MİNHÂCÜ’t-TÂLİBÎN

منهاج الطالبين
MİNHÂCÜ’t-TÂLİBÎN
Müellif: M. KÂMİL YAŞAROĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2005
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 16.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/minhacut-talibin
M. KÂMİL YAŞAROĞLU, "MİNHÂCÜ’t-TÂLİBÎN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/minhacut-talibin (16.12.2019).
Kopyalama metni
Kısaca el-Minhâc olarak da anılan ve müellifin Ravżatü’ṭ-ṭâlibîn’i ile birlikte müteahhirîn dönemi âlimleri arasında büyük rağbet gören eser Şâfiî fakihi Abdülkerîm er-Râfiî’nin el-Muḥarrer adlı kitabının muhtasarıdır. Nevevî, 19 Ramazan 669 (1 Mayıs 1271) tarihinde tamamladığı (Süyûtî, s. 57) eserinin önsözünde el-Muḥarrer geniş hacmi sebebiyle ezberlenmeye müsait olmadığından bu muhtasarı yazdığını belirtir; ayrıca metinde yaptığı tasarrufları açıklarken fıkhî hükümlerin ve farklı görüşlerin hiçbirini çıkarmadığını, aslında bu kitabının el-Muḥarrer’in bir şerhi niteliğinde olacağını söyler. Yine önsözde Nevevî Minhâcü’ṭ-ṭâlibîn’i kaleme alırken esas metinde bazı düzeltmeler yaptığını, ona birtakım ilâvelerde bulunduğunu, ifadelerini daha anlaşılır hale getirdiğini, özellikle el-Muḥarrer’de yer yer kapalılıklar taşıyan tercihe şayan görüş ve rivayetler konusuna açıklık kazandırdığını kaydeder. Bu arada Şâfiî’ye ait görüşleri (kavl, akvâl) delilinin kuvvetine göre “azhar” ve “meşhur”, mezhep fakihlerinin imamın kaidelerine veya kendi ictihadlarına göre elde ettikleri sonuçları (vech, evcüh) “esah” ve “sahih”, gerek Şâfiî’nin görüşlerinden gerekse sonraki fakihlerin çıkarımlarından aktarılanların (tarîk, turuk) içinden tercihe şayan (râcih) olanı “mezhep” şeklinde ifade ettiğini; “nas” kelimesiyle -mezhebin diğer fakihlerine ait zayıf bir görüşe veya tahrîc yoluyla çıkarılmış hükme ters düşen- bizzat Şâfiî’ye ait sözü kastettiğini; “cedîd” dediğinde Şâfiî’nin yeni (Mısır’a geldikten sonraki) görüşünün eskisine (Irak’takine) aykırı olduğunun, “kadim” dediğinde ise aksinin düşünülmesi gerektiğini; “kīle kezâ” ifadesiyle sahih ve esah olana, “ve fî kavlin kezâ” ifadesiyle de râcih görüşe aykırı bir veche atıfta bulunduğunu belirtir.

Birçok defa yayımlanan kitabı (Kahire 1297, 1305, 1314; Mekke 1306) L. W. C. van den Berg Fransızca tercümesiyle birlikte tıpkıbasım halinde neşretmiştir (Manuel de jurisprudence musulmane selon le rite de Chafii, I-III, Batavia 1882-1884). Bu tercüme, halkı Şâfiî olan Endonezya’da sömürge döneminde görev yapacak Hollandalı yöneticilerin eğitimi amacıyla hazırlanan kitaplar arasında yer almaktadır. Komor adalarında da aynı mezhebi benimseyen halk dinî meselelerini asırlar boyunca Minhâcü’ṭ-ṭâlibîn’e müracaat ederek çözmüş, Fransız sömürge idarecileri de söz konusu meselelerin halli için 1920 yılından itibaren bu çeviriye başvurmuştur.

Nevevî, Minhâcü’ṭ-ṭâlibîn üzerine bir tür ta‘lîkāt tarzında Deḳāʾiḳu’l-Minhâc (ed-Deḳāʾiḳ) adlı eserini kaleme almıştır. el-Minhâc için yazılan otuz beş civarındaki şerhin belli başlıları şunlardır: Celâleddin el-Mahallî, Kenzü’r-râġıbîn fî şerḥi Minhâci’ṭ-ṭâlibîn (Kalyûbî ve Şehâbeddin Ahmed Amîre el-Burullusî’nin hâşiyeleriyle birlikte, I-IV, Kahire 1306, 1318, 1327; nşr. Abdüllatîf er-Rahmân, Beyrut 1422/2001); İbn Hacer el-Heytemî, Tuḥfetü’l-muḥtâc bi-şerḥi’l-Minhâc (I-III, Bulak 1290; İbn Kāsım el-Abbâdî ve Abdülhamîd eş-Şirvânî’nin hâşiyeleriyle birlikte, I-IV, Kahire 1282; I-VIII, Kahire 1305; I-X, Kahire 1315; Beyrut 1989); Hatîb eş-Şirbînî, Muġni’l-muḥtâc ilâ maʿrifeti meʿânî elfâẓi’l-Minhâc (I-IV, Kahire 1308, 1329); Şemseddin er-Remlî, Nihâyetü’l-muḥtâc (Nûreddin eş-Şebrâmellisî ve Reşîdî’nin hâşiyeleriyle birlikte, I-VIII, Bulak 1292; Kahire 1286, 1304, 1389/1969); İbnü’l-Mülakkın, ʿUmdetü’l-muḥtâc ilâ Kitâbi’l-Minhâc (Chester Beatty Library, nr. 3361, 3366, 3382, 3946, 4687) ve ʿUcâletü’l-muḥtâc ilâ tevcîhi’l-Minhâc (nşr. İzzeddin Hişâm b. Abdülkerîm el-Bedrânî, I-IV, İrbid 1421/2001); İbnü’n-Nakīb el-Mısrî, es-Sirâc fî nüketi’l-Minhâc (Chester Beatty Library, nr. 3241; Süleymaniye Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 709); Bedreddin İbn Kādî Şühbe, Bidâyetü’l-muḥtâc fî şerḥi’l-Minhâc (Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 1276, 1277); Necmeddin İbn Kādî Aclûn, Muġni’r-râġıbîn fî şerḥi Minhâci’ṭ-ṭâlibîn; Ezraî, Ġunyetü’l-muḥtâc, Ḳūtü’l-muḥtâc (şerhlerin ve diğer çalışmaların bir listesiyle yazma nüshaları için bk. Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1873-1876; Brockelmann, GAL, I, 496-498; Suppl., I, 680-682). Bu şerhler arasında özellikle İbn Hacer el-Heytemî, Hatîb eş-Şirbînî ve Şemseddin er-Remlî’nin eserleri Şâfiî ulemâsı tarafından büyük rağbet görmüştür.

Şâfiî âlimlerinden Demîrî hocaları Bahâeddin es-Sübkî, İsnevî ve diğer bazı âlimlerin Minhâcü’ṭ-ṭâlibîn’e yaptıkları şerhleri kısaltmak suretiyle en-Necmü’l-vehhâc (Şerḥu Minhâci’ṭ-ṭâlibîn) adlı eserini meydana getirmiştir. İbnü’l-Mülakkın’ın Tuḥfetü’l-muḥtâc ilâ edilleti(eḥâdîs̱i)’l-Minhâc isimli kitabı Minhâcü’ṭ-ṭâlibîn’deki fıkhî hükümlere mesnet teşkil eden hadislerle ilgilidir. Abdülmelik b. Ali el-Bâbî de (İbn Ebü’l-Münâ) Delâʾilü’l-Minhâc min kitâbi rabbi’l-ʿâlemîn ve sünneti seyyidi’l-mürselîn adıyla bir eser yazmış, Kāsım b. Muhammed b. Kāsım el-Ehdel, bunu 1990’da Mekke Câmiatü Ümmi’l-kurâ’da üç cilt halinde doktora tezi olarak neşre hazırlamıştır. Şemseddin Muhammed b. Muhammed el-Mevsılî ve Ahmed b. Muhammed et-Tûhî Minhâcü’ṭ-ṭâlibîn’i manzum hale getirmiştir (Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1875). Zekeriyyâ el-Ensârî eseri Menhecü’ṭ-ṭullâb adıyla ihtisar etmiş (Bulak 1285; Kahire 1287), daha sonra bunun üzerine Fetḥu’l-vehhâb ismiyle bir şerh yazmıştır (Bulak 1294; Kahire 1305, 1308, 1315, 1329, 1332).

BİBLİYOGRAFYA
Nevevî, Minhâcü’ṭ-ṭâlibîn, Kahire 1297; İbnü’l-Attâr, Tuḥfetü’ṭ-ṭâlibîn fî tercemeti’l-İmâm Muḥyiddîn (nşr. Ebû Ubeyde Meşhûr b. Hasan Âlü Selmân), Riyad 1414, s. 86, 95-96; Sübkî, Ṭabaḳāt, VIII, 398-400; İbnü’l-Mülakkın, Tuḥfetü’l-muḥtâc ilâ edilleti’l-Minhâc (nşr. Abdullah b. Saâf el-Lihyânî), Mekke 1406/1986, neşredenin girişi, I, 11-12; a.mlf., ʿUcâletü’l-muḥtâc ilâ tevcîhi’l-Minhâc (nşr. İzzeddin Hişâm b. Abdülkerîm el-Bedrânî), İrbid 1421/2001, neşredenin girişi, I, 21-25; Süyûtî, el-Minhâcü’s-sevî fî tercemeti’l-İmâm en-Nevevî (nşr. Ahmed Şefîk Demc), Beyrut 1408/1988, s. 57-60; Şirbînî, Muġni’l-muḥtâc, I, 4-15; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1873-1876; M. ez-Zührî el-Gamrâvî, es-Sirâcü’l-vehhâc, Kahire 1352/1933, s. 4-6; Brockelmann, GAL, I, 496-498; Suppl., I, 680-682; Abdülvehhâb İbrâhim Ebû Süleyman, Kitâbetü’l-baḥs̱i’l-ʿilmî, Cidde 1403/1983, s. 363-367; Abdülganî ed-Dakr, el-İmâmü’n-Nevevî, Dımaşk 1407/1987, s. 84-87; Ahmet Özel, “Fıkıh” (Literatür), DİA, XIII, 18; W. Heffening, “Nevevi”, İA, IX, 223; a.mlf., “al-Nawāwī”, EI2 (İng.), VII, 1041.
Bu madde ilk olarak 2005 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 30. cildinde, 111-112 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.