SEMERKANT RASATHÂNESİ

Müellif:
SEMERKANT RASATHÂNESİ
Müellif: SALİM AYDÜZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 10.12.2018
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/semerkant-rasathanesi
SALİM AYDÜZ, "SEMERKANT RASATHÂNESİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/semerkant-rasathanesi (10.12.2018).
Kopyalama metni
Çocukluğunda Merâga Rasathânesi’ni ziyaret eden, aynı zamanda astronomi ve matematik konularında geniş bilgi sahibi bir âlim olan Timurlu Hükümdarı Uluğ Bey tarafından kurulmuştur. Kaynaklarda rasathânenin kuruluşuyla ilgili farklı tarihler yer almaktadır. Abdürrezzâk es-Semerkandî ve Hâfız Ebrû, Uluğ Bey’in Semerkant’ta yaptırdığı kendi adını taşıyan medreseyle birlikte tamamlandığını (823/1420) belirtir. Ancak bazı kaynaklarda inşaatın 1409, 1421 veya 1424’te başladığı ve kısa süre içerisinde bitirildiği ileri sürülür. Hemen başlatılan gözlemlerin ise otuz yıl sürdüğü bilinmektedir.

Diğer İslâm rasathâneleri gibi kendine ait bir kütüphanesi bulunan Semerkant Rasathânesi, Merâga Rasathânesi’nden sonra kurulan en büyük rasathâne, yine ondan sonra İslâm dünyasındaki astronomi çalışmalarını etkileyen ve bu etkiyi asırlarca sürdüren iki matematik-astronomi ekolünden ikincisinin merkezidir. Bu ekolün bilim heyetini oluşturan belli başlı temsilcileri Gıyâseddin Cemşîd el-Kâşî, Kadızâde-i Rûmî ve Ali Kuşçu’dur. Ekol Kadızâde’nin ileri gelen öğrencilerinden Ali Kuşçu ile Fethullah eş-Şirvânî vasıtasıyla Osmanlı bilim dünyasına taşınmış ve yaygınlık kazanmıştır.

Abdürrezzâk es-Semerkandî, rasathânenin şehrin kuzeydoğu yönünde bulunan kayalık bir tepe üstünde ve 48 m. genişliğinde, çinili tuğlalardan yapılmış yuvarlak bir bina olduğunu söylerken Bâbürnâme’de binanın üç katlı olduğu belirtilmektedir. J. L. Vjatkin tarafından yapılan kazılarda rasathânenin silindirik bir yapıda inşa edildiği ve iç yapısının son derece karmaşık, fakat dikkatli bir şekilde planlandığı görülmüştür. Binanın yarıçapı 23 m., yüksekliği 30 metredir. Astronominin yanında astrolojiye de ilgi duyan Uluğ Bey, çalışmalarında kullandığı Zîc-i İlḫânî’de bazı hata ve eksiklikler görerek bunları yeni rasatlarla düzeltmek istemiş ve bu maksatla rasathâneyi kurmuştur. Rasathânenin kurulmasında Uluğ Bey’in hocası Kadızâde-i Rûmî’nin büyük etkisi vardır. Binanın ve gözlem aletlerinin yapımını Gıyâseddin Cemşîd el-Kâşî denetlemiş, Muînüddîn-i Kâşî de planların yapılmasında ona yardım etmiştir. Oğlu Abdüllatif tarafından öldürülmesine kadar rasathânenin idaresini elinde bulunduran Uluğ Bey’in rasat işlerinin başına getirdiği kişiler sırasıyla Gıyâseddin Cemşîd el-Kâşî, Kadızâde-i Rûmî ve Ali Kuşçu’dur. Rasathânede idarî personelin ve astronomların yanı sıra matematikçiler, alet yapıcıları ve teknisyenler de bulunmaktaydı.

Rasathâne ve buradaki faaliyetlerle ilgili bilgilerin önemli bir kısmı Cemşîd el-Kâşî’nin 1421 veya 1422’de babasına yazmış olduğu iki mektuptan öğrenilmektedir (E. S. Kennedy, “A Letter of Jamshid al-Kashî to His Father”, Orientalia, XXIX [Roma 1960], s. 191-213; A. Sayılı, Uluğ Bey ve Semerkand’daki İlim Faaliyeti Hakkında Gıyâsüddin-i Kâşî’nin Mektubu, Ankara 1960). Kâşî, Semerkant’taki ciddi astronomi faaliyetlerinin 1408-1410 yıllarında başladığını belirtmektedir. Rasathânede gezegenlerin ve yıldızların hassas gözlemlerini yapmak üzere hazırlanmış çok sayıda gözlem aracının bulunduğu ve daha öncekilere nazaran farklılıklar gösteren bu aletlerin tamamının özel olarak tasarlandığı, hatta bir kısmının Cemşîd el-Kâşî tarafından icat edildiği bilinmektedir. Bunların en büyüğü 40,4 m. yarıçapında taştan yapılmış, Sudüs-i Fahrî adı verilen meridyen yayıdır (sekstant). 1908 yılında ortaya çıkarılan alet astronomi tarihinin en büyük meridyen yayıdır. Kaynaklara göre rasathânede bulunan diğer gözlem araçları şunlardır: 1 zirâ (0,75 m.) çapında bir usturlap; harita ve planlar; su saati; üzerinde derece, dakika, saniye ve saliselerle yedi gezegen ve sabit yıldızların belirtildiği on adet gök küresi ve kıtaları, dağları, ovaları, çöl ve nehirleri gösteren bir yer küresi. Bu aletlerin bir kısmı metalden, bir kısmı ağaçtan imal edilmiştir. Yıldızlar ve gezegenlerle ilgili hassas ölçümlerin yapılabilmesi için büyük boyutlu aletler kullanılmasından dolayı küçük ölçüm aletlerinden bahsedilmemektedir. Rasathânenin faaliyet süresi boyunca düzenli yapılan gözlemler sonucunda “Zîc-i Gürgânî”, “Zîc-i Hâkānî”, “Zîc-i Cedîd-i Sultânî” denilen ve uzun yıllar hem İslâm dünyasında hem Avrupa’da temel kaynak olarak kullanılan Semerkant ekolünün en büyük eseri Zîc-i Uluğ Bey meydana getirilmiştir (bk. ZÎC-i ULUĞ BEY). Uzun süren gözlem ve çalışma devresi itibariyle İslâm âleminin en önemli rasathânesi durumunda olan Semerkant Rasathânesi astronomik gözlemler için inşa edilmiş özel binası, içindeki büyük boyutlu ölçüm araçları ve dikkatli bir şekilde düzenlenmiş ünlü zîciyle dünya astronomi tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Rasathânenin faaliyetleri ve gözlem araçları, başta İstanbul Rasathânesi ile II. Jai Singh’in (ö. 1740) Hindistan’da açtığı rasathâneler olmak üzere gerek Doğu’da gerekse Batı’da açılan modern rasathâneleri doğrudan veya dolaylı biçimde etkilemiştir. Burada yürütülen çalışmalar bilim adamları tarafından şaşırtıcı biçimde modern bulunmaktadır. Yapılan pek çok ölçümde günümüz ölçülerine çok yakın neticeler alınmıştır; meselâ ekliptiğin eğimi 32 saniye farkla 23° 30' 17'' olarak ölçülmüştür. Uluğ Bey’den sonra bir süre oğlu Abdüllatif tarafından faaliyetleri sürdürülen rasathânenin elli yıl kadar ayakta kaldığı, ancak daha sonra bilinmeyen bir sebepten dolayı tahrip edildiği kazılardan anlaşılmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
L. P. E. A. Sédillot, Prolégomènes des tables astronomiques d’Oloug-Beg, Paris 1847-53, I-II; Sâlih Zeki, Âsâr-ı Bâkıye, İstanbul 1329, 1, 190-195; Sarton, Introduction, III, 1120, 1467-1474; E. S. Kennedy, The Planetary Equatorium of Jamshid Ghiyāth al-Dīn al-Kāshī, Princeton 1960; a.mlf., “Al-Kāshī’s Treatise on Astronomical Observational Instruments”, JNES, XX/2 (1961), s. 98-108; T. N. Kari Niazov, “Ulugh Beg”, DSB, VII, 535-537; Seyyed Hossein Nasr, Science and Civilization in Islam, Cambridge 1987, s. 91-134; Aydın Sayılı, The Observatory in Islam, Ankara 1988; a.mlf., “Rasadhâne”, İA, IX, 631; W. Barthold, Uluğ Beg ve Zamanı (trc. İsmail Aka), Ankara 1990, s. 167-175; K. Krisciunas, “The Legacy of Ulugh Beg”, Central Asian Monuments (ed. Hasan B. Paksoy), İstanbul 1992, s. 95-103; G. de Young, “Observatories in the Islamic World”, Encyclopaedia of the History of Science, Technology and Medicine in Non-Western Cultures (ed. H. Selin), Dordrecht 1997, s. 792-793; M. Fuad Köprülü, “XIII. Asırda Maraga Rasathanesi Hakkında Bazı Notlar”, TTK Belleten, VI/23-24 (1942), s. 207-226; Sayyid Sulaiman Nadvi, “Muslim Observatories”, IC, XX (1946), s. 267-281; Abbas Razvi, “The Observatory at Samarqand (Marsad-e-Ulugh Beg, 15th C)”, Central Asia, sy. 17, Peshawar 1985, s. 97-150; Zakaria Virk-Kingston, “A Brief History of Observatories in the Islamic World”, Review of Religions, XCVI/9, Rabwah 2001, s. 46-63; İhsan Fazlıoğlu, “Osmanlı Felsefe-Biliminin Arkaplanı: Semerkand Matematik-Astronomi Okulu”, Dîvân: İlmî Araştırmalar, sy. 14, İstanbul 2003, s. 1-66; Salim Aydüz, “Uluğ Bey Zici’nin Osmanlı Astronomi Çalışmalarındaki Yeri ve Önemi”, Bilig: Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi, sy. 25, Ankara 2003, s. 139-172; a.mlf., “Osmanlı Astronomi Müesseseleri”, Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, II/ 4, İstanbul 2004, s. 411-453; L. Bouvat - [Orhan F. Köprülü], “Uluğ Bey”, İA, XIII, 27-29; J. Samsó, “Marṣad”, EI2 (İng.), VI, 601; Yolande Crowe, “Samarḳand”, a.e., VIII, 1037.

Salim Aydüz
Bu madde ilk olarak 2009 senesinde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 36. cildinde, 486-487 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.