b. Edhem’in kız kardeşinin oğlu olan İbn Künâse (ö. 207/823) tarafından Seriḳātu Kümeyt mine’l-Ḳurʾân ve ġayrih adını taşıyan kitabında ele alınmıştır. Bu eser intihal konusunda bilinen ilk çalışmadır (DİA, XX, 158; XXII, 348).

Eserleri. 1. el-Hâşimiyyât. Mudar ve Hâşimoğulları’nı öven şiirlerden oluşan 536 beyitlik bir derlemedir. İlk olarak Almanca tercümesiyle birlikte Josef Horovitz tarafından yayımlanan eseri (bk. bibl.) daha sonra Muhammed Şâkir el-Hayyât (Kahire 1321, 1331) ve Abdülmüteâl es-Saîdî (Kahire, ts.) neşretmiştir. Kitabın Ebû Riyâş el-Kaysî ve Muhammed Mahmûd er-Râfiî tarafından yapılan şerhleri basılmıştır (bk. bibl.). 2. Dîvân. Methiye, hicviye ve mersiye türleri başta olmak üzere 5000 beyitten fazla şiir söylediği rivayet edilen Kümeyt’in divanı İbn Künâse, Asmaî, Sükkerî ve İbnü’s-Sikkît’in derlediği birkaç nüshası esas alınmak suretiyle Dâvûd Sellûm ve Nûrî Hammûdî el-Kaysî tarafından üç cilt halinde yayımlanmıştır (Bağdat 1969-1970; Beyrut 1986). Ayrıca Kathrin Müller divanı Kritische Untersuchungen zum Diwan des Kumait b. Zaid adıyla neşretmiştir (Freiburg 1979). Divanda yer alan, Yemen ve Yemenliler’i hicvettiği el-Müẕhebe, aslında Kelbî’ye cevap niteliğinde olmakla birlikte şairin ölümünden yaklaşık yüz yıl sonra Di‘bil ve İbn Ebû Uyeyne tarafından cevaplandırılmış, Ebü’z-Zelfâ el-Basrî de onlara karşılık vermiştir. Kümeyt el-Esedî hakkında Ahmed Selâhaddin Necâ (Beyrut 1957), Abdülmüteâl es-Saîdî (Kahire, ts.), Abdülhasîb Tâhâ Hamîde (Dımaşk, ts.), Ali Necîb Atvî (Beyrut 1408/1988), Hamdân Abdurrahman Hamdân (Kahire 1409/1989) ve Me’mûn b. Muhyiddin el-Cennân (Beyrut 1414/1994) müstakil eserler telif etmişlerdir.

BİBLİYOGRAFYA
Câhiz, el-Beyân ve’t-tebyîn, Kahire 1311, I, 22; a.mlf., Kitâbü’l-Ḥayevân, Kahire 1325, V, 55-56; İbn Kuteybe, eş-Şiʿr ve’ş-şuʿarâʾ, Beyrut 1985, s. 385-387; Ebû Riyâş Ahmed b. İbrâhim el-Kaysî, Şerḥu Hâşimiyyâti’l-Kümeyt b. Zeyd el-Esedî (nşr. Dâvûd Sellûm - Nûrî Hammûdî el-Kaysî), Bağdad 1987; Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, el-Eġānî, Beyrut 1986, XVII, 3-44; Merzübânî, el-Müveşşaḥ, Kahire 1343, s. 191-198; a.mlf., Muʿcemü’ş-şuʿarâʾ (nşr. F. Krenkow), Kahire 1354, s. 9, 170, 281, 347-348, 381; Ebû Zeyd el-Kureşî, Cemhere (Fâûr), s. 451-455; İbn Hacer, el-İṣâbe, III, 317; Abdülkādir el-Bağdâdî, Ḫizânetü’l-edeb, Kahire 1347, I, 138-141; J. Horovitz, Die Haschimijat des Kumait, Leiden 1904; a.mlf. - [Ch. Pellat], “al-Kumayt b. Zayd al-Asadī”, EI2 (İng.), V, 374-375; M. Mahmûd er-Râfiî, Şerḥu’l-Hâşimiyyât, Kahire 1928; Sezgin, GAS, II, 347-349; Ahmed Selâhaddin Necâ, el-Kümeyt b. Zeyd el-Esedî: Şâʿirü’ş-Şîʿa fi’l-ʿaṣri’l-Ümevî, Beyrut 1957; Şevkī Dayf, et-Teṭavvur ve’t-tecdîd fi’ş-şiʿri’l-Ümevî, Kahire 1977, s. 268-291; a.mlf., Târîḫu’l-edebi’l-ʿArabî, Kahire 1982, II, 323-329; Hamdân Abdurrahman Hamdân, Şiʿrü’l-Kümeyt b. Zeyd, Kahire 1409/1989, tür.yer.; Me’mûn b. Muhyiddin el-Cennân, el-Kümeyt b. Zeyd el-Esedî, Beyrut 1414/1994, tür.yer.; Hannâ el-Fâhûrî, Târîḫu’l-edebi’l-ʿArabî, Beyrut, ts., s. 307-308; İbrahim Sarıçam, “Kümeyt b. Zeyd el-Esedî ve Hâşimiyyat’ı”, AÜİFD, XXXVI (1997), s. 271-296; XXXVII (1997), s. 201-232; Nevzat H. Yanık, “İbn Künâse”, DİA, XX, 158; İsmail Durmuş, “İntihal”, a.e., XXII, 348.

Rahmi Er
Bu madde ilk olarak 2002 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 26. cildinde, 551-552 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.