ŞÎRAZ - TDV İslâm Ansiklopedisi

ŞÎRAZ

شيراز
ŞÎRAZ
Müellif: OSMAN GAZİ ÖZGÜDENLİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2010
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 09.03.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/siraz
OSMAN GAZİ ÖZGÜDENLİ, "ŞÎRAZ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/siraz (09.03.2021).
Kopyalama metni
İran platosunun güneyinde Fars idarî bölgesinin (ustân) ortasında İran körfezini kuzeyde İsfahan, Kum, Hemedan ve Rey, doğuda Yezd ve Kirman gibi şehirlere bağlayan tarihî ticaret yolu üzerinde denizden yaklaşık 1600 m. yükseklikte ve Zağros dağları arasındaki bir düzlükte yer almaktadır. Hz. Ömer döneminin (634-644) sonlarına doğru Ebû Mûsâ el-Eş‘arî ve Osman b. Ebü’l-Âs tarafından fethedilmiştir (Belâzürî, s. 563). Şehrin bugünkü yerleşim alanının, tarihi çok daha eskilere uzanan bir yerleşimin kalıntıları üzerinde 74 (693) yılında Emevî Valisi Haccâc b. Yûsuf es-Sekafî’nin kardeşi Muhammed b. Yûsuf veya daha sonra amcasının oğlu Muhammed b. Kāsım tarafından kurulduğu kaydedilmektedir (İbnü’l-Belhî, s. 132; Yâkūt, III, 380; Arberry, s. 63).

Abbâsîler döneminde 255 (869) yılında Saffârîler’in hâkimiyetine giren Şîraz bu hânedanın merkezi oldu. Saffârîler’den Amr b. Leys, Mescid-i Câmi‘ adıyla bilinen bir ulucami yaptırdı. 322’de (934) Büveyhîler’in egemenliğine geçen şehir özellikle Adudüddevle döneminde önemli gelişme gösterdi. Adudüddevle bir kütüphane ile bir hastahane ve pek çok cami, saray, bahçe, çarşı, kervansaray inşa ettirdi (Zerkûb-i Şîrâzî, s. 50-51). Bahâüddevle tarafından başşehir yapılan Şîraz’ın etrafı Ebû Kâlîcâr devrinde surlarla çevrildi. Şehir 448’de (1056) Fülâd Sütûn’u mağlûp ederek öldüren Şebânkâre Emîri Fazlûye’nin, 454 (1062) yılında Selçuklu hânedanından Kirman hâkimi Kavurd Bey’in idaresine girdi. Tuğrul Bey’in ölümünden sonra Selçuklu tahtını ele geçiren Sultan Alparslan, kardeşi Kavurd Bey’in güçlenmesinden çekinip Şîraz ve çevresinin idaresini yeniden Fazlûye’ye verdi. Ancak Fazlûye, Selçuklu hâkimiyetine karşı isyan etti ve yakalanarak öldürüldü (464/1071). XII. yüzyılın ilk yarısında şehri yöneten Celâleddin Çavlı, Karaca Sâkī, Mengü Bars ve Boz-aba gibi güçlü Selçuklu emîrleri Şîraz’da önemli imar faaliyetlerinde bulundular. Bunlar arasında Boz-aba’nın hanımı Zâhide Hatun’un inşa ettirdiği büyük bir medreseyi zikretmek gerekir.

Şîraz ve çevresi, Irak Selçuklu Devleti’nin zayıflamaya başladığı dönemde Salgurlular’ın (Fars Atabegleri) kurucusu Atabeg Muzafferüddin Sungur b. Mevdûd’un hâkimiyetine girdi (543/1148). Şehir İran’da büyük tahribata yol açan Moğol istilâsını, Atabeg Ebû Bekir b. Sa‘d’ın Ögedey Han’a elçi gönderip itaatini bildirmesi ve Moğollar’la dostane ilişkiler kurması sayesinde zarar görmeden atlattı. Hülâgû’nun oğlu Mengü Timur ile evli olan son Salgurlu Atabegi Âbiş Hatun’un yirmi yıldan fazla süren yönetimi sırasında Fars eyaleti tamamen İlhanlı egemenliği altına girdi. Salgurlular Şîraz’da su kanalı, çeşme, han, ribât, dârüşşifâ ve medrese gibi birçok hayır eseri inşa ettiler. Bu imar faaliyetleri şehir ve çevresinin ekonomik bakımdan gelişmesini sağladı. Fars eyaletinin Geyhatu Han zamanındaki (1291-1295) vergi gelirleri 250 tümendi (2.500.000 dinar) ve Şîraz, devletin olağan üstü durumlarda başvurduğu önemli para kaynaklarından biri durumundaydı. Vassâf, 700 (1300-1301) yılında bütün İlhanlı ülkesine konan 20 tümenlik vergiden Şîraz şehrinin payına düşen miktarı 4 tümen olarak kaydetmektedir, ayrıca İlhanlı ordusunun 702’de (1303) Memlükler karşısında uğradığı yenilgiden sonra Şîraz’a 20 tümen ek vergi konduğunu belirtmektedir (Târîḫ, s. 389, 414-415). Ancak 698 (1298-99) yılında baş gösteren kıtlık ve veba salgını şehre büyük zarar verdi. Salgının bölgede yaklaşık 90.000 kişinin ölümüne yol açtığı kaydedilmektedir (a.g.e., s. 362). Buna tahsildarların haksız yere topladığı 100 tümen vergi de eklenince halkın durumu daha da kötüye gitti. Bölgede bu sıkıntılar yaşanırken 699’da (1299-1300) İlhanlı ordusunun Suriye seferinde bulunmasından faydalanan Çağataylılar’dan Duva’nın oğlu Kutluğ Koca, Kirman’ı yağmaladıktan sonra Fars eyaletine girdi. Cemâziyelâhir 699’da (Mart 1300) Şîraz şehri önlerine gelen yağmacılar şehir ve çevresine büyük zarar verdiler (a.g.e., s. 368-371; Hasan-ı Fesâ-yi Şîrâzî, I, 285-286). Yeni bir yağma seferinden korkan halkın başvurmasıyla şehrin surları yenilendi.

XIV. yüzyılın ilk çeyreğinde Şîraz yeniden toparlandı. 725 (1325) ve 748 (1347) yıllarında Şîraz’ı ziyaret eden İbn Battûta şehrin bağ ve bahçeleri, su kaynakları, çeşme, cadde ve pazarlarından övgüyle söz etmekte ve şehirde her meslek zümresinin kendi içerisinde örgütlendiğini kaydetmektedir (Sefernâme, I, 215-224). XIV. yüzyılın ortalarına ait bazı vergi kayıtları, Şîraz şehri ve çevresinin bu dönemde ulaştığı ekonomik gücü göstermesi açısından dikkat çekicidir. İlhanlı Devleti’nin 37 hânî yılına (1338-39) ait bütçesini veren İmâd es-Serâvî bu bütçe içerisinde Şîraz’ın ödediği vergi miktarını 572.500 dinar olarak kaydetmektedir (Göyünç, XV/20 [1965], s. 83-84). Bu rakam, Şîraz ve çevresinin ödediği vergi miktarının İlhanlı Devleti’nin toplam vergi gelirlerinin beşte birinden fazla olduğunu göstermektedir. Eserini yaklaşık 740 (1340) yılında kaleme alan Hamdullah el-Müstevfî, Şîraz’ın vergi gelirlerini, 450.000 dinar olarak zikretmektedir (Nüzhetü’l-ḳulûb, s. 116). Şîraz’a ait vergi gelirlerinin ne kadar yüksek bir meblağ teşkil ettiğini, Abdullah b. Muhammed el-Mâzenderânî’nin Risâle-yi Felekiyye adlı eserinde (s. 156, 167) yer alan 750 (1349) yılına ait bir bütçede de görmek mümkündür. Bu eserde Şîraz’ın vergi miktarı zikredilmemekle birlikte Fars eyaletinin ödediği toplam vergi miktarı 4 milyon dinara ulaşmıştır.

İlhanlı Hükümdarı Olcaytu Han tarafından Fars bölgesindeki hassa arazisinin (incû) idaresiyle görevlendirilen Şerefeddin Mahmud Şah, Ebû Said Bahadır Han döneminde Şîraz’ı ve Fars bölgesinin büyük bir kısmını hâkimiyeti altına alarak İncûlular hânedanını kurdu. Şehir, 740 (1340) yılında İncûlular arasındaki iktidar mücadelesinden faydalanan Çobanîler’den Pîr Hüseyin’in eline geçti. Ardından Mahmud Şah’ın oğullarından Cemâleddin Ebû İshak, Şîraz’a ve bütün Fars bölgesine hâkim oldu. Şîraz 754’te (1353) Muzafferîler’den Mübârizüddin Muhammed tarafından ele geçirildi ve Şah Şücâ‘ döneminde hânedanın merkezi oldu. Şehir, 795 (1393) yılında Şîraz yakınlarında Muzafferîler’den Şah Mansûr’u mağlûp eden Timur’un egemenliğine girdi. Venedikli seyyah J. Barbaro XV. yüzyılın ortalarında Şîraz’ı pek çok tüccarın bulunduğu, 200.000 kişilik nüfusa sahip zengin bir şehir olarak tasvir etmektedir (Anadolu’ya ve İran’a Seyahat, s. 92). Şehir Timurlular’dan sonra Karakoyunlu ve Akkoyunlular’ın, 909’da (1503) Safevîler’in eline geçti. İşrâkī, Ekberî ve Meşşâî düşünce ekollerini mezceden İranlı filozof ve âlim Molla Sadrâ, Şîraz’da otuz yıla yakın bir süre kendi adına inşa edilen Han Medrese’de ders verdi. XVI. yüzyıl aynı zamanda Şîraz minyatürlerinin şöhrete kavuştuğu bir dönemdir. Safevîler’in yıkılış devrinde 1137 (1724) yılında Afganlı Galzaylar tarafından istilâ edilen Şîraz’a birkaç yıl sonra Nâdir Şah egemen oldu. Zend hânedanının kurucusu Kerim Han Zend, Şîraz’ı 1180’de (1766-67) başşehir haline getirdi ve imar etti. Zendler’in ardından Kaçarlar’ın kurucusu Ağa Muhammed Han’ın hâkimiyetine giren (1205/1791) Şîraz, Tahran’ın devlet merkezi olmasıyla eski görkemli günlerinden iyice uzaklaştı. James Morier 1810 yılında şehrin nüfusunu yaklaşık 19.000 olarak vermektedir. Şehir 1813 ve 1824 yıllarındaki depremde büyük zarar gördü; 1822’de çıkan veba salgını birçok kişinin ölümüne yol açtı. Şehrin nüfusu XX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızla yükseldi. 1961’de 129.029, 1986’da 848.289 olarak tesbit edilen Şîraz’ın nüfusu 2006 yılı nüfus sayımında 1.214.808’e ulaştı. 2009 yılı başlarında 1.247.000’e ulaştığı tahmin edilmektedir.

Şîraz günümüzde İran’ı oluşturan yirmi dört idarî birimden Fars’ın merkezidir. Şehirde geleneksel halı dokumacılığı yanında modern halı ve dokuma fabrikaları da kurulmuştur. Ayrıca çimento, şeker, gübre sanayiine ait tesisler bulunmakta, sedef ve gümüş kakmacılık devam etmektedir. Bunların dışında Şîraz’ın başlıca ekonomik fonksiyonu, 185 km. uzaklıktaki Bûşehr Limanı’na gelen ve buradan yüklenen malların dağıtım ve toplanma merkezi olmasıdır. Şîraz’daki mimari eserler arasında Câmi-i Atîk (281/894), Mescid-i Nev (Mescid-i Şühedâ, Mescid-i Atâbek, 615/1218), Mescid-i Sultânî (Mescid-i Vekîl, 1187/1773), Mescid-i Nasîrülmülk (1293/1876), Kerim Han Zend Kalesi (Erg-i Kerim Han), Bâzâr-ı Vekîl, Hamâm-ı Vekîl, Hâfız-ı Şîrâzî ve Sa‘dî-yi Şîrâzî’nin türbeleri anılabilir. İrem, Afîfâbâd ve Dilgüşâ bahçeleri şehrin tabii güzelliğini yansıtan yerlerdir. Şîraz’da yetişen birçok devlet adamı, âlim, şair, edip ve sanatkâr İran kültür ve medeniyetinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Bunlar arasında Bündâr b. Hüseyin, İbn Hafîf Kûhî-i Şîrâzî, Ebû İshak eş-Şîrâzî, Mecdüddîn-i Hemger, Rûzbihân-ı Baklî, Sa‘dî-i Şîrâzî, Molla Sadrâ, Kutbüddîn-i Şîrâzî, Vassâf, Zerkûb-i Şîrâzî, Hâfız-ı Şîrâzî, Bushâk, Örfî-i Şîrâzî, Bâbâ Figānî ve Abdî Beg sayılabilir.

BİBLİYOGRAFYA
Belâzürî, Fütûh (Fayda), s. 563; Ḥudûdü’l-ʿâlem (Sütûde), s. 130-131; Makdisî, Aḥsenü’t-teḳāsîm (trc. Ali Nakī Münzevî), Tahran 1361 hş., II, 639-642; İbnü’l-Belhî, Fârsnâme (nşr. G. le Strange – R. A. Nicholson), London 1921, s. 115, 132-134; Sem‘ânî, el-Ensâb, VII, 449-454; Yâkūt, Muʿcemü’l-büldân, III, 380-381; Vassâf, Târîḫ (nşr. Muhammed İsfahânî), Tahran 1338 hş., s. 147-163, 340, 349, 362-363, 368-371, 389, 414-415, 436-437; Müstevfî, Nüzhetü’l-ḳulûb (Strange), s. 114-116; İbn Battûta, Sefernâme (trc. M. Ali Muvahhid), Tahran 1337 hş., I, 210-234; Zerkûb-i Şîrâzî, Şîrâznâme (nşr. İsmâil Vâiz Cevâdî), Tahran 1350 hş., s. 33-37, 43, 50-51, 99; Cüneyd-i Şîrâzî, Teẕkire-i Hezâr Mezâr Terceme-i Şeddü’l-izâr (trc. Îsâ b. Cüneyd-i Şîrâzî, nşr. Nûrânî Visâl), Şîraz 1364 hş., tür.yer.; Abdullah b. Muhammed el-Mâzenderânî, Risâle-i Felekiyye (nşr. W. Hinz), Wiesbaden 1952, s. 156, 167; Hasan-ı Fesâî-yi Şîrâzî, Fârsnâme-i Nâṣırî (nşr. Mansûr Rastkâr-ı Fesâî), Tahran 1367 hş., I-II, tür.yer.; G. le Strange, The Lands of the Eastern Caliphate, Cambridge 1905, s. 248-298; Behmen Kerîmî, Râhnümâ-yi Âs̱âr-ı Târîḫî-yi Şîrâz, Tahran 1328 hş., tür.yer.; Nejat Göyünç, Das sogenannte Ğāme‘o’l-Hesāb des ‘Emād as-Sarāvī. Ein Leitfaden des Staatlichen Rechnungswesens von ca. 1340 (doktora tezi, 1962), Göttingen Philosophische Fakultät, s. 149-150, 155-167; a.mlf., “İmâd es-Serâvî ve Eseri”, TD, XV/20 (1965), s. 73-86; M. Takī Mustafavî, İḳlîm-i Pârs, Âs̱âr-ı Târîḫî ve Emâkîn-i Bâstânî-yi Fârs, Tahran 1343 hş., tür.yer.; A. J. Arberry, Şîrâz: Medînetü’l-evliyâʾ ve’ş-şuʿarâʾ (trc. Sâmî Mekârim), Beyrut 1967, s. 63; Erdoğan Merçil, Fars Atabegleri: Salgurlular, Ankara 1975, s. 3-26, 88, 122, 131-142; V. V. Barthold, Teẕkire-yi Coġrafyâ-yi Târîḫî-yi Îrân (trc. Hamza Serdâdver), Tahran 1372 hş., s. 170-175; J. Limbert, Shiraz in the Age of Hafez, The Glory of a Medieval Persian City, Seattle-London 2004, tür.yer.; J. Barbaro, Anadolu’ya ve İran’a Seyahat (trc. Tufan Gündüz), İstanbul 2005, s. 92; D. Aigle, Le Fārs sous la domination mongole, politique et fiscalité (XIIIe-XIVe S.), Paris 2005, tür.yer.; A. K. S. Lambton, “Mongol Fiscal Administration in Persia”, St.I, LIV (1986), s. 79-96; LV (1987), s. 97-123; a.mlf., “S̲h̲īrāz”, EI2 (İng.), IX, 472-479; R. Watabe, “The Local Administration of the Ilkhanid Dynasty: A Case of Fars”, Annals of Japan Association for Middle East Studies, sy. 12, Tokyo 1997, s. 185-216; Cl. Huart, “Şîrâz”, İA, XI, 562-563.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2010 yılında İstanbul’da basılan 39. cildinde, 182-184 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER