MENCERE

المنجرۃ
Müellif:
MENCERE
Müellif: AHMET ÖZALP
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 04.08.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/mencere
AHMET ÖZALP, "MENCERE", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mencere (04.08.2020).
Kopyalama metni
1076 Zilkade ayının ortalarında (Mayıs 1666) Fas şehrinde doğdu. IX. yüzyılın ortalarında Cezayir’in Tilimsân şehrinden göç edip Fas’a yerleşen bir aileye mensuptur. Soyu İdrîsîler hânedanının kurucusu İdrîs b. Abdullah’a, dolayısıyla Hz. Hasan’a dayanır (Abbas b. İbrâhim, VIII, 315). Mencere, Fas’ta marangozluk sanatının icra edildiği Mencere diye anılan bir yerde bu meslekle uğraşan atalarından birinin lakabı olup (Muhammed b. Ca‘fer el-Kettânî, II, 309) tasavvuf ehli bir zat olan babasının da marangozluk yaptığı kaydedilir (Abbas b. İbrâhim, III, 21; VIII, 315). Yine bir kıraat âlimi olan oğlu Ebû Zeyd Abdurrahman b. İdrîs el-Mencere ile karışmaması için “Mencere el-Kebîr”, oğlu ise “Mencere es-Sagīr” diye anılmıştır.

Ebü’l-Alâ el-Mencere, ʿAẕbü’l-mevârid fî refʿi’l-esânîd adlı fihristinde kaydettiği gibi Fas, Sûs, Sahrâ ve Mekke’de çeşitli ilim dallarında birçok âlimden ders aldı. Kıraat ilmine dair eserleri Ebû Abdullah İbn Rahmûn, Muhammed b. Muhammed es-Selevî ve Abdülazîz b. Sâlim es-Sûsî’den okudu. Arap dili ve edebiyatı, hadis, siyer, tefsir ve fıkıh gibi ilimleri Ebû Zeyd Abdurrahman b. Muhammed es-Selâsî el-Fâsî, Muhammed b. Ahmed el-Misnâvî, Muhammed b. Abdülkādir el-Fâsî, Muhammed eş-Şâzelî b. Muhammed b. Ebû Bekir ed-Delâî, Ebü’l-Abbas İbnü’l-Hâc gibi âlimlerden öğrendi. Ayrıca birçok ilim dalında kendisinden yararlandığı Abdülvâhid b. Muhammed el-Bûinânî özellikle anılmalıdır. İleri seviyede kıraat ilmini okuduğu hocalarının başında Ebû Abdullah b. Abdullah es-Sergīnî, Ali b. Kāsım el-Mâlikî, Ebû Abdullah İbn Ayyâd el-Mısrâtî ve Ebû Saîd Osman es-Sûdânî zikredilir. Kıraat ilmindeki isnadı, meşhur kıraat âlimi Ebû Zeyd İbnü’l-Kādî’nin talebesi olan hocası Sergīnî vasıtasıyla İbn Gāzî el-Miknâsî’ye ulaşır. İmam Nâfi‘ kıraatinin Mağrib’deki son büyük temsilcilerinden biri sayılan İbn Gāzî el-Miknâsî’den sonra medresesini temsil eden âlimlerin başında İbnü’l-Kādî gelir. Onun birçok âlim yanında özellikle Sergīnî ve Muhammed b. Mübârek es-Sicilmâsî vasıtasıyla aktarılan tariki Mencere ve oğlu tarafından devam ettirildi. Müteahhir isnadların neredeyse tamamı bu baba ile oğula dayandırılmıştır. Ebü’l-Alâ el-Mencere, Şeyh Ahmed b. Muhammed İbn Nâsır ed-Der‘î vasıtasıyla Şâzeliyye tarikatına intisap etti, bölgedeki diğer birçok şeyhten tasavvuf terbiyesi aldı. 1106’da (1695) çıktığı hac yolculuğu sırasında Haremeyn ve Mısır’da bazı âlimlerle tanıştı ve kendilerinden faydalandı. Hicaz seyahatinden sonra İbnü’l-Kādî’nin kıraatine bazı Şark tariklerini de ekleyerek onu geliştirmeye çalıştı. Fas bölgesinde kırâat-i seb‘ayı kırâat-i aşereye tamamlayan ilk kişinin Mencere olması muhtemeldir (Saîd A‘râb, s. 125).

Fas’ta Karaviyyîn Camii’nde uzun yıllar kıraat dersi veren Mencere birçok talebe yetiştirdi. Döneminde Fas âlimlerinin hocası kabul edilmekte ve kendisinden okumayan kişiler kurrâ sayılmamaktaydı. Yetiştirdiği öğrencilerden biri oğlu Ebû Zeyd Abdurrahman olup o da Fas’ta kıraat ilmiyle meşgul olmuş, eserler yazmış ve bazıları tarafından kıraat ilminin müceddidlerinden kabul edilmiştir (a.g.e., s. 126). Mencere’nin diğer bazı öğrencileri arasında İbn Derrî diye de tanınan Ebü’l-Kāsım b. Ali eş-Şâvî el-Miknâsî, Muhammed b. Kāsım el-Murâbıt, Muhammed b. Abdüsselâm el-Medgarî es-Sicilmâsî anılabilir. Kıraat alanında şöhret bulmakla birlikte Mencere, fehresesinin sonunda oğlu için yazdığı icâzetten diğer İslâmî ilimlerde de yetkin bir âlim olduğu ve bu ilimleri de okuttuğu anlaşılmaktadır. Mencere 22 Muharrem 1137 (11 Ekim 1724) tarihinde Fas’ta vefat etti ve İbn Âşir el-Fâsî’nin kabri yakınına defnedildi.

Eserleri. 1. ʿAẕbü’l-mevârid fî refʿi’l-esânîd. Müellifin ders aldığı âlimler ve isnadları hakkında bilgi verdiği küçük bir fehresedir (Rabat, el-Hizânetü’l-melekiyye el-Haseniyye, Mecmua, nr. 6778; Rabat, el-Hizânetü’l-âmme, nr. 1838D; el-Hizânetü’l-Haseniyye, Mecmua, nr. 6778, 11463; el-Hizânetü’l-ilmiyyetü’s-Subeyhiyye, nr. 859, 925). 2. Ḳaṣîde lâmiyye fi’l-idġām ve’l-iẓhâr (Hizânetü Tıtvân, nr. 881/44). 3. Taḳrîbü’l-kelâm fî taḫfîfi’l-hemz li-Ḥamza ve Hişâm (el-Hizânetü’l-melekiyye, nr. 10416/1; Hizânetü Tıtvân, nr. 125/29). Mencere’nin oğlu Ebû Zeyd Abdurrahman bu esere bir zeyil yazmıştır. 4. en-Nehcü’l-mütedârek fî şerḥi Dâliyyeti İbni’l-Mübârek (el-Hizânetü’l-Haseniyye, nr. 1064/1, 11474Z/10; el-Hizânetü’l-âmme, nr. 974K; İskenderiye, Mecmua, nr. 3467). İbnü’l-Mübârek es-Sicilmâsî’nin, Hamza ve Hişâm’ın kıraatlerinde hemzenin tahfifine dair el-Ḳaṣîdetü’d-dâliyye’sine yazdığı şerh olup Arabî el-Hâmir tarafından yüksek lisans tezi olarak neşre hazırlanmıştır (1992, Rabat V. Muhammed Üniversitesi). Müellifin el-Maḳāṣıdü’l-ʿâliye fî Şerḥi’d-Dâliyye adlı bir şerhi daha vardır. 5. Nüzhetü’n-nâẓır ve’s-sâmiʿ fî itḳāni’l-irdâf ve’l-edâ li’l-câmiʿ (Hizânetü Tıtvân, nr. 881/175; Rabat, el-Hizânetü’l-âmme, nr. 1148D). Eserin birinci bölümünde mukrî olmanın şartları, âdâbı; ikinci bölümünde edâ, kıraat, kārî, mukrînin tarifleri ve keyfiyetleri; eserin asıl konusunu oluşturan üçüncü bölümde ise kıraatlerin cem‘i hususu ele alınmaktadır. 6. Şerḥu’l-Lâmiyye fi’l-idġām (Hizânetü Tıtvân, nr. 881/45). 7. Manẓûmetü iḫtilâfi’l-ḳurrâʾi’s-sebʿa (nşr. Abdülazîm Mahmûd İmrân, Kahire 2006). 8. Kifâyetü’ṭ-ṭullâb. 103 beyitten meydana gelen bu manzume Nâfi‘ dışındaki yedi kurrânın Nâfi‘ ile ihtilâflı olduğu konularla ilgilidir. Bazı özel kütüphanelerde yazma nüshaları bulunduğu belirtilmektedir (Hamitû, II, 497). 9. Fetḥu’l-mecîdi’l-mürşid li-ḍavâli’l-ḳaṣîd. İbnü’l-Cezerî’nin ed-Dürretü’l-muḍıyye fî ḳırâʾâti’l-eʾimmeti’s̱-s̱elâs̱eti’l-merżıyye adlı eserinin şerhidir (el-Hizânetü’l-Haseniyye, nr. 11551Z). 10. Şerḥ ʿalâ manẓûme fi’l-ḳırâʾât. Kendi manzumesinin şerhidir (Rabat, el-Hizânetü’l-âmme, nr. 503D, vr. 178b-191b). Müellifin ayrıca, Ca‘berî’nin Kenzü’l-meʿânî fî şerḥi Ḥırzi’l-emânî adlı eserine yazdığı ta‘lîkātı (oğlu Ebû Zeyd tarafından aynı esere yazılan hâşiyeye eklenmiştir) ve İbn Berrî et-Tâzî’nin İmam Nâfi‘ kıraatine dair manzumesi üzerine kaleme aldığı Ḥâşiye ʿale’d-Düreri’l-levâmiʿ adlı eseriyle diğer bazı kasideleri vardır.

BİBLİYOGRAFYA :

M. Beşîr Zâfir el-Ezherî, el-Yevâḳītü’s̱-s̱emîne, Kahire 1324/1908, I, 95-96; Mahlûf, Şeceretü’n-nûr, I, 334; Ahmed el-Miknâsî, Ehemmü meṣâdiri’t-târîḫ ve’t-terceme fi’l-Maġrib, Tıtvân 1963, s. 99-100; Abbas b. İbrâhim, el-İʿlâm, III, 19-22; VIII, 315-316; Abdülhay el-Kettânî, Fihrisü’l-fehâris, II, 568-569; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), I, 280; el-Fihrisü’ş-şâmil: ʿUlûmü’l-Ḳurʾan, maḫṭûṭâtü’t-tecvîd (nşr. el-Mecmau’l-melekî), Amman 1406/1986, II, 441-443; Muhammed Haccî, Fihrisü’l-Ḫizâneti’l-ʿilmiyyeti’ṣ-Ṣubeyḥiyye bi-Selâ, Küveyt 1407/1986, s. 401, 430; Saîd A‘râb, el-Ḳurrâʾ ve’l-ḳırâʾât bi’l-Maġrib, Beyrut 1410/1990, s. 117-132; Muhammed b. İbrâhim el-Kettânî – Sâlih et-Tâdilî, Fihrisü’l-maḫṭûṭâti’l-ʿArabiyyeti’l-maḥfûẓa fi’l-Ḫizâneti’l-ʿâmme bi-Rabâṭ, Rabat 1997, V, 114, 115; Abdullah Murâbıt et-Tergī, Fehârisü ʿulemâʾi’l-Maġrib, Dârülbeyzâ 1420/1999, s. 193, 257-266, 665; M. Abdullah İnân v.dğr., Fehârisü’l-Ḫizâneti’l-Ḥaseniyye, Rabat 1421/2000, II/1, s. 21, 31; Y. S. Allûş – Abdullah er-Recrâcî, Fihrisü’l-maḫṭûṭâti’l-ʿArabiyyeti’l-maḥfûẓa fi’l-Ḫizâneti’l-ʿâmme bi-Rabâṭ, Rabat 1421/2001, II/1, s. 21, 31; M. Muhtâr Vüld Ebbâh, Târîḫu’l-ḳırâʾât fi’l-meşriḳ ve’l-maġrib, Selâ 1422/2001, s. 553; Abdülhâdî Hamîtû, Ḳırâʾetü’l-İmâm Nâfiʿ ʿinde’l-Meġāribe min rivâyeti Ebî Saʿîd Verş, Rabat 1424/2003, II, 219, 483, 497; III, 228, 267; IV, 371, 432; Muhammed b. Ca‘fer el-Kettânî, Selvetü’l-enfâs, Rabat 1425/2004, I, 360, 378, 425; II, 78, 108, 305, 309-310, 338, 378, 425; Muhammed el-Kādirî v.dğr., Fihrisü’l-maḫṭûṭâti’l-ʿArabiyye ve’l-Emâzîġiyye, Dârülbeyzâ 2005, I, 34-35.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-2. cildinde, 250-251 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER