ŞUABÜ’l-ÎMÂN

شعب الإيمان
Müellif:
ŞUABÜ’l-ÎMÂN
Müellif: İLYAS ÇELEBİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2010
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/suabul-iman
İLYAS ÇELEBİ, "ŞUABÜ’l-ÎMÂN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/suabul-iman (24.08.2019).
Kopyalama metni
Sözlükte “bölüm, kısım” anlamındaki şu‘benin çoğulu olan şuab ile îmân kelimesinden meydana gelen bu terkip “imanı teşkil eden davranış çeşitleri” demektir. Şuabü’l-îmân terkibi hadislerde imanın altmış küsur (Buhârî, “Îmân”, 3), altmış dört (Müsned, II, 379; Tirmizî, “Îmân”, 6), altmış küsur veya yetmiş küsur (Müslim, “Îmân”, 57, 58), yetmiş veya yetmiş iki (Ebû Abdullah İbn Mende, I, 335) şube olduğunu belirten ifadelerde geçer. Söz konusu rivayetlerde şube yerine zaman zaman bab kelimesi de kullanılır (Müsned, II, 379; Tirmizî, “Îmân”, 6). Bazı müellifler, tamamı Ebû Hüreyre’den nakledilen bu rivayetlerde “biḍ‘” (küsur, üç ile on arasında bir sayı) kelimesinin kullanılmasını imanı oluşturan hususların kesin bir sayıya bağlanmadığı şeklinde yorumlamış, bazıları da söz konusu ifadelerle imanın şubelerini saymanın amaçlandığını söylemiştir. İbadetlerin hadiste belirtilen miktarı çok aştığını, sünen kitaplarında imandan sayılan hususların yetmiş küsurdan az olduğunu belirten İbn Hibbân, Kur’an’da imandan kabul edildiği bildirilen amelleri saydığını ve bu suretle yetmiş küsura ulaştığını kaydetmektedir (Ebû Hafs Sirâceddin Ömer b. Ali el-Kazvînî, s. 5). Şuabü’l-îmân müelliflerinden İbn Hibbân, Ebû Abdullah el-Halîmî ve Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakī, eserlerini imanın yetmiş küsur şube olduğunu beyan eden Müslim hadisine dayandırarak yetmiş yedi şubeyi esas alırlarken İbnü’s-Salâh eş-Şehrezûrî ve İbn Hacer el-Askalânî altmış küsur, İbn Batta ise yetmiş şube olduğunu bildiren hadisi göz önünde bulundurmuştur. Söz konusu bölümleri yetmiş dört ve altmış dokuz diye kabul edenler de vardır. Cibrîl hadisindeki iman, İslâm ve ihsan taksiminden hareket eden Bulkīnî her bölüm için yirmi üç şube ayırıp altmış dokuz rakamına ulaşmıştır.

Şuabü’l-îmân telif türü ortaya çıkmadan önce Buhârî (kitap nr. 2) ve Müslim ile (kitap nr. 1) Tirmizî’nin (kitap nr. 38) el-Câmiʿu’ṣ-ṣaḥîḥ’leri ve Nesâî’nin es-Sünen’inde (kitap nr. 47) “Kitâbü’l-Îmân” başlığı altında benzer muhtevalara yer verilmiş, bu da bir bakıma daha sonra telif edilecek eserlere örnek teşkil etmiştir. Türün ilk örneğini veren Buhârî’nin, eserinin “Kitâbü’l-Îmân”ında belli bir düzene uymadan sıraladığı elli sekiz hadis iman, amel ve ahlâk konularına dairdir. Buhârî şârihi Bedreddin el-Aynî kâmil imanın kalbin tasdiki, dilin ikrarı ve organların ameliyle oluşacağını göz önünde bulundurup imanı teşkil eden davranışları otuzu tasdik, yedisi ikrar ve kırkı bedenle (amel) ilgili olmak üzere yetmiş yedi olarak sıralamıştır (ʿUmdetü’l-ḳārî, I, 143-146).

Ebû Bekir İbn Ebû Şeybe ile Ebû Abdullah İbn Mende gibi muhaddislerin kaleme aldığı “Kitâbü’l-Îmân” türü eserlerde genellikle iman ve amelle ilgili hadisler rivayet edilmişse de bunlar muhteva bakımından şuabü’l-îmân türü içinde yer alır (DİA, XIX, 442; XX, 179). Şuabü’l-îmân’la ilgili kabul edilen İbn Hibbân’a ait Vaṣfü’l-îmân ve şuʿabüh adlı eser günümüze intikal etmemiştir. Bu türün zamanımıza ulaşan en eski eseri Ebû Abdullah el-Halîmî’nin el-Minhâc fî şuʿabi’l-îmân’ıdır (bk. el-MİNHÂC fî ŞUABİ’l-ÎMÂN). Yetmiş yedi bölüm halinde düzenlenen eserin (nşr. Hilmî Muhammed Fûde, Beyrut 1399/1979) üçte biri teorik anlamda iman meselelerine ait olup geri kalan bölümlerde imana irca edilebilecek davranışlar olarak ibadetlere ve ahlâk kurallarına yer verilmiştir. Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakī’nin Şuʿabü’l-îmân’ı türün en meşhur kitabıdır. Plan ve muhteva bakımından Halîmî’den faydalanılan bu eser de yetmiş yedi şubeye ayrılmıştır (nşr. Muhammed Saîd b. Besyûnî Zağlûl, Beyrut 1410/1990). Konuya dair eserler arasında Abdülcelîl b. Mûsâ el-Kasrî’nin yetmiş dört bölüm halinde düzenlenen Şuʿabü’l-îmân’ı (nşr. Seyyid Kisrevî Hasan, Beyrut 1416/1995), Ömer b. Reslân el-Bulkīnî’nin altmış dokuz bölümden oluşan Tercümânü şuʿabi’l-îmân’ı da zikredilebilir. Bulkīnî kitabının planını Cibrîl hadisindeki iman, İslâm, ihsan taksimine dayandırmış ve her bölümü yirmi üç şubeye ayırmıştır (nşr. Suûd b. Abdülazîz ed-Da‘cân, Medine-Dımaşk 1424/2004). Bunların dışında Ebü’l-Fidâ İbn Kesîr’in yetmiş üç bölüm halinde tertiplediği küçük bir risâlesi (Dımaşk, Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, nr. 115), Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin Taḥrîrü’l-beyân fî taḳrîri şuʿabi’l-îmân’ı (Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1048) ve İsmâil Hakkı Bursevî’nin Şerḥu şuʿabi’l-îmân’ı (İstanbul 1304) zikredilebilir (ayrıca bk. a.g.e., II, 1047; Îżâḥu’l-meknûn, II, 237).

Şuabü’l-îmân türü eserlerde, “Rabbimiz Allah’tır” deyip doğruluk üzere hayatlarını sürdürmek isteyen insanların yollarını aydınlatmanın amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bunların genellikle muhaddis ve fakih olan müelliflerinin Kütüb-i Sitte’de yer alan ilgili hadisleri temel aldıklarını söylemek mümkündür. Dolayısıyla bu eserlerin muhtevaları -iç düzen bakımından bazı farklılıklarla birlikte- birbirine benzer. Bu muhteva içinde altı iman esası, mürettep ibadetler, ilâhî emir ve nehiy şeklindeki görevler, ahlâkî-insanî davranışlar temel konular çerçevesinde ele alınmış, bu arada psikolojik etkenler ve özel haller üzerinde de durulmuştur. Söz konusu eserlerin eğitim ve öğretim faaliyetleri için malzeme sağlayan çalışmalar olduğunu söylemek mümkündür.

BİBLİYOGRAFYA
Müsned, II, 379; Ebû Abdullah İbn Mende, Kitâbü’l-Îmân (nşr. Ali b. Muhammed el-Fükayhî), Beyrut 1406/1985, I, 335; Abdülcelîl b. Mûsâ el-Kasrî, Şuʿabü’l-îmân (nşr. Eymen Sâlih Şa‘bân – Seyyid Ahmed İsmâil), Kahire 1417/1997, I, 141 vd.; Nevevî, Ṣaḥîḥu Müslim bi-Şerḥi’n-Nevevî, Riyad 1424/2003, II, 4-6; Ebû Hafs Sirâceddin Ömer b. Ali el-Kazvînî, Muḫtaṣaru Şuʿabi’l-îmân (nşr. M. Münîr ed-Dımaşkī), Kahire 1355, s. 3-8; Ebü’l-Kāsım el-Kazvînî, Şuabu’l-İmân (Beyhakî) Muhtasarı: İmanın Şubelerinin Mahiyeti (trc. Hanifi Akın), İstanbul 2005, s. 33 vd.; Ömer b. Reslân el-Bulkīnî, Tercümânü şuʿabi’l-îmân (nşr. Suûd b. Abdülazîz ed-Da‘cân), Medine-Dımaşk 1424/2004, s. 62-69, ayrıca bk. neşredenin girişi, s. 21-56; Bedreddin el-Aynî, ʿUmdetü’l-ḳārî, Kahire 1392/1972, I, 139-146; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 574; II, 1047-1048, 1871-1872; Îżâḥu’l-meknûn, II, 237; Brockelmann, GAL, II, 149; Suppl., II, 186; Mehmet Halife Doğan, Beyhakî’nin Şuabü’l-İman Adlı Eserinin Kelâm İlmi Açısından Tetkiki (yüksek lisans tezi, 1999), Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 39-47; Veysel Kasar, Halîmî’ye Ait Şuabu’l-İman Adlı Eserin Kelâm İlmindeki Yeri (doktora tezi, 2002), Harran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 58-62; Ali Yardım, “İbn Ebû Şeybe, Ebû Bekir”, DİA, XIX, 442; Mehmet Ali Sönmez, “İbn Hibbân”, a.e., XX, 64; M. Yaşar Kandemir, “İbn Mende, Ebû Abdullah”, a.e., XX, 179.
Bu madde ilk olarak 2010 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 39. cildinde, 218-219 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.