SÎFÜLBAHR SERİYYESİ - TDV İslâm Ansiklopedisi

SÎFÜLBAHR SERİYYESİ

سريّة سيف البحر
Müellif:
SÎFÜLBAHR SERİYYESİ
Müellif: ELŞAD MAHMUDOV
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 05.08.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/sifulbahr-seriyyesi
ELŞAD MAHMUDOV, "SÎFÜLBAHR SERİYYESİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sifulbahr-seriyyesi (05.08.2021).
Kopyalama metni
Sîfülbahr, Medine’nin batısında Kızıldeniz sahilinde bir yerin adıdır. Benî Cüheyne kabilesinin arazisi olup, Kureyş kabilesinin ticaret kervanlarının güzergâhında bulunuyordu. Hicretten sonra Resûl-i Ekrem, Medine’ye sığınan müslümanları tehdit eden Mekke müşriklerinin ticaret kervanlarını sıkıştırmaya, 1. yılın Ramazan ayında (Mart 623) ilk defa buradaki Îs mevkiine Hamza b. Abdülmuttalib kumandasında gönderdiği seriyye ile başladı. Hudeybiye Antlaşması’nın müslüman olup Medine’ye sığınanların Mekke’ye iade edilmesini öngören maddesi gereğince Mekke’de müşrik zulmünden kaçan Ebû Basîr, Sîfülbahr’de mevzilenerek Kureyş kervanları için bir tehdit unsuru olmuştu.

Hz. Peygamber, 8 yılının Receb ayında (Kasım 629) Ebû Ubeyde b. Cerrâh kumandasında aralarında Hz. Ömer ile Kays b. Sa‘d b. Ubâde gibi ensar ve muhacirlerin yer aldığı 300 veya 310 kişilik bir kuvveti Sîfülbahr’e yolladı. İlk dönem İslâm tarihi kaynaklarında bu seriyyenin Kızıldeniz sahilinde Medine ile Yenbu‘ arasında Kabeliye’de bulunan Benî Cüheyne üzerine sevkedildiği belirtilir (Vâkıdî, II, 774; İbn Sa‘d, II, 132). Başta Buhârî olmak üzere hadis kitaplarına göre ise birlik bir Kureyş kervanını gözetlemek için gönderilmiştir (Buhârî, “Meġāzî”, 65; “Cihâd”, 124; Müsned, III, 303-304). Hz. Peygamber, çok geç kalmalarından dolayı seriyyenin âkıbetiyle ilgili endişe duyarak bu tedirginliğini döndükten sonra Ebû Ubeyde’ye bildirmiş, o da Kureyş kervanını aradıkları için geç kaldıklarını söylemişti (İbn Sa‘d, III, 411).

Vâkıdî, yola çıkan birliğin yüklerini taşıyacak hayvanlardan başka binekleri bulunmadığını, dolayısıyla yaya olduklarını kaydeder (el-Meġāzî, II, 774). Medine’den hareket eden birlik sahile doğru yol alınca Hz. Peygamber’in verdiği bir dağarcık dolusu hurmadan meydana gelen azıkları tükendi. Yanlarında bulunan diğer yiyecekleri de bitince habat adı verilen, develerin yediği dikenli selem ağacının yapraklarını su ile ıslatarak yemek zorunda kaldılar. Bundan dolayı seriyyeye Habat adı da verilir. Kays b. Sa‘d erzak sıkıntısı had safhaya ulaştığında Benî Cüheyne’ye mensup bir kişiden daha sonra Medine’de ödemek üzere 10 vesk hurma karşılığında beş deve satın alarak yiyecek ihtiyaçlarını bir süre için giderdi (a.g.e., II, 775). Müslüman askerler, Sîfülbahr’de on beş veya yirmi gün deniz dalgalarının sahile atmış olduğu amber balığının etini yediler (Buhârî, “Meġāzî”, 65; Vâkıdî, II, 774-777; İbn Hişâm, IV, 211; Belâzürî, I, 489). İbn Sa‘d, müslüman askerlerin etinden ve yağından faydalandıkları bu balıktan bazı parçaları kurutarak yanlarına aldıklarını ve Medine’ye dönerken bunun bir kısmını yediklerini kaydeder (eṭ-Ṭabaḳāt, II, 132).

Askerî birlik herhangi bir çatışmaya girmeden yaklaşık bir ay sonra Medine’ye döndü. Sefere katılanlar Resûl-i Ekrem’e başlarından geçenleri ve sahile vuran balıktan yemek zorunda kaldıklarını anlattılar. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem, “O Allah’ın size gönderdiği bir rızıktır” deyip kendisine ikram edilen balıktan bir parça yedi (Buhârî, “Meġāzî”, 65; İbn Sa‘d, III, 411). Ayrıca Resûlullah, Kays b. Sa‘d’ı sefer esnasındaki faaliyetlerinden dolayı övdü. Sa‘d b. Ubâde de oğlunun borcunu Medine’ye gelen Cüheyneli kişiye ödedi (Vâkıdî, II, 775-776).

BİBLİYOGRAFYA
Müsned, III, 303-304; Vâkıdî, el-Meġāzî, I, 6; II, 625-627, 774-777; İbn Hişâm, es-Sîre, III, 252; IV, 211; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, II, 132; III, 411; Belâzürî, Ensâb (Zekkâr), I, 489; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), III, 32-33; İbn Kayyim el-Cevziyye, Zâdü’l-meʿâd, III, 209, 389-393; İbn Kesîr, es-Sîre, III, 522; İbn Hacer, Fetḥu’l-bârî (nşr. Muhibbüddin el-Hatîb – M. Fuâd Abdülbâkī), Beyrut, ts. (Dârü’l-ma‘rife), VIII, 78-82; Ahmed b. Muhammed el-Kastallânî, el-Mevâhibü’l-ledünniyye (nşr. Sâlih Ahmed eş-Şâmî), Beyrut 1412/1991, I, 556-557; Muhammed b. Abdülbâkī ez-Zürkānî, Şerḥu’l-Mevâhibi’l-ledünniyye (nşr. M. Abdülazîz el-Hâlidî), Beyrut 1417/1996, III, 361-369; Serdar Özdemir, Hz. Peygamber’in Seriyyeleri, İstanbul 2001, s. 111-116; Kasım Şulul, İlk Kaynaklara Göre Hz. Peygamber Devri Kronolojisi, İstanbul 2003, s. 342-345; Elşad Mahmudov, Sebep ve Sonuçları Açısından Hz. Peygamber’in Savaşları (doktora tezi, 2005), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 86-91; Osman Aydınlı, “Habat Seriyyesi”, İLAM Araştırma Dergisi, I/1, İstanbul 1996, s. 141-151.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2009 yılında İstanbul’da basılan 37. cildinde, 156-157 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER