SEHÂVÎ, Alemüddin

علم الدين السخاوي
Müellif:
SEHÂVÎ, Alemüddin
Müellif: TAYYAR ALTIKULAÇ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 16.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/sehavi-alemuddin
TAYYAR ALTIKULAÇ, "SEHÂVÎ, Alemüddin", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sehavi-alemuddin (16.11.2019).
Kopyalama metni
558 (1163) veya 559 yılında Aşağı Mısır’ın Garbiye bölgesindeki Sehâ beldesinde doğdu. Hemdânî nisbesiyle de anılmıştır. 572’de (1176-77) İskenderiye’ye gitti. Burada Ebû Tâhir es-Silefî ve Ebû Tâhir İsmâil b. Mekkî b. İsmâil el-İskenderânî’den hadis dinledi. Daha sonra Kahire’ye geçerek o tarihlerde Mısır’a gelen Kāsım b. Fîrruh eş-Şâtıbî’den kıraat tahsil etti; uzun müddet talebesi olduğu bu zattan nahiv ve dil konularında faydalandı; kendisinden meşhur kasidesi Ḥırzü’l-emânî ve vechü’t-tehânî’yi okudu. Ayrıca Ebü’l-Cüyûş Asâkir b. Ali, Ebü’l-Cûd Gıyâs b. Fâris b. Mekkî, Ebü’l-Kāsım Hibetullah b. Ali el-Bûsîrî, İsmâil b. Sâlih b. Yâsîn gibi âlimlerden istifade etti. Uzun süre Karâfe’de bir mescidde imamlık yaptı.

Çocuklarını okuttuğu Emîr İmâdüddin Dâvûd b. Mûsek’le birlikte Dımaşk’a gitti ve buraya yerleşti. Ebü’l-Yümn el-Kindî’den kıraat, edebiyat ve diğer konularda faydalandı. Kur’an ilimleri konusunda büyük bir şöhrete sahip olan Sehâvî, Zehebî’nin değerlendirmesine göre aynı zamanda Arapça’ya hâkim olup fetva veren bir fakihti. Kıraat ilminde, kıraat ihtilâflarının illetlerinde ve tefsirde üstün başarıya sahipti (Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XXIII, 123). Dımaşk Camii’nde ve kendi adına inşa edilen Türbetü’s-Sâlihiyye’de kırk küsur yıl talebe yetiştirdi. İbn Hallikân, Sehâvî’yi Dımaşk’ta gördüğünü, kendisinden kıraat okumak isteyenlerin büyük kalabalıklar oluşturduğunu ve sıra beklediklerini belirtir. Onun iki veya daha çok talebeye bir sûreyi birlikte okumaya cevaz verdiğini kaydeden Zehebî, İbn Hallikân’ın zikrettiği bu uygulamayı da hatırlattıktan sonra Sehâvî’den başkasının böyle bir şey yaptığına dair bilgisinin olmadığını söylemiş, bu şekilde doğru bir öğrenmenin mümkün olamayacağına dikkat çekerek bunun sünnete de aykırı olduğunu ifade etmiştir (a.g.e., XXIII, 124; Târîḫu’l-İslâm, s. 195). Sehâvî’nin vefatından sonra Türbetü’s-Sâlihiyye’de onun yerini alan Şemseddin Ebü’l-Feth Muhammed b. Ali el-Ensârî, Abdüsselâm ez-Zevâvî, Reşîdüddin Ebû Bekir b. Ebü’d-Dür, Cemâleddin İbrâhim b. Dâvûd el-Fâzılî, Nizâmeddin Muhammed b. Abdülkerîm et-Tebrîzî ve daha pek çok şahsiyet kendisinden kıraat ilminde istifade etti. Önde gelen talebelerinden Ebû Şâme el-Makdisî kendisinden kıraat, tefsir ve Arap dili alanlarında faydalandı. Zeynüddin el-Fârûkī, Cemâl Abdülvâhid b. Kesîr, Muhammed b. Kaymaz ed-Dakīkī, Şerefeddin el-Fezârî, İsmâil b. Mektûm, Sehâvî’den rivayette bulunanlardan bazılarıdır. Sehâvî önceleri Mâlikî fıkhı ile meşgul olduysa da daha sonra Şâfiî mezhebine geçti ve fetvalarını bu mezhebe göre verdi. Dımaşk Camii’nde ve Türbetü’s-Sâlihiyye’de talebe yetiştirmesi yanında telif çalışmalarıyla meşgul oldu. Dindar ve mütevazi kişiliği, güzel hitabeti ve takrirleriyle talebelerin ve halkın saygı ve sevgisini kazanan Sehâvî, Ebû Şâme’nin düştüğü nota göre 12 Cemâziyelâhir 643’te (4 Kasım 1245) Türbetü’s-Sâlihiyye’deki evinde vefat etti ve Cebelikāsiyûn’a defnedildi.

Eserleri. A) Kur’an İlimleri. 1. el-Vesîle ilâ keşfi’l-ʿAḳīle. Kāsım b. Fîrruh eş-Şâtıbî’nin resmü’l-mesâhif konusundaki ʿAḳīletü etrâbi’l-ḳaṣâʾid fî esne’l-maḳāṣıd adlı 298 beyitlik manzumesine dair yapılmış ilk şerhtir. Üzerinde Muhammed el-İdrîsî et-Tâhirî’nin yüksek lisans çalışması yaptığı eser (1411/1991, Câmiatü Muhammed el-hâmis [Rabat]) daha sonra adı geçenin tahkikiyle yayımlanmıştır (Riyad 1424/2002). 2. Fetḥu’l-vaṣîd fî şerḥi’l-Ḳaṣîd. Bu eserin de Kāsım b. Fîrruh eş-Şâtıbî’nin Ḥırzü’l-emânî ve vechü’t-tehânî adlı kasidesi hakkında yazılan ilk şerh olduğu belirtilmiş ve Şâtıbî’nin bu şerhle üne kavuştuğu ifade edilmiştir (İbnü’l-Cezerî, I, 570). Muhammed el-İdrîsî et-Tâhirî eserle ilgili bir doktora çalışması yapmış (1421/2000, Câmiatü Muhammed el-hâmis [Rabat]), ardından onu tahkik ederek yayımlamıştır (Riyad 1423/2002). 3. Cemâlü’l-ḳurrâʾ ve kemâlü’l-iḳrâʾ. Bazı kaynaklarda Tâcü’l-ḳurrâʾ adıyla zikredilmekte olup Kur’an’ın nüzûlü, i‘câzı ve faziletleri, şâz kıraatler, nâsih-mensuh, kıraat imamları, bazı tecvid ve kıraat meseleleri gibi konuların ele alındığı eser Ali Hüseyin el-Bevvâb (Kahire 1408/1987) ve Abdülkerîm ez-Zübeydî (Beyrut 1413/1993) tarafından neşredilmiştir. 4. Hidâyetü’l-mürtâb ve ġāyetü’l-ḥuffâẓ ve’ṭ-ṭullâb fî tebyîni müteşâbihi’l-kitâb. Kur’ân-ı Kerîm’de lafzî benzerliği olan kelimelerin alfabetik sıraya göre ele alındığı 431 beyitlik bir eserdir (Kahire, ts.; İstanbul 1306). Manzume Abdülkādir el-Hatîb el-Hasenî’nin tahkikiyle de basılmıştır (Beyrut 1414/1994). 5. Tefsîrü’l-Ḳurʾân. Kaynaklarda Sehâvî’nin tefsirini Kehf sûresine kadar yazabildiği belirtilmektedir. İbnü’l-Cezerî’nin, “Onu inceleyen bu zatın değerini anlamış olur, zira onda diğer tefsirlerde bulunmayan nükteler ve incelikler vardır” sözleriyle değerlendirdiği eserin (Ġāyetü’n-Nihâye, I, 570) bir nüshasının Hizânetü’t-Teymûriyye’de bulunduğu (nr. 159) belirtiliyorsa da bu nüshanın mikrofilmi üzerinde inceleme yapan Muhammed el-İdrîsî -ilk sayfasında Alemüddin Ebü’l-Hasan Ali b. Muhammed es-Sehâvî’ye ait olduğu kaydedilmekle birlikte- onun Sehâvî’ye nisbetinin doğru olmadığını, zira iki cilt halindeki eserin tam bir tefsir olduğunu, ayrıca Ebû Şâme el-Makdisî’nin bu eserden yaptığı bazı alıntıların onda yer almadığını belirtmektedir (Sehâvî, Fetḥu’l-vaṣîd, neşredenin girişi, I, 72-75; ayrıca bk. Ebû Şâme, eẕ-Ẕeyl ʿale’r-Ravżateyn, s. 175; Kitâbü’r-Ravżateyn, III, 395). Beyazıt Devlet Kütüphanesi nüshasında (Veliyyüddin Efendi, nr. 166) Tayyar Altıkulaç tarafından yapılan incelemede ilk yaprağında Tefsîrü’s-Seḫâvî el-Câmiʿ beyne’t-tefsîr ve’l-ḳırâʾât ibaresi yazılı bulunan ve baş tarafından muhtemelen bir yaprağı eksik olan nüshanın Kur’an’ın tamamını ihtiva ettiği görülmüştür (ayrıca bk. Mollaibrahimoğlu, s. 665-667). Bu durumda eserin Sehâvî’ye nisbetinin doğru olmadığı düşünülebilirse de tefsir niteliğindeki açıklamaların çok sınırlı, Sehâvî’nin asıl ihtisas alanı olan kıraat meselelerinin daha geniş biçimde ele alındığı dikkate alındığında bu nüshanın Sehâvî’ye ait başka bir çalışma olması ihtimal dahilindedir. 6. el-İfṣâḥ ve ġāyetü’l-işrâḥ fi’l-ḳırâʾâti’s-sebʿ. Üzerinde adı bu şekilde yazılı olmakla birlikte yapılan inceleme sonunda eserin vukūfü’l-Kur’ân’la ilgili bir çalışma olduğu görülmüştür. Kur’an okumanın fazileti, Kur’an’da i‘rab konusunun önemi, lahin meseleleri gibi konularla başlayan eserde daha sonra vakıfla ilgili meseleler incelenmiş, ardından Fâtiha sûresinden Kur’an’ın sonuna kadar vakfedilmesi gereken yerler gösterilmiştir (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., III. Ahmed, nr. 166). 7. ʿUmdetü’l-müfîd ve ʿuddetü’l-mücîd fî maʿrifeti’t-tecvîd. Altmış dört beyitlik bir kaside olup Mûsâ b. Ubeydullah el-Hâkānî’nin tecvide dair kasidesiyle birlikte Ebû Âsım Abdülazîz b. Abdülfettâh’ın tahkikiyle basıldığı gibi müellifin Cemâlü’l-ḳurrâʾ ve kemâlü’l-iḳrâʾ adlı kitabı içinde de yer almaktadır (Fetḥu’l-vaṣîd, neşredenin girişi, I, 78). Bizzat Sehâvî, ayrıca Ebü’l-Fidâ Cemâleddin İsmâil b. Muhammed el-Fukkāî ve İbn Ümmü Kāsım diye meşhur olan Bedreddin Hasan b. Kāsım el-Murâdî tarafından şerhedilen eserin Murâdî’ye ait şerhini Ali Hüseyin el-Bevvâb yayımlamış olup (Zerkā 1987) Fukkāî’ye ait şerhin bir nüshası Nuruosmaniye Kütüphanesi’nde mevcuttur (nr. 75, vr. 383-387). 8. Tuḥfetü’l-ḳurrâʾ fî şerḥi ʿUmdeti’l-müfîd (el-Müfîd fî şerḥi ʿUmdeti’l-mücîd fi’n-naẓmi ve’t-tecvîd). Bir nüshası Berlin Kütüphanesi’nde (nr. 4709) kayıtlıdır (diğer nüshaları için bk. el-Fihrisü’ş-şâmil, III, 732-733). 9. Risâle fî ʿulûmi’l-Ḳurʾân. Kaynaklarda zikredilmeyen risâlenin bir nüshası Şam’da Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’dedir (nr. 7659, Mecâmî‘ / Tefsir ve ulûmü’l-Kur’ân). 10. Manẓûme ẓâʾiyye fi’l-farḳi beyne’ẓ-ẓâʾ ve’ḍ-ḍâd. Yine kaynaklarda adı geçmeyen bu eserin iki nüshası Hizânetü’t-Teymûriyye’de kayıtlıdır (nr. 176, 365). 11. Manẓûme fî aḥẕâbi’l-Ḳurʾân. 12. et-Tebṣıra fî ṣıfâti’l-ḥurûf ve aḥkâmi’l-med. Bir nüshasının Haydarâbâd’da Âsafiye (Âsaf) Kütüphanesi’nde bulunduğu belirtilmiştir (Brockelmann, GAL Suppl., I, 728). 13. Şerḥu Ḳaṣîdeti’ş-Şâṭıbî fî ẓâʾâti’l-Ḳurʾân. Bir nüshası Medine’de el-Câmiatü’l-İslâmiyye Kütüphanesi’nde bir mecmuanın içinde (nr. 3916/2) bulunmaktadır. 14. Minhâcü’t-tevfîḳ ilâ maʿrifeti’t-tecvîd ve’t-taḥḳīḳ. Salâh Mehdî Abbas tarafından el-Mevrid dergisinde neşredilmiştir (bk. bibl.).

B) Hadis ve Siyer. 1. Ürcûze fî sîreti’n-nebiyyi ṣallallāhu ʿaleyhi ve sellem. 770 beyitten meydana gelen eserin bir nüshası Berlin Kütüphanesi’ndedir (nr. 9576). 2. el-Cevâhirü’l-mükellele fi’l-aḫbâri’l-müselsele. 3. el-Ḳaṣâʾidü’s-sebʿ fi’l-medâʾiḥi’n-nebeviyye (fî medḥi seyyidi’l-ḫalḳ). Bir nüshasının Berlin Kütüphanesi’nde bulunduğu (nr. 7752) kaydedilen eser Ebû Şâme tarafından Şerḥu’l-Ḳaṣâʾidi’n-nebeviyye adıyla şerhedilmiştir (Brockelmann, GAL, I, 387, 523). 4. Şerḥu Meṣâbîḥi’s-sünne. Ferrâ el-Begavî’ye ait eserin şerhidir (el-Fihrisü’ş-şâmil: el-Ḥadîs̱, II, 1013).

C) Fıkıh. 1. Tuḥfetü’l-fürrâd ve ṭurfetü tehẕîbi’l-mürtâd. Miras konularının ele alındığı 330 beyitlik kasidenin bir nüshası Berlin Kütüphanesi’nde bulunmaktadır (nr. 4709/1). Ürcûze fi’l-ferâʾid adıyla Sehâvî’ye nisbet edilen eserin de aynı kaside olduğu tahmin edilmektedir. 2. Tuḥfetü’n-nâsik fî maʿrifeti’l-menâsik. Keşfü’ẓ-ẓunûn’da (II, 1830) el-Menâsik ve Hediyyetü’l-ʿârifîn’de (I, 708-709) Menâsikü’l-ḥac adıyla kaydedilen ve dört cilt olduğu belirtilen eserin günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmemektedir.

D) Dil. 1. Sifrü’s-saʿâde ve sefîrü’l-ifâde. Arapça’daki değişik isim kalıpları için örnek olarak zikredilen isimlerin yapısı, etimoloji ve anlamlarının açıklandığı lugat ve sarf ağırlıklı bir eser olup I. cildinde Kitâbü Sîbeveyhi’de “ebniye” (kalıplar) adıyla geçen ve Cermî, Ebû Hâtim es-Sicistânî, Sa‘leb, Ebû Bekir ez-Zübeydî ve Ebü’l-Alâ el-Maarrî gibi âlimler tarafından yazılan eserlerde açıklanan bu tür isimler alfabetik olarak ele alınmış, müellifin ilâveleriyle birlikte 830’dan çok kalıp ve isim izah edilmiştir. Eserin II. cildinde eski dil ve edebiyat âlimleri arasında geçen bazı filolojik tartışmalara, sarf ve nahiv meselelerine, i‘rabı ve anlamı güç bazı beyitlerin izahına, kafiye ilmine dair konulara, sonda da Sehâvî’nin Ẕâtü’l-ḥulel ve mehâtü’l-kilel adını verdiği 243 beyitlik kasidesinin açıklamasına yer verilmiştir. Sehâvî’nin Zemahşerî’ye ait el-Mufaṣṣal adlı eseri iki defa şerhettiği, bunlardan birinin el-Mufaḍḍal (aş.bk.), diğerinin Sifrü’s-saʿâde ve sefîrü’l-ifâde olduğu kaydedilmişse de (Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1775) her iki eserle ilgili inceleme sonunda bunun doğru olmadığı görülmüştür. Üzerinde Ahmed Abdülmecîd Herîdî’nin doktora çalışması yaptığı eseri (1978, Câmiatü’l-Kahire külliyyetü’l-âdâb) Muhammed Ahmed ed-Dâlî bir fihrist cildiyle birlikte üç cilt halinde neşretmiştir (Dımaşk 1403/1983). 2. el-Mufaḍḍal fî şerḥi’l-Mufaṣṣal. Zemahşerî’ye ait kitabın şerhi olup Abdülkerîm Cevâd Kâzım eserin birinci ve ikinci cüzünü doktora tezi olarak tahkik etmiş (1399/1979, Câmiatü’l-Ezher külliyyetü’l-lugati’l-Arabiyye), altıncı kısmında yer alan “Bâbü’l-ḥurûf” Yûsuf el-Haşekî tarafından el-Mufaḍḍal fî şerḥi’l-Mufaṣṣal (Bâbü’l-ḥurûf) adıyla yayımlanmıştır (Amman 2002; el-Mufaḍḍal’ın nüshaları için bk. neşredenin girişi, s. 18-19). 3. Manẓûme fî elġāz luġaviyye (Tunus Dârü’l-kütübi’l-vataniyye, nr. 1571). 4. Münîrü’d-deyâcî ve dürrü’t-tenâcî ve fevzü’l-meḥâcî bi-ḥavżi’l-eḥâcî. Zemahşerî’nin el-Muḥâccât ve mütemmimü mehâmmi erbâbi’l-ḥâcât fi’l-eḥâcî ve’l-üġlûṭât adlı eserinin şerhi olup bir nüshası Cidde’de Muhammed Sürûr es-Sabbân’ın özel kütüphanesinde bulunmaktadır (Ziriklî, IV, 333). Eser üzerinde Selâme Abdülkādir el-Merâkī doktora çalışması yapmıştır (1406/1986, Mekke Câmiatü Ümmi’l-kurâ külliyyetü’l-lugati’l-Arabiyye).

E) Diğer Eserleri. 1. İcâzetü’s-Seḫâvî. Sehâvî’nin Halife Müstansır-Billâh’a yazdığı icâzetnâmeye dair bir manzumedir (Hizânetü’t-Teymûriyye, nr. 816). 2. Tenvîru’ẓ-ẓalem fi’l-cûdi ve’l-kerem (Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 501). 3. ʿArûsü’s-semer fî menâzili’l-ḳamer. 4. el-Ḳaṣîdetü’n-nâṣıre li-meẕhebi’l-eşâʿire. 5. el-Kevkebü’l-vaḳḳād fi’l-iʿtiḳād. Manzum olan eseri Süyûtî el-İḳtiṣâd fî şerḥi’l-Kevkebi’l-vaḳḳād adıyla şerhetmiş, bu şerhin bir nüshasının Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de (Mecâmî‘, nr. 1181), iki nüshasının Timbüktü’de Merkezü Ahmed Bâbâ li’t-tevsîk ve’l-buhûsi’t-târîhiyye’de (nr. 1082, 1850) bulunduğu kaydedilmiştir. 6. Muḥâḍaratü’l-ʿulemâʾ ve muḥâveretü’l-fühemâʾ. Müellifin, Kâmil b. Selâhaddin’in veziri Safiyyüddin Abdullah b. Ali’nin Dımaşk’tan Mısır’a gidişi vesilesiyle onun methine dair kaleme aldığı hutbelerden meydana gelen yedi varaklık bir eser olup Princeton Üniversitesi’ndeki yazmasından (Mecmûatü Hârit) çekilmiş bir nüshası Ürdün Üniversitesi’ne bağlı Merkezü’l-vesâik ve’l-mahtûtât’ta bulunmaktadır. 7. el-Müfâḫare beyne Dımaşḳ ve’l-Ḳāhire. Sehâvî’nin Mısır’dan Dımaşk’a geldikten sonra Mısır’daki dostlarıyla nesir ve nazım halinde yaptığı yazışmaların yer aldığı eserde önce vatan hasretiyle Dımaşk zemmedilmiş, yeni vatana alışıldıktan sonra buranın faziletine dair ifadeler kullanılmıştır (Ebû Şâme, Kitâbü’r-Ravżateyn, III, 218).

Kaynaklarda Sehâvî’ye Merâtibü’l-uṣûl ve ġarâʾibü’l-fuṣûl, Minhâcü’t-tevfîḳ ilâ maʿrifeti’t-tecvîd ve’t-taḥḳīḳ (el-Mevrid içinde Salâh Mehdî Abbas tarafından yayımlanmıştır, bk. bibl.), Nes̱rü’d-dürer fî ẕikri’l-âyâti ve’s-süver, Menâzilü’l-iclâl ve’t-taʿẓîm fî feżâʾili’l-Ḳurʾâni’l-kerîm gibi risâleler nisbet edilmişse de bunlar onun Cemâlü’l-ḳurrâʾ ve kemâlü’l-iḳrâʾ adlı kitabının içinde yer almaktadır. el-Ḳaṣâʾidü’s-sebʿ fi’l-medâʾiḥi’n-nebeviyye adlı eserindeki kasideler de bazı kaynaklarda ayrı adlarla (Vedâʿü’z-zâʾir li’n-nebiyyi’ṭ-ṭâhir, Ẕâtü’l-uṣûl ve’l-ḳabûl fî mefâḫiri’r-Resûl ...) zikredilmiştir (Sehâvî’nin eserleri için ayrıca bk. Sehâvî, Fetḥu’l-vaṣîd fî şerḥi’l-Ḳaṣîd, neşredenin girişi, I, 70-91; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 501, 617; II, 1171-1172, 1830; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 708-709; Brockelmann, GAL, I, 522-523; Suppl., I, 550, 727-728; el-Fihrisü’ş-şâmil: ʿUlûmü’l-Ḳurʾân maḫṭûṭâtü’t-tecvîd, I, 88-98, 130, 133; III, 732-733; el-Fihrisü’ş-şâmil: el-Ḥadîs̱, II, 1013).

BİBLİYOGRAFYA
Alemüddin es-Sehâvî, el-Mufaḍḍal fî şerḥi’l-Mufaṣṣal: Bâbü’l-ḥurûf (nşr. Yûsuf el-Haşekî), Amman 2002, neşredenin girişi, s. 18-19; a.mlf., Fetḥu’l-vaṣîd fî şerḥi’l-Ḳaṣîd (nşr. Muhammed el-İdrîsî et-Tâhirî), Riyad 1423/2002, neşredenin girişi, I, 70-91; a.mlf., el-Vesîle ilâ keşfi’l-ʿAḳīle (nşr. Muhammed el-İdrîsî et-Tâhirî), Riyad 1424/2003, neşredenin girişi, s. 23-33; a.mlf., Minhâcü’t-tevfîḳ ilâ maʿrifeti’t-tecvîd ve’t-taḥḳīḳ (nşr. Salâh Mehdî Abbas, el-Mevrid, XVII/4 [Bağdad 1409/1988] içinde), s. 323-362; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, XV, 65-66; Ebû Şâme, eẕ-Ẕeyl ʿale’r-Ravżateyn, s. 175, 177, 179; a.mlf., Kitâbü’r-Ravżateyn (nşr. İbrâhim ez-Zeybek), Beyrut 1418/1997, III, 218, 395; İbn Hallikân, Vefeyât (Abdülhamîd), III, 27-28; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XXIII, 122-124; a.mlf., Târîḫu’l-İslâm: sene 641-650, s. 192-196; İbnü’l-Cezerî, Ġāyetü’n-Nihâye, I, 568-571; Ahmed b. Muhammed el-Kastallânî, Leṭâʾifü’l-işârât (nşr. Âmir Seyyid Osman – Abdüssabûr Şâhin), Kahire 1392/1972, I, 89; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 501, 617; II, 1171-1172, 1775, 1830; Brockelmann, GAL, I, 387, 522-523; Suppl., I, 550, 727-728; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 708-709; Ziriklî, el-Aʿlâm, IV, 332-333; el-Fihrisü’ş-şâmil: ʿUlûmü’l-Ḳurʾân, maḫṭûṭâtü’t-tecvîd (nşr. el-Mecmau’l-melekî), Amman 1986, I, 88-98, 130, 133; III, 732-733; el-Fihrisü’ş-şâmil: el-Ḥadîs̱ (nşr. el-Mecmau’l-melekî), Amman 1991, II, 1013; Süleyman Mollaibrahimoğlu, Yazma Tefsir Literatürü, İstanbul 2007, s. 665-667; Abdülilâh Nebhân, “Sifrü’s-saʿâde ve sefîrü’l-ifâde”, ʿÂlemü’l-kütüb, XI, Riyad 1410/1990, s. 284 vd.
Bu madde ilk olarak 2009 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 36. cildinde, 311-313 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.