SEMT - TDV İslâm Ansiklopedisi

SEMT

السمت
Müellif:
SEMT
Müellif: YAVUZ UNAT
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 29.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/semt
YAVUZ UNAT, "SEMT", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/semt (29.09.2020).
Kopyalama metni
Semt kelimesinin çoğulu, Ebü’l-Hasan İbn Yûnus’un ez-Zîcü’l-kebîrü’l-ḥâkimî adlı eserinde bildirdiğine göre sümûttur, simût da semtin çoğulu olarak kullanılmıştır. Nallino’ya göre simût, sümûtun farklı bir telaffuzu olarak İspanyolca ve Fransızca’da azimuth şeklini almıştır. Zenit ise sonradan Avrupa’da ikinci öğesi (re’s) düşen semtü’r-re’s tamlamasından zemtin zenithe dönüşmesiyle meydana gelmiştir.


Semt güney noktasından itibaren ve batıya doğru ölçülür. Şekilde h yükseklik, z zenit uzaklığıdır. Yükseklik ufuk düzlemine göre açısal uzaklıktır ve ufuk düzlemi 0° iken +90° (zenite doğru) ve -90° (nâdire doğru) arasında, zenit uzaklığı (zenit noktasından olan açısal uzaklık) zenit noktası 0° iken 0° ile 180° arasında ve yıldızdan geçen düzlemle başlangıç meridyeninin (çoğunlukla gözlemcinin meridyeni) açısı olan semt açısı a ise başlangıç meridyeni 0° iken 0° ile 360° arasında ölçülür.

Yükseklik dairesi (dâiretü’l-irtifâ‘) yıldızın bulunduğu noktadan geçer ve gökyüzünü düşey doğrultuda iki noktadan keser. Bu iki noktadan ufkun üzerinde olana semtü’r-re’s (zenit, baş ucu), altında olana semtü’l-kadem (nâdir, ayak ucu) adı verilir. Bu noktalardan geçen dairelere de şakulî daireler denilir. Bunların ilki, meridyen düzlemine dik olan ve ufku doğu ve batı noktalarında kesen dâiretü evveli’s-sümûttur. Birinci şakulî / azimut dairesi de adı verilen bu daire, semtü’r-re’s ve semtü’l-kadem ile tam doğu noktasından geçen, azimut açısının kendisine nisbetle alındığı yükseklik dairesidir. Müslüman astronomlar onu esas kabul etmişler ve semti genellikle doğu veya batı noktasından itibaren ölçmüşlerdir; bu da en fazla 90 derecelik bir açı anlamına gelir. Şakulî dairelerin ikincisi felekü nısfi’n-nehâr (öğlen vakti) denilen, ufku kuzey ve güney noktalarında kesen ve gözlemcinin zeniti ile göğün güney ve kuzey kutuplarından geçen meridyen düzlemidir. Semtü’r-re’s ve semtü’l-kadem noktaları ile yıldızın merkezinden geçen yükseklik dairesinin ufku kestiği noktalara azimut noktaları (A ve B), bu noktaları birleştiren çizgiye azimut çizgisi (hattü’s-semt) denir; bu sebeple yükseklik dairesine azimut dairesi (dâiretü’s-semtiyye) adı da verilmektedir. Buna göre yükseklik dairesi üzerindeki bir nokta ile ufuk arasındaki yay eğer nokta ufkun üzerinde ise o noktanın yüksekliği (irtifâ), eğer altında ise alçaklığıdır (inhifâz). Aynı şekilde ufuk dairesi üzerinde, meridyen dairesiyle azimut dairesi arasındaki yay da o noktanın azimutu olur.

BİBLİYOGRAFYA
Fergānî, The Elements of Astronomy: Astronominin Özeti ve Göğün Hareketlerinin Esasları (trc. ve nşr. Yavuz Unat), Harvard 1998; Bettânî, Al-Battānī sive Albatenii Opus Astronomicum (trc. ve nşr. C. A. Nallino), Milan 1899-1907, I-III; Bîrûnî, Kitâbü’t-Tefhîm li-evâʾili ṣınâʿati’t-tencîm: The Book of Instruction in the Elements of the Art of Astrology (trc. ve nşr. R. R. Wright v.dğr.), London 1934, s. 50, 134; a.mlf., el-Ḳānûnü’l-Mesʿûdî (nşr. Seyyid Hasan Bârânî), Haydarâbâd 1373-75/1954-56, I-III; Ali Kuşçu, Mir’âtü’l-âlem (trc. Seyyid Ali Paşa, nşr. Yavuz Unat), Ankara 2001; C. A. Nallino, “Etimologiaé araba e significato di ‘asub’e di ‘azimut’ con una postilla su ‘almucantarat’ II. azimut”, RSO, VIII (1919-21), s. 389; E. S. Kennedy, “A Survey of Islamic Astronomical Tables”, Transactions of the American Philosophical Society, XLVI/2, Philadelphia 1956, s. 123-177; Yavuz Unat, “Eski Astronomi Metinlerinde Karşılaşılan Astronomi Terimlerine İlişkin Bir Sözlük Denemesi”, AÜ Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi: OTAM, sy. 11, Ankara 2001, s. 633-696; C. Schoy - [Ahmet Yüksel Özemre], “Semt”, İA, X, 473-474; W. Hartney, “Semt”, a.e., X, 474; D. A. King, “al-Samt”, EI2 (İng.), VIII, 1054-1056.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2009 yılında İstanbul'da basılan 36. cildinde, 499-500 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER