NÂŞÎ el-EKBER - TDV İslâm Ansiklopedisi

NÂŞÎ el-EKBER

الناشئ الأكبر
NÂŞÎ el-EKBER
Müellif: SÜLEYMAN TÜLÜCÜ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2006
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 17.05.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/nasi-el-ekber
SÜLEYMAN TÜLÜCÜ, "NÂŞÎ el-EKBER", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/nasi-el-ekber (17.05.2021).
Kopyalama metni
215-230 (830-845) yılları arasında Enbâr’da doğdu ve burada yetişti. “Nâşi’” (genç) lakabı kendisine genç yaşta katıldığı bir kelâm tartışmasında üstün başarı göstermesi sebebiyle verilmiş (İbnü’n-Nedîm, s. 217), Nâşî el-Asgar’dan ayırt edilmesi için Nâşî el-Ekber olarak anılmıştır. Ayrıca İbn Şirşîr diye de tanınır. Şirşîr güvercinden büyükçe bir deniz kuşu olup babasının lakabıdır. Tahsilini tamamlamak amacıyla Bağdat’a gitti. Hayatının çoğunu geçirdiği bu şehirde başta kelâm, felsefe, mantık, cedel, hilâf ile dil ve edebiyat ilimleri olmak üzere çeşitli alanlarda ders alarak kendini yetiştirdi ve Mu‘tezile’nin önde gelen âlimleri arasında yer aldı. Şiirlerinde Mu‘tezilî fikirleri savunduğu gibi başta Zâhirî mezhebi imamı Dâvûd ez-Zâhirî olmak üzere ona muhalefet eden Mürcie ve Müşebbihe fırkalarını hicvetti (Hatîb, X, 92-93). Keskin zekâsı sayesinde çağının âlim ve edipleriyle giriştiği tartışmalarda üstün başarı gösterip Aristo mantığına, Halîl b. Ahmed’in aruz sistemine, nahiv illetleri ve usulüne ilişkin ağır eleştirilerde bulundu, fikirlerini bu alanlarda yazdığı eserlerde savundu. Bu yüzden birçok düşman kazanarak deli ve sapık olmakla itham edildi (a.g.e., X, 92; İbnü’n-Nedîm, s. 217). Neticede Bağdat’ı terkedip Kahire’ye iltica etmek zorunda kaldı. Bağdat’ta, Mu‘tezile’nin siyasî desteğinin kalmadığı bir dönemde bulunmuş olmasına rağmen Mu‘temid-Alellah’ın veziri İsmâil b. Bülbül ile yakın münasebet kurdu. Şiirlerinden edebiyat, dostluk ve içki meclislerinde bulunduğu, güzellere irticâlî şiirler nazmettiği anlaşılmaktadır (Ebû Hilâl el-Askerî, II, 228; Hatîb, X, 93). Taberânî ile tarihçi ve edip İbnü’l-Merzübân el-Muhavvelî kendisinden rivayette bulundu. Kahire’de öğretimle meşgul oldu, fakih ve edip Mansûr b. İsmâil et-Temîmî’ye bir hicviye yazdı. Hayatının sonlarına doğru kadrinin bilinmediğini görerek uzlete çekildi ve 293 (906) yılında burada vefat etti.

Bağdat Mu‘tezile ekolünün görüşlerini benimseyen Nâşî Allah’ın hay, âlim, kādir ... oluşunu bizâtihi ve gerçek mânada anlamanın gerektiğini kabul ediyordu. Bu noktadan hareketle O’nun sıfatlarının varlığını âlemdeki nesne ve olaylarla istidlâl ederek ispat etmeyi isabetli görmüyordu. Çünkü sözü edilen sıfatların bir kısmı insanlarda da bulunmakta, fakat onlarda hakikat değil mecaz konumunda yer almaktadır. Bundan da dış görünüşün kriter olmayacağı anlaşılmaktadır. Nâşî’ye göre -bütün Mu‘tezilî kelâmcılarında olduğu gibi- insanın yapıp ettiklerini (ihtiyarî fiiller) yaratan Allah değil kişinin kendisidir (Eş‘arî, I, 184-185; II, 500-501). Nâşî ayrıca, 4000 beyit kadar olduğu kaydedilen didaktik bir manzumesinde kelâm mezhepleriyle onların müntesiplerinden söz etmiştir. Manzumenin ilim dallarına dair olduğu da ifade edilmiştir.

Nâşî el-Ekber’in Tafżîlü’ş-şiʿr (Naḳdü’ş-şiʿr) adlı kitabı edebî tenkide ve şiir eleştirisine dair yazılmış ilk müstakil telif olarak kabul edilir. Zamanımıza ulaşmayan eserden bazı nakiller çeşitli eserlerde yer almaktadır. Ebû Hayyân et-Tevhîdî, Nâşî’yi şiir tenkidinde Kudâme b. Ca‘fer’den üstün görür. Edebî tenkitte Kādî Ebü’l-Hasan el-Cürcânî ile Kartâcennî’yi etkilemiştir. Ebû Saîd es-Sîrâfî, Mettâ b. Yûnus’la yaptığı meşhur nahiv-mantık tartışmasında Nâşî el-Ekber’in Aristo mantığına yönelttiği eleştirilere mantıkçılardan kimsenin cevap veremediğini belirtir.

Çok sayıda şiir yazmakla şöhret kazanan Nâşî, İbnü’r-Rûmî ve Buhtürî’nin tabakasından kabul edilir. Şiirlerinin çoğu av hayvanı ve aletleriyle av tasvirlerine (tardiyyât) dairdir. Onun yirmiden fazla av tasviri şiiri Küşâcim’in el-Meṣâyid ve’l-meṭârid adlı kitabının temel kaynaklarındandır. Şarap ve eğlence meclisi tasvirine dair şiirlerinin yanı sıra gazel, yergi ve övgü türünde de çeşitli şiirler yazmıştır. Hz. Peygamber hakkında uzun bir methiyesi bulunmaktadır. Hamdânîler’den Ebü’l-Meâlî Sa‘düddevle için de bir methiye yazmıştır (Ebû İshak el-Husrî, II, 973). Ayrıca Mu‘tezile’nin görüşlerini savunduğu ve şiir tenkidini ele aldığı didaktik manzumeleri de çoktur.

Eserleri. 1. Dîvân. İbnü’n-Nedîm’in, Nâşî’ye ait şiirlerin elli varak tutarında olduğunu kaydetmesi çok şiiri bulunduğuna dair rivayetlerle çelişmektedir. Ebû Amr Osman b. Abdullah et-Tarsûsî’nin derlediği divanı günümüze ulaşmamıştır. Son zamanlarda Müzhir es-Sûdânî çeşitli kaynaklardan topladığı şiirlerini biyografisiyle birlikte neşretmiş (“en-Nâşîʾ el-Ekber: Ḥayâtühû ve şiʿruhû”, Mecelletü Külliyyeti’t-terbiye, I/1 [Basra 1979], s. 73-164), Hilâl Nâcî de kaynaklardan derlediği şiirlerini şairin hayatı, eserleri ve görüşlerini ele aldığı geniş bir girişle el-Mevrid’de yayımlamıştır (bk. bibl.). 2. Kitâbü Uṣûli’n-niḥal (Kitâb fîhi uṣûlü’n-niḥal elletî iḫtelefe fîhâ ehlü’ṣ-ṣalât). Mezheplere dair olan eserin Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Kütüphanesi’nde mevcut yazma nüshası (Haraççıoğlu, nr. 1309, vr. 1b-51b) Ramazan Şeşen tarafından bir makalede tanıtılmış (“Türkiye Kütüphanelerinde Bulunan Bâzı Mühim Yazmalar”, TD, sy. 23 [1969], s. 83-86) ve Josef van Ess tarafından neşredilmiştir (Wiesbaden 1971). 3. Mesâʾilü’l-imâme. Muhtemelen Nâşî’nin Uṣûlü’n-niḥal adlı kitabının imâmet bahsini içeren bu eseri, Josef van Ess Arapça metni ve Almanca tercümesiyle birlikte Mesâʾilü’l-imâme ve muḳteṭafât mine’l-Kitâbi’l-Evsaṭ fi’l-maḳālât adıyla yayımlamıştır (Beyrut 1971). 4. el-Kitâbü’l-Evsaṭ fi’l-maḳālât. Dinler ve mezheplerle ilgili bu eserin yegâne nüshası Kahire’deki Kıptî metropolitliğinde bulunmaktadır (nr. 370). Kitap, XIII. yüzyılda yaşamış Ebü’l-Fezâil Safî İbnü’l-Assâl adlı bir Kıptî hıristiyan tarafından şerhedilip otuz varakı istinsah edilmiştir. Eserden seçmeler, yukarıda zikredilen kitap içerisinde Josef van Ess tarafından Almanca tercümesiyle birlikte neşredilmiştir. 5. Ḳaṣîde fî medḥi’n-nebî ve nesebihî (nşr. Yûsuf Hüseyin Bekkâr, MMLAÜr., II/3-4 [1979], s. 76 vd.). 6. Risâle fî tafżîli’s-sûd ʿale’l-bîḍ (Tafżîli’s-sûdân ʿale’l-bîḍân). Siyah ve beyaz insanların erdem ve kusurlarının karşılıklı muhâvere ve münazara şeklindeki konuşmalarla ele alındığı bir manzumedir. 7. Müfâḫare beyne’ẕ-ẕeheb ve’z-zücâc (son iki eserin yazmaları için bk. Brockelmann, GAL, I, 128). 8. Kitâbü Naḳdi’ş-şiʿr (Tafżîlü’ş-şiʿr, Kitâb fi’ş-şiʿr). Şiir tenkidine dair ilk müstakil eser olup günümüze ulaşmamıştır. Tevhîdî, Husrî, İbn Reşîḳ el-Kayrevânî (bk. bibl.) ve Kazzâz el-Kayrevânî (Mâ yecûzü li’ş-şâʿir fi’ż-żarûre, nşr. Müncî el-Kâ‘bî, Tunus 1971, s. 37-39) eserden bazı aktarımlara yer vermiştir. Ali İbrâhim Ebû Zeyd, Binâʾü’l-ḳaṣîde fî şiʿri’n-Nâşîʾ el-Ekber adıyla bir eser yazmıştır (Kahire 1994). Hilâl Nâcî, Nâşî el-Ekber’in derlemiş olduğu şiirlerine el-Müstedrek ʿalâ Ṣunnâʿi’d-devâvîn isimli kitabında ilâveler yapmıştır (Bağdad 1991, I, 314-316). Ebû Bekir er-Râzî er-Red ʿale’n-Nâşîʾ ismiyle bir eser kaleme almıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Nâşî el-Ekber, Mesâʾilü’l-imâme (nşr. J. van Ess), Beyrut 1971, neşredenin girişi, s. 1-18; a.mlf., Dîvânü’n-Nâşiʾ el-Ekber (nşr. Hilâl Nâcî, el-Mevrid içinde), XI/1, Bağdad 1982, s. 89-104; XI/2 (1982), s. 61-69; XI/3 (1982), s. 43-74; XI/4 (1982), s. 27-54; XII/1 (1983), s. 57-58; İbnü’l-Mu‘tez, Ṭabaḳātü’ş-şuʿarâʾ (nşr. Abdüssettâr Ahmed Ferrâc), Kahire 1375/1956, s. 417-418; Eş‘arî, Maḳālât (Ritter), I, 184-185; II, 500-501; Küşâcim, el-Meṣâyid ve’l-meṭârid (nşr. M. Es‘ad Tales), Bağdad 1954, s. 67-69, 74, 80, 85, 92, 102, 148, 152, 155, 180, 225, 252, 253; İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist (Teceddüd), s. 217; Ebû Hilâl el-Askerî, Dîvânü’l-meʿânî, Kahire 1952, I, 235, 254, 312, 334; II, 228; Ebû Hayyân et-Tevhîdî, el-Beṣâʾir ve’ẕ-ẕeḫâʾir (nşr. Vedâd el-Kādî), Beyrut 1408/1988, II, 115; V, 109-110, 209-210, 212, 215, 218; IX, 11, 14, 25-26, 66; Ebû İshak el-Husrî, Zehrü’l-âdâb (nşr. Ali Muhammed el-Bicâvî), Kahire 1389/1969, I, 195, 312, 322-323, 455, 456; II, 595, 609-610, 630-632, 740, 853, 973; İbn Reşîḳ el-Kayrevânî, el-ʿUmde (nşr. Muhammed Karkazân), Beyrut 1408/1988, I, 83, 367; II, 748, 751; Hatîb, Târîḫu Baġdâd, X, 92-93; İbnü’l-Kıftî, İnbâhü’r-ruvât, II, 128-129; İbn Hallikân, Vefeyât, III, 91-93; Safedî, el-Vâfî, XVII, 522-525; İbnü’l-Murtazâ, Ṭabaḳātü’l-Muʿtezile, s. 92-93; Brockelmann, GAL, I, 128; Suppl., I, 188; Sezgin, GAS, II, 564-566; Cihad Tunç, “en-Nâşi’ el-Ekber, Ebu’l-Abbâs ‘Abdullâh b. Şirşir el-Enbârî, Mesâ’ilu’l-imâme ve Muktetafât mine’l-Kitâbi’l-evsat fi’l-makâlât, tahkîk: Josef van Ess, Beyrut 1971”, AÜ İlâhiyat Fakültesi İslâm İlimleri Enstitüsü Dergisi, II, Ankara 1975, s. 199-204; M. Zağlûl Sellâm, “Ebü’l-ʿAbbâs en-Nâşiʾ el-Ekber ve kitâbühû fi’ş-şiʿr”, Câmiʿatü’r-Riyâḍ Mecelletü Külliyyeti’l-âdâb, V (1977-78), s. 173-197.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2006 yılında İstanbul’da basılan 32. cildinde, 432-434 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER