MEHDÎ, Abdürreşîd

Müellif:
MEHDÎ, Abdürreşîd
Müellif: HAKAN KIRIMLI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2003
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 02.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mehdi-abdurresid
HAKAN KIRIMLI, "MEHDÎ, Abdürreşîd", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mehdi-abdurresid (02.07.2020).
Kopyalama metni
Kırım’ın kuzeyindeki Or (Perekop) bölgesinde fakir bir köylü ailesinin oğlu olarak dünyaya geldi. Amcasının yardımıyla, Kırım Tatar çocuklarını Ruslaştırmak için Ruslar tarafından Akmescid’de açılmış olan Tatar Öğretmen Okulu’nda öğrenim gördü ve 1902’de buradan mezun oldu. Karasubazar’a yerleşerek öğretmenlik yapmaya başladı. İnkılâpçı ve liberal Rus çevreleriyle ilişki kurdu ve bu çizgideki Rus gazetelerine makaleler yazdı. Bir müddet sonra çevresinde, çoğunluğu kendisi gibi Tatar Öğretmen Okulu mezunu öğretmenlerden oluşan bir grup meydana geldi. Bu gençler, Rus inkılâpçı hareketlerinin etkisinde kalarak Rusya İmparatorluğu’nun sömürgeci siyaseti neticesinde topraksızlaştırılarak sefalete ve cehalete sürüklenen Kırım Tatar halkının dertlerine bir çözüm arayışı içine girdiler. Kırım’ın Karasubazar, Bahçesaray, Akmescid, Yalta ve diğer şehirlerinde gizli hücreler kuran Kırım Tatar aydınları Rus polisinin kendilerine verdiği isimle “Genç Tatarlar” (Yaş Tatarlar) olarak tanındı.

Genç Tatarlar oturmuş bir ideolojiye sahip, gerçek anlamda merkezî bir teşkilât haline dönüşemedilerse de Abdürreşîd Mehdî (Mediyev) tartışmasız en önde gelenleriydi ve çeşitli Tatar hücre ve gruplarının irtibat merkezi durumundaydı. Kırım Tatarları’nın ezici çoğunluğunu oluşturan köylü kesiminin içinde bulunduğu feci duruma vâkıf olan Mehdî, toprak meselesinin Kırım Tatarları’nın en âcil problemlerinden olduğunun idraki içindeydi. Bu sebeple siyasî görüşlerinin odak noktasını toprak meselesinin teşkil ettiği Rus Sosyalist İnkılâpçılar Partisi’ne derin sempati duymaktaydı. Aynı şekilde Kırım’daki Rus sömürgeciliğinden ve çarlık sisteminden kurtuluşun da ancak inkılâpla mümkün olabileceğine inanıyordu, inkılâbın gerçekleşebilmesi için de Rus inkılâpçı fırkalarıyla iş birliği yapmak gerektiğini savunuyordu. Fakat Rus inkılâpçı parti ve gruplarından çok önemli bir fark olarak Mehdî’nin inkılâpçılığının ve çarlığa karşı mücadele kararlılığının çıkış noktası milliyetçilikti. Mehdî ve diğer Genç Tatarlar, Kırım Tatarları’nın uyanması ve bilinçlenmesinin şartı olan millî mekteplerin her seviyede açılması ve yaygınlaştırılmasını istiyorlardı. Bundan dolayı Kırım’da İsmâil Bey Gaspıralı tarafından başlatılan millî maarif ve aydınlanma hareketini destekliyorlardı. Bu hareketin 1905 sonrasında büyük hız kazanmasında ve rüşdiyelerin açılmasında Genç Tatarlar’ın büyük rolü oldu. Genç Tatarlar, Gaspıralı’nın millî eğitim ve diğer meselelerdeki düşünceleriyle mutabık bulunmalarına rağmen özellikle siyasî hareket açısından ondan ayrılıyorlardı. Gaspıralı’nın tedbirli davranmasına karşılık Genç Tatarlar, Rus Çarlığı’na karşı yer altı faaliyeti metotlarıyla doğrudan mücadeleyi ve bunu gerçekleştirmek üzere Rus inkılâpçılarıyla iş birliğini savunuyorlardı.

Mehdî, halk arasında kazandığı şöhret sayesinde 1906’da Karasubazar belediye başkan yardımcılığına, ertesi yıl da belediye başkanlığına seçildi. Böylece Rus hâkimiyetindeki Kırım’da Bahçesaray dışındaki bir şehirde halktan gelme bir kişi ilk defa belediye başkanı oluyordu. Kısa aralarla hayatının sonuna kadar belediyedeki görevine devam eden Mehdî, Kırım Tatarları’na sağladığı hizmetlerle büyük ün kazandı. Onun önderliğinde 1906 Mayısında Karasubazar’da çıkmaya başlayan Vatan Hâdimi adlı gazete Genç Tatarlar’ın yayın organı oldu. Vatan Hâdimi, Gaspıralı’nın Tercüman’ından sonra Kırım’da çıkan ikinci Türkçe gazete idi; fakat siyasî ve içtimaî konulardaki radikal çizgisiyle Tercüman’dan ayrılıyordu. Bu sebeple polisin ve sansürün dâimî baskısı altındaydı, sürekli ara vermek zorunda kaldığı yayım hayatını ancak 1908’e kadar sürdürebildi. Bununla birlikte özellikle Abdürreşîd Mehdî ve Hasan Sabri Ayvaz’ın yazılarıyla Vatan Hâdimi, Kırım Tatarları’nın millî şuurlarının ve milliyetçiliklerinin belirlenmesinde önemli rol oynadı. Gazetenin vurguladığı ana husus, kesin olarak belirli bir vatan kavramı ile ifadelenmiş bir Kırım Tatar millî hüviyetiydi. Diğer bir ifadeyle Kırım, Kırım Tatarları’nın tek vatanıydı ve bu vatan üzerinde Kırım Tatarları’nın tarihten gelen vazgeçilmez siyasî hakları vardı. Kırım’ın Türk ve müslüman halkının millî çizgisinin nihaî istikameti bu şekilde kesin hatlarıyla belirlenmekteydi. Bu yönelişin bir özelliği de Kırım Tatarları’nın etno-lengüistik ve dinî açıdan mensup olduğu geniş Türk ve İslâm dünyasının reddini değil tam aksine bu geniş mensubiyetin tam bir teyidini ve bütünleşmeyi ifade etmesiydi. Bu açıdan Vatan Hâdimi de Tercüman gibi Türk halklarını birleştirecek ortak edebî Türkçe’yi savunuyor ve açık bir İstanbul Türkçesi’yle neşrediliyordu. Tercüman gibi, geniş haber ve yorumlarıyla Vatan Hâdimi de okuyucularını Türk ve İslâm dünyasının her tarafıyla ilgilenmeye ve bütünleşmeye davet ediyordu.

Kırım’ın müslüman ahalisi arasından milletvekili seçilebilmesini fevkalâde zorlaştıran karmaşık seçim sistemine rağmen Mehdî, 1907’de II. Rusya Duması’na Kırım’ın bağlı bulunduğu Tavrida eyaletinden milletvekili seçildi. Böylece Rus Sosyalist İnkılâpçılar’a daha fazla sempati duymasına rağmen kendisiyle çalışmak isteyen ve Kırım’da güçlü olan Katet Partisi’nin listesinden Rus ve Ukrain seçmenlerin de büyük ölçüde oylarını alarak Duma’ya girdi. Duma’da Rusya Türkleri’nin birleşik grubu olan müslüman fraksiyonuna katılarak sekreterliğini yaptı. II. Rusya Duması çarlık rejiminin iki ay sonra burayı kapatmasıyla son buldu. Fakat Mehdî Duma’da yaptığı, büyük yankılar uyandıran faaliyetleriyle dikkatleri üzerine çekti. Bilhassa 22 Nisan 1907’deki meşhur konuşmasında çarlık rejiminin Kırım’ı işgalinden beri izlediği toprak gaspları ve sömürgeleştirme siyasetini belgelerle ortaya koyarak şiddetle protesto etti; Kırım Tatarları ile birlikte bütün Rusya Türk ve müslümanlarının ihlâl edilen haklarını cesurca savundu. II. Rusya Duması’nın kapatılmasının ardından faaliyetleri sıkı polis takibatına uğradığından siyasî çalışmaları güçleşti. Bu sebeple mesaisini Karasubazar Belediyesi’ndeki çalışmalarına ve maarif faaliyetlerine teksif ettiyse de yakalandığı tüberküloz hastalığından kurtulamayarak 24 Mayıs 1912’de Karasubazar’da vefat etti. Hayatının son yıllarında yazdığı Kırım Tatar tarihi yayımlanamadan kaldı, elyazmaları da Sovyet rejimi zamanında ortadan kayboldu. Abdürreşîd Mehdî’nin siyasî ve fikrî faaliyeti çok kısa bir dönem içine sıkışmasına rağmen Genç Tatarlar hareketinin Kırım Tatarları’nın daha sonraki millî faaliyetleri üzerinde çok önemli ve kalıcı tesirleri oldu.

BİBLİYOGRAFYA
Tercüman (Bahçesaray) koleksiyonu (1905-1912); Vatan Hâdimi (Karasubazar) koleksiyonu (1906-1909); Gosudarstvennaya Duma. Vtoroy Sozıv. Stenografiçeskie otçyotı. 1907 god. Sessiya vtoraya, S. Peterburg 1907, I, tür.yer.; Edige Kırımal, Der Nationale Kampf der Krimtürken, Emsdetten 1952; Hakan Kırımlı, National Movements and National Identity Among the Crimean Tatars (1905-1916), Leiden 1996; a.mlf., Kırım Tatarlarında Millî Kimlik ve Millî Hareketler (1905-1916), Ankara 1996; Şamil Alâdin, “Bizim İftiharımız”, Yıldız, sy. 5, Taşkent 1987, s. 43-50.

Hakan Kırımlı
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2003 yılında Ankara'da basılan 28. cildinde, 374-375 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER