KUNBÜL

قنبل
Müellif:
KUNBÜL
Müellif: TAYYAR ALTIKULAÇ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.07.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kunbul
TAYYAR ALTIKULAÇ, "KUNBÜL", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kunbul (21.07.2019).
Kopyalama metni
195 (811) yılında muhtemelen Mekke’de doğdu. Mahzûmoğulları’nın mevlâsıdır. Kunbül lakabıyla meşhur olması, “kunbîl” denen ve tedavi maksadıyla sığır cinsine içirilen bir ilâcı gözleri için kullanması sebebiyledir. Mekke’de yaşayan ve Kunâbile diye anılan bir kavme mensubiyetinden dolayı bu lakapla anıldığı da ileri sürülmüştür. el-Vâfî’de künyesinin Ebû Amr olarak zikredilmesi herhalde bir baskı hatasıdır. Ebü’l-Hasan Ahmed b. Muhammed b. Avn en-Nebbâl el-Kavvâs’tan arz yoluyla kıraat öğrendi. İbn Kesîr’in diğer meşhur râvisi Bezzî’den de istifade etti. Yâkūt el-Hamevî’nin onu kırâat-i seb‘a imamlarından İbn Kesîr’in (ö. 120/738) talebesi olarak göstermesi (Muʿcemü’l-üdebâʾ, XVII, 17) bir sehiv eseri olmalıdır. Mekkeli pek çok talebe kıraat ilminde Kunbül’den faydalandığı gibi uzak yerlerden gelerek onun derslerine katılanlar da olmuştur. Kitâbü’s-Sebʿa’nın müellifi İbn Mücâhid 278’de (891) Bağdat’tan gelip ondan bir müddet okumuş, yine Bağdat kurrâsından İbn Şenebûz iki yıl müddetle Mekke’de mücâvir olarak kalmış ve Kunbül’den kıraat dersleri almıştır. Muhammed b. İshak el-Cessâs, Muhammed b. Mûsâ ez-Zeynebî, Abdullah b. Ömer b. Şenebûz el-Vâsıtî, Muhammed b. Abdülazîz b. Sabbâh da bu ilimde ondan istifade edenlerden bazılarıdır. Kunbül ölümünden yedi veya on yıl önce kıraat okutmayı bıraktı. İbnü’l-Münâdî, hayatının son yıllarında onun zihnî melekelerinin bozulduğunu söylediğine göre (Zehebî, Maʿrifetü’l-ḳurrâʾ, I, 453) bu dönemde derslerini kesmesinin buna bağlı olduğu anlaşılmaktadır.

Hayatının ortalarında ancak ilim ve fazilet sahibi kimselerin tayin edildiği Mekke şurta âmirliği görevinde de bulunan Kunbül için Zehebî “şeyhu’l-mukriîn, mukriü ehli Mekke” ifadelerini kullanmıştır. Yâkūt’a göre de İbn Kesîr’in kıraati onun yoluyla yayılma şansı bulmuştur. Kıraat ilmini bizzat İbn Kesîr’den tahsil etmediği halde imamların râvilerini iki ile sınırlayarak telif edilen kırâat-i seb‘aya dair eserlerde (meselâ bk. Mekkî b. Ebû Tâlib, s. 175-194) İbn Kesîr kıraatinin iki râvisinden biri olarak Kunbül’ün tercih edilmesi herhalde onun bu ilimdeki otoritesi, bu kıraati icradaki başarısı, bunun tabii sonucu olarak rivayetinin güvenle ve yaygın bir şekilde okunmasıyla doğrudan ilgilidir. Kunbül’ün kıraat rivayetini İbn Kesîr’e ulaştıran sened şöyledir: Kunbül - Ahmed b. Muhammed b. Avn en-Nebbâl - Ebü’l-İhrît Vehb b. Vâdıh - İsmâil b. Abdullah el-Kıst - Şibl b. Abbâd ve Ma‘rûf b. Müşkân - İbn Kesîr.

Muhammed b. Abdurrahman b. Îsâ er-Radî es-Sûsî, Risâle fî iḫtilâfi rivâyetey el-Bezzî ve Ḳunbül fî ḳırâʾati İbn Kes̱îr adıyla bir eser kaleme almıştır (yazma nüshası için bk. el-Fihrisü’ş-şâmil: ʿUlûmü’l-Ḳurʾân, maḫṭûṭâtü’l-ḳırâʾât, II, 535).

BİBLİYOGRAFYA
İbn Mücâhid, Kitâbü’s-Sebʿa (nşr. Şevkī Dayf), Kahire 1972, s. 92; Mekkî b. Ebû Tâlib, Kitâbü’t-Tebṣıra fi’l-ḳırâʾâti’s-sebʿ (nşr. M. Gavs en-Nedvî), Bombay 1402/1982, s. 175-194; Dânî, et-Teysîr (nşr. O. Pretzl), İstanbul 1930, s. 3, 11; Ebû Ca‘fer İbnü’l-Bâziş, el-İḳnâʿ fi’l-ḳırâʾâti’s-sebʿ (nşr. Abdülmecîd Katâmiş), Dımaşk 1403, I, 79-80; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, XVII, 17-18; Zehebî, Maʿrifetü’l-ḳurrâʾ (Altıkulaç), I, 452-453; a.mlf., Târîḫu’l-İslâm: sene 291-300, s. 232-233; Safedî, el-Vâfî, III, 226-227; İbn Kunfüz, el-Vefeyât (nşr. Âdil Nüveyhiz), Beyrut 1971, s. 190; Fâsî, el-ʿİḳdü’s̱-s̱emîn, II, 109-110; İbnü’l-Cezerî, Ġāyetü’n-Nihâye, II, 165-166; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, II, 208; el-Fihrisü’ş-şâmil: ʿUlûmü’l-Ḳurʾân, maḫṭûṭâtü’l-ḳırâʾât (nşr. el-Mecmau’l-melekî), Amman 1994, II, 535.

Tayyar Altıkulaç
Bu madde ilk olarak 2002 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 26. cildinde, 375 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.