SAN‘A

صنعاء
Müellif:
SAN‘A
Müellif: MUSTAFA L. BİLGE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 14.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/sana
MUSTAFA L. BİLGE, "SAN‘A", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sana (14.12.2019).
Kopyalama metni
Arap yarımadasının en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Kızıldeniz’den 170 km. içeride ve 2200 m. yükseklikte kurulan şehrin adı muhtemelen Sebe dilinde “iyi korunmuş” anlamına gelmekte, etrafının Serât, Nukum, Ayban gibi dağlarla ve Nahdeyn tepeleriyle çevrilmiş olması da bu tanımlamayı doğrulamaktadır. İslâm kaynaklarında eski adının Ezâl olduğu söylenir ve kuruluşu Hz. Nûh’un oğlu Sâm’a dayandırılır. Şehir Dımaşk yakınlarında aynı adı taşıyan köyle (San‘âü’ş-Şâm) karışmaması ve özellikle San‘ânî nisbesiyle bilinen kişilerin ayırt edilmesi söz konusu olduğunda San‘âü’l-Yemen şeklinde de kullanılır (Sem‘ânî, VIII, 92; Yâkūt, III, 426, 430).

Yemen’de kurulan Sebe, Himyerî ve diğer devletlerin başlıca şehirlerinden biri ve en önemli ticaret merkezi olan San‘a, Çin ve Hindistan’dan gemilerle Aden’e getirilen malların kara yoluyla yarımadanın kuzeyine ve oradan Avrupa’ya taşınmasında önemli rol oynamaktaydı. Şehir, Yahudiliği benimseyen Himyerî hükümdarı Zûnüvâs’ın hıristiyanlara acımasız işkenceler yapması üzerine yardıma gelen Habeş ordusu tarafından ele geçirildi (525) ve elli yıl kadar süren Habeş hâkimiyeti döneminde Yemen valileri burada oturdu. Bu istilâ sırasında milâttan önce I. yüzyılın son çeyreğinde yapıldığı tahmin edilen, Arap şiirinin önemli motiflerinden Gumdân müstahkem sarayı Habeşler tarafından tahrip edildi. Valilerden Ebrehe büyük bir kilise (kalîs, kulleys) yaptırarak San‘a’yı yarımadanın dinî merkezi haline getirmeye çalıştı; bu amaçla Mekke üzerine yürüyüp Kâbe’yi yıkmak istedi fakat başaramadı (bk. EBREHE). Himyerîler’den Seyf b. Zûyezen, Kisrâ Enûşirvân’ın (531-579) Vehriz kumandasında gönderdiği ordunun desteğiyle Habeş hâkimiyetine 570’te son verdiyse de bir süre sonra öldürüldü (575 [?]). Bunun üzerine kisrâ tarafından ikinci defa Yemen’e gönderilen Vehriz, Seyf b. Zûyezen’in oğlu Ma‘dîkerib’i vasal hükümdar ilân etti ve kendisi de Sâsânî valisi sıfatıyla San‘a’ya yerleşti.

Elli yıl kadar Yemen’de kalan Sâsânîler’in son valisi Bâzân, Medine’ye gönderdiği iki elçisinin Hz. Peygamber’den getirdiği mesaj doğrultusunda İslâm’ı kabul etti ve o sırada Kisrâ II. Hüsrev Pervîz’in de öldürülmüş olması üzerine Yemen’in ilk müslüman valisi oldu; konağının bahçesine de bugün Câmiu’l-kebîr adıyla bilinen caminin bulunduğu yerde bir mescid yaptırdı. Bâzân’ın ölümünden (10/632) sonra Resûl-i Ekrem yerine oğlu Şehr b. Bâzân’ı görevlendirdi. Ancak peygamberlik iddiasıyla ayaklanan Esved el-Ansî onu öldürerek yönetimi ele geçirdi. Resûlullah, Yemen’deki Sâsânî hâkimiyeti döneminde İranlılar’ın yerli kadınlarla evlenmeleri sonucunda ortaya çıkan ve Ebnâ denilen sosyal zümreye mensup sahâbîlerden Vebr b. Yuhannis ile Fîrûz ed-Deylemî’yi Yemenli liderlere göndererek Esved el-Ansî’yi ortadan kaldırttı (11/632). Hemen ardından Kays b. Mekşûh el-Murâdî’nin başlattığı isyanı da Hz. Ebû Bekir’in San‘a’ya vali tayin ettiği Fîrûz ed-Deylemî bastırdı. 233’te (847) Mütevekkil-Alellah’ın San‘a valisi Himyer b. Hâris, bölgede bir süredir Abbâsîler’e karşı mücadele veren Ya‘fur (Yu‘fir) b. Abdurrahman el-Himyerî’nin karşısında yenilince San‘a’da 387 (997) yılına kadar sürecek olan Ya‘furî hâkimiyeti başladı. 288’de (901) Yemen Zeydîleri’nin kurucusu Hâdî-İlelhak Yahyâ b. Hüseyin, 293’te (906) Karmatîler’den Ali b. Fazl, San‘a’yı bir süre işgal etti ve şehir bu süreçte birkaç defa el değiştirdi. Son Ya‘furî emîri Abdullah b. Kahtân (955-997) hutbeleri Fâtımî halifesi adına okutmaya başladı. 439’da (1047) bölgedeki Fâtımî davetinin etkisinde kalan Ali b. Muhammed es-Suleyhî, San‘a’da Suleyhîler hânedanını kurdu; şehir 481 (1088) yılında yönetim merkezinin Zûcible’ye taşınmasına kadar başşehir olarak kaldı. Suleyhî Emîri Sebe b. Ahmed’in ölümünden sonra Hâtim b. Gaşîm el-Mugallisî, San‘a ve civarını ele geçirip kendini sultan ilân ederek Hemdânîler hânedanını kurdu (492/1098). Son Hemdânî sultanı Ali b. Hâtim döneminde Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin kardeşi Turan Şah, San‘a’ya girerek Hemdânî saltanatına son verdi (570/1174). Şehir 595 (1198) ve 611 (1214) yıllarında bir süre Zeydî imamlarından Abdullah b. Hamza el-Mansûr-Billâh’ın eline geçti. Yemen Eyyûbîleri’nin son hükümdarı el-Melikü’l-Mes‘ûd Selâhaddin Yûsuf’un Mekke’ye vali tayin ettiği Nûreddin Ömer b. Ali er-Resûlî’nin onun ölümünden sonra Tihâme, San‘a ve Taiz’i idaresi altına alması (626/1229) ve birkaç yıl sonra bağımsızlığını ilân etmesiyle (632/1235) Resûlî hâkimiyeti başladı. San‘a, Resûlîler (1229-1454) ve halefleri Tâhirîler (1454-1517) döneminde birçok defa Zeydîler’le el değiştirdi.

Osmanlı hâkimiyeti öncesi kısa bir süre Memlükler’e bağlı Mekke şerifi II. Berekât’ın yönetiminde kalan San‘a tekrar Zeydî imamı Mütevekkil-Alellah Yahyâ Şerefeddin’in eline geçti (922/1516); Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı almasıyla da Osmanlı hâkimiyetine girmiş sayıldı (1517). Ancak şehrin fiilen Osmanlı topraklarına katılması, Kanûnî Sultan Süleyman zamanında Yemen Valisi Ferhad Paşa’ya bağlı kumandanlardan Özdemir Paşa tarafından gerçekleştirildi (953/1546). San‘a, Osmanlı Devleti’nin Yemen hâkimiyeti süresince Yemen vilâyetinin merkez sancağı oldu. Ancak 973’te (1565) Yemen, San‘a ve Yemen adlarıyla iki beylerbeyiliğe ayrıldı. İki yıl sonra bölgede isyanlar çıktı ve İmam Mutahhar, San‘a’yı ele geçirdi. Koca Sinan Paşa’nın Yemen Seferi sırasında 977’de (1569) yeniden Osmanlı yönetimine girdi (TSMA, Emanet Hazinesi, nr. 8931; BA, YEE, 94/2). Birinci dönem Osmanlı hâkimiyeti, 1038’de (1629) Haydar Paşa’nın İmam Muhammed b. Kāsım el-Müeyyed-Billâh’a yenilmesiyle kesintiye uğradı; XIX. yüzyılın ortalarına kadar San‘a’yı ve Kuzey Yemen’i Zeydî imamları kontrol ettiler. Yemen Valisi Gazi Ahmed Muhtar Paşa’nın 1872’de San‘a’ya girmesiyle Osmanlı Devleti’nin ikinci dönem hâkimiyeti başladı ve 1918 yılına kadar sürdü. Kısa aralıklar hariç 300 yıldan fazla bir süre Osmanlılar’a bağlı kalan San‘a, 1962’de Zeydî imamlarının hâkimiyetini sona erdiren Yemen Cumhuriyeti’nin, bu devletin ikiye ayrılmasından sonra Yemen Arap Cumhuriyeti’nin ve tekrar birleşmesinden (1990) sonra da yeni kurulan Yemen Cumhuriyeti’nin başşehri oldu.

XIX. yüzyılın ortalarında surlarla çevrili olan San‘a’da 5000 hâne nüfus (20.000 civarı), elli cami, on hamam, büyük bir çarşı, çok katlı kâgir kule-evler (DİA, XI, 508-509), hanlar, bir askerî hastahane ve sur dışında kışlalar bulunuyor, aynı zamanda şehir özellikle ticaretin yanında ipek ve pamuk dokuma tezgâhları ile önemli bir sanayi merkezi sayılıyordu; demiryoluyla da komşu şehirlere bağlanmıştı (BA, A.DVN.MKL, 58/60). Günümüzde şehrin sur içindeki kısmı birbirinden farklı iki büyük semt halindedir. Doğuda karmaşık yapılı Arap şehri, batıda bahçeler içinde gevşek dokulu Türk şehri görünümü hâkimdir. Yahudi mahalleleri de Osmanlı memurları için kurulan batı bölümündedir. Hemen bütün Arap şehirlerinde olduğu gibi San‘a’nın doğu kesiminde de günlük yaşam ve ticarî etkinlikler Câmiu’l-kebîr çevresinde gelişmiştir. 2004 yılı sayımında nüfusu 1.747.627 olan şehirde açılan üniversite ve diğer modern kuruluşlar nüfusun hızlı artışına sebep olmaktadır. San‘a doğumlu veya bir süre burada yaşamış olup San‘ânî nisbesiyle bilinen birçok kişi vardır (Sem‘ânî, VIII, 92; Yâkūt, III, 428).

BİBLİYOGRAFYA
BA, A.DVN.NMH, dosya, nr. 5/9; BA, İ.DH, nr. 16424, 19119, 32566, 45277, 45341, 45350, 45397, 50087, 50186; Hemdânî, Ṣıfatü Cezîreti’l-ʿArab (nşr. Muhammed b. Ali el-Ekva‘ el-Hivâlî), Beyrut 1394/1974, s. 80-81; Ahmed b. Abdullah er-Râzî, Târîḫu medîneti Ṣanʿâʾ (nşr. Hüseyin b. Abdullah el-Ömerî), San‘a 1401/1981; Sem‘ânî, el-Ensâb, VIII, 91-96; Yâkūt, Muʿcemü’l-büldân, III, 425-431; Himyerî, er-Ravżü’l-miʿṭâr, s. 359-360; Nehrevâlî, el-Berḳu’l-Yemânî fi’l-fetḥi’l-ʿOs̱mânî (nşr. Hamed el-Câsir), Riyad 1387/1967, tür.yer.; Ahmed Râşid, Târîh-i Yemen ve San‘a, İstanbul 1291, II, 85-120, 147, 292; C. Niebuhr, Reisebeschreibung nach Arabien und andern umliegenden Ländern, Copenhagen 1774, I, 394-430; Hasan Süleyman Mahmûd, Târîḫu’l-Yemeni’s-siyâsî fi’l-ʿaṣri’l-İslâmî, Bağdad 1969, tür.yer.; İhsan Süreyya Sırma, Osmanlı Devletinin Yıkılışında Yemen İsyanları, İstanbul 1980, s. 58, 62-66; Hulûsi Yavuz, Kâbe ve Haremeyn İçin Yemen’de Osmanlı Hâkimiyeti: 1517-1571, İstanbul 1982, s. 55-57, 75, 79, 101; Mustafa Fayda, İslâmiyetin Güney Arabistan’a Yayılışı, Ankara 1982, s. 66, 69-75; R. B. Serjeant - R. Lewcock, San‘a: An Arabian Islamic City, London 1983, s. 310-390; Muhammed b. Ahmed el-Hacerî, Mecmûʿu büldâni’l-Yemen ve ḳabâʾilihâ (nşr. İsmâil b. Ali el-Ekva‘), San‘a 1404/1984, III-IV, 483-547; R. Lewcock, The Old Walled City of Ṣan‘ā, Paris 1986, tür.yer.; Abd al-Muhsin Mad‘aj M. al-Mad‘aj, The Yemen in Early Islam 9-233/630-847: A Political History, London 1988; İsmâil el-Ekva‘, “Lemḥa târîḫiyye ʿan Ṣanʿâʾ”, İklîl, I/5, San‘a 1981, s. 9-13; Abbas Fâzıl es-Sa‘dî, “Neşʾetü medîneti Ṣanʿâʾ ve teṭavvürühâ”, Mecelletü’l-buḥûs ve’d-dirâsâti’l-ʿArabiyye, XIII-XIV, Kahire 1987, s. 245-267; R. Strothmann – [N. Çağatay], “San’â”, İA, X, 179-183; O. Löfgren, “Ghumdān”, EI2 (İng.), II, 1096; G. R. Smith, “Ṣanʿāʾ”, a.e., IX, 1-3; Nur Akın, “Ev”, DİA, XI, 508-509.
Bu madde ilk olarak 2009 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 36. cildinde, 88-90 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.