MEHMED AĞA, Sedefkâr

MEHMED AĞA, Sedefkâr
Müellif: AHMET VEFA ÇOBANOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2003
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-aga-sedefkar
AHMET VEFA ÇOBANOĞLU, "MEHMED AĞA, Sedefkâr", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-aga-sedefkar (22.08.2019).
Kopyalama metni
Kanûnî Sultan Süleyman zamanında 970 (1562-63) yılında Rumeli’den devşirme olarak getirilmiştir. Doğum yeri ve tarihi hakkında bilgi yoktur. Kalkandelenli olduğunu ileri sürenlerin yanında Arnavutluk / İlbasanlı olduğu daha kuvvetli bir ihtimal olarak kabul görmektedir. Mimarbaşı olmadan önce 1006’da (1597-98) su nâzırı olarak sekiz yıl görev yapan Mehmed Ağa, 8 Cemâziyelâhir 1015 (11 Ekim 1606) tarihinde mimarbaşılık görevine tayin edildi. Bu görevini hangi yıla kadar devam ettirdiği de kesin olarak bilinmemektedir.

Hüseyin Ayvansarâyî, Vefeyât-ı Selâtîn adlı eserinde Mehmed Ağa’nın Sultan Ahmed Camii’nin inşaasını tamamladıktan sonra padişahın emriyle vezirlik pâyesi aldığını ve 1027 (1618) yılında vefat ederek Üsküdar’da defnedildiğini belirtmektedir. Başka kaynaklar tarafından desteklenmeyen bu bilgiyi bazı araştırmacılar ihtiyatla karşılamaktadır. Evliya Çelebi ve Ekrem Hakkı Ayverdi, Arnavutluk’ta (İlbasan) Mimar Mehmed Ağa’nın bazı yapılarından bahsetmekte, Evliya Çelebi 1046 (1636-37) tarihli çeşmelerden söz ederken Ekrem Hakkı Ayverdi cami, hamam ve çeşmelerinin olduğunu söylemektedir. Bu durumda Mehmed Ağa’nın görevden ayrıldıktan sonra doğum yeri olan bu şehirde kendi adına eserler meydana getirdiği düşünülmektedir.

Mehmed Ağa’nın ardından yerine geçtiği kabul edilen Mimar Ali Çelebi’nin göreve geliş tarihi tartışmalı olup 1027 (1618) veya 1031 (1622) olarak gösterilmekte, Mimar Ömer Ağa’nın da 1030 (1621) yılında görevde olduğu belirtilmektedir. Fakat 1032’de (1623) Mimar Mehmed’in Mimar Süleymanoğlu Ebûbekir’i tayin ettiğini söyleyenler de vardır. Mehmed Ağa’nın son dönemiyle araştırmacıların bu dönem için belirttikleri mimarların görev tarihleri hakkında daha tutarlı bilgilere ihtiyaç vardır.

Arkadaşı Câfer Çelebi’nin Risâle-i Mi‘mâriyye’de yazdığına göre Mehmed Ağa yumuşak huylu, alçak gönüllü, sağlam karakterli, dinine bağlı ve akıllı bir kişidir. Üstünlüklerini gizler, bunlarla övünmez, iyi kalpli ve cömert olup misafirlerini ağırlar, onlara hediyeler verirdi. Sadaka dağıtmayı çok sever, helâlinden sadaka vermek için sedef işleri yapar ve bunları sattırarak fakirlere dağıtırdı. Ayrıca devrin bilginleri, şeyhleri, sultanları ve vezirleriyle sohbet etmeyi severdi.

Mimar Sinan’ın yetiştirdiği önemli mimarlardan biri olan Mehmed Ağa’nın döneminde pek çok eser inşa edilmiştir. Sultan Ahmed Külliyesi, Kâbe’nin tamiratı, Üsküdar ve Samsun / Ladik’te Sultan I. Ahmed camileri, Beylerbeyi’nde İstavroz Mescidi, Üsküdar’da Kavak Sarayı Mescidi, Güngören’de (Vidos) Sultan II. Osman Camii, Sultan III. Mehmed Türbesi, Eyüp Sultan Türbesi önüne ilâve ve Sultan I. Ahmed Sebili, Alemdar, Tophane, Haydarpaşa, Üsküdar, Haliç’te eski Tersane Sarayı’nda ve Çatalca-Çorlu arasında eski Kınık (?) kasabasında Sultan I. Ahmed çeşmeleri, Galata’da Sultan II. Osman Çeşmesi, İbrâhim Paşa Sarayı’nda tamirat, İstavroz Sarayı’nda ilâveler, Tersane Sarayı’nda Has Oda Kasrı, Beşiktaş’ta ve Topkapı Sarayı’nda Sultan I. Ahmed kasırları, Topkapı Sarayı ve Edirne Sarayı’nda imar faaliyetleri, Edirne’de Ekmekçizâde Ahmed Paşa Köprüsü ve Kervansarayı, Uzunköprü‘de Sultan II. Murad Camii ve Köprüsü’nün tamiri, İstanbul Zindankapı dışında kendi adına bir çeşme, Arnavutluk / İlbasan’da kendi adına cami, hamam ve çeşmeler onun eserleridir.

BİBLİYOGRAFYA
Evliya Çelebi, Seyahatnâme, VIII, 723-724; Ayvansarâyî, Vefeyât-ı Selâtîn, s. 56; Celâl Esad [Arseven], Constantinople de Byzance à Stanboul, Paris 1909, s. 265-267; a.mlf., Türk Sanatı Tarihi, İstanbul, ts. (Maarif Basımevi), s. 767-769; Saadi Nazım Nirven, İstanbul Suları, İstanbul 1946, s. 126-127; L. A. Mayer, Islamic Architects and Their Works, Ceneve 1956, s. 91-92; Orhan Şaik Gökyay, “Risâle-i Mimâriyye-Mimar Mehmed Ağa Eserleri”, İsmail Hakkı Uzunçarşılı’ya Armağan, Ankara 1976, s. 113-215; Ahmet Refik [Altınay], Türk Mimarları (haz. Zeki Sönmez), İstanbul 1977, s. 101-102; Ömer Lutfi Barkan, Süleymaniye Cami ve İmareti İnşaatı, Ankara 1979, II, 276-291, cetvel 19; Ayverdi, Avrupa’da Osmanlı Mimârî Eserleri IV, s. 398; Ahmet Vefa Çobanoğlu, “Mehmed Ağa (Sedefkar)”, Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, İstanbul 1999, II, 103-104; a.mlf., “Osmanlı’da Baş Mimarlar”, Türk Dünyası Kültür Atlası-Osmanlı Dönemi, İstanbul 2002, IV, 302-304; Fatma Afyoncu, XVII. Yüzyılda Hassa Mimarları Ocağı, Ankara 2001, s. 12-13; İzzet Kumbaracılar, “Türk Mimarları”, Arkitekt, sy. 2, İstanbul 1937, s. 60; Kemal Altan, “Mimar Mehmet”, a.e., sy. 8 (1937), s. 223-226; Şahap Tayfur, “Ünlü Mimarbaşı Sedefkâr Mehmed Ağa”, TTOK Belleteni, sy. 143 (1953), s. 18; İsmet Parmaksızoğlu, “Sultan Ahmet Camii Mimarı Sedefkâr Mehmet Ağa”, Kültür ve Sanat, sy. 3, Ankara 1974, s. 32-39; Zeki Sönmez, “Sultanahmet Camisi ve Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa”, Kültür ve Sanat, I/1, Ankara 1988, s. 38-45; Filiz Yenişehirlioğlu, “Mehmed Ağa (Sedefkâr)”, DBİst.A, V, 354-355.

Ahmet Vefa Çobanoğlu
Bu madde ilk olarak 2003 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 28. cildinde, 430-431 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.