MONTAGU, Lady Mary Wortley - TDV İslâm Ansiklopedisi

MONTAGU, Lady Mary Wortley

Müellif: MUHUTTİN DOĞAN
MONTAGU, Lady Mary Wortley
Müellif: MUHUTTİN DOĞAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2020
Dijital Yayın Tarihi: 23.12.2025
Erişim Tarihi: 18.08.2026
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/montagu-lady-mary-wortley
MUHUTTİN DOĞAN, "MONTAGU, Lady Mary Wortley", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/montagu-lady-mary-wortley (18.08.2026).
Kopyalama metni

Mayıs 1689’da İngiltere’nin Nottinghamshire bölgesinde doğdu. Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan annesini henüz dört yaşında iken kaybetti. Dük unvanı taşıyan ve siyasî meşgaleleri yoğun olan babasının evine fazla zaman ayıramamasından dolayı çocukluğunu ve ilk gençlik yıllarını büyükannesinin yanında geçirdi. İki kız ve bir erkek kardeşi vardı. Eğitimiyle ilgilenmek üzere yanına verilen mürebbiyesinin bâtıl inançlarla örülü hikâyelerini ve küçük bir çocuğun bile aklına yatmayacak hurafelerini dinleyerek büyüyen Lady Mary, bu bunaltıcı ortamdan kaçıp huzur bulabildiği tek yer olan evlerindeki zengin kütüphanede sayısız kitabı okuma fırsatı buldu. Bir yandan Fransızca ve Latince öğrenirken bir yandan da sanat, edebiyat ve şiir alanında kendisini geliştirdi. Yazdığı şiirler çok ilgi gördü ve antolojilere girdi. Güzelliği yanında zekâsı, nüktedanlığı, entelektüel birikimi, edebiyat ve sanata dair sohbetleriyle dikkat çekti. Döneminin Galler Prensesi Ansbach’lı Caroline ile Samuel Johnson, Alexander Pope, John Gay ve William Congreve gibi İngiliz edebiyatçıların yanı sıra Abbé Antonio Conti ve Voltaire gibi tanınmış kişilerle yakın dostluklar kurdu.

Lady Mary’nin arkadaşlık kurduğu ve dostluğunu mektuplarla sürdürdüğü kimseler arasında İngiliz feminist yazar Anne Wortley Montagu da vardı. Onun 1709’da ölümünün ardından daha önceden tanıştığı kardeşi Edward Wortley Montagu ile mektuplaşmaya başladı. Uzun süren mektup arkadaşlıklarının ardından evlenmeye karar verdiler. Bu girişim veraset anlaşmazlığı ve ekonomik gerekçelerle aileleri tarafından uygun görülmedi. Ancak Lady Mary 1712 yılında ailesinin izni olmadan onunla evlenerek Londra’da yaşamaya başladı. Londra’daki kısa süren ikametleri sırasında, Edward adını verdikleri bir erkek çocukları oldu.

Eşi Lord Edward Wortley Montagu’nun III. Ahmed döneminde Osmanlı Devleti’ne İngiltere büyükelçisi olarak atanması üzerine, aile birliği amacıyla çıktığı uzun yolculuğun ardından İstanbul’a ulaştı ve burada on dört ay kaldı. Ortadoğu’ya giden ilk modern hıristiyan kadın seyyah olarak kabul edilen Lady Mary eşinin kısa ve başarısız geçen elçilik görevinin sona ermesinden sonra yeniden İngiltere’ye döndü (1718). Kendisini sosyal ortamlardan soyutlamasa da vaktinin çoğunu çocuklarını yetiştirmeye, okuyup yazmaya ve seyahatleri sırasında yazdığı mektup ve günlüklerini düzenlemeye ayırdı. Ancak bu çalışmalarını yayımlamaktan hep uzak durdu. Kendisi hayatta iken baskısı yapılamamasına rağmen el yazması olarak Londra elitleri ve edebiyatçıları arasında dolaşmaya başlayan mektuplarının seçilmiş bazı bölümleri hem İngiltere’de hem de farklı ülkelerde ilgi gördü. Lady Mary’nin hızla yükselen şöhret ve kariyerinde mektuplarının yaygınlığı kadar kaleme aldığı çok sayıdaki tanıtım yazısı ve broşür de etkili oldu.

Londra’da bulunduğu süre içerisinde evlilik hayatında ve dostlarıyla ilişkilerinde çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldı, yazdığı hicivlerin yanı sıra politik ve kişisel nedenlerden dolayı arkadaşları ile arası açıldı. Londra’dan uzakta bulunduğu dönemde, mektuplarında ona duyduğu sevgi ve hayranlığı dile getiren XVIII. yüzyıl İngiliz Aydınlanma dönemi edebiyatının önemli isimlerinden Alexander Pope’la ilişkisi hakkında çıkan rahatsız edici dedikodular nedeniyle zor günler yaşadı. Yetişkinliğe geçiş süreçlerindeki çocukları ile de ilişkileri bozulmaya başladı, özellikle oğlu Edward’ın eğitiminde yaşadıkları sorunlar sıkıntılarını daha da arttırdı.

1736 baharında, kendisinden daha genç olan İtalyan filozof ve edebiyatçı Francesco Algarotti ile tanışması ve ona âşık olması, Montagu’nun hayatında yeni bir dönüm noktası oldu. İngiltere’den ayrılan Algarotti ile bir süre mektuplaşmayı sürdürdü; ardından, Temmuz 1739’da, yakalandığı cilt hastalığını bahane ederek onunla birlikte yaşamak üzere İtalya’ya gitti. Bu tarihten sonra arasının iyi olmadığı kocası ile bir daha hiç karşılaşmadı.

Fransa ve İtalya’nın farklı bölgelerinde bir süre bulundu; pek çok seyahat gerçekleştirdi. 1741’de Algarotti’den de ayrıldı. İngiltere’den uzak geçirdiği yirmi yıl boyunca edebiyat, sanat ve kültürle bağını koparmadan kendini geliştirmeye devam etti.

1761’de eşi Edward Wortley Montagu’nun ölüm haberini alması, sürekli mektuplaştığı kızı Lady Bute ve torununu ölmeden önce görebilme arzusu ile birleşince gönüllü çıktığı sürgün hayatından vazgeçmeye karar verdi. Yaklaşık yirmi üç yıl sonra ömrünün son yılında “Hayatımın eski püskü kalıntılarını İngiltere’ye sürüklüyorum” (Halsband, s. 279) diyerek doğduğu topraklara sağlığı bozulmuş halde döndü. Londra’da kızı ve torununun kendisini rahatlıkla ziyaret edebileceği uzaklıkta kiraladığı bir eve yerleşti, ailesi ve sevenleri son günlerinde onu yalnız bırakmadılar. Ailesinden saklamaya çalıştığı hastalığı da artık âşikâr olmuştu. 21 Ağustos 1762’de göğüs kanserinden hayatını kaybetti ve Grosvenor Kilisesi’ne gömüldü.

Montagu’nun yirmi sekiz yaşında yaptığı İstanbul yolculuğu ve on dört ay kaldığı Osmanlı Devleti’nin başkentinde edindiği izlenimleri mektuplarında kaleme alması hayatının dönüm noktalarından biridir. Yaklaşık yedi aylık bir yolculuktan sonra ulaşabildiği İstanbul’da önce Beyoğlu’na yerleşti. Kendisinden önceki seyyahların, çoğunlukla yabancıların bulunduğu bu bölgede vakit geçirerek şehri ve toplumu gerçekten tanıma imkânı bulamamalarını ve ülkelerine yanlış ve yüzeysel bilgilerle dönmelerini eleştirdi. Şehrin hemen her köşesini gezdi ve mektuplarında, İstanbul’un sosyal, mimari ve kültürel dokusuna dair gözlemlerine dayanan ayrıntılı bilgiler aktardı. İlgisini en fazla çeken yerler; camiler, köşkler, ev içleri, Boğaz boyunca uzayan yalılar ve mezarlıklar oldu. Daha iyi gözlem yapabilmek için tebdilikıyafet sokağa çıkıp halkın arasına karışıp camileri ziyaret etti. Mektuplarında manzarasından beğeniyle bahsettiği İstanbul’u Avrupa şehirleri ile karşılaştırır; mezarlıkların hayatla iç içe olmasına ve geniş yer kaplamasına, mezar taşlarının değerine ve ifade ettiği anlamlara dikkat çeker. Yeni tanımaya başladığı kültürle ilgili görüşlerini, yaptığı ziyaretlerde şahit olduklarını ve tecrübelerini İngiltere’deki dost ve akrabalarına tasvirî bir üslûpla yazdığı mektuplarında anlatmaktan mutluluk duyduğu görülmektedir.

Osmanlı hakkında yazılmış Fransızca veya İngilizce eserleri takip eden, Türkçe nesir ve şiirler üzerine çalışmalar yapan Montagu’nun Osmanlı topraklarına, selefi birçok oryantalist gezginden daha donanımlı bir şekilde geldiği anlaşılmaktadır. Kendisinden önceki oryantalistlerin çalışmalarına peşin hüküm ve hatalı bakış açıları üzerinden içerik eleştirileri getiren Montagu aynı zamanda yazım teknikleri açısından metinlerin biçimini de hicvetti. Batılı oryantalistlerin doğru bilgi vermek yerine aslı olmayan ve sıkıcı bilgilerle okuyucuyu yanılttıklarını ve Doğu insanının hayat tarzını az eğitimli kitleler için kolayca yargılanabilir bir hedefe dönüştürdüklerini iddia etti. Montagu’nun bu eleştiri ve gözlemleri, Osmanlı toplumunun dış dünyaya kapalı hayatı üzerine yeni ve daha sağlıklı bakış açıları geliştirilmesinin önünü açmıştır (Melman, s. 82-83).

Batılılar’ın Türkiye’ye seyahatleri, Montagu’ya kadar erkek egemen bir nitelik taşırken onunla yeni bir görünüme kavuştu. Onun erkek ziyaretçiler için ulaşılması imkânsız mahrem mekânlara hem bir kadın hem de diplomat çevreden olmanın avantajlarını kullanarak girebilmesi ve rahatça gözlem yapabilmesi sayesinde, hayal ürünü anlatıların yerini gerçekçi açıklamalar aldı ve bu durum mektuplarına olan ilginin artmasına vesile oldu. Ortadoğu kadınlarını konu edinen ilk etnograflardan kabul edilen Montagu’nun mektuplarıyla gün yüzüne çıkan Osmanlı haremi, kadınların toplum içerisindeki konumları, dışarı çıkarken örtündükleri giysilerin renkleri ve nitelikleri o zamana kadar harem üzerine yazılmış anlatıların yeniden sorgulanmasına kapı araladı. Montagu iki ülke kadınının ev içi yaşam şekilleri ve âdetleri ile ilgili karşılaştırmalar yaparken sadece Osmanlı kadınının değil aynı zamanda İngiltere’deki kadınların da toplum içerisindeki pozisyonlarına dikkatlerin yönelmesini sağladı. Böylece onun mektupları, kendisinden sonraki araştırmacılar, seyyahlar ve tarihçiler için önemli bir kaynak oldu (Gündüz, s. 125).

Türk kadınlarıyla özdeşleşme gayreti ve onlara ait ev içi mekânlarda edindiği deneyimler sayesinde erkek seyyahların anlatılarından farklılaşan Montagu, Osmanlı kadınları hakkında var olan ön yargıları ve yaygın olarak kullanılan yanlış kavramları ötekileştirmeyen bir üslûpla düzeltmeye çalıştı. Kadınların giyimine geleneksel oryantalist söylemin aksi bir bakış açısı ile yaklaştı. Ona göre örtülü kadın metaforu özgürlükleri elinden alınan kadınları değil, aksine o sayede özgürleşen kadınları işaret etmektedir. Çünkü müslüman kadınlar vücutlarını tamamen kaplayan elbiseleri/feraceleri sayesinde kendi ülkesindeki kadınların sahip olmadığı kadar geniş bir özgürlüğe kavuşmaktadır. Onlar bu giyim tarzı sayesinde tamamen görünmez olduklarından sokakta soylu bir hanımla kölesini ayırabilmek imkânsızlaşmakta, kadınlar eşlerinin bile tanıyamayacağı bir özgürlükle dışarıda rahat hareket etmektedirler. Dolayısıyla örtünme kadınlar için bir baskı aracı olmak şöyle dursun rahat hareket etmelerini sağlayan bir ayrıcalığa dönüşmektedir. Doğu kadınının kapalı giyimine sempati duyan Montagu zaman zaman onlar gibi giyinip resimlerini yaptırmış ve sevdiği dostlarına göndermiştir.

Montagu’nun Osmanlı kadınının dünyasını gerçekçi bir şekilde yansıttığına dair olumlu görüşlerin yanı sıra klasik oryantalist söylemin dışına çıkamadığını ve onun Doğu’ya yaklaşımının Batı’nın “eril ve emperyalist” söylemlerinin uzağında olmadığını (Yeğenoğlu, s. 111) iddia edenler de olmuştur.

Lady Mary’nin, İstanbul’da bulunduğu süre içinde Osmanlı toplumunun kültürüne, yaşantısına, diline ve edebiyatına ilgisi azalmadan devam etti ve sürekli öğrenme arzusu taşıyan bir ziyaretçi görünümünü hep korudu. Çiçek hastalığından kardeşini kaybetti, kendisi de bundan mustarip olmuş biri olarak Osmanlı’da bu hastalığın aşısının olduğunu öğrenmesiyle oğlunu ve İstanbul’da doğan kızını aşılatmakla kalmadı, bu tedavi şeklinin ülkesinde de tanınması için gayret gösterdi.

Montagu’nun anlatılarına gösterilen ilgi sayesinde Osmanlı ülkesine duyulan merakın derecesi arttı, dinî ve kültürel bakımdan öteki olarak görülen bu dünyaya Avrupa’nın geniş görüşlü ve müsamahakâr bir anlayışla bakabilmesinin yolu açıldı. Onun mektupları Avrupa’da, Ortadoğu üzerine yeni şekillenen bakış açıları için köşe taşı olabilecek anahtar metinler kabul edilmektedir. Ahmet Hamdi Tanpınar da Montagu’nun seyahat yazılarına değinerek onun Garp’ta Osmanlı kültürüne ve yaşantısına duyulan ilginin artmasını sağlayan isimlerden biri olduğuna dikkat çekmektedir (19 uncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi, s. 44).

İngiltere’nin soylu erkekleri için bilgi ve görgülerini geliştirme eğitimlerinin bir parçası olarak görülen Doğu seyahati, Montagu’nun entelektüel gelişimine önemli katkılar sağlamıştır. Yolculuğu sırasında uğradığı Avrupa ülkelerindeki yaşantı ve kültürlerin yanı sıra Osmanlı başkentinin renkli hayatını gözlemleyerek elde ettiği ve sonraki hayatını derinden etkileyecek tecrübe ve birikimle ülkesine dönen Montagu, toplumun kendisine dayattığı rollerin dışına çıkarak hareketli ve kendine özgü bir hayatın peşinden gitti ve aristokrat bir aileden gelmesine karşın, zamanının ve sınıfının sınırlarını aşan yaşam tarzıyla, öncü bir kadın seyyah ve yazar olarak hâfızalarda yer etti ve döneminin önemli yazarları tarafından daima övgüyle anıldı.

Eserleri. 1. Günlüğü. Montagu’nun evliliğinden ölümüne kadar geçen süreyi anlattığı bilinen ve dikkatlice korunan geniş hacimli günlüğü, annesinin hayatı ile ilgili özel bilgilerin ortaya çıkmasını uygun görmeyen ve sır olarak kalmasını isteyen kızı Lady Bute tarafından 1794’te yakıldı.

2. Mektupları. Montagu’nun son isteği olarak ölümünün ardından Letters of the Right Honourable Lady M - - y W - - - y M - - - - e: Written, during her Travels in Europe, Asia and Africa to Persons of Distinction adıyla üç cilt halinde basılan mektupları (London 1763) büyük ilgi gördü ve pek çok baskısı yapıldı (The Letters and Works of Lady Mary Wortley Montagu adıyla da yayımlanan eserin baskıları hakkında bk. The Complete Letters, neşredenin girişi, I, xvii-xix). Avrupa ve Osmanlı Devleti’ndeki seyahatlerine dair ayrıntılı bilgiler içeren bu eser bir kadın tarafından Doğu İslâm dünyası üzerine yazılmış resmî olmayan ilk dokümanlar kabul edildi. Torunlarının katkılarıyla zamanla yeni veriler elde edildi ve mektupların hacmi genişledi. Montagu’nun mektuplarının tamamı daha sonra Robert Halsband tarafından üç cilt halinde (The Complete Letters of Lady Mary Wortley Montagu, Oxford 1965-67) yayımlandı. Daha önceki baskıların ciddi müdahaleler yapılmış seçme mektuplardan oluştuğunu, kendisinin ise bütün mektupları hiçbir müdahalede bulunmadan yayımladığını söyleyen Halsband’ın neşrinde Montagu’nun yazdığı yaklaşık 900 mektup ve ona yazılmış yaklaşık 100 mektup bulunmaktadır (bk. The Complete Letters, I, v-vi). Ayrıca mektupların bir kısmı daha sonra Malcolm Jack tarafından notlarla birlikte (The Turkish Embassy Letters, Anita Desai’nin girişiyle birlikte, London 1993) neşredildi.

Montagu’nun mektuplarından bir seçki Paul Boiteau d’Ambly tarafından Fransızca’ya tercüme edildi (Lettres choisies de Lady Montague, Paris 1853). Daha sonra Robert Halsband’ın neşri esas alınarak Anne Marie Moulin ve Pierre Chuvin tarafından yapılan Fransızca çeviri, bir önsöz ve notlarla birlikte yayımlandı (L’islam au péril des femmes: Une Anglaise en Turquie au XVIIIe siècle, Paris 1981).

Ahmed Refik Altınay mektuplardan yirmi tanesini önce “Ahmed-i Sâlis Devrine Dâir Madam Montegû’nun Mektupları” başlığı altında Târîh-i Osmânî Encümeni Mecmuası’nda (sy. 19-32, Nisan 1329 - Haziran 1331) neşretti, ardından bu çeviriler Şark Mektupları adıyla kitap olarak basıldı (İstanbul 1933; aynı tercüme, nşr. Dursun Gürlek, İstanbul 1998; nşr. Deniz Uysal, Ankara 2022). Reşat Ekram Koçu da mektupların Paul Boiteau’nun Fransızca tercümesini esas alarak seçme bir çevirisini yaptı ve Türkiye Seyahatnameleri Serisi’nin beşinci kitabı olarak 1717-1718’de (Lâle Devri Başlarında) Türkiye adıyla yayımladı (İstanbul 1939). Montagu’nun İstanbul’dan yazdığı bazı mektupları Bedriye Şanda (Türkiye’den Mektuplar, İstanbul 1973) ve Aysel Kurutluoğlu (bk. bibl.) İngilizce’den Türkçe’ye çevirdi.

Mektupların dikkat çeken yönlerinden biri, gönderilen kişilerin cinsiyet ve statülerine göre içerik ve stil açısından farklı tarzlarda yazılmış olmalarıdır. Montagu, Alexander Pope’a yazdığı mektuplarında doğanın güzelliklerinden ve şiirden; Rahip Conti’ye yazdıklarında dinden ve töreden; kız kardeşi Frances Pierrepont (Lady Mar) gibi eğitimli kadınlara yazdığı mektuplarında Osmanlı kadınlarının hayatlarından bahsetti. Eğitimsiz kadınlar için yazdıklarında ise farklı bir dünyaya ait kadınların cinsel yaşamlarına ve ahlâkî değerlerine karşı hoşgörülü bir bakış geliştirmenin önemini vurguladı. Elli iki mektubundan on beş tanesinin gönderildiği kişiler bilinmektedir ve bunlardan on ikisi kadındır. Her cinsiyetten, sınıftan ve sosyal statüden insanlar için yazılmış bu mektuplarda Montagu İstanbul’un sürekli değişen görünümlerini ön yargısız olarak sunmayı amaçlamıştır. Halsband’a göre, İngiltere’ye döndükten sonraki birkaç yıl içerisinde tamamladığı elli iki mektup serisi kısmen kurgu özellikleri gösterse de onun yurt dışındaki hayatı hakkında temel bilgileri vermekten uzak değildir (The Life of Lady Mary Wortley Montagu, s. 59).


BİBLİYOGRAFYA

Mary W. Montagu, Şark Mektupları (trc. Ahmed Refik, nşr. İbrahim Hilmi), İstanbul 1933.

a.mlf., The Complete Letters of Lady Mary Wortley Montagu (ed. Robert Halsband), I-III, Oxford 1965-1967, tür.yer.; ayrıca bk. neşredenin girişi, I, v-xx.

a.mlf., Türkiye Mektupları 1717-1718 (trc. Aysel Kurutluoğlu), İstanbul 1977, tür.yer.

a.mlf., Embassy to Constantinople: The Travels of Lady Mary Wortley Montagu (ed. Christopher Pick), New York 1988.

a.mlf., Selected Letters (ed. Isobel Grundy), London 1997.

Robert Halsband, The Life of Lady Mary Wortley Montagu, I-III, Oxford 1957, s. 59, 279.

The Oxford Companion to English Literature (ed. Margaret Drabble), Oxford 1985.

Ahmet Hamdi Tanpınar, 19 uncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul 1985, s. 44.

Lisa Lowe, Critical Terrains: French and British Orientalism, London 1991.

Billie Melman, Women’s Orients: English Women and the Middle East, 1718-1918, Michigan 1992, s. 82-83.

Carter Vaughn Findley, “Lady Mary Wortley Montagu and Fatma Aliye Hanım”, , XI (1994), IV, 1533-1541.

Meyda Yeğenoğlu, Sömürgeci Fantaziler: Oryantalist Söylemde Kültürel ve Cinsel Fark, İstanbul 2003, s. 111.

Aslı Kutluk, The Self and The Other: Representations of Turkey and the Turks in The Travel Writings of Lady Mary Wortley Montagu and Richard Chandler (yüksek lisans tezi, 2006), Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Elizabeth Warnock Fernea, “An Early Ethnographer of Middle Eastern Women: Lady Mary Wortley Montagu (1689-1762)”, , XL/4 (1981), s. 329-338.

Jane Shaw, “Gender and the ‘Nature’ of Religion: Lady Mary Wortley Montagu’s Embassy Letters and Their Place in Enlightenment Philosophy, Religion”, Bulletin of the John Rylands Library, LXXX/3 (1998), s. 129-145.

Nazlı Gündüz, “Bir Kadın Seyyahın Kaleminden Osmanlı’da 18. Yüzyıl Saraylı Kadın Erkek Giysileri: Bir Kültürü Tanımak”, Millî Folklor, XVI/124 (2019), s. 121-135.

Erkan Atak – Göksevi Ayhan Atak, “A Witness from the 18th Century: The Culture and Art Environment of Ottoman Cities in the Letters of Lady Montagu”, Art-Sanat, sy. 18 (2022), s. 33-57.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2020 yılında Ankara’da basılan 30. cildinde, 273-274 numaralı sayfalarda yer almıştır. Maddenin MUHUTTİN DOĞAN tarafından kaleme alınan yeni dijital versiyonu 23.12.2025 tarihinde yayımlanmıştır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER