SALÎBÂ, Cemîl - TDV İslâm Ansiklopedisi

SALÎBÂ, Cemîl

جميل صليبا
SALÎBÂ, Cemîl
Müellif: MERVE BETÜL ÜÇER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2019
Erişim Tarihi: 05.10.2022
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/saliba-cemil
MERVE BETÜL ÜÇER, "SALÎBÂ, Cemîl", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/saliba-cemil (05.10.2022).
Kopyalama metni

7 Şubat 1902’de Lübnan’ın Bekā‘ bölgesindeki Kar‘ûn kasabasında doğdu. Ailesi Salîbâ (Salîbî) diye tanınır. Lübnan’da yapı işleriyle uğraşan babası Şam-Der‘a yolunun inşası projesinde çalışmak üzere 1908’de Şam’a taşındı. Salîbâ, Şam’ın eski eğitim kurumlarından biri olan Asya Medresesi’nden 1914’te mezun oldu. Orta öğrenimine Osmanlı Mekteb-i Sultânîsi’nde devam etti. Suriye’nin Osmanlılar’ın elinden çıktığı 1918 yılına kadar okuduğu bu okuldan sonra Dımaşk’taki Medresetü’t-techîz’e geçti ve burayı 1921’de bitirdi. O sırada Fransız mandası altındaki Suriye’de Eğitim Bakanlığı’nın öğrenim görmek üzere Fransa’ya gönderdiği öğrenciler arasında yer aldı. Eğitimine Sorbonne Üniversitesi’nde devam etti. 1923’te eğitim ve genel psikoloji diploması, 1924’te felsefe lisansı, 1926’da hukuk lisansı aldı. Aynı üniversitede Etude sur la métaphysique d’Avicenne ve Fransız Sosyoloji Okulu’na göre bilgi teorisini ele aldığı La théorie sociologique de la connaissance adlı tezleriyle doktorasını tamamladı (1926). Özellikle İbn Sînâ metafiziği üzerine yaptığı çalışma Suriye’de yurt dışında yapılmış ilk felsefe doktorası olarak kayda geçti.

Cemîl Salîbâ, Şam’a döndükten sonra 1927’de lise seviyesinde öğrenim veren Medresetü’t-techîz’de felsefe hocalığı yapmaya başladı. Burada daha çok Fransızca olan felsefe müfredatını ve felsefe terimlerini Arapçalaştırmaya ve İslâm filozoflarını felsefe öğrenimi müfredatına koymaya çalıştı. Arap dilini kullanma becerisi ve modern eğitim metotlarını uygulama başarısıyla dikkat çekti. 1930’da Asya Medresesi’ne müdür olarak tayin edildi. Ertesi yıl Kâmil Ayyâd, İzzeddin et-Tenûhî, Abdülganî Bâcefî ve Mahmûd Mehdî gibi meslektaşlarıyla birlikte, eğitim öğretim alanında çalışanlara modern eğitim teorileri ve uygulamalarını tanıtmak amacıyla, Mecelletü’l-muʿallimîn ve’l-muʿallimât adlı eğitim dergisini çıkardı. 1933’te Halîl Merdem Bek, Kâzım ed-Dağıstânî ve Kâmil Ayyâd gibi isimlerle beraber es̱-S̱eḳāfe adlı aylık dergiyi yayımlamaya başladı. Edebiyat, sanat ve insan bilimleri hakkındaki bu dergi maddî imkânsızlıklar yüzünden bir yıl sonra kapandı. Salîbâ’nın aynı yıl gerçekleştirdiği diğer bir faaliyeti de Suriye’deki liselere Arap-İslâm felsefesi dersinin konulmasını sağlamak ve lise öğretiminin yönetmelik ve programlarını yenilemek oldu. ʿİlmü’n-nefs (1936) ve el-Manṭıḳ (1944) kitaplarını bu dönemde telif etti. Ayrıca İslâm filozoflarından yaptığı derlemeleri, bunlara eklediği önemli girişlerle birlikte İbn Ḫaldûn (1933), el-Münḳıẕ mine’ḍ-ḍalâl (1934), Ḥay b. Yaḳẓân (1935), İbn Sînâ (1937) gibi isimler altında neşretti. Min Eflâṭûn ilâ İbn Sînâ (1935) adlı kitabı içerisinde bir araya getirdiği, felsefe tarihiyle ilgili altı konferansı da felsefe hocalığı yaptığı bu dönemde verdi.

Salîbâ 1935’te Suriye Eğitim Bakanlığı’na ortaöğretim sorumlusu, 1944’te ise Dârülmuallimîn’e müdür olarak tayin edildi. 1942’de el-Mecmau’l-ilmiyyü’l-Arabî’ye üye seçildi. 1945’te Suriye Eğitim Bakanlığı Tâlim ve Terbiye Kurulu başkanlığına getirildi. Bu sırada Suriye Eğitim Bakanlığı tarafından günümüzde de devam edilen el-Muʿallimü’l-ʿArabî adlı dergi çıkarıldı. 1949’da Eğitim Bakanlığı’nda genel sekreterliğe getirildi. Bu dönemdeki tecrübelerinden elde ettiği izlenimleri ve eğitimle ilgili önerilerini Müstaḳbelü’t-terbiye fi’ş-şarḳi’l-ʿArabî adlı eserinde bir araya getirdi. 1950’de Suriye Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne dekan seçildi. Burada psikoloji, eğitim, Bergson felsefesi ve çağdaş felsefe tarihine dair dersler verdi. Psikolojiyle ilgili derslerini Kitâbü’l-Ġarîze ve’l-ʿâde ve’l-irâde adıyla kitap olarak yayımlamayı düşündüyse de bu gerçekleşmedi. Yine Felsefetü Bergsûn adıyla bir araya getirdiği Bergson felsefesiyle ilgili derslerini ve Târîḫu’l-felsefeti’l-ḥadîs̱e: Beykûn, Dîkârt, Mâlebranş, Leybnitz, Isbînûzâ, Lûk adıyla kitap haline getirdiği çağdaş Batı felsefesiyle ilgili derslerini yayımlamadan bıraktı. 1958’de Suriye Üniversitesi’ne rektör vekili olarak tayin edildi, aynı yıl UNESCO’nun insanlık mirasını tercüme etmek için oluşturduğu uluslararası kurula üye seçildi. Bu sırada Descartes’ın Discour de la méthode adlı eserini Maḳāletü’ṭ-ṭarîḳa başlığıyla ve ayrıntılı notlarla Arapça’ya çevirdi. 1959’da el-Mevsûʿatü’l-ʿArabiyyetü’l-müyessere’nin yönetim kuruluna üye oldu. Bu dönemde Suriye’yi eğitim ve kültürle ilgili birçok uluslararası toplantıda temsil etti. 1964’te emekliye ayrıldı ve Beyrut’a taşındı. UNESCO’nun Beyrut’taki bölge temsilciliğinde çeşitli milletlerden eğitimcilere konferanslar verdi. 1969’da Arap Birliği’ne bağlı Ma‘hedü’l-buhûs ve’d-dirâsâti’l-Arabiyye adlı enstitüde okuttuğu dersleri İtticâhâtü’n-naḳdi’l-ḥadîs̱ fî Sûriye adıyla aynı yıl içerisinde yayımladı. Ayrıca Lübnan Üniversitesi’nde dersler verdi. Târîḫu’l-felsefeti’l-ʿArabiyye (1970) adlı eserini bu sırada yayımladı. Aynı dönemde meşhur el-Muʿcemü’l-felsefî adlı kitabını telif etti. 12 Ekim 1976’da Beyrut’ta vefat etti ve 16 Ekim’de Şam’da defnedildi.

Cemîl Salîbâ, İslâm felsefesindeki uzmanlığının yanı sıra bulunduğu çeşitli idarî ve akademik mevkilerle Arap kültür hayatında iz bırakan projelere imza atmıştır. Pek çok alanda eser veren bir araştırmacı olarak felsefe, İslâm felsefesi, psikoloji ve eğitim alanındaki çalışmalarının yanı sıra, tahkiklerini yaptığı yazmalarla da İslâm felsefe ve bilim tarihine önemli katkılarda bulunmuştur. Salîbâ, Mustafa Abdürrâzık ve İbrâhim Medkûr gibi isimlerle birlikte, XX. yüzyılda Arap dünyasındaki İslâm felsefesi çalışmalarının öncülerinden biri sayılabilir. Onun İslâm felsefesine dair çalışmaları, Arap dünyasındaki milliyetçilik hareketleri ve yeni kurulan ulus devletlere tarihî-kültürel arka plan sağlama çabalarıyla birlikte düşünülmelidir. Bu sebeple çağdaşları Mustafa Abdürrâzık ve İbrâhim Medkûr’un aksine Salîbâ, Hannâ el-Fâhûrî ve Halîl el-Cer gibi İslâm felsefesini Arap felsefesi olarak adlandırmayı tercih eder ve hem İbn Sînâ ile ilgili doktora tezinde hem Târîḫu’l-felsefeti’l-ʿArabiyye’de bu adlandırmanın gerekçelerini ayrıntılı biçimde sunmaya çalışır. Ona göre bir Arap felsefesinin varlığını inkâr etmek isteyenler İslâm felsefesi adlandırmasını öne çıkarır, ancak İslâm’ın kendisi de Arap dehasının bir ürünü olarak görülmelidir. Salîbâ’nın Arap felsefesiyle ilgili bu vurgusu, sonraki eserlerinde genel olarak “Arap zihni”nin karakteristik özelliklerini belirlemeye yönelmiştir. Bu çerçevede Salîbâ’ya göre rasyonel düşünce, insanın hakikati keşfetme kudretine sahip olduğuna dair inanç, şeriatın aklı dinin temeli olarak görmesi, gerçek dinin yetkin bir akla bağlı olması, dünyevî hükümlerin akla dayalı olarak ortaya konulması gibi özellikler Arap zihninin ayırt edici nitelikleridir. Arap felsefesini, ona dahil olan yabancı unsurlara rağmen akıl merkezli Arap zihninin ürünü olarak değerlendiren Salîbâ’nın bu tutumu, Mustafa Abdürrâzık’ın felsefî düşüncenin doğuşunda Kur’an’ın etkisini öne çıkardığı ve İslâm felsefesini kelâmla birlikte düşündüğü İslâm felsefesi tarihi yazıcılığı, İbrâhim Medkûr’un Yunan etkisini temele alan yaklaşımı ve Ali Sâmî en-Neşşâr’ın Abdürrâzık’ı takiben geliştirdiği Eş‘arîlik merkezli felsefe tarihi yaklaşımına karşılık Arap akılcılığını öne çıkaran bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Mehât Ferâh Hûrî, ed-Duktûr Cemîl Ṣalîbâ: Râʾidü’l-felsefeti’l-ʿArabiyyeti’l-muʿâṣıra adlı eserinde (Dımaşk 1435/2014) Salîbâ’nın hayatı ve eserleri hakkında bilgi vermiş, eserlerinden bazı parçaları, arkadaşlarının onun hakkında söylediklerini, kendisiyle ilgili anma törenlerindeki konuşmaları kaydetmiştir.

Eserleri. Telif. 1. Etude sur la métaphysique d’Avicenne (Paris 1926).

2. Min Eflâṭûn ilâ İbn Sînâ (Dımaşk 1935; Beyrut 1983). Salîbâ’nın felsefe tarihiyle ilgili altı konferansını içeren kitap, düşünürün İslâm felsefesinin Antik-Helenistik kaynaklarla ilgili görüşlerini yansıtan en önemli eserleri arasında yer alır.

3. Târîḫu’l-felsefeti’l-ʿArabiyye (Beyrut 1970, 1981). Yazıldığı dönemde gündemde olan, “Arap felsefesi mi yoksa İslâm felsefesi mi?” tartışmasına yaptığı katkıların yanı sıra eser, bu felsefenin kaynaklarına ve dönemlere nasıl ayrılacağına dair getirdiği yorumlar dolayısıyla çağdaş Arap dünyasındaki İslâm felsefesi tarihi yazıcılığı açısından istisnaî bir yere sahiptir.

4. el-Muʿcemü’l-felsefî (I-II, Beyrut 1971-1973, 1982, 1994, 2006; Kahire 1979). Uzunca bir süre İslâm felsefesi araştırmacılarının temel kaynakları arasında yer alan eser, Salîbâ’nın Fransa’dan döndüğü günden itibaren giriştiği felsefe terimlerini Arapçalaştırma ve İslâm felsefesini çağdaş Arap üniversitelerindeki felsefe bölümleri müfredatına dahil etme çabalarının bir ürünü olarak görülmelidir. Eserde Fransızca, İngilizce ve Latince karşılıkları verilen terimlerin önce lafzî mânaları, daha sonra felsefe, sosyoloji, psikoloji, ahlâk, kelâm gibi alanlardaki terim anlamları açıklanmaktadır. Eser Menûçihr Sâniî Derre Bîdî tarafından Farsça’ya tercüme edilmiştir (Ferheng-i Felsefî, Tahran 1367 hş., 1381 hş.).

Salîbâ’nın diğer başlıca eserleri de şunlardır: İbn Ḫaldûn: Münteḫabât (Dımaşk 1933, Kâmil Ayyâd ile birlikte), ʿİlmü’n-nefs (Dımaşk 1936; Beyrut 1984), el-Manṭıḳ (Dımaşk 1936; Beyrut 1967), İbn Sînâ: Ders, taḥlîl, münteḫabât (Dımaşk 1937), el-Manṭıḳ ve ṭarâʾiḳu’l-ʿilm ʿâmmeten (Dımaşk 1947, Kâmil Ayyâd ile birlikte), Mine’l-Ḫayâl ile’l-ḥaḳīḳa (Kahire 1947), el-İtticâhâtü’l-fikriyye fî bilâdi’ş-Şâm ve es̱eruhâ fi’l-edebi’l-ḥadîs̱ (Kahire 1958), Muḥâḍarâtü’l-mevsimi’s̱-s̱eḳāfî, 1959-1960: Menâziʾü’l-fikri’l-ʿArabî (I-II, Dımaşk 1959), el-İntâcü’l-felsefî ḫilâle’l-miʾeti seneti’l-aḫîre (Dımaşk 1962), ed-Dirâsâtü’l-felsefiyye (Dımaşk 1964), Müstaḳbelü’t-terbiye fi’ş-şarḳi’l-ʿArabî (Dımaşk 1962), Müstaḳbelü’t-terbiye fi’l-ʿâlemi’l-ʿArabî (Beyrut 1967, 1977), Mefâhîmü’l-mevâddi’d-dirâsiyye (Beyrut 1969), ed-Devle ve’t-taʿlîm (1969), İtticâhâtü’n-naḳżi’l-ḥadîs̱ fî Sûriye (Kahire 1969), Meşâhirü’r-ricâl fi’t-terbiyeti’l-ʿArabiyyeti’l-ḥadîs̱e mine’l-ḳarni’t-tâsiʿ ʿaşar ile’l-ḳarni’l-ʿişrîn (1969).

Neşir.

1. Gazzâlî, el-Münḳıẕ mine’ḍ-ḍalâl (Dımaşk 1934, 1956; Beyrut 1967, Kâmil Ayyâd ile birlikte).

2. İbn Tufeyl, Ḥay b. Yaḳẓân (Dımaşk 1935, 1962, Kâmil Ayyâd ile birlikte).

3. er-Risâletü’l-câmiʿa (I-II, Dımaşk 1367/1948, 1951). Salîbâ, Resâʾilü İḫvâni’ṣ-Ṣafâʾnın özeti mahiyetindeki bu eseri bazı yazmalardaki kayıtlara dayanarak Mecrîtî’ye nisbet ederek yayımlamakla birlikte üzerinde durduğu çeşitli sebeplerden dolayı bunun Mecrîtî’ye nisbetinin uzak olduğunu, yazmalardaki müellif kayıtlarının da müstensihler tarafından eklenmiş olabileceğini belirtir. Nitekim eser daha sonra Mustafa Gālib tarafından el-İmâmü’l-mestûr Ahmed b. Abdullah’a nisbet edilerek yayımlanmıştır (Beyrut 1394/1974).

4. Abdülazîz b. Yahyâ el-Kinânî, Kitâbü’l-Ḥayde (Dımaşk 1384/1964, 1412/1992).

Cemîl Salîbâ, neşrettiği kitaplar dışında çeşitli eserlere editörlük yaparak bunlara takdim yazdığı gibi, Descartes ve Bergson gibi önemli filozofların eserlerinin de aralarında bulunduğu pek çok kitabı Arapça’ya çevirmiştir. Çeşitli dergilerde ve kitaplarda yayımlanmış doksana yakın makalesi vardır. Bunlardan yirmi biri felsefe, yirmi sekizi eğitim alanında yazılmış olup diğerleri genel düşünce, psikoloji, edebiyat vb. alanlarda kaleme alınmıştır. Bazı dikkat çeken makaleleri şunlardır: “Ebü’l-Hüẕeyl el-ʿAllâf” (, XXI/3-4 [1946], s. 107-117; XXI/5-6 [1946], s. 205-217); “eṭ-Ṭarîḳatü’r-remziyye fi’l-felsefeti’l-ʿArabiyye” (Muḥâḍarâtü’l-Mecmaʿi’l-ʿilmiyyi’l-ʿArabî [Dımaşk 1373/1954], s. 468-487); “el-Ġazzâlî ve züʿamâʾü’l-felâsife” (a.e., s. 548-571; , XXI/9-10 [1946], s. 394-403); “el-İtticâhü’l-ḳavmî fi’t-terbiyeti’l-ʿArabiyye” (MMİA, XXXIII/2 [Dımaşk 1377/1958], s. 238-258); “el-Ġazzâlî ve ʿilmü’l-kelâm” (, XLV/4 [Dımaşk 1390/1970], s. 748-773); “Beyne İbn Sînâ ve İbn Rüşd” (MMLAr., L/1 [Dımaşk 1395/1975], s. 23-45); “Fikretü’l-ḫayr ʿinde’l-Fârâbî” (MMLAr., LII/2 [Dımaşk 1397/1977], s. 299-335).


BİBLİYOGRAFYA

Cemîl Salîbâ, Etude sur la métaphysique d’Avicenne, Paris 1926.

a.mlf., Târîḫu’l-felsefeti’l-ʿArabiyye, Beyrut 1981.

a.mlf., el-Muʿcemü’l-felsefî, Beyrut 1982, I-II.

a.mlf., Min Eflâṭûn ilâ İbn Sînâ, Beyrut 1983.

Mustafa Abdürrâzık, Temhîd li-târîḫi’l-felsefeti’l-İslâmiyye, Kahire 1363/1944, s. 17-20.

Ömer Rızâ Kehhâle, el-Müstedrek, Beyrut 1406/1985, s. 177-178.

a.mlf., Muʿcemü muṣannifi’l-kütübi’l-ʿArabiyye, Beyrut 1406/1986, s. 138-139.

Ahmed el-Alâvine, Ẕeylü’l-Aʿlâm, Cidde 1418/1998, s. 58-59.

Nizâr Abâza – M. Riyâz el-Mâlih, İtmâmü’l-Aʿlâm, Beyrut 1999, s. 66.

Nasrullah İlyâs Antûn, Cemîl Ṣalîbâ müfekkiran ve mürebbiyen, Dımaşk 2011.

Sami Moubayed, Steel and Silk: Men and Women Who Shaped Syria 1900-2000, Seattle 2006, s. 456-457.

“Ḫiṭâbü’l-üstâẕ ʿAbdülkerîm Zühûr ʿAdî fî ḥafli istiḳbâlih”, , LV/3 (1400/1980), s. 607-676.

İbrahim M. Ebu Rabi‘, “Islamic Philosophical Expression in Modern Arab Society”, , LXXII/1 (1995), s. 47-81.

Cebrâil Beşâre, “Ṣalîbâ, Cemîl”, el-Mevsûʿatü’l-ʿArabiyye, Dımaşk 2005, XII, 184-185.

a.mlf. – Ahmed Abdülhalîm Atıyye, “Ṣalîbâ, Cemîl b. Ḥabîb”, , XVII, 123-127.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2019 yılında Ankara’da basılan (gözden geçirilmiş 3. basım) EK-2. cildinde, 455-457 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER