REHÂVÎ

رهاوي
REHÂVÎ
Müellif: İSMAİL HAKKI ÖZKAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2007
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/rehavi
İSMAİL HAKKI ÖZKAN, "REHÂVÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/rehavi (24.08.2019).
Kopyalama metni
Rast perdesinde karar eden makamlar grubuna dahil olan rehâvî makamını Kantemiroğlu rast makamına tâbi olan, ancak “ismi olup cismi olmayan” bir makam diye ifade eder. Basit Rehâvî Makamı. Bütün özellikleriyle bir rast makamı olan bu makamda karara yakın yegâh perdesine kadar inilip bu perdeden segâh perdesine sıçranarak rastta karar edilir. Sadece bir nağme hareketi olan bu durumu ayrı bir makam olarak değerlendirmenin ilmî ve sanatsal bir tarafının bulunmadığını belirtmek gerekir. Çünkü aynı nağme hareketi rastın pest taraftan genişlemesinin bir neticesi olup sayısız rast eserde de kullanılmıştır. Buna göre rehâvî makamının söz konusu olduğu yerde asıl birleşik rehâvî makamı anlaşılmalıdır. Birleşik Rehâvî Makamı. Bu makam seyir bakımından çıkıcı veya çıkıcı-inici olarak kullanılabilir. Rast makamının mutlak çıkıcı seyirli olmasına karşılık birleşik rehâvînin çıkıcı-inici de olabilmesi makamı teşkil eden ikinci dizinin gereğidir. Çünkü birleşik rehâvî makamının dizisi yerindeki rast makamı dizisine yerinde bayatî makamı dizisinin katılmasıyla meydana gelir. Seyre bu dizilerden (makamlar) biriyle başlanır ve sonunda mutlaka rast dizi ve makamı ile karar edilir. Karar sırasında yegâh perdesine rast dörtlüsü ile düşmek âdettir.


Makamın güçlü perdesi her iki dizinin ortak güçlüsü olan nevâ perdesi olup bu perdede rast veya bûselik çeşnisiyle yarım karar yapılır. Rast ve bayatî gibi iki ayrı makam dizisinin birbirine katılmasından meydana gelen birleşik rehâvî makamının asma kararlarının çoğu her iki dizi ve makam için ortaktır. Zira rast dizisi içinde ikinci dereceden itibaren eviç yerine acem perdesi kullanmak şartıyla bir uşşak-bayatî dizisi zaten mevcuttur. Söz konusu asma kararlar çârgâhta çârgâhlı, segâhta segâh veya ferahnâkli, dügâhta uşşaklı asma kararlarla rast makamının yegâhtaki rastlı asma kararıdır. Ayrıca güçlüdeki yarım karar hangi çeşni ile (rast veya bûselik) yapılmışsa diğeri asma karar olarak yer alabilir. Bunların dışında bayatî makamının özelliği olan acem perdesinin zaman zaman gösterilmesi ve yine bayatînin gereği olan nevâda hicaz, çârgâhta nikriz çeşnileri de asma kararlara ilâve edilir. Nota yazımında birleşik rehâvî makamının donanımına da rast makamı gibi si için koma bemolü, fa için bakiye diyezi yazılır, gerekli değişiklikler eser içinde gösterilir. Rast dizisiyle karar etmesi şart olan rehâvî makamının yedeni de rastın yedeni olan ırak perdesidir. Esasen rast makamına çok daha yakın olan rehâvî makamında bayatî, seyir sırasında bir geçki gibi yer alır. Birleşik rehâvî makamının seyrine makamı meydana getiren dizilerden biriyle durak veya güçlü civarından başlanır. Bu dizilerin birinden diğerine geçilerek gezinilip güçlü nevâ perdesinde rast veya bûselik çeşnisiyle yarım karar yapılır. Yine karışık gezinilerek gerekli asma kararlar da gösterildikten sonra mutlaka rast dizisiyle rast perdesinde tam karar yapılır. Karar sırasında yegâha rastlı düşülüp oradan segâh perdesine atlanarak rastta karar etmek âdettir.

Itrî’nin berefşan usulünde, “Yine ey rûh-i musavver kafes-i tende misin?”, Şeydâ Hâfız’ın remel usulünde, “Zannetme benim gibi sana bende bulursun” mısralarıyla başlayan besteleri; Hâfız Post’un, “Dile mâye-i safâdır hatt-ı ruh-i yâr derler” mısraıyla başlayan ağır semâisi; Abdülkādir-i Merâgī’nin, “Ger siyehî çünîn büved çeşm-i tü berhelâk-i mâ” mısraıyla başlayan yürük semâisi ve Nûman Ağa’nın düyek usulünde, “Ey pâdişâhım şevketin” mısraıyla başlayan şarkısı bu makamda bestelenmiş eserlerden bazılarıdır.

BİBLİYOGRAFYA
Seydî, el-Matla‘, TSMK, III. Ahmed, nr. 3459, vr. 9a; Kantemiroğlu, Kitâbü İlmi’l-mûsîkî alâ vechi’l-hurûfât: Mûsikîyi Harflerle Tesbît ve İcrâ İlminin Kitabı (nşr. Yalçın Tura), İstanbul 2001, I, 95-97; Abdülbâkī Nâsır Dede, Tedkik u Tahkik (nşr. Yalçın Tura), İstanbul 2006, s. 37, 61; Hâşim Bey, Mûsikî Mecmuası, İstanbul 1280, s. 22-23; Suphi Ezgi, Nazarî-Amelî Türk Musikisi, İstanbul 1933, I, 54; Hüseyin Sâdettin Arel, Türk Mûsıkîsi Nazariyatı Dersleri (nşr. Onur Akdoğu), Ankara 1991, s. 217-218; İsmail Hakkı Özkan, Türk Musikisi Nazariyatı ve Usûlleri Kudüm Velveleleri, İstanbul 2006, s. 466-470.
Bu madde ilk olarak 2007 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 34. cildinde, 537-538 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.