MUHAMMED ABDÜLHAK İLAHÂBÂDÎ

محمّد عبد الحق إله آبادي
MUHAMMED ABDÜLHAK İLAHÂBÂDÎ
Müellif: ABDULHAMİT BİRIŞIK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2005
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 04.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/muhammed-abdulhak-ilahabadi
ABDULHAMİT BİRIŞIK, "MUHAMMED ABDÜLHAK İLAHÂBÂDÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/muhammed-abdulhak-ilahabadi (04.07.2020).
Kopyalama metni
Şâban 1252’de (Kasım 1836) İlâhâbâd’ın (Allahâbâd) Nîvân köyünde doğdu. Soyu Hz. Ebû Bekir’e ulaşmaktadır (Abdullah Mirdâd Ebü’l-hayr, s. 233). İlk eğitimini İlâhâbâd’da aldı ve Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledi. Türâb Ali Leknevî’den (ö. 1281/1864) medrese sistemine göre ders okudu ve Şeyh Abdullah Gorakpûrî’ye biat etti. Daha sonra Delhi’ye gibip muhaddis Kutbüddin Dihlevî’den ve başka âlimlerden ders gördü. Dihlevî kendisine müselselât rivayetleri için icâzet verdi. Hint alt kıtasının İngiliz hâkimiyetine geçmesi üzerine ülkeden ayrıldı (1866). Dört yıl ikamet ettiği Medine’de Şeyh Ali b. Yûsuf ve Abdülganî b. Ebû Saîd Ömerî Dihlevî’den hadis ve tefsir gibi ilimler okudu; hadis ve tasavvuf icâzeti aldı. Felsefenin yanı sıra Muhyiddin İbnü’l-Arabî mesleğine göre tasavvufla da ilgilenen Muhammed Abdülhak Mekke’ye gittikten sonra ders vermeye başladı; elli yılını geçirdiği bu şehirde pek çok talebe yetiştirdi. Bunlar arasında Ebü’l-Hayr Abdullah b. Ömer Dihlevî ve Abdülevvel Cavnpûrî zikredilebilir. Hac vesilesiyle Mekke’ye gelen Hintli müslümanlar kendisinden ders alıyordu. Muhammed b. Süleyman el-Cezûlî’nin Delâʾilü’l-ḫayrât’ını çok okutması ve rivayet icâzeti vermesi sebebiyle “Şeyhü’d-Delâil” lakabı ile anıldı (Abdülhay el-Hasenî, VIII, 220). Muhammed Abdülhak, 19 Şevval 1333 (30 Ağustos 1915) tarihinde Mekke’de vefat etti ve Cennetü’l-muallâ’da Rahmetullah el-Hindî’nin yanına defnedildi (a.g.e., VIII, 221). Kaynaklarda ölüm tarihiyle ilgili farklı bilgilere de rastlanmaktadır. Onun hadis ilminde titiz olmadığı bildirilmiştir. Bu durum tefsirindeki rivayetlerden de anlaşılmaktadır.

Eserleri. 1. el-İklîl ʿalâ Medâriki’t-tenzîl. Ebü’l-Berekât en-Nesefî’nin Medârikü’t-tenzîl ve ḥaḳāʾiḳu’t-teʾvîl adlı tefsirinin hâşiyesi olup Nûr Muhammed’in gayretiyle yedi cilt halinde basılmış (Bhraich 1336), daha sonra dört cilt olarak tıpkıbasımı yapılmıştır (İstanbul, ts.). Müellife şöhretini kazandıran el-İklîl’de edebî açıklamalar ve dil tahlilleri dikkat çekmektedir. Eserde Kur’an kıssalarında Nesefî’nin zikretmediği ayrıntılara girilmiş, zaman zaman İsrâiliyat’a da yer verilmiştir. Medârikü’t-tenzîl’de geçen müfessirlerin, grupların ve fikir hareketlerinin tanıtımına da geniş yer ayrılmıştır. Müellif, ahkâm âyetlerini açıklarken daha çok Hanefî fıkhından, bu arada Kerhî, Cessâs ve Burhâneddin el-Mergīnânî’nin kitaplarından yararlanmıştır. Ayrıca Hintli müfessirlerden Molla Ciyûn’un tefsirinden faydalanılan hâşiyede tasavvuf kaynakları da oldukça fazladır (eserin tanıtımı için bk. M. Sâlim Kıdvâî, s. 209-214; M. Ali Ayâzî, s. 149-150). 2. Sirâcü’s-sâlikîn ʿalâ Minhâci’l-ʿâbidîn (Kahire 1331). Gazzâlî’ye ait eserin şerhidir (Abdurrahman Bedevî, s. 236). 3. Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi’s-Süllem (Leknev 1314). Hangi telifin hâşiyesi olduğu kesinlikle bilinmemektedir. Serkîs’in kaydettiği üzere Hamdullah es-Sendîlî’ye ait mantık kitabının hâşiyesi olabileceği gibi Ahdarî tarafından yazılan ve yine kendisi tarafından şerhedilen es-Süllemü’l-mürevnaḳ fî ʿilmi’l-manṭıḳ’ın hâşiyesi de olabilir. 4. Nihâyetü’l-emel fî mesâʾili’l-ḥac ve’l-bedel. 5. Taʿlîḳāt ʿale’d-Dürri’l-Muḫtâr. Haskefî’nin eseri üzerine yapılmış bir hâşiyedir.

BİBLİYOGRAFYA
Serkîs, Muʿcem, II, 1673-1674; Brockelmann, GAL Suppl., II, 268; Fihrisü’l-Ḫizâneti’t-Teymûriyye, Kahire 1367-69/1948-50, III, 272; Ziriklî, el-Aʿlâm, VII, 57-58; Abdülhay el-Hasenî, Nüzhetü’l-ḫavâṭır, VIII, 220-221; M. Sâlim Kıdvâî, Hindustânî Müfessirîn aôr Un ki ʿArabî Tefsîreyn, Aligarh 1973, s. 209-214; Abdurrahman Bedevî, Müʾellefâtü’l-Ġazzâlî, Küveyt 1977, s. 236; Yûnus İbrâhim es-Sâmerrâî, ʿUlemâʾü’l-ʿArab fî şibhi’l-ḳārreti’l-Hindiyye, Bağdad 1986, s. 776; Abdullah Mirdâd Ebü’l-Hayr, el-Muḫtaṣar min Kitâbi Neşri’n-nevr (nşr. M. Saîd el-Âmûdî - Ahmed Ali), Cidde 1406/1986, s. 233; M. Ali Ayâzî, el-Müfessirûn: Ḥayâtühüm ve menhecühüm, Tahran 1414, s. 149-150; M. Hasan Bikâî, Kitâbnâme-i Büzürg-i Ḳurʾân-ı Kerîm, Tahran 1374 hş., II, 524; Velîd b. Ahmed el-Hüseyin ez-Zübeyrî v.dğr., el-Mevsûʿatü’l-müyessere fî terâcimi eʾimmeti’t-tefsîr ve’l-iḳrâʾ ve’n-naḥv ve’l-luġa, Medine 1424/2003, III, 2128; Füyûzurrahmân, Teʿârüf-i Ḳurʾân, Lahor, ts. (Mektebe-i Medeniyye), s. 173.

Abdülhamit Birışık
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2005 yılında İstanbul'da basılan 30. cildinde, 490-491 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER