NERÂKĪ, Molla Ahmed

ملاّ أحمد النراقي
Müellif:
NERÂKĪ, Molla Ahmed
Müellif: MUSTAFA ÖZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2006
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 03.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/neraki-molla-ahmed
MUSTAFA ÖZ, "NERÂKĪ, Molla Ahmed", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/neraki-molla-ahmed (03.07.2020).
Kopyalama metni
1185 (1771) yılında İran’ın Kâşân vilâyetinin 60 km. batısında bulunan Nerâk köyünde doğdu. Babası devrin âlim ve müctehidlerinden Molla Muhakkık Nerâkī diye bilinen Hacı Muhammed Mehdî’dir. Nerâkī ilk öğreniminin ardından İslâmî ilimler konusundaki tahsilini babasının nezâretinde sürdürdü. Bazıları onun düzenli öğrenim görmediğini ve bilgilerini okumak suretiyle geliştirdiğini ifade etmiştir (Aʿyânü’ş-Şîʿa, III, 184). Babasının 1209 (1794) yılında ölümü üzerine tahsil için Irak’a gitti. Kerbelâ’da Muhammed Bâkır Vahîd Bihbehânî, Bahrülulûm-i Tabâtabâî, Hasan Kâşifülgıtâ en-Necefî, Muhammed Ali Bihbehânî ve Seyyid Ali Tabâtabâî gibi hocaların derslerine devam etti. Nerâkī’nin bir müddet sonra Kâşân’a dönerek burada pek çok öğrenciyi barındıran bir ilim merkezi kurduğu bilinmektedir. 1212’de (1797-98) Irak’a yaptığı ikinci seyahat dışında hayatının büyük kısmını Kâşân’da geçirdi. İlmî çalışmaları yanında çok sayıda öğrencinin ihtiyaçlarının karşılanmasını ve yetişmesini sağladı. Fakihlerin sonuncusu diye anılan Şeyh Murtazâ el-Ensârî, Âgā Muhammed Bâkır Hezârcerîbî, Hüccetü’l-İslâm unvanıyla bilinen oğlu Molla Muhammed ile Küleynî’nin el-Kâfî adlı eserine şerh yazan diğer oğlu Nasîrüddin Nerâkī yetiştirdiği öğrenciler arasında sayılmaktadır. Nerâkī, Kâşân ve çevresinde ortaya çıkan veba salgını esnasında 23 Rebîülâhir 1245 (22 Ekim 1829) tarihinde vefat etti, cenazesi Necef’e götürülerek Hz. Ali’nin mezarının yakınında defnedildi.

İlmî ve içtimaî faaliyetleri dolayısıyla Kâşân’da büyük bir şöhret kazanan Nerâkī’nin yaşadığı beldenin ve halkının problemleriyle meşgul olduğu belirtilir (Mirza Muhammed b. Süleyman et-Tünükâbünî, s. 130). Halkın istifadesi için yazdığı popüler mahiyetteki eserlerinde Kaçar Hükümdarı Feth Ali Şah’ı Allah’ın yeryüzündeki gölgesi şeklinde öven, onu iyilik ve yücelik sembolü olarak takdim eden (Ṭâḳdîs, s. 4, 9) ve eserlerinin bir kısmını kendisine sunan Nerâkī şahla iyi münasebetler kurmuştu. Buna karşılık Şîa’da devlet düşüncesine yer verdiği çalışmalarından biri olan Velâyetü’l-faḳīh adlı eserinde (s. 33-66), Hz. Peygamber’den ve imamlardan naklettiği on dokuz hadisle istidlâlde bulunarak mevcut idarenin meşruiyetini benimsemediğini, on ikinci imamın gaybeti esnasında onun özel vekilleri sayılan dört sefirden sonuncusunun ölümünün ardından büyük gaybetin başlamasıyla birlikte gerekli şartları taşıyan fakihlerin gāib imamın yetkilerini haiz umumi vekilleri sıfatıyla İslâm toplumunun meşrû idarecileri olduklarını ve çeşitli görevler ifa ettiklerini söylemiştir (s. 67-166). Nerâkī bu görüşüyle fakihin ümmet üzerinde yetkisi bulunduğu konusunda kendisinden sonra gelen ulemâ üzerinde etkili olmuştur.

Eserleri. Nerâkī’nin sayısı otuz beşe ulaşan (Miʿrâcü’s-saʿâde, neşredenin girişi, s. 23-25) eserleri, şiirleri ve reddiyelerinin bir kısmı şunlardır: 1. el-Ḫazâʾin. Tefsir, hadis, fıkıh, tarih, lisan, nücûm, matematik, tasavvuf, tıp, sayılar, cifr gibi konuları ve “Safâî” mahlasıyla yazdığı bazı şiirleri ihtiva eden Farsça bir eserdir (Tahran 1290, 1295, 1307, 1310, 1380; Tebriz 1308). 2. Müstenedü’ş-Şîʿa fî aḥkâmi’ş-şerîʿa. Kitapta Şîa’nın fıkhî hükümler konusunda dayandığı esaslar ve deliller incelenmektedir (nşr. Molla Abdülkerîm v.dğr., Tahran 1273-1274; nşr. el-Hâc Muhammed Hüseyin – Muhammed Mehdî, Tahran 1325-1326; Kum 1416). 3. ʿAvâʾidü’l-eyyâm fî beyâni ḳavâʿidi’l-aḥkâm (Tahran 1245, 1266, 1321). 4. Menâhicü’l-aḥkâm ve’l-uṣûl (Tahran 1269). 5. Şerḥu Tecrîdi’l-uṣûl. Babasına ait fıkıh usulü kitabının şerhidir (Tebrîzî, VI, 161). 6. Velâyetü’l-faḳīh. İmamın gaybeti esnasında Şîa toplumunun imam adına güvenilir fakihlerce yönetilmesi gerektiğini ortaya koyan bu çalışma, bir önceki eserin konuyla ilgili kısımlarının derlenmesiyle meydana gelmiş olup Yâsîn el-Mûsevî tarafından dipnotlar ilâvesiyle neşredilmiştir (Beyrut 1410/1990). 7. er-Resâʾil ve’l-mesâʾil. Nerâkī’ye sorulan soruların cevapları, babasının bazı kitapları ile hocası Ca‘fer b. Hızır Kâşifülgıtâ en-Necefî’nin Keşfü’l-ġıṭâʾ adlı eserinden nakillerde bulunduğu iki ciltlik Farsça bir eserdir. 8. Hidâyetü’ş-Şîʿa. Fıkıhla ilgili bir risâledir. 9. Vesîletü’n-necât. Feth Ali Şah’ın isteği üzerine yazılmış olup iki risâleden meydana gelmektedir (son üç eser için bk. Miʿrâcü’s-saʿâde, neşredenin girişi, s. 24-25). 10. Miʿrâcü’s-saʿâde. Bir ahlâk kitabı olup babasının Câmiʿu’s-saʿâde adlı eserinin bazı küçük değişikliklerle Farsça tercümesidir (nşr. Muhammed Nakdî, Kum 1374 hş.). 11. Seyfü’l-ümme ve burhânü’l-mille. İngiliz asıllı rahip Henry Martyn’in 1811 yılında İslâm’a karşı yazdığı Farsça risâleye reddiyedir (Tahran 1267). 12. Ṭâḳdîs. Nerâkī’nin Mevlânâ’nın Mes̱nevî’si tarzında Farsça kaleme aldığı tasavvufî ve ahlâkî şiirlerini ihtiva etmektedir (Tahran 1954). 13. Dîvân-ı Ṣafâʾî. 14. Şerḥ-i Risâleʾî der Ḥisâb. 15. Şerḥ-i Muḥaṣṣalü’l-heyʾe. Bu iki eser babasına ait iki risâlenin şerhidir (eseri için bk. Miʿrâcü’s-saʿâde, neşredenin girişi, s. 23-25; Tebrîzî, VI, 161; Aʿyânü’ş-Şîʿa, III, 184; Âgā Büzürg-i Tahrânî, eẕ-Ẕerîʿa, bk. bibl.).

BİBLİYOGRAFYA
Molla Ahmed Nerâkī, Ṭâḳdîs, Tahran 1954, s. 4, 9; a.mlf., Velâyetü’l-faḳīh (nşr. Yâsîn el-Mûsevî), Beyrut 1410/1990, s. 33-166; a.mlf., Miʿrâcü’s-saʿâde (nşr. Muhammed Nakdî), Kum 1374 hş., neşredenin girişi, s. 16-29; Hânsârî, Ravżâtü’l-cennât, I, 96-97; V, 200-202; Mirza Muhammed b. Süleyman et-Tünükâbünî, Ḳıṣaṣü’l-ʿulemâʾ, Tahran 1396, s. 129-132; Tebrîzî, Reyḥânetü’l-edeb, Tebriz, ts. (Çâphâne-i Şafak), VI, 160-163; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, II, 162; Hânbâbâ, Fihrist, II, 1880; III, 3137; a.mlf., Fihrist-i Kitâbhâ-yi Çâpî-yi ʿArabî, Tahran 1344 hş., s. 640, 842, 912; Aʿyânü’ş-Şîʿa, III, 183-184; Âgā Büzürg-i Tahrânî, eẕ-Ẕerîʿa ilâ teṣânîfi’ş-Şîʿa, Beyrut 1403/1983, I, 267; II, 4, 43; IV, 364; VI, 151, 376; VII, 152; IX, 612; XI, 12, 13, 212; XII, 286; XIII, 172, 195, 286; XIV, 55, 134, 208, 354; XVII, 140; XXI, 14, 15, 66, 229, 315, 317; XXII, 340, 341; XXIII,16; XXV, 177; XXVI, 290, 315; a.mlf., Ṭabaḳātü aʿlâmi’ş-Şîʿa: el-Kirâmü’l-berere fi’l-ḳarni’s̱-s̱âlis̱, Meşhed 1404, I, 116; Moojan Momen, An Introduction to Shi‘i Islam, London 1985, s. 318; Abdul-Hadi Hairi, “Narāḳī”, EI2 (İng.), VII, 960-961; Dihhudâ, Luġatnâme (Muîn), XIII, 19808.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2006 yılında İstanbul'da basılan 32. cildinde, 558-559 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER