NEHA‘ (Benî Neha‘)

بنو نخع
Müellif:
NEHA‘ (Benî Neha‘)
Müellif: İBRAHİM SARIÇAM
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2006
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 13.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/neha-beni-neha
İBRAHİM SARIÇAM, "NEHA‘ (Benî Neha‘)", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/neha-beni-neha (13.07.2020).
Kopyalama metni
Mezhic’in kollarından olan kabilenin adını aldığı ve Cesr de denilen Neha‘ın Kahtân’a kadar uzanan nesep zinciri Amr b. Ule b. Celd b. Mezhic b. Üded b. Zeyd b. Yeşcüb b. Arîb b. Zeyd b. Kehlân b. Sebe’ b. Yeşcüb b. Ya‘rub b. Kahtân şeklindedir. Altı oğlu olan Neha‘ın nesli bunlardan Avf ve Mâlik vasıtasıyla devam etmiştir. En önemli kolları arasında Cezîme, Vehbîl, Hârise, Cesr, Kays ve Sühbân’ın bulunduğu kabilenin başlıca yerleşim alanı Ebyen muhafazasının kuzeyindeki Levder ile güneydeki Şakra şehirleri arasında yer alan ve günümüzde Nah‘an Vadisi adıyla bilinen bölgedir.

Benî Neha‘ ve bazı kollarının İslâmiyet’e girişiyle ilgili olarak kaynaklarda çeşitli bilgiler bulunmaktadır. Nehaoğulları’nın muhtemelen Mekke’nin fethinden önce Ertât ve Cüheyş adlı iki kişiyi Medine’ye gönderdiği ve bunların Müslümanlığı benimseyerek Resûl-i Ekrem’e kabileleri adına biat ettikleri bilinmektedir (İbn Sa‘d, I, 346; Fayda, s. 100-101). Bu iki şahsın davranışını ve konuşmalarını beğenen Hz. Peygamber onlara ve kabilelerine dua etmiş ve Ertât’a kavimleri adına sancak bağlamış, Ertât bu sancakla Mekke’nin fethine ve Kādisiye Savaşı’na katılmıştır. Neha‘lılar, 11. yılın Muharrem ayının ortasında (Nisan 632 ortaları) Medine’ye Zürâre b. Amr (Kays) başkanlığında aralarında Ertât ile Cüheyş’in de yer aldığı 200 kişilik bir heyet göndermiştir. Daha önce Yemen’de Muâz b. Cebel’e biat eden ve Medine’ye gelmiş son heyet olan bu grup, Remle bint Hâris’in evinde misafir kaldıktan sonra Resûl-i Ekrem’in huzuruna çıkarak kabilelerinin İslâmiyet’i kabul ettiğini ona da bildirmişlerdi (İbn Sa‘d, I, 346).

İrtidad hareketleri içerisinde Yemen’deki bazı kabileler gibi yoğun biçimde yer almayan Neha‘lılar, Hz. Ebû Bekir tarafından ridde olaylarını bastırmak amacıyla gönderilen birliklere katılmış, daha sonra da ilk fetihlerde ve İslâmiyet’in yayılmasında önemli rol oynamışlardır. Neha‘lılar, Kādisiye Savaşı ile Yermük Savaşı’na kadınlarıyla birlikte iştirak etmişlerdir. Benî Neha‘, ilk kuruluş yıllarından itibaren Kûfe ve Basra’da kendilerine ayrılan mahallelere yerleşerek bu şehirlerde Yemenliler’in önemli bir güç haline gelmesine katkıda bulunmuşlardır. Hz. Osman’ı hedef alan muhalefet hareketlerinin içinde çok sayıda Neha‘lı bulunuyordu, halifenin evini kuşatan Kûfeliler’in liderliğini de Eşter en-Nehaî üstlenmişti. Neha‘lılar, Hz. Osman’ın şehid edilmesinden sonra Hz. Ali taraftarı bir siyaset izleyerek Cemel ve Sıffîn savaşlarında onun yanında yer almışlar, Nehrevan’da da Hâricîler’e karşı savaşmışlardır. Neha‘ kabilesi, Emevîler’in iktidara gelmesinin ardından yine Hz. Ali ve Ehl-i beyt taraftarı bir siyaset izlemeyi sürdürmüşse de bu kabileden Sinân b. Enes, Hz. Hüseyin’in şehid edilmesinde baş rolü oynamıştır.

Hz. Ali’nin sadık taraftarı olan ünlü cengâver Eşter (Mâlik) b. Hâris, oğlu İbrâhim b. Eşter, Basra ve Kûfe kadısı muhaddis Haccâc b. Ertât, Hz. Ali’ye yakınlığı ile tanınan âbid Kümeyl b. Ziyâd, Ebû Hanîfe’nin öğrencilerinden Bağdat ve Kûfe kadısı Hafs b. Gıyâs, ünlü fakihler arasında yer alan Alkame b. Kays, Esved b. Yezîd, İbrâhim b. Yezîd ve Kadı Şerîk b. Abdullah, Neha‘ kabilesine mensup meşhur şahsiyetlerin önde gelenleridir. Kabilenin bazı kolları anavatanları Arabistan’da kalmaya devam etmiş ve çeşitli dönemlerde bölgede siyasî ve askerî bakımdan etkin rol oynamıştır. Nehaoğulları, günümüzde önemli kollarından Âl-i Mukaffa‘ başta olmak üzere Yemen Arap Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, I, 346; V, 531-532; Belâzürî, Ensâb (Zekkâr), I, 344; Müberred, Nesebü ʿAdnân ve Ḳaḥtân (nşr. Abdülazîz el-Meymenî), Kahire 1354/1936, s. 19, 20; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), II, 406, 408; III, 66, 240, 327; V, 262-263, 304; VI, 86; İbn Düreyd, el-İştiḳāḳ, s. 397, 403-406; İbn Hazm, Cemhere, s. 414-416; Sem‘ânî, el-Ensâb, V, 473-476; Ahmed b. Muhammed b. İbrâhim el-Kurtubî, et-Taʿrîf fi’l-ensâb ve’t-tenvîh li-ẕevi’l-aḥsâb (nşr. Sa‘d Abdülmaksûd Zalâm), Kahire 1990, s. 204-207; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, II, 377, 480; III, 476; Kalkaşendî, Nihâyetü’l-ereb (nşr. İbrâhim el-Ebyârî), Beyrut 1991, s. 76-77; Mustafa Fayda, İslâmiyetin Güney Arabistan’a Yayılışı, Ankara 1982, s. 100-101, 118; M. Mahfuz Söylemez, Bedevîlikten Hadârîliğe Kûfe, Ankara 2001, s. 117-121; İbrâhim Ahmed el-Makhafî, Muʿcemü’l-büldân ve’l-ḳabâʾili’l-Yemeniyye, San‘a 1422/2002, II, 1728.

İbrahim Sarıçam
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2006 yılında İstanbul'da basılan 32. cildinde, 535 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER