MÜHELLEBÎLER

المهالبة
Müellif:
MÜHELLEBÎLER
Müellif: İRFAN AYCAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2006
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 27.05.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/muhellebiler
İRFAN AYCAN, "MÜHELLEBÎLER", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/muhellebiler (27.05.2020).
Kopyalama metni
Ezd kabilesinin Atîk kolundan gelen Mühellebîler (Mehâlibe) adlarını Emevîler’in Horasan valisi Mühelleb b. Ebû Sufre’den alır. Sahâbî Ebû Sufre’nin oğlu olan Mühelleb, beş yıl süren valiliği sırasında kumandanlarını ve diğer idarecilerini başta oğulları olmak üzere yakınları arasından seçerek Ezd’i Horasan’da hâkim duruma getirdi. Temîm ve Kays kabilelerinin temsil ettiği Kuzey Arapları’nın gücünü kırarak Güneyliler’in Ezd-Rebîa ittifakını güçlendirdi. 82 (702) yılında ölen Mühelleb’in kaynaklarda on dokuzu hakkında bilgi verilen çok sayıda oğlu bulunuyordu. Bunların başında kendisinden önce vefat eden Merv’deki vekili Mugīre, babalarından sonra peş peşe Horasan valiliği yapan Yezîd ve Mufaddal gelmektedir. Babasının yerine Horasan valiliğine getirilen Yezîd b. Mühelleb, kız kardeşiyle evli olan ve kendisine büyük bir kin besleyen Haccâc b. Yûsuf es-Sekafî’nin ısrarları sonucu görevinden alınıp tutuklanmışsa da dört yıl sonra hapisten kaçarak sığındığı Süleyman b. Abdülmelik tarafından Irak genel valiliğine ve aynı zamanda Horasan valiliğine tayin edilmişti. Ancak yaptığı bir suistimal sebebiyle Ömer b. Abdülazîz tarafından tekrar tutuklandı ve Irak valiliği esnasında Haccâc’ın yakınlarına yaptıkları yüzünden kendisine intikam besleyen II. Yezîd’in halife olduğunu duyunca yine hapisten kaçtı. Bu defa devlete isyan eden Yezîd, Ezd ve müttefiki Rebîa’nın desteğiyle Basra’yı ele geçirdi. Fakat Mesleme b. Abdülmelik kumandasındaki orduya yenildi ve iki kardeşiyle birlikte öldürüldü. Onun ilk Horasan valiliğinin ardından yerine getirilen kardeşi Mufaddal, kendisiyle birlikte kaçan diğer kardeşleri ve birçok akrabası da yakalanıp katledildi (102/720). Bu arada Mufaddal’ın esir alınan çocukları da II. Yezîd’in emriyle öldürüldü; aileden sağ kalanların bazıları köle pazarlarında satıldı ve ailenin bütün mallarına el konuldu.

Emevî Devleti’ne büyük hizmetleri olan Mühellebîler’in mâruz kaldığı bu kıyım, başta Ezd olmak üzere Horasan ve diğer merkezlerdeki Yemen kabilelerini yönetime düşman hale getirdi. Tarihçilerin Emevîler devrinin en cömert idarecileri kabul ettiği Mühelleb ve oğulları yaptıkları ihsanlarla halkın ve özellikle şairlerin gönlünü kazanmıştı. Ayrıca Mühelleb, Horasanlı mevâlî tarafından da çok seviliyordu. Yeni vali Ömer b. Hübeyre’nin, Mühellebîler’i destekleyen Yemen asıllı kabilelere düşmanca bir tavır takınarak makam sahibi olanları iş başından uzaklaştırıp çeşitli cezalara çarptırması ve bütün resmî görevleri Mudarîler’e vermesi Horasan’daki kabileciliği yeniden canlandırdı. Hişâm b. Abdülmelik’in Irak valiliğine getirdiği Hâlid b. Abdullah el-Kasrî, valiliği sırasında (724-738) Yemenliler’e iyi davranarak iki taraf arasında dengeyi sağlamaya çalıştı. Hâlid el-Kasrî’nin azledilmesi ve birkaç yıl sonra yeni vali Yûsuf b. Ömer es-Sekafî tarafından öldürülmesi Ezd ve Rebîa’nın bütün merkezlerde yeniden hareketlenmelerine yol açtı. II. Velîd’e karşı kinle dolu olan bu kabileler ona isyan eden III. Yezîd’i desteklediler ve tahtı ele geçirmesine yardımcı oldular (126/744). Ezd arasında Mühellebîler sebebiyle Emevîler’e karşı duyulan kin asıl etkisini Horasan’da gösterdi. Ezd liderlerinden Cüdey‘ b. Ali el-Kirmânî ücretlerin ödenmesiyle ilgili uygulama yüzünden isyan ettiğinde Ezd ve müttefiki Rebîa kabilelerini etrafında toplamak için Mühellebîler’in intikamı sloganıyla ortaya çıkmıştı. Öte yandan bu kin Ezd’i zamanla Abbâsî ihtilâlinin en önemli destekçisi haline getirdi. İhtilâlin Mühellebîler’in kabilesi Ezd’in güçlü olduğu Horasan’da başlaması ve halkın çoğunun ihtilâli Mühellebîler’in intikamı şeklinde değerlendirmesi ihtilâl liderlerinin işini kolaylaştırdı. Kabilesiyle birlikte Ebû Müslim’in saflarına katılan Cüdey‘ b. Ali el-Kirmânî onun kumandanları arasında yer aldı. Yezîd b. Mühelleb’in torunu Süfyân b. Muâviye de Abbâsî kumandanı Humeyd b. Kahtabe tarafından Basra üzerine gönderildi (132/750).

Abbâsî halifeleri, Mühellebîler’in desteğini unutmadılar ve ilk yıllardan itibaren ailenin ileri gelenlerini valiliklere ve diğer önemli görevlere getirdiler. Seffâh, Süfyân b. Muâviye’yi Basra valiliğine, Mansûr da aynı aileden Amr b. Hafs Hezârmerd’i Hâricî isyanlarını bastırmak üzere İfrîkıye valiliğine tayin etti. Hezârmerd’in ardından İfrîkıye’nin en başarılı valilerinden sayılan Yezîd b. Hâtim, Kayrevan’ı zapteden Ebû Hâtim el-İbâzî liderliğindeki Hâricîler’i ağır bir yenilgiye uğrattı ve isyanları bastırıp bölgede Abbâsî hâkimiyetini yeniden tesis etti. Yezîd’in yerine önce oğlu Dâvûd, ardından kardeşi Ravh b. Hâtim, daha sonra da onun oğlu Fazl getirildi. Ancak Fazl b. Ravh’ın sert tutumu yüzünden çıkan bir isyan sırasında öldürülmesiyle İfrîkıye’de yirmi sekiz yıl süren Mühellebî valiler dönemi sona ermiş oldu. Büveyhî Sultanı Muizzüddevle’nin veziri Hasan b. Muhammed el-Mühellebî de bu aileden çıkan en önemli devlet adamlarından biridir. Abbâsî döneminin âlim ve şairlerinden nahivci Ebû Saîd es-Sükkerî, Ebû Abdullah Niftâveyh en-Nahvî, Fâtımî Halifesi Muiz-Lidînillâh’ın saray şairi İbn Hânî, Eyyûbîler devrinin tanınmış şairi Bahâ Züheyr ve Şâfiî kelâmcısı Ebû Bekir el-Hucendî gibi birçok ünlünün de yine Mühellebî ailesine mensup olduğu bilinmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VII, 347, 354; İbn Kuteybe, el-Maʿârif (Ukkâşe), s. 399-400; Belâzürî, Ensâbü’l-eşrâf (nşr. Mahmûd Firdevs el-Azm), Dımaşk 2002, XXI, 235-271; Ya‘kūbî, Târîḫ, III, 32, 53; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), VI, 393-398, 448-455, 523-525, 556-557, 564-565, 590-600, 602; Mes‘ûdî, Mürûcü’ẕ-ẕeheb (Abdülhamîd), s. 111, 211, 212; İbn Hazm, Cemhere, s. 368-370; Yâkūt, Muʿcemü’l-büldân (Cündî), II, 496, 559; IV, 456, 515; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, IV, 195-200, 267-272, 437-441, 473-476, 494-504; V, 23-25, 71-77, 406-408; ayrıca bk. İndeks; İbn Hallikân, Vefeyât, V, 350-359; Ebü’l-Fidâ İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-nihâye (nşr. Abdullah b. Abdülmuhsin et-Türkî), Cîze 1417/1997, XII, 322-323, 731-732; ayrıca bk. İndeks; Seyyid Abdülazîz Sâlim, el-Maġribü’l-kebîr, Beyrut 1981, II, 352-361; Fatma Odabaşı, Emevîler Döneminde Mühellebîler Ailesi (yüksek lisans tezi, 1993), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü; H. Mason, “The Role of the Azdite Muhallabid Family in Marw’s Anti-Umayyad Power Struggle”, Arabica, XIV, Leiden 1967, s. 191-206; P. Crone, “Muhallabids”, EI2 (İng.), VII, 358-360; Sâdık Seccâdî, “Âl-i Mühelleb”, DMBİ, II, 154-168; Hüseyin Algül, “Ezd”, DİA, XII, 46.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2006 yılında İstanbul'da basılan 31. cildinde, 513-514 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER