KUMMÎ, Kādî Ahmed

قاضى أحمد قمّى
KUMMÎ, Kādî Ahmed
Müellif: İSMAİL SAFA ÜSTÜN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.01.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kummi-kadi-ahmed
İSMAİL SAFA ÜSTÜN, "KUMMÎ, Kādî Ahmed", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kummi-kadi-ahmed (21.01.2020).
Kopyalama metni
17 Rebîülevvel 953’te (18 Mayıs 1546) Kum’da doğdu. Soyu İmam Zeynelâbidîn’e dayanır. Hem anne hem baba tarafından seyyid olan ataları nesiller boyu Kum şehrinde yaşamıştır. Babası Münşî Şerefüddin Hüseyn-i Hüseynî, Şah I. Tahmasb’ın Herat valisi olan kardeşi Sâm Mirza’nın hizmetinde bulundu. 964’te (1557) Tahmasb’ın yeğeni ve damadı olan Meşhed Valisi Şehzade İbrâhim Mirza’ya malî ve idarî konularda yardım etmekle görevlendirildi. Böylece Kādî Ahmed, on bir yaşında iken ailesiyle birlikte yirmi yıl kadar yaşayacağı Meşhed’e yerleşmiş oldu. Meşhed’de İbrâhim Mirza’nın sarayındaki hattat ve nakkaşlardan ders aldı. 983 (1576) yılında babasıyla birlikte Şah Tahmasb’ın sarayında münşîlik vazifesine tayin edildi. Hâmisi İbrâhim Mirza’nın ertesi yıl Şah II. İsmâil tarafından öldürülmesi hayatında derin izler bıraktı. Kummî, Şah I. Abbas’ın tahta çıktığı (1587) ilk yılları bir felâket dönemi olarak tasvir eder ve bunun İbrâhim Mirza’nın öldürülmesiyle başladığını söyler. Kendisi de siyasal ve sosyal kargaşanın yaşandığı bu dönemde önemli görevlere getirildi. Şah II. İsmâil tarafından 1576-1577’de Ḫulâṣatü’t-tevârîḫ adlı eserini yazmakla görevlendirildi. Dört yıl kadar Müstevfî Mîr Şah Gāzî’nin maiyetinde çalıştı. Ardından Tekelü Erdoğdu Halîfe’nin yanında vezir sıfatıyla bulundu. Şah Muhammed Hudâbende tarafından 989’da (1581) müstevfî-yi mevkūfât vazifesine getirildi. 999 (1591) yılında tamamladığı Ḫulâṣatü’t-tevârîḫ’i Şah I. Abbas’a takdim etti. Sonraki yıllarda da çeşitli görevlerde bulundu. Gülistân-ı Hüner’i yazarken devrin çalkantıları arasında pek çok murakka‘, katı‘ ve hat ustasının, müsevvidin yetişmesine vesile oldu. İskender Bey Münşî de onun talebelerindendir. 1015 (1606) yılında vefat ettiği tahmin edilmektedir.

Eserleri. Çok sayıda eser kaleme alan Kādî Ahmed-i Kummî’nin önemli eserleri şunlardır: 1. Mecmaʿu’ş-şuʿarâ-yi ʿAbbâsî (Teẕkiretü’ş-şuʿarâ-yi ʿAbbâsî). Günümüze ulaşmayan bu esere müellif diğer çalışmalarında sıkça atıfta bulunmuştur. Bu atıflardan eserin en az altı ciltlik bir antoloji olduğu anlaşılmaktadır. 2. Ḫulâṣatü’t-tevârîḫ. Altı cilt halinde yazıldığı anlaşılmaktadır. Müellif, Gülistân-ı Hüner adlı eserinde iki yerde Ḫulâṣatü’t-tevârîḫ’in VI. cildinden bahseder. Günümüze eserin sadece V. cildi ulaşmıştır. İlk dört cildi aralarında Çağatay hanlarının da bulunduğu genel bir İslâm tarihidir. Muhtemelen 1587-1592 yılları arasında yazılmış olan V. cilt Safevîler’in hükümdarlarından Şah I. Abbas’ın ilk yıllarına kadar gelen dönemi içerir. Safevî tarihinin en önemli kaynaklarından olan bu cildin beş nüshası bilinmektedir. Şah I. Abbas’ın ilk dönemlerini içeren bölümü, Hans Müller tarafından Almanca tercümesiyle birlikte 1964’te Wiesbaden’de neşredilmiştir. Eserin bu kısmı, İskender Bey Münşî’nin ʿÂlemʾârâ-yı ʿAbbâsî adlı eseriyle birlikte Şah I. Abbas devrinin en önemli iki kaynağını oluşturmaktadır. V. cildin Safevî hânedanının ilk dönemlerini ihtiva eden birinci kısmını Erika Glassen, Almanca çevirisiyle birlikte 1968’de Freiburg’da yayımlamış, tamamı ise İhsan İşrâkī tarafından neşredilmiştir (I-II, Tahran 1359 hş./1980, 1373 hş./1994). Eserin birinci bölümünün ilk kısmının yazımında çeşitli kaynaklardan yararlanılmıştır. Müellifin bizzat kendi müşahedelerine dayanan Şah I. Abbas’ın ilk yıllarına dair bölümleri orijinaldir. Ḫulâṣatü’t-tevârîḫ kızılbaş liderleri arasında meydana gelen rekabeti ve bu esnada cereyan eden olayları ayrıntılı biçimde anlatır ve Safevî dönemi tarih yazıcılığında mühim bir yer işgal eder. Kādî Ahmed-i Kummî, babasının Herat’taki ilmî muhitlerde bulunması yanında kendisinin de Meşhed’de yetişmesi dolayısıyla Safevî tarihçiliğinde Timur geleneğini aktaran önemli bir halka teşkil eder. Eserinde örnek aldığı Sadreddin Sultan İbrâhim Emînî Herevî (Fütûḥât-ı Şâhî), Mîr Yahyâ Seyfî-yi Kazvînî (Lübbü’t-tevârîḫ), Hândmîr’in oğlu Mîr Mahmûd (Ẕeyl-i Ḥabîbü’s-siyer), Mevlânâ Hayâtî-yi Tebrîzî, Kādî Ahmed-i Gaffârî (Nüsaḫ-i Cihânʾârâ), Hasan-ı Rûmlû (Aḥsenü’t-tevârîḫ) gibi tarihçilerin çalışmalarını sıralaması kendisinin de aynı gelenekten gelmiş olduğunu göstermektedir. Müellifin belirttiğine göre adını zikrettiği tarihçilerin hepsi vefat etmiş, dönemin olaylarını yazacak kimse kalmamış, kendisi bu sebeple Ḫulâṣatü’t-tevârîḫ’in V. cildini kaleme almıştır. Kummî’nin yaşadığı dönem ve dönemin olayları göz önüne alındığında onun abartılı gibi görünen bu ifadesi doğru kabul edilebilir. Müellifin şahit olduğu dönem Şah II. İsmâil’in kısa, fakat bunalımlı egemenliğinden itibaren Şah I. Abbas’ın ilk yıllarına kadar uzanan son derece çalkantılı yıllardır. Bu durum tarih yazıcılığını da etkilediğinden müellifin ifadesine göre artık hiç kimse tarih yazıcılığına önem vermemekteydi. Bundan dolayı Kummî eserinin V. cildini herhangi bir kimseden himaye görmeden büyük zorluklarla yazmıştır. 3. Gülistân-ı Hüner. Hattatlar ve nakkaşlara dair olup muhtemelen 1005 (1597) yılı civarında yazılmıştır ve günümüze ancak bazı eksik nüshaları ulaşmıştır. Eser önce Moskova nüshasına dayanılarak Boris N. Zakhoder tarafından Rusça’ya çevrilmiş (Leningrad 1947), Vladimir Minorsky eserin Tebriz, İngiltere ve Haydarâbâd yazmalarını karşılaştırmış, B. N. Zakhoder’in tercümesinden de faydalanarak İngilizce’ye çevirmiştir (Washington 1959). Minorsky, kendi tercümesinin Haydarâbâd nüshasındaki ilâveler dolayısıyla Zakhoder’in Rusça çevirisinden çok farklı olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca Zakhoder’in elindeki nüshayı çok iyi incelediğini, dönemin kaynaklarını çok iyi araştırdığını ve İran sanatı konusunda son derece yetkin olduğunu belirtmektedir. Bu sebeple Zakhoder’in tercümesinin giriş kısmı İngilizce’ye çevrilerek Minorsky’nin tercümesinin baş kısmına konmuştur. Ahmed Süheylî-yi Hânsârî, Tebriz nüshasından eseri tekrar neşretmiştir (Tahran 1352 hş./1973).

Müderrisî-yi Tabâtabâî, Kādî Ahmed-i Kummî’nin yukarıda adı geçen üç eserinin dışında aşağıdaki beş eseriyle Kum şehri ileri gelenlerinden bir şahsa yazdığı bir mektuptan (Nâmeʾ-i be Yekî ez Fuḍalâzâdegân-i Câsib-i Ḳum) söz etmektedir (Berresîhâ-yi Târîḫî, X/2, s. 84-91): Cemʿu’l-ḫıyâr (altı küçük cilt olup Azerbaycan, Horasan ve Irak’ta yetişen şair ve edipler hakkındadır); Münteḫabü’l-vüzerâʾ (eksik bir nüshası Tübingen’de [Or. Oct. 3784], bu nüshanın mikrofilmi Tahran Millî Kütüphanesi’nde bulunmaktadır); Dîvân-ı İbrâhîm Mîrza Ṣafevî (Kummî’nin topladığı üç bin beyitten oluşan bir divandır); Dîvân-ı Eşʿâr (müellifin divanıdır); Risâle der Aḥvâl ü Mefâḫir ü Menâḳıb-ı Şehr-i Ḳum.

BİBLİYOGRAFYA

Kummî, Gülistân-ı Hüner; a.e.: Calligraphers and Painters (trc. V. Minorsky), Washington 1959; a.mlf., Ḫulâṣatü’t-tevârîḫ (nşr. İhsan İşrâkī), Tahran 1359 hş./1980, I-II; Sholeh A. Quinn, Historical Writing during the Reign of Shah Abbas: Ideology, Imitation, and Legitimacy in Safavid Chronicles, Salt Lake City 2000, tür.yer.; Christoph Marchinowski, “Persian Historical Writing under the Safavids (1501-1722/36)”, The Oxford History of Historical Writing: 1400-1800 (ed. J. Rabasa v.dğr.), Oxford 2012, III, 173-192; Müderrisî-yi Tabâtabâî, “Ḳāḍî Aḥmed-i Ḳummî, Nigârende-i Ḫulâṣatü’t-tevârîḫ ve Gülistân-ı Hüner”, Berresîhâ-yi Târîḫî, X/2, Tahran 1975, s. 61-100; Massumeh Farhad – Marianna Shreve Simpson, “Sources for the Study of Safavid Painting and Patronage or Mefiez-vous de Qazi Ahmad”, Muqarnas, X, Leiden 1993, s. 286-291; H. Müller, “Ḳum(m)ī, Ḳāḍī Aḥmad Ibrāhīmī Ḥusaynī”, EI2 (İng.), V, 379.
Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-2. cildinde, 90-91 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.